11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin gerçek kişi tacir olarak kumaş satışı yaptığını, davalının müvekkilden kumaş satın aldığını, davalının yaptığı alımlardan biri için müvekkili tarafından 31/02/2022 tarihli fatura keşide edildiğini ve faturanın iadeli tahhütlü olarak davalıya mektup yoluyla tebliğ edildiğini, davalının fatura bedelini ödememesi üzerine .... İcra Dairesi'nin 2022/... Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe de itiraz edildiğini ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle itirazın iptaline, fatura alacağı olan 1.297.649,49 TL'nin ticari faizi olan avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: müvekkilinin ortak ve müdürü olduğu ... Tur. San ve Tic. Ltd. Şti. arasında geçmişte mal alışverişi gerçekleştiğini davacının bu şirketten haberdar olmadığı beyanın gerçeğe aykırı ve kötü niyetli olduğunu, dava konusunun ticari satış iddiasının dayanması nedeniyle işbu davanın mutlak ticari dava sayılması ve Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu, davacının itirazın iptaline konu icra takibinde şahsına KDV dahil 1.297.649,49 TL tutarında kumaş sattığı iddiasıyla, tamamen bilgisi dışında 31/12/2022 tarihli ... sayılı elektronik faturaya dayandığını, davacının kendisine mal satıp teslim ettiği iddiasının doğru olmadığını göstermeye yeterli olduğunu ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.
Dava; takip dayanağı faturadan kaynaklı alacağın tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... Esas sayılı dosyasında girişilen takipteki borca yönelik itirazın iptali İKK. nın 67. maddesi gereğince dava dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda uyuşmazlığın niteliği itibari ile çözümü uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş, getirilen-sunulan belgelerle birlikte dosya SMMM konusunda uzman ...'a tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 13/10/2023 tarihli bilirkişi raporunun ve davacı tarafın itirazı üzerine aynı bilirkişiden alınan 03/06/2024 tarihli ek raporun dosya arasında olduğu görülmüştür.
Alınan bilirkişi kök ve ek raporunda özetle; davacının takibe dayanak faturasının tebliği ve/veya fatura içeriği emtianın teslimine ve tebliğine ilişkin daha önce dosyaya sunulmuş olan bilgi ve belgeler ile fatura bilgileri arasında çelişki olduğu, faturanın davalıya teslim tebliğ hususunun çelişkiye ve tereddüde mahal vermeyecek tarzda somut deliller ile ispatı gerektiği davalının takibe itiraz dilekçesinde faturadan haberdar olmadığını davacı aile arasında fatura düzenlenmesini gerektirecek bir ilişki olmadığının beyan etmiş olmakla bu aşamada fatura içeriği emtianın davalıya teslimi hususunun ispata muhtaç olduğu, ek rapor aşamasında da yukarıda arz ve izah olunduğu üzere kök raporda arz ve izah olunan görüş ve kanaatleri değiştirecek mahiyete yeni bir bilgi ve belge sunulmadığından kök raporda arz ve izah olunan görüş ve kanaatlerin özünün aynı perspektif ile muhafaza edildiği, ancak Sayın Mahkemenin HMK 282 gereği bilirkişi görüşü ile bağlı olmadığı gözetilerek, Sayın Mahkemenin davacı savları yönünde hüküm kurmakta muhtar olduğu, 3. Ayrıca Sayın Mahkemenin müzekkere cevabı dosyaya sunulu vergi dairesi yazıları ve eki belgeler göre 31.12.2016 tarihi itibariyle davalının vergi kaydı kapalı olduğu, davalının ticaret sicil kaydı da 26.03.2021 tarihi itibariyle re’sen terk suretiyle kapatıldığı, bu durumda davalının tacir olup olmadığı hususunun sayın mahkemenin takdirinde olduğu, sonuç ve kanaatine varıldığı yönünde görüş bildirmiştir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için; uyuşmazlık konusu işin, taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olmalı ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır.
Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemesi Kanununun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin ve HMK 114/1.madde gereğince dava şartı olduğundan mahkemelerce her aşamada re'sen incelenir. Diğer yandan Asliye Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisidir.
Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; getirilen kayıtlara göre fatura ve dava tarihi itibariyle taraflardan davalının tacir olmadığı, dava konusu faturadan kaynaklı alacağın tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... Esas sayılı dosyasında girişilen takipteki borca yönelik eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık ticari olmayan alacak ilişkisinden kaynaklanmakta olup, mutlak ticari davadan söz edilemez. Diğer bir deyişle taraflar arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmadığı, dolayasıyla davanın mutlak veya nisbi ticari dava niteliğinde olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu nedenle uyuşmazlığın görüm ve çözüm yeri Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan mahkememiz davaya bakmakta görevsizdir.
HMK'nın 114.maddesi gereğince görev dava şartı olup, aynı yasanın 115.maddesi gereğince dava şartlarının varlığı ileri sürülmese de yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılması gerekeceğinden HMK'nın 114/1-c ve 115/2.maddeleri gereği görev dava şartı yokluğu nedeniyle aşağıdaki kararı vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1.Davaya bakmaya Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan mahkememizin görevsizliğine,
2.Davanın görev nedeni ile usulden reddine,
3.Kanun yoluna başvurulmaksızın mahkememiz kararının kesinleşmesi halinde iki mahkeme arasında görev uyuşmazlığı oluştuğundan HMK.nın 21.ve 22.madde gereğince görevli mahkemeyi belirlemesi için dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine,
4.Harç ve yargılama giderinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
HMK 331/2. maddesi gereğince davaya başka bir mahkemede devam edilmediği taktirde talep halinde harç ve yargılama giderinin ve gider avansının harcanmayan kısmının mahkememizce karar altına alınmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkca okunup, usulen anlatıldı.13/03/2025 Başkan ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Katip ...
(e-imzalıdır)