Esas No
E. 2022/1368
Karar No
K. 2025/376
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2022/1368 Esas

KARAR NO: 2025/376 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

NUMARASI:2021/587 Esas- 2022/242 Karar

TARİH:05/04/2022

DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 06/03/2025

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ve davalı ... A.Ş. arasında 01.11.2020 başlangıç ve 01.11.2022 bitiş tarihli ve 1 yıllık uzatma opsiyonlu "... Sözleşmesi" akdedildiğini, taraflar sözleşme dahilinde çalışmaya devam ederken müvekkili şirketin 13.03.2021 tarihinde verdiği siparişin davalı şirket tarafından taraflar arasındaki distribütörlük sözleşmesinin kendilerince 11.03.2021 tarihinde fesh edildiği, bu konuda ihtarname keşide edildiği, ticari ilişkinin sonlandığı ve satış noktalarına gerekli bilgilendirilmenin yapıldığı gerekçesi ile kabul edilmediğini, akabinde 13.03.2021 tarihinde müvekkili şirkete Üsküdar 6.Noterliğ'nin ... yevmiye numaralı davalı şirketin fesih ihbarının, hiç bir gerekçe belirtilmeden sadece "Distribütörlük sözleşmesinin 7. maddesi uyarınca 15.05.2021 tarihi itibariyle sözleşmenin fesh edildiği"nin bildirildiğini, davalı şirketin, haksız ve hukuka aykırı olarak distribütörlük sözleşmesini gerekçe bile göstermeden tek taraflı olarak feshettiğini ve her ne kadar fesih bildiriminde 15.05.2021 tarihi itibari ile sözleşmenin fesh olacağını ileri sürülmüşse de 11.03.2021 tarihinden itibaren müvekkili şirketin siparişlerini kabul etmeyerek distribütörlük ilişkisini 11.03.2021 tarihinde bitirdiğini, distribütörlük sözleşmesinin haksız feshine ilişkin olarak müvekkili şirketin İstanbul Anadolu 5.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/517 E. Sayılı dosyasından ikame edilen davanın derdest olduğunu, taraflar arasındaki distribütörlük sözleşmesi dahilinde ticari ilişki devam ederken, davalı şirketin Mart ayında ulusal zincir marketlerde kampanya yaptığını, buna bağlı olarak da o tarihte şirket sahibi ve yetkilisi olan ...'un 02.03.2021 tarihinde şirket çalışan ve yetkililerine mail atarak; "Mart ayında yaptığımız kampanya gereği sizin elinizdeki ... stoğunuz 46.970,93 TL olması gerekmektedir. Bu stoğa istinaden 9.394,19 TL %20 fiyat farkı kesmenizi rica ederim." şeklinde talimat verdiğini, mevcut talimata istinaden ... sayılı dosyasının dayanağı olan 31.03.2021 tarihli ana parası 9.394,19-TL olan ... nolu toplam 10.145,73-TL tutarındaki faturanın kesildiğini, davalı şirket tarafından bu talimat ve kampanyadan 11 gün sonra distribütörlük sözleşmesinin haksız fesih edildiğinden ve bu durum taraflar arasında hukuki ihtilafa neden olduğundan, gerekçesiz ve kötüniyetli olarak davalı şirketin faturayı ödemediğini ve müvekkili şirkete faturanın ödenmemesi üzerine müvekkilin ticari defterlerine kayıtlı alacağını cebri icra yoluyla talep etmek zorunda kaldığını beyanla itirazın iptali ile takibin asıl alacak, faiz ve ferileriyle beraber devamına, %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı yana yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili davalı ... A.Ş.'nin ikametgahının İstanbul ili Sancaktepe ilçesi olmasından dolayı İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğu konusunda yetki itirazları olduğunu, müvekkili şirketin 27.06.2019 tarihinden bu yana organik domates ve domatesten elden edilen ürünler üreten ve birçok ulusal zincir markette bilinen, tanınan ve tercih edilen bir marka olduğunu, müvekkili davalı ve davacı arasında imzalanan sözleşmenin 2. maddesinden de açıkça anlaşılacağı üzere müvekkili şirkete ait ... markalı tüm ürünlerin üreticiye ait ... online e-ticaret web sitesi ve ulusal zincirler kanalı hariç olacak şekilde distribütörlük sözleşmesi imzaladığını, müvekkili davalının aynı sözleşmenin 7. maddesi uyarınca 2 ay önceden haber vermek kaydıyla