13. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/1411 Esas
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI:2019/866 Esas- 2022/372 Karar
TARİH:07/04/2022
BİRLEŞEN BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2019/874 ESAS SAYILI DOSYADA;
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda asıl davada ve birleşen davada verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Asıl davada davacı vekili özetle; davalı ile müvekkili arasında 01.05.2016 tarihli istasyonlu bayilik sözleşmesi ve bu bayilik sözleşmesinin eki olan 25.05.2016 tarihli protokol imzalandığını, Bayilik sözleşmesinin eki olan protokolün 3.2.3. ticari şartlar kısmında; ..." Motorin Satışlarında ... Çıkış Fiyatı.." şeklinde hüküm olmasına rağmen 1 Ocak 2018 tarihinden itibaren 31.08.2018 tarihine kadar ... satış fiyatının üzerine artı maliyetler ekleyerek, müvekkilinin toplamda kdv hariç 69.120,00 TL zarara uğradığını, Müvekkilinin, faturaları incelemesi neticesinde bu zararı tespit ettiğini, Çatalca ... Noterliğinin16 Mart 2018 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi keşide edildiğini, yapılan görüşmeler neticesinde yeniden sözleşme şartlarına uyulduğunu ve uğranılan bu zararında davalı şirket tarafından karşılanacağı sözü verildiğini, davalı şirketin sözleşme şartlarına 19.07.2019 tarihine kadar uygun hareket ettiğini ancak bu tarihten sonra ise yeniden keyfi hareket etmeye başladığını, bu keyfi fiyat farkından dolayı müvekkilinin Çatalca ... Noterliğinin 26.07.2019 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile sözleşme şartlarına uyulması ve maddi zararlarının ödenmesinin talep edildiğini, fakat davalı tarafından olumlu adım atılmadığını, müvekkilinin bayilik sözleşmesini iyi niyetle devam ettirme iradesine rağmen teminat mektubu ile teminat çekinin paraya çevrileceği tehdidi sebebi ile yeniden İstanbul ... Noterliğinin 30 Eylül 2019 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile maddi zararın tazmini ile müvekkilinin peşin çalışması nedeniyle teminat olarak alınan mektup ve çekin iadesi istendiğini, Fakat davalının iş bu ihtarnameye de olumlu veya olumsuz bir yanıt vermediğini, keyfi fiyat uygulamasına devam ettiğini iddia ederek davalının 01.05.2016 tarihli istasyonlu bayilik sözleşmesi ve onun eki olan 25.05.2016 tarihli protokol isimli sözleşmelere aykırı davranması nedeniyle kdv dahil 195.785,30 TL alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: müvekkili şirket ile davacı arasında “istanbul ili, Çatalca ilçesi ... Köy karşısı mevki adresinde bulunan “akaryakıt istasyonunda” “...” markası altında bayilik yürütülebilmesi için; taraflar arasında muhtelif tarihlerde, muhtelif sözleşmelerin imzalandığını, taraflar arasında 01.05.2016 tarihinde BAYİLİK PROTOKOL’ü imzalandığını, yine ayrıca taraf şirketler arasında 01.05.2016 tarihinde 5 yıl süreli akaryakıt bayilik sözleşmesi akdedildiğini, taraflar arasında imzalanan ... Bayilik Sözleşmesinin Fiyat tespiti-Ödeme-Muacceliyet ve Temerrüt hali başlıklı 41. Maddesinde; ‘bayiye satılacak her türlü Petrol ürününün fiyatı ... tarafından saptanır ve uygulanır. Bayi iş bu sözleşme uyarınca satın aldığı Petrol ürünleri bedellerini ... tarafından belirlenecek fiyatlar üzerinden, yine ...’in belirlediği ödeme koşullarına göre ...’e ödeyecektir.’ düzenlemesi yer aldığını, müvekkil şirketin satış fiyatlarını belirleme hakkının saklı tutulduğunu ve bu zamana kadar da; bu kapsamda hiçbir ihtirazı kayıt ileri sürülmeksizin mal alımına devam edildiğini, hal böyle iken; davacı yanın zarar ettiği yönündeki iddiasının gerçek dışı olduğunu beyan ederek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini savunmuştur.Birleşen dosyada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 01/05/2016 tarihli bayilik sözleşmesi ve ayrıca sözleşmenin eki olarak 25/05/2016 tarihli protokol düzenlendiğini, davalının sözleşmeye aykırı davranması nedeniyle sözleşmeyi feshettiklerini, davalı tarafa herhangi bir borçları bulunmadığından daha önce teminat amaçlı