Esas No
E. 2023/201
Karar No
K. 2023/201
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Esas-Karar No: 2023/201 - 2025/436

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK

MAHKEMESİ

TARİHİ : 17/05/2022

NUMARASI : 2021/129 E. - 2022/145 K.

DAVANIN KONUSU : Marka ile İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 17/05/2022 Tarih ve 2021/129 Esas - 2022/145 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar ..., ... Ticaret Anonim Şirketi tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, Distile İçki Sanayi ve Ticaret A.Ş.nin 2019/136861 başvuru numarası ile "..." ibareli markanın 33. sınıfta tescili talebinde bulunması sonrasında müvekkili tarafından yapılan itirazın YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, 1972 yılından beri şarap üretimi yapan müvekkilinin başvuru markasının tescilinin istendiği 33. sınıfta tescilli bulunan 2018/2509 numaralı "..." ibareli markasnın esaslı unsurunu teşkil eden "..." ibaresi davalının markasında aynen yer aldığından markaların ayırt edilemeyecek derecede benzer olup tüketici nezdinde davalının markasının müvekkilinin seri markası olarak algılanması ihtimalinin yüksek ve tüketicinin iltibasa düşmemesinin imkansız olduğunu, davalının müvekkilinin markasının ulusal ve uluslararası ölçekte tanınmışlığından yarar sağlamak amacıyla benzer marka tescili başvurusunda bulunduğunu ve bu hususun aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, YİDK'in 2021-M-1574 sayılı kararın iptaline ve markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı kurum vekili, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Davalı şirket vekili, “...” markasının bir bütün olarak anlam ifade ettiğini, marka üzerindeki öncelikli hak sahipliği ve koruma hakkının tescil edilen “...” markası üzerinde olduğunu, müvekkilinin "..." olarak tescil talebinde bulunduğu markanın aynı olmadığı gibi ayırt edilemeyecek kadar benzerlik de içermediğini, müvekkilinin daha önceden "..." markasını tescil ettirdiğini ve tüketici nezdinde "..." markasının davacının markasından çok bu marka ile bağlantılı olduğu algısının oluştuğunu, müvekkilinin uzun yıllardan beri distile edilmiş içki üretimi alanında faaliyet göstermekte olup distile edilmiş içkilerin, %40 oranında alkol içeren ve rengini kaybeden votka, cin, rakı gibi içkilerden oluştuğunu, dolayısı ile alkol tüketicilerinin distile edilmiş içkilerde kullanılan dava konusu marka ile davacının şarap faaliyetinde kullandığı markayı karıştırma ihtimalinin bulunmadığını, davacının markasının esaslı unsurunu oluşturan "..." ibaresi müvekkilinin markasında yer almadığından markanın davacının seri marka olarak algılanamayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, taraf markalarının ayırt edici vasfı yüksek “...” ibaresini ortak ve baskın unsur olarak içerdiği, işaretler arasında yüksek düzeyli işitsel, kavramsal ve görsel benzerliklerin mevcut olduğu, emtia benzerliği ve işaretler arası benzerlik bir bütün olarak ele alındığında markaların, tüketiciler tarafından aynı iktisadi – idari kaynağa ait markalar olarak algılanabilecekleri, anılan markaları taşıyan ürünlerin aynı firma tarafından piyasaya sürülmüş olduğunun düşünüleceği ve davacı yanın tanınmışlık iddialarını destekler ve somutlaştırır herhangi bir delile yer verilmediği gerekçeleriyle, davanın kabulüne TPMK YİDK'nın 2021-M-1574 sayılı kararın iptaline ve ..." ibareli markanın hükümsüzlüğüyle sicilden terkinine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde, davacının markasının "..." olarak tescil edilmiş olması nedeniyle tüketiciler nezdinde bütün olarak anlam ifade edeceğini, markadaki hak sahipliğinin de "..." ibaresi üzerinde olmayıp "..." üzerinde olduğunu, müvekkilinin "..." ibareli markasının tescil edilen ve korumadan yararlanan markadan ayrıt edilecek kadar farklı olduğunu, davacının markasının esaslı unsuru olan “...” ibaresinin müvekkilinin markasında kullanılmaması nedeniyle davacı markası ile karıştırılma ihtimali de dahil olmak üzere, aynı iktisadi-idari kaynağa ait markalar algısı oluşmayacağını, müvekkilinin markasının müvekkilinin daha önceden tescil edilmiş olan "..." markasının bir serisi olarak algılanacağını, distile içkilerin yüksel alkollü , renksiz içkiler olması, bu içki türlerinin hitap ettiği tüketicilerin farklı bir grup oluşturması ve genel olarak alkol tüketicilerinin bilinçli olması nedeniyle markaların karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... vekili, dava konusu olan 2019/136861 sayılı başvuru marka ile davacı şirkete ait itiraza mesnet 2018/25029 sayılı markanın, görsel, işitsel, kavramsal ve bütün olarak ortaya çıkan izlenim bakımlarından benzer olmadıkların ve markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmayıp markaların farklı ticari kaynaklardan gelen, birbirinden farklı markalar olarak algılanacağını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." markası arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, karşılaştırılan markalar arasında emtia benzerliği gerçekleştiği gibi, davacının markasını oluşturan ibarenin davalının markasının esaslı unsuru içinde yer aldığı, başvurunun geneline hakim olan tertip tarzının yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, bu hali ile dava konusu başvuruyu gören tüketicilerin, davacının mesnet markasından farklı bir marka olduğunu derhal ve ilk bakışta algılayabilmesinin mümkün olmadığı ve markaların benzerlik düzeyi göz önüne alındığında, tüketicilerin dikkat ve bilinç düzeylerinin de iltibas ihtimalini bertaraf etmediği anlaşılmakla, davalı ... vekili ile davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1.Davalılar ..., ... Ticaret Anonim Şirketi vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2.Harçlar Kanunu uyarınca davalılar ..., ... Ticaret Anonim Şirketi'den ayrı ayrı alınması gereken 615,40'ar-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalılar tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70'er-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 534,70'er-TL bakiye harcın davalılardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına,

3.İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına,

4.İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 27/02/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/02/2025

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.