distiribütörlük sözleşmesini iptal edebilir maddesine dayanarak 13.03.2021 tarihinde davacı şirkete Üsküdar ...Noterliği'nin ... Yevmiye Numaralı fesih ihbarını gönderdiğini ve sözleşmeyi sona erdirdiğini, davacının, müvekkiline ait olan ürünlere ve markaya kendisinden beklenen ticari fayda ve karı sağlayamadığından müvekkilinin sözleşmeyi feshettiğini, dava konusu faturanın ise müvekkilinin davacı ile hiç bir şekilde mutabık olmadığı bir bedel veya alınmayan bir hizmet karşılığı elektronik ortamda hazırlandığını, müvekkili davalıya gönderildiğini, faturaya ve içeriğine herhangi bir borçlarının olmadığı kaydını düşerek itiraz ettiklerini beyanla yetki itirazımızın kabulüne, haksız davanın reddine, takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmayacak şekilde belirlenecek tazminatın müvekkili davalıya ödenmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi'nin 05/04/2022 tarih 2021/587 Esas- 2022/242 Karar sayılı kararında;"Dava; Fatura alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkindir. ...Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; takip konusu faturanın düzenlenmesinin, davacının kampanyadan yararlanması amacıyla davalı tarafından talep edildiği, sözleşmenin feshinden önce bu kampanya kapsamına davacının alındığı, sözleşme yürürlükteyken davacının bu kampanyadan yararlanabileceği, davalının dava konusu fatura borcunu üstlendiği ve bu konuda kabulü bulunduğu, maile ilişkin bir itirazın da bulunmadığı dikkate alındığında davacının takip tarihi itibariyle faturadan kaynaklı olarak 10.145,73 TL alacaklı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle; davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin 10.145,73 TL üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacak 10.145,73 TL ye değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen alacağın %20si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur..."gerekçesi ile ''Davanın KABULÜNE, itirazın iptaline, takibin 10.145,73 TL üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacak 10.145,73 TL ye değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili davalı ve davacı arasında imzalanan sözleşmenin 2. maddesinden de açıkça anlaşılacağı üzere;"... markalı tüm ürünlerin üreticiye ait ... online e-ticaret web sitesi ve ulusal zincirler kanalı hariç" olacak şekilde distribütörlük sözleşmesi imzaladığını, müvekkili davalının aynı sözleşmenin 7. maddesi uyarınca" Üretici ve Distiribütör 2 ay önceden haber vermek kaydıyla distiribütörlük sözleşmesini iptal edebilir", maddesine dayanarak 13.03.2021 tarihinde davacı şirkete Üsküdar 6.Noterliği'nin... Yevmiye Numaralı fesih ihbarını gönderdiğini ve sözleşmeyi sona erdirdiğini;Davacının, müvekkiline ait olan ürünlere ve markaya kendisinden beklenen ticari fayda ve karı sağlayamadığından müvekkilinin sözleşmeyi feshettiğini, bu feshin haklı bir fesih olmasının yanında yine distribütörlük sözleşmesinin 7. maddesinin " Üretici ve Distiribütör 2 ay önceden haber vermek kaydıyla distiribütörlük sözleşmesini iptal edebilir" hükmü ile kendisine tanıdığı dilediği zaman ve şekilde fesih hakkını kullanarak gerçekleştirdiği hukuki bir işlem yolu ile fesih olduğunu, açılmış olan davanın konusunu oluşturan faturanın ise müvekkilinin davacı ile hiçbir şekilde mutabık olmadığı bir bedel veya alınmayan bir hizmet karşılığı elektronik ortamda hazırlandığını ve müvekkiline gönderildiğini, müvekkilinin dava dosyasına sundukları mail ile yasal süresi içerisinde faturaya ve içeriğine herhangi bir borçlarının olmadığı kaydını düşerek itiraz ettiğini, yapılan itiraz üzerine açılan dava kapsamında dosyanın bilirkişiye gönderildiğini, bilirkişi raporunda "yasal süresi içerisinde düzenlenmiş bir iade faturası veya noter kanalı ile düzenlenmiş bir itiraz bulunmamaktadır." şeklinde hukuka aykırı ve