verilen 150.000-TL'lik teminat mektubu ile 250.000-TL'lik çekin kendilerine iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Birleşen dosyada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından sözleşmenin haksız olarak feshedildiğini, davalının bayilik sözleşmesinin 41 maddesi uyarınca petrol ürünlerinin fiyatını ve ödeme koşullarını tek taraflı olarak saptama yetkisinin bulunduğunu, protokolün 3.2.4 maddesi uyarınca da bu hakkın saklı tutulduğunu, davacı tarafından verilen 150.000,00 TL bedelli teminat mektubunun iade edildiğini, 250.000,00 TL bedelli çekten davalının cezai şart ve diğer borçlarının mahsup edilerek bakiye kısmının iade edildiğini, bu sebeplerde davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 07/04/2022 tarih ve 2019/866 Esas- 2022/372 Karar sayılı kararında;"Asıl dava, 01/05/2016 tarihli bayilik sözleşmesi gereğince ve davalı tarafın sözleşmeye aykırı davranmasından dolayı 195.785,30-TL alacağın tahsili isteminden ibarettir. Birleşen dava, istirdat talebinden ibarettir.Uyuşmazlık, davacı tarafından yapılan fesih bildirimlerinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı ve buna bağlı olarak teminatların iadesi ile cezai şart tazminatından sorumlu olmadığına ilişkin talebinin yerinde olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ilâ 85 ve HMK'nun 222. maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup, mahkememizce inceleme yapılarak 10/11/2021 tarihli bilirkişi raporu alınmış, tarafların itirazları nedeniyle aynı bilirkişi heyetinden 28/02/2022 tarihli bilirkişi ek raporu alınmıştır.Asıl davada davacının iddiası, davalı ...’ın bayilik sözleşmesine ve protokol şartlarına uygun hareket etmediği, sözleşme ve protokolde tanınmış olan vadeyi kaldırarak peşin satış yapmaya başladığı, ayrıca ... çıkış fiyatını uygulaması gerekirken bu fiyatı uygulamadığı dolayısıyla artı maliyetlerle zarara uğratıldığı, bu bakımdan yapılan fesih bildiriminin haklı nedene dayandığı ileri sürülmüştür. Davalı ...’ın iddiası ise sözleşmelerin haklı nedenle feshedilmediği, bu bakımdan davacının sözleşmede kararlaştırılan cezai şart tazminatlarını ödemesi gerektiği, teminatların bu tazminata mahsup edildiği, kalan bakiyenin de davacıya iade edildiği yönündedir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, ticaret sicil kayıtları, ihtarname suretleri, sözleşme örnekleri, alınan bilirkişi kök ve ek raporu ile tüm dosya kapsamına binaen; davacı ile davalı ... arasında 01.05.2016 tarihli istasyonlu bayilik sözleşmesi ve onun eki olan 25.05.2016 tarihli protokol isimli sözleşme imzalandığı, 23.06.2017 tarihli 150.000,00 TL bedelli teminat mektubu ile 250.000,00 TL meblağlı, 27.11.2019 keşide tarihli teminat çeki verildiği, davacı ile dava dışı ... arasında da gaz alım sözleşmesi imzalandığı görülmüştür.Taraflar arasındaki bayilik sözleşmesi incelendiğinde, sözleşmenin 41. maddesinde “bayiye satılacak her türlü Petrol ürününün fiyatı ... tarafından saptanır ve uygulanır. Bayi iş bu sözleşme uyarınca satın aldığı Petrol ürünleri bedellerini ... tarafından belirlenecek fiyatlar üzerinden, yine ...’in belirlediği ödeme koşullarına göre ...’e ödeyecektir” hükmüne yer verildiği görülmektedir. Söz konusu hüküm dikkate alındığında davalı ...’ın satış fiyatlarını ve ödeme koşullarını belirleme hakkının bulunduğu görülmektedir. Dolayısıyla davacının “davalı davalı ...’ın satış fiyatlarını ve ödeme koşullarını belirleme hakkının bulunduğu, davacının “davalı ...’ın sözleşme ve protokolde tanınmış olan vadeyi kaldırarak peşin satış yapmaya başladığı, ayrıca ...çıkış fiyatını uygulaması artı maliyetler eklediği bu bakımdan sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği” yönündeki iddiaları yerinde olmadığı, taraflar arasındaki sözleşmeler uyarınca sözleşmenin süresinden önce haklı nedenle feshedilmesi halinde davalı ...’