7. Ceza Dairesi
7. Ceza Dairesi 2021/11695 E. , 2024/12159 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Şikâyetçi ... vekilinin temyiz istemi üzerine, suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla davaya katılma ve hükmü temyiz etme hakkının bulunmadığı,
Suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin kamu davasına katılma talebinde bulunduğu halde talep hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereğince, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için yasa yollarının açık olduğu ve sanık hakkında kurulan hükmü temyize hakkı bulunduğu belirlenerek suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemine göre hükmün incelenmesinde; sanık hakkında kurulan bozma üzerine hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin temyiz nedenleri; sanık hakkında verilen beraat kararının usul ve kanuna aykırı olması nedeniyle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
A. Şikâyetçi ...
Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçu kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de Gümrük İdaresi olduğu cihetle, Tarım ve Orman Bakanlığının suçtan zarar gören sıfatının, 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı dikkate alındığında, ... vekilinin temyiz isteminin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317 nci maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Suçtan Zarar Gören Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre; suç tarihinde devriye görevi yapan kolluk güçlerinin sanığın durumundan şüphe ederek durdurduğu, sanığın yapılan üst aramasında 48 adet, sanığın üzerinde bulunan oto anahtarı ile tespit ettikleri aracın açtırıldığı ve aracında yapılan aramada ise 145 adet olmak üzere toplam 203 paket kaçak sigara ele geçirilmiştir. Sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık savunmalarında; ele geçen sigaraların bir kısmının kardeşine ve babasına ait olduğunu, suça konu sigaraları satmak amacıyla bulundurmadığını, içmek amaçlı ucuz olduğu için satın aldığını beyan etmiştir.
Dosyada mevcut bilirkişi raporuna göre ele geçen sigaraların bandrolsüz ve kaçak olduğu tespit edilmiştir. 5271 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 271 inci maddesinin ikinci fıkrası, 230 uncu maddesinin birinci fıkralarında hukuka uygun surette elde edilen delillerin kullanılabileceğini, kanuna aykırı elde edilenlerin ise hükme esas alınamayacağı şeklinde açık düzenlemeleri içermektedir.
Adlî aramaların nasıl yapılacağını düzenleyen 5271 sayılı Kanun'un 116 ncı maddesi arama kararı verilebilmesi için makul şüphenin bulunması ve aynı Kanun'un 119 uncu maddesi aramanın, hâkim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı takdirde, kolluk amirinin yazılı emri ile kolluk görevlilerince yapılabileceği biçimindedir. Bu koşullara uyulmadan yapılan arama kanuna aykırıdır.
Dosya kapsamına göre; Sulh Ceza Hâkimliğinden alınan arama kararı olmadığı gibi,
Cumhuriyet savcısı tarafından gecikmesinde sakınca bulunduğundan bahisle verilmiş yazılı bir arama izninin de bulunmadığı, usulüne uygun arama kararı alınmadan kolluk gücü tarafından yapılan aramanın usul ve kanuna aykırı olduğu, sanığın aşamalardaki savunmalarında ele geçen kaçak eşyayı satmak amacıyla almadığını beyan ettiği, bu nedenle usulsüz arama sonucu kanuna aykırı olarak elde edilen delil (eşya) dışında sanığın mahkûmiyetini gerektirecek başka bir delil de elde edilemediği gözetilerek sanık hakkında kurulan beraat hükmünde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan Gümrük İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen hususlar dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
1.Sanık hakkında beraat hükmü kurulurken, uygulama maddesi olarak 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
2.Suça konu kaçak sigaraların tümünün 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmesinin gözetilmemesi hususları hukuka aykırı bulunmuş, söz konusu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından düzeltilmiştir. III. KARAR
A. Şikâyetçi ...
Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, şikâyetçi ... vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Suçtan Zarar Gören Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün 1. bendinde "BERAATINA" ibaresinden önce gelmek üzere "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-e maddesi gereğince" ibaresinin eklenmesi, hükme yargılama giderlerinin belirtildiği 3. bentten sonra gelmek üzere "Suça konu kaçak sigaraların 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine," ifadesinin eklenmesi ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16.12.2024 tarihinde karar verildi.