eksik kanaatin maalesef Mahkemenin itiraz ettikleri kararının da gerekçesini oluşturduğunu;Faturaya itirazın gerçekleştirilmesi bakımından kanunda belirli bir şekil öngörülmediğini, noter kanalı ile, güvenli elektronik imza ile, telgraf ya da iadeli taahhütlü mektup ile, faturanın kabul edilmemesi, geri postalanması yolu ile hatta sözlü olarak da faturaya itirazın gerçekleştirilebileceğini, Nitekim müvekkili davalının, davacı ile sürekli irtibat kurdukları mail adresi kanalı ile 02.04.2021 tarihinde ve süresi içerisinde faturaya karşı haklı itirazını yazılı olarak gerçekleştirdiğini ancak mahkemenin bilirkişi raporuna yapmış oldukları itirazlarını kabul etmediğini, özellikle belirttikleri eksiklikler açısından tekrar değerlendirme yapılabilmesi için ek rapor alınmasına dahi gerek görmediğini, bu nedenle dahi kararın kaldırılması ve davanın reddedilmesi gerektiğini beyanla İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05.04.2022 tarih, 2021/587 e. ve 2022/242 sayılı kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir.Davacı taraf, davalı ile aralarında distribütörlük sözleşmesi akdedildiğini, davalının sözleşmeyi herhangi bir gerekçe göstermeksizin feshettiğini ancak henüz sözleşmesinin feshedilmediği bir sürede kendisinin talimatı üzerine düzenlenen fiyat farkı faturasından kaynaklanan alacağını ödemediğini, bu nedenle hakkında icra takibi başlatıldığını beyan ederek itirazın iptalini talep etmiş, davalı taraf, davacının alacağını dayandırdığı faturanın herhangi bir hizmetin karşılığı olmadığını, süresi içerisinde faturaya itiraz edildiğini beyan ederek davanın reddini savunmuş, Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; davacı tarafından düzenlenen faturanın tarafların mutabık oldukları bir bedel veya alınmış bir hizmetin karşılığı olmadığı, faturaya mail ile itiraz edildiği, bilirkişi raporunda yer alan ve davalının faturaya itiraz etmediğine dair tespit ve bu tespite dayalı olarak verilen kararın hatalı olduğuna ilişkindir.Tek başına fatura düzenlenmesi alacağın ispatı için yeterli değildir. Fatura içeriği malın teslim edildiğinin/hizmetin verildiğinin, düzenleyen tarafça ispat edilmesi gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesi uyarınca ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması ile diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması, diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Ek cümle: 22/7/2020-7251/23 md.) veya defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.Somut olayda; taraflar arasında 01/11/2020 tarihinde imzalanan Distribütörlük Sözleşmesinin davalı tarafça 15/05/2021 tarihi itibariyle feshedildiği ve bu tarihe kadar aralarındaki ticari ilişkinin devam ettiği, davacı tarafından düzenlenen takip ve dava konusu faturanın 31/03/2021 tarihli olduğu, her ne kadar fatura davacının ticari defterlerinde kayıtlı olup davalının ticari defterlerinde kayıtlı değilse ve davalı tarafın muhasebecisi tarafından fatura içeriğine 02/04/2021 tarihli mail ile itiraz edilmiş ise de, davacının faturayı bizzat davalı şirket yönetim kurulu başkanı ... tarafından gönderilen 02/03/2021 tarihli mail nedeniyle düzenlediği, davalının dosyada mübrez mail içeriğine herhangi bir itirazının olmadığı, dolayısıyla tarafların fatura konusunda mutabık oldukları, davacının faturaya dayalı alacağını ispat ettiği, davalının kampanya dahilinde düzenlenmesini talep ettiği faturaya sonradan hiçbir gerekçe göstermeksizin itiraz etmiş olmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu, Mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 693,05 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 223,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 470,05 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 06/03/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.