ın cezai şart ve zararların tazminini isteme hakkı düzenlendiğinden, davacının, davalı ...’a yönelik teminatların iadesi ve davalılara karşı ceza-i şart ve kar mahkumiyetinden kaynaklanan bir borcunun olmadığının tespitine ilişkin talebinin yerinde olmadığı, faturanın ispat kuvvetine ilişkin TTK. m. 21/2 hükmüne göre: “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır”. Hükmü dikkate alındığında, davalının düzenlenen ürün faturalarına karşı herhangi bir itiraz bulunmadığı, faturaları ticari defterlerine işlediği, ayrıca fatura bedellerini öderken de herhangi bir ihtirazı kayıt sunmadığı, bu haliyle davacının, herhangi bir ihtirazı kayıt ileri sürmeksizin davalıdan cezai şart isteme hakkının bulunmadığı, fatura ve ticari defterlerin ispat kuvveti, ihtirazi kayıt sunulmaması gibi hususlar dikkate alındığında davacının fesih bildiriminin haklı olmadığı anlaşılmakla asıl ve birleşen davanın reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..."gerekçesi ile, ''1-Asıl davanın (2019/866 esas) reddine,2-Birleşen Bakırköy 5. ATM nin 2019/874 esas sayılı davanın reddine,'' karar verilmiş ve asıl davada ve birleşen davada verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi2019/866 E. Yönünden ve Birleşen Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/874 E. Sayılı Dosyası bakımından istinaf talepleri:Yerel mahkemece dava dilekçelerinde yer alan hususlar somutlaştırılmaksızın ve değerlendirilmeksizin karar verildiğini, davanın aydınlatılması yükümlülüğünün yerine getirilmediğini, erek esas dava da gerekse birleşen Bakırköy 5 ATM 2019/ 874 E. Sayılı dava da taleplerin tamamının değerlendirilmediğini,Bakırköy 5 ATM 2019/ 874 E. Sayılılı dosyasının nihai kararında ise ; bu dava yönünden davanın reddine karar verildiğini, ancak ret kararında işbu davanın reddedilme gerekçesi bu davaya has şekilde açıkça ve somut şekilde açıklanmadığını, yerel mahkemece gelişigüzel şekilde hüküm kurulduğunu, işbu davaya konu verilen teminat mektubu veya çekin hangi borca karşılık verildiğinin tespit edilmediğini, bu davanın konusu olan ve teminat amaçlı davalıya verilen 150.000,00 TL bedelli teminat mektubu ve 250.000,00 TL bedelli çekin davalı uhdesinde bırakılmasındaki gerekçeyi bilmediklerini, müvekkil ile davalı arasındaki sözleşmenin haklı veya haksız nedenle sona ermiş olabileceğini, davalının ispatlanmış haklı bir tazminat alacağı veya zarar iddiası ile ikame ettiği bir davası mevcut değilken veya buna ilişkin huzurdaki davaya karşı dava ikame etmeyen ... karşı müvekkilinin paralarının adeta hediye edildiğini, sözleşmenin haklı nedenle fesih edilip edilmediğine bakılmaksızın bir sözleşmede karşı tarafa teminat verildiğini; sözleşme sona erdirilmiş ise teminatların müvekkile her durumda iadesinin gerekli olduğunu, iade edilmemesi için haklı gerekçe yok iken mahkemece müvekkilinin haksız yere cezalandırıldığınıi mahkeme eliyle davalı ...'in malvarlığının sebepsiz zenginleştiğini müvekkilinin ise mahkemenin haksız kararı ile cezalandırıldığını, işbu hukuka aykırı gerekçesiz kararın kabulünün mümkün olmadığını,Davalı tarafın bu dava konusu verilen teminat ve çek bedeli kadar alacaklı olduğuna dair somut delilinin, hukuki gerekçesinin, borç sebebinin olmadığını, alınan bilirkişi raporunda da "Davacı ve davalı şirketin incelenen fatura listelerinden ve davacı şirketin ibraz ettiği ...çıkış fiyatlarının tarafların fatura listelerinin karşılaştırılmasında davacı şirketin 2018 yılında 188.041,22 TL + KDV, 2019 yılında 93.628,24 TL + KDV olmak üzere, ... fiyatları ile bayinin satmış olduğu birim fiyat farklı arasında toplam 188.041,22 + 93.628,24 TL= 281.669,46 TL + % 18 KDV 50.700,50 TL fazladan maliyete katlandığı görülmektedir" davalı şirkete bırakın borçlu olmayı şirketten alacaklı olunduğu tespit olunmuş iken gerekçesiz ret kararının hukuk ve vicdana aykırı olduğunu,Dava dilekçelerinde yer alan hususların tamamının değerlendirilmediğini, gerekçeli kararın dava dosyalarının muhteviyatını karşılamaz durumda olduğunu, esas dava dilekçelerinde yer alan 195.785,30 TL alacak talebinin bilirkişi raporunda tespit ve defterlere göre ispat olunmuş iken (hatta bu tutarın çok daha fazlası olan 281.669,46 TL ve %18 KDV alacağı tespit edilmişken ) mahkemece gerekçeli kararda bu hususa değinilmediğini,Herhangi bir borca karşılık olmaksızın sırf teminat amaçlı verilen çeklerin ve teminatların akıbeti hakkında hüküm kurulmadığını, işbu dava devam ederken haksız olarak tahsil edilerek istirdata çevrilen kısımdan ve iade edilen çeklerden bahsedilmediğini, dosya kapsamında 3 dava ve 1 karşı dava ile 4 dava mevcut iken yarel mahkemece konu özeti dışında oluşturulan 4 satırlık gerekçenin hukuki zaafiyeti ortaya koyduğunu, işbu karar ile dosyadaki tüm delillerin beyanların okunmadığının da ortada olduğunu, ... tarafınca ikame olunan karşı davaya ilişkin herhangi kabul veya ret kararı verilmemiş işbu davanın araya kaynaştırıldığını, karar duruşmasında yahut gerekçeli kararda buna ilişkin bir ibareye rastlanmadığını, ...; Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/866 E. Sayılı Dosyasına sunmuş olduğu 03.11.2021 tarihli dilekçesi ile 50.000,00 TL bedelli karşı dava ikame ettiğini, ancak yargılamanın hiç bir aşamasında bu davaya ilişkin bir sonuca varılmadan esas dava hakkında hüküm kurulduğunu, Dosyada ki delillerin tümünün değerlendirilmediğini, dosyanın temelini oluşturan sözleşmede olmayan, dosyada delil olarak bulunmayan 41. maddesinin gerekçe gösterilerek karar verildiğini, 01.05.2016 tarihli istasyonlu bayilik sözleşmesi ve onun eki olan 25.05.2016 tarihli protokol isimli sözleşmelerde ...'in kafasına göre fiyat artırabileceğini hükme alan 41. Madde'nin yer almadığını, hatta bunun aksi yönde maddelerin mevcut olduğunu, sözleşmenin kendileri tarafından rapora itiraz dilekçesi ekinde dahi yeniden sunulduğunu, dosya kapsamında böyle bir maddenin olmadığına ilişkin çok sayıda beyanları olmasına ve geçerli sözleşmeleri tekrar tekrar sunmalarına karşılık gerek bilirkişi gerekse mahkeme heyeti olmayan madde üzerine hüküm kurduğunu, bu durumun kendileri tarafından art niyetli olarak yorumlandığını beyan ettiğini, Dosya kapsamında bilirkişi raporuna itirazları değerlendirilmeksizin karar veriildiğini, bilirkişi raporu ve (hiçbir değişiklik yapılmayan) ek raporun kendi arasındaki birbirine zıt tespitler aydınlatılmaksızın çelişki giderilmeksizin bu rapora dayanılarak hüküm kurulduğunu,Heyet halindeki bilirkişi raporunda sektörel bazda değerlendirme yapan bilirkişinin tüm hak ve taleplerinin yerinde olduğunu hatta sözleşme ile ...'e kafasına göre fiyat artırımına izin verilse dahi ...'in eylemlerinin haksız olduğunu, çünkü sözleşme tarihinden 10 gün sonra düzenlenmiş ve sözleşmedeki maddeyi ilga eden protokol isimli ek sözleşme nedeniyle bayilik sözleşmesini fesihte haklı olduklarını beyan etmiş iken , hukukçu bilirkişinin ise sözleşmenin müvekkil tarafça haksız feshedildiğini beyan ederek tüm taleplerinin bu gerekçe ile reddedildiğini, ek rapor ile ilk raporda hiç bir değişiklik yapılmadığını, raporlar arası çelişki giderilmeksizin verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ve hatta ek rapor içeriğinden 3 kişilik heyetin en az ikisinin haberi dahi olmadığını,Bilirkişi raporundaki (olmayan sözleşme maddesine dayanak yapılarak alınan bilirkişi raporundaki ) ve varsa deliller arasındaki çelişki giderilmeksizin karar verildiğini, Bilirkişi raporunda 41. Madde den bahsedilerek davanın buna dayanak yapıldığını ve reddedildiğini, kendileri tarafından sunulan davaya konu sözleşmede böyle bir madde olmadığını, 21/05/2016 tarihli bayilik protokolünün ticari şartlar başlığı altında yer alan hatta davayı dayandırmış oldukları 3.2.3. Maddenin; "TARAFLAR arasında tesis edilen akaryakıt bayilik sözleşmesi kapsamında; akaryakıt, madeni yağ, petrol ürünleri ve sair her türlü mal ve /veya hizmet satışlarında, ...’çe BAYİ’e uygulanacak her türlü ve aşağıdaki ticari şartları ... ve BAYİ piyasa şartlarına veya işletme politikasına göre her zaman için karşılıklı mutabakat sağlanarak belirleme ve değiştirme, karşılıklı mutabakat sağlanamadığı durumlarda ...'e hiçbir tazminat veya hak ödemeksizin sözleşmeyi 15 gün içerisinde tek taraflı fesih etme hakkına sahiptir. ...'