10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2011/7497 E. , 2012/10500 K.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi No :180-51 Dava, davacının Mart 1990 – Mart 1991 tarihleri arasında ... imam-hatip olarak geçen çalışmalarının tespiti istemine ilişindir. Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1.) Dava, "...'na izafeten ... İlçe Müftülüğü" ne yönelik açılmış olmasına rağmen, gerekçeli karar başlığına, sadece "... İlçe Müftülüğü" olarak yazılmış olması, sonuca etkili olmadığından, bozma sebebi yapılmamıştır.
2.) Dava dosyası üzerinde yapılan incelemede, davacının talebinin tam olarak ne olduğunun açık olarak ortaya konulamadığı anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 31.maddesi, uyuşmazlığın çözümü için aydınlatılması zorunlu olan hususlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz, yahut çelişki bulunan durumlarda, hakimin taraflara açıklama yaptırılabileceği, soru sorabileceği, delil göstermelerini isteyebileceğini düzenlemiş olup; davacının, talebinin 5434 sayılı Kanunun ek 47/c maddesi uyarınca hizmet borçlanması mı yoksa, 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesi uyarınca hizmet tespiti mi olduğunun belirlenmesi için HMK.'nın 169. ve devamı maddeleri gereği isticvap edilerek, talebi açıklattırılmalıdır. a-Davacının talebi hizmet borçlanması ise;
Görev konusu kamu düzeni ile ilgili olup, mahkemelerce re'sen gözetilmesi gerekir. İş Mahkemeleri 5521 sayılı Kanun ile kurulmuş olan istisnai nitelikte özel mahkemelerdir. 506 sayılı Kanunun 134. maddesi, “Bu Kanunun uygulamasından doğan uyuşmazlıkların İş Mahkemelerinde görüleceğini” kurala bağlamıştır. 5434 sayılı Kanunun ek 47/c maddesi ile; halen T.C. Emekli Sandığı iştirakçisi olup, daha önce bir sosyal güvenlik kurumuna tabi olmadan köy, kasaba ve mahalle camilerinde, dernek, vakıf veya köy bütçesinden ücret alarak imam-hatiplik yapanlara, bu görevlerini belirtilen belgelerle tevsik etmeleri koşuluyla borçlanma olanağı tanınmıştır. Daha sonra, 3157 sayılı Kanunun 1. maddesi ile anılan hükümde değişiklik yapılarak, belirtilen belgelerin tevsikinin mümkün olmaması halinde, Diyanet İşleri Başkanlığını temsilen ilgili müftülük hasım gösterilmek suretiyle açılan dava sonunda hizmet süresini belirleyen ve yetkili sulh hukuk mahkemesince verilmiş olan bir kararın yeterli sayılacağı öngörülmüş olup, somut olayda; 627221730 emekli sicil numarası bulunan davacının halen Emekli Sandığı iştirakçisi olduğu anlaşılmakla, anılan düzenleme gereği, yargılama yapma görevinin "Sulh Hukuk Mahkemesi"ne ait olması sebebiyle, görevsizlik kararı verilmelidir. b-Hizmet tespiti ise; 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesi kapsamında inceleme ve değerlendirme yapılarak, sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilerek, elde edilecek sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.