çe BAYİ'e satışı gerçekleştirilecek beyaz ürünlere (benzin,motorin ve sair beyaz ürün türleri...) ait satış şartları işbu protokol tarihi itibariyle aşağıdaki şekilde belirlenmiştir. Şöyle ki: * benzin satışlarında BAYİ %70 ... %30 satış koşulu *motorin satışlarında ... Çıkış Fiyatı *Tüm beyaz ürün alımlarına 5 gün vade opsiyonu " şeklinde olduğunu, 41. maddenin varlığı veya yokluğu tespit edilmeksizin değerlendirme yapıldığını, yahut 21.05.2016 tarihli bayilik protokolünün 3.2.3. sayılı maddenin neden göz ardı edildiğinin belirtilmediğini, her iki maddenin varlığı halinde hangi sözleşmenin geçerli kabul edileceğine ilişkin değerlendirme yapılmaksızın karar verildiğini,Dosyada alınan bilirkişi raporuna aykırı şekilde hüküm tesis edildiğini, bilirkişi raporuna aykırı kısım olarak somut ve hukuki gerekçe olmaksızın rapora ters karar oluşturulduğunu, rapor ile sektörel bazda bilirkişice yapılan ve müvekkilimin mağduriyetleri ile davanın haklılığına ilişkin çıkarımlar ve incelenen ticari defterler sonrasında tespit edilen alacak miktarının kararda yer almadığını, bu yöndeki değerlendirmenin müvekkil aleyhine şekilde gerekçesiz göz ardı edildiğini, Bilirkişi raporunda lehe olan ve aleyhe olan hususlardan sadece aleyhe olan hususlar karara alınarak açılan davaların reddine karar verildiğini, ancak lehe olan kısımların neden değerlendirmeye tabi tutulmadığı ya da göz önünde bulundurulmadığı ya da neden lehe olan çıkarımlar gibi davaların kabulüne karar verilmediğinin açıklanmadığını,Dava dilekçelerinde yer almayan hususlar gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verildiğini, davaların konusunun sözleşmenin haklı nedenle fesih edip edilmediği, buna ilişkin doğan zararların tazmini, teminat olarak verilen teminat mektupları ve çeklerin iadesi, haklı feshe bağlı cezai şart veya tazminat ödeme yükümlülüğü olmadığı hususları olduğunu, ancak mahkemenin " ...faturanın ispat kuvvetine ilişkin TTK. m. 21/2 hükmüne göre: “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır”. Hükmü dikkate alındığında, davalının düzenlenen ürün faturalarına karşı herhangi bir itiraz bulunmadığı, faturaları ticari defterlerine işlediği, ayrıca fatura bedellerini öderken de herhangi bir ihtirazı kayıt sunmadığı, bu haliyle davacının, herhangi bir ihtirazı kayıt ileri sürmeksizin davalıdan cezai şart isteme hakkının bulunmadığı, fatura ve ticari defterlerin ispat kuvveti, ihtirazi kayıt sunulmaması gibi hususlar dikkate alındığında davacının fesih bildiriminin haklı olmadığı anlaşılmakla asıl ve birleşen davanın reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " dediğini,Mahkemece hangi faturaların kastedildiğinin anlaşılmadığını, bu haliyle davacı tarafça cezai şart istenemeyeceğine hükmedilmiş ise de dosya kapsamında cezai şart istemlerinin zaten bulunmadığını, mahkemenin dosyada yer alan talepleri değerlendirmediğini, dosyada yer almayan hususlara ilişkin karar verdiğini, taleple bağlılık ilkesi gereğince işbu kararın baştan sona usulsüz olduğunu, bununla birlikte mahkemenin faturaların iade edilmediğini yahut ihtirazi kayıt sunulmadığını gerekçe göstermiş ise de davalı ... 'in düzenlediği faturalara ilişkin ihtirazi kayıt sunmanın işin muhteviyatına aykırı olmakla bu husustaki aykırı davranışa karşı ihtirazi kayıt mahiyetinde ihtarnameler keşide edildiğini ve usulsüz artırımlara devam edilmesi halinde sözleşmenin feshedileceğinin bildirildiğini, hatta dava konusu yapılmadan bir yol kadar önce müvekkiline asaleten Çatalca ... Noterliğince keşide edildiğini, 26 Temmuz 2019 tarihli ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile davalı yine sözleşmeye aykırı fatura düzenlemesi neticesinde, bu ihtarnamenin tebliğinden sonra yeniden protokol şartlarında fatura tanzim ettiğini ve zararı da giderdiğini, daha sonraki faturalara karşı da ihtarnamelerin bizzat vekil sıfatı ile kendileri tarafından keşide edildiğini ve işbu ihtarnamelerin noter onaylı şekilde mahkeme dosyasına sunulduğu halde mahkemece değerlendirmeye alınmaksızın taleplerin reddine karar verildiğini, sözleşmeye aykırı şekilde yapılan faturalandırmaya itiraz sadece fatura iadesi şeklinde olmadığını, iade edilmesi halinde müvekkilin zararının katlanarak artacağını, mevcut zararı artırmaktansa daha az zararlı olan ihtarname ile gerekli uyarıların yapıldığını ve akabinde usulsüz artırımlara devam edilmesi halinde sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini beyan ettiği, Y2HD-K.2017/3290"... Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297 maddenin 1. fıkrasının 3. bendine göre; mahkeme kararlarında iki tarafın iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşmadıkları hususlar, çekişmeli konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması, ret ve üstün tutulma nedenleri, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebebin açıkça gösterilmesi zorunludur " denilmesine karşılık dava dilekçelerinde yer alan hususların, davalının karşı davası hakkında karar verilmeksizin hüküm kurulduğunu, işbu durumun bozmayı gerektirdiğini, HMK m.297’e göre, mahkemenin gerekçeli kararının aşağıdaki hususları içermesi gerektiğinin belirtildiğini; "Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri." gerekçeli karar kanunun emredici hükmüne aykırı oluşturulmuştur.HMK Madde 353 (1)/ (a) "Aşağıdaki durumlarda bölge adliye mahkemesi, esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği başka bir yer mahkemesine ya da görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar verir:...
6.Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması." görüleceği üzere kanunun emredici hükmü gereğince mahkemeye dosya esası hakkında sunulan delil değerlendirilmemiş ise verilen kararın anında ve duruşmasız bozulduğunu, mahkemeye kendileri tarafından sunulan 21.05.2016 tarihli bayilik protokolünün 3.2.3. sayılı maddesi ve davalıya keşide edilen ve dosyaya sunulan ihtarnamelerin esasa doğrudan etki etmesine karşılık değerlendirmeye alınmadığını,Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2015/5286 , K. 2016/5231, T. 5.4.2016 "...Bilirkişi raporları arasında çelişki varsa, çelişki giderilmeden karar verilemez. Somut olayda uyuşmazlığın çözümünün, özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği ve bilirkişinin görüşünün alınmasının gerektiği açıktır. Hal böyle olunca mahkemece, davacının ... hattında kalan TL bakiyesinin iadesi için yaptığı başvuru tarihi net olarak saptanmak ve bu tarih göz önüne alınmak sureti ile, tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda, ilgili mevzuat hükümlerine göre tereddüte yer vermeyecek şekilde, Yargıtay ve taraf denetimine elverişli ayrıntılı ve açıklayıcı bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bilirkişi raporu alınmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir."HMK Madde 26"(1) Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." talepler gibi değerlendirme yapılmadığnıı ve taraflarca ileri sürülmeyen gerekçelerle davanın reddine karar verildiğini, Yargıtay 16. Hukuk Dairesi Esas : 2015/17578 Karar : 2018/311 Tarih : 29.01.2018"...ıslah dilekçesinde davacı tarafın öne sürdüğü diğer hukuki nedenlere dayalı talepleri hakkında; ıslah harcının ikmal edilmemesi halinde ise davacı tarafın dava dilekçesinde öne sürdüğü kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil talebi ile muhdesat iddiasına yönelik talebi hakkında bir karar verilmesi gerektiği düşünülmeli, belirsiz görülen hususlar bulunması halinde 6100 sayılı HMK’nın 31. maddesi uyarınca hakimin davayı aydınlatma yükümlülüğü kapsamında bu hususlar açıklığa kavuşturulmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece, bu yönler göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davacı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA karar verildi." dosyadaki belirsizlikler giderilmeksizin karar verilmiştir. (Bilirkişi raporundaki çelişki ve deliller arasındaki çelişki) Sonuç olarak, Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/866 E. Sayılı dosyasında asıl dava ve birleşen Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/874 E. Sayılı Dosyası bakımından verdiği kararın usul ve esas bakımından kanuna aykırı olduğunu, bu nedenle Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/866 E. Sayılı dosyasında asıl dava ve birleşen Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/874 E. Sayılı davaları bakımından verilen kararın bozulmasını, ikame edilen davaların kabulüne karar verilmesini, öncelikle ve ivedilikle tehiri icra kararı verilmesini, istinaf incelemesinin duruşmalı yapılmasını, yargılama harç ve masrafları ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Asıl dava; taraflar arasında akdedilen 01/05/2016 tarihli "Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi" ile bu sözleşmenin eki niteliğindeki 21/05/2016 tarihli "Bayilik Protokolü"ne davalının aykırı davrandığı iddiası ile uğranılan zararın tazmini talebine, birleşen dava; taraflar arasında akdedilen bu bayilik sözleşmesi ve eki protokolün davacı tarafından haklı sebeple feshedildiğinin ve davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile davacı tarafından davalıya verilen teminat mektubu ve teminat çekinin iadesi talebine ilişkin olup, davalı tarafından dava açıldıktan sonra teminat mektubunun ve çek bedelinin bir kısmının davacıya iade edilmesi sebebiyle davacının birleşen dosyadaki talebi haksız tahsil edildiği iddia edilen bedelin istirdadına dönüşmüştür.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda asıl davanın ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, asıl davada ve birleşen davada verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Somut uyuşmazlıkta; taraflar arasında 01/05/2016 tarihli "Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi" ile bu sözleşmenin eki niteliğindeki 21/05/2016 tarihli "Bayilik Protokolü" akdedilmiştir.
Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen 21/05/2016 tarihli protokole göre motorin satışlarında ... çıkış fiyatının uygulanacağı kabul edilmesine rağmen davalı tarafından ...satış fiyatının üzerine artı maliyetler eklenerek sözleşmeye aykırı davranıldığını, davacının faturaları kontrol ettiğinde bu durumu fark ettiğini, davacı tarafından davalının ihtarname ile uyarılması üzerine davalının bir süre protokole uyduğunu, ancak daha sonra protokole aykırı davranmaya devam ettiğini, davalının tekrar ihtarname ile uyarılmasına rağmen protokole aykırı davranışını devam ettirdiğini, ayrıca protokolde kararlaştırılan vadenin kaldırılarak peşin satış yaptığını, bu sebeplerle davacının sözleşmeyi ihtarname ile haklı sebeple feshettiğini, davalının sözleşmeye aykırı davranışı sebebiyle davacının uğradığı toplam zararın davalıdan tahsiline, teminat mektubu ve teminat çekinin davacıya iadesine, çekin bir kısmının tahsil edilmesi sebebiyle istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 41. maddesi ve protokolün 3.2.4 maddesine göre davacının sözleşme uyarınca satın aldığı petrol ürünleri bedellerinin ve ödeme koşullarının davalı tarafından belirleneceğinin ve hakkının saklı tutulduğunun hüküm altına alındığını, bu sebeple davacı tarafından sözleşmenin haksız sebeple feshedildiğini, teminat mektubunun davacıya iade edildiğini, çek bedelinden davalının cezai şart ve diğer alacaklarının mahsup edilerek bakiyesinin iade edildiğini, bu sebeplerle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasında akdedilen 01/05/2016 tarihli "Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi" ile davacı tarafından davalıya ... Markası ve ... kurumsal kimliği altında petrol ürünlerinin satışı için akaryakıt bayiliği hakkı verildiği, sözleşme süresinin beş yıl olduğu, söz konusu sözleşmenin uyuşmazlığa ilişkin 41.a maddesinde; "Bayi'ye satılacak her türlü petrol ürünün fiyatı ... tarafından saptanır ve uygulanır. Bayi, iş bu sözleşme uyarınca satın aldığı petrol ürünlerinin bedellerini, ... tarafından belirlenecek fiyatlar üzerinden, yine ...'in belirlediği ödeme koşullarına göre ...'e ödeyecektir." hükmü düzenlenmiştir. Yine taraflar arasında akdedilen 21/05/2016 tarihli "Bayilik Protokolü"nün 2. maddesine göre konusu taraflar arasında istasyon ile ilgili olarak kurulması kararlaştırılan istasyonlu akaryakıt bayilik ilişkisi/sözleşmesine ilave nitelikteki bir kısım ek yükümlülük ve ek sözleşme hükümlerinin belirlenmesi olan ve bayilik sözleşmesinin ayrılmaz parçası kabul edilen iş bu protokolün 3.2.3 maddesinde; "taraflar arasında tesis edilen akaryakıt bayilik sözleşmesi kapsamında; akaryakıt, madeni yağ, petrol ürünleri ve sair her türlü mal ve/veya hizmet satışlarında ...'çe Bayi'ye uygulanacak her türlü ve aşağıdaki ticari şartları ... ve Bayi piyasa şartlarına veya işletme politikasına göre her zaman için karşılıklı mutabakat sağlanarak belirleme ve değiştirme, karşılıklı mutabakat sağlanamadığı durumlarda Bayi ...'e hiç bir tazminat ve hak ödekesizin sözleşmeyi 15 gün içerisinde tek taraflı feshetme imkanına sahiptir. ...'çe Bayi'e satışı gerçekleştirilecek beyaz ürünlere (benzin, motorin ve sair beyaz ürün türleri...) ait satış şartları iş bu protokol tarihi itibariyle aşağıdaki şekilde belirlenmiştir. Şöyle ki " benzin satışlarında Bayi % 70, ... % 30 satış koşulu, motorin satışlarında ... çıkış fiyatı, tüm beyaz ürün alımlarına gün vade opsiyonu" hükmü düzenlenmiştir. Taraflar arasında akdedilen 01/05/2016 tarihli "Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi"nin 41. Maddesine göre davalının fiyat ve ödeme koşullarını belirleme yetkili kabul edilmiş ise de, daha sonra taraflar arasında akdedilen bayilik sözleşmesinin ayrılmaz parçası olduğu ve ek yükümlülük ve ek sözleşme hükümlerinin belirlendiği kabul edilen 21/05/2016 tarihli "Bayilik Protokolü"nün 3.2.3 maddesi uyarınca tarafların spesifik olarak fiyat ve vade hususunda anlaştığı, motorin satışlarında ... çıkış fiyatı, tüm beyaz ürün alımlarına gün vade opsiyonunun kabul edildiği, nitekim davacı tarafından ihtar üzerine davalının söz konusu protokol hükümlerine uyduğu iddia edilmesine rağmen Mahkemece bu iddialar ve 21/05/2016 tarihli "Bayilik Protokolü"nün 3.2.3 maddesine ilişkin herhangi bir irdeleme ve değerlendirme yapılmadığı, söz konusu protokolün hangi gerekçe ile dikkate alınmadığı hususunda açıklama yapılmadığı, söz konusu protokol hükmüne göre sözleşmenin haklı mı haksız mı olarak feshedilip edilmediği hususunun değerlendirilmediği, davacı tarafından davalıya gönderilen ihtarnamelerin defterlere kaydedilen faturalara ilişkin zararın tazmini yönünden çekince olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceğinin irdelenmediği, davalı tarafından çek bedelinden cezai şart alacağı ve davacının diğer borçlarının mahsup edildiğini savunulmasına rağmen davalının cezai şart alacağına hak kazanıp kazanmadığı, kazanmış ise miktarı, davacının davalıya başkaca borcunun bulunup bulunmadığı ve cezai şart ve diğer borçlar altında mahsup edilen miktarın yerinde olup olmadığına ilişkin inceme yaptırılmadığı, davalı yargılama sırasında 150.000,00 TL bedelli teminat mektubunu, 250.000,00 TL bedelli teminat çekinin de 47.352,88 TL sini iade etmesine rağmen iadeye konu kısımlar yönünden davanın konusuz kalıp kalmayacağının değerlendirilmediği ve eksik inceleme, araştırma ve değerlendirmeye göre ve ayrıca davalının da cevap dilekçesinde ileri sürdüğü ancak davanın konusu olmayan 2011 yılına ilişkin bayilik protokolünün madde numarası da yanlış olarak 3.2.4 yazılan, ancak doğru madde numarası 3.2.3 olan madenin dikkate alınarak sonuca giden ve çelişkili bilirkişi raporlarına göre karar verilmesinin dosya kapsamı ile uyumlu olmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmüştür.Sonuç itibariyle, davacının asıl davada ve birleşen davada verilen karara karşı istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeler ile kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın kaldırma kararı doğrultusunda tarafların tüm iddia, savunma ve itirazları hususunda inceleme, araştırma ve irdeleme yapılarak sonucuna göre karar verilmek üzere mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.