27. Hukuk Dairesi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/323
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/09/2022
NUMARASI : 2022/510 E-2022/731 K
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili; taraflar arasında davalının “... Projesi Alüminyum İşlerinin Yapılması” işi için 04/05/2015 tarihli 40.000,00 € + KDV bedelli sözleşme akdedildiğini, müvekkili şirket tarafından edimlerin eksiksiz yerine getirildiğini, doğramalarda bazı açıklıklar olsa da bu eksikliklerin işin son aşamasında basit bir kontrolle son hali verilecek işler olduğunu, tespit dosyasına sunulan rapordaki 27.200,00 € nefaset kesilmesi gerektiği tespitinin hatalı olduğunu, yapılan işlere ilişkin 15/02/2016 tarihli e-faturanın düzenlendiğini, ancak davalı yanca faturanın iade edildiğini, ödenmeyen 29.600,00 € bedelli alacağın tahsili amacıyla Ankara 10. İcra Müdürlüğünün 2016/4500 Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibinin ise haksız olarak itiraz edilerek durdurulduğunu belirterek; davalının icra takip dosyasına itirazının iptalini, alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatı takdirini talep etmiştir.
Davalı vekili; müvekkiline ait ... Projesi'nin alüminyum işlerinin 04/05/2015 tarihli sözleşme ile 40.000,00 € + KDV bedelle davacı şirkete verildiğini, ancak davacı yanın işi 9 ay geciktirdiği gibi sözleşmesine uygun yapmadığını, kötü malzeme kullandığını, bu nedenle işin başkalarına tamamlattırıldığını, bu hususta Ankara 12. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/80 D.İş dosyasında tespit yaptırıldığını, bu dosyada aldırılan 30/04/2016 tarihli bilirkişi raporunda eksik işlerin tespit edildiğini, bu nedenlerle sözleşmenin 28/03/2016 tarihinde düzenlenen ihtarnameyle feshedildiğini, buna rağmen peşin bedel olarak 2.000,00 €, ... Bankası'ndan 06/05/2015 tarihinde 10.000,00 € ve 28/12/2015 tarihinde 25.000,00 TL ödendiğini (toplamda 25.000,00 TL+12.000,00 € tutarında ödeme yaptığını)belirterek; davanın reddini ve davacı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı takdirini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince; davanın, eser sözleşmesine dayalı olarak fatura ve cari hesaptan kaynaklanan bakiye alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davası olduğu, mahkemece; davanın kısmen kabulüne ve davalının Ankara 10. İcra Müdürlüğünün 2016/4500 Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 18.640,91 € asıl alacak üzerinden devamına ilişkin olarak verilen kararın davalı tarafça istinaf edildiği, istinaf incelemesini yapan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesinin 15/06/2022 tarih, 2020/958 Esas, 2022/677 Karar sayılı ilamı ile mahkeme kararının; "mahkeme kararındaki gerekçeye göre davalının icra takibine itirazının 6.924,82 Euro asıl alacak üzerinden iptali ile takibin bu miktar asıl alacak yönünden devamına karar verilmesi gerekirken, hüküm kısmında 18.640,91 Euro asıl alacak üzerinden takibin devamına karar verilmek suretiyle gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşturulması, ayrıca asıl alacağa işleyecek faiz yönünden gerekçe yazılmadığı" gerekçesiyle kaldırıldığı, dosyada yapılan incelemede bilirkişiler tarafından 25.002,00 TL olarak bildirilen ve 7.797,15 Euro olarak davacı alacağından düşürülen miktarın mahkemece gerekçeli karar yazılırken sehven 25.002,00 Euro olarak kabul edilmesi nedeniyle gerekçe ile hüküm arasında çelişki ortaya çıktığı, davalı tarafından yapılan ödemenin TL cinsinden olup o günkü kur üzerinden Euro'ya çevrilmek suretiyle hesaplama yapıldığında çelişki olmadığının anlaşıldığı, dosyadaki delillere, bilirkişi raporlarına ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında düzenlenen 04/05/2015 tarihli eser sözleşmesinde işin bedeli 40.000,00 €+KDV toplam 49.006,82 €) olarak düzenlendiği, davalı tarafından davacıya 06.05.2015 tarihinde 10.000,00 €, 28/12/2015 tarihinde 25.002,00 TL (7.797,15 €) ödeme yapıldığı, davalının 2.000,00 € peşin ödeme yapıldığı iddiasını davalı yazılı delille ispatlayamadığı, davacının yaptığı işin eksik ve ayıplı olması nedeniyle toplam alacaktan bilirkişilerce belirlenen 7.080,00 € nefaset bedeli düşüldükten sonra davacının bakiye alacağının 18.640,91 € olduğu kanaatine ulaşıldığı belirtilerek davanın kısmen kabulüne , davalının Ankara 10. İcra Müdürlüğünün 2016/4500 Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 18.640,91 € asıl alacak üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi gereğince devlet bankalarının € ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile birlikte tahsiline (%7 oranını aşmayacak şekilde), davalının likit olan alacağa haksız olarak itiraz ettiği saptanmakla, İİK.
67.maddesi gereğince hükmolunan alacağın %20'si olan 12.072,97 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Ankara 10. İcra Müdürlüğünün 2016/4500 sayılı dosyasında davalının yaptığı itirazın 18.640,91 € asıl alacak üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin ve işlemiş faize ilişkin talebin reddine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi gereğince devlet bankalarının euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile birlikte tahsiline (%7 oranını aşmayacak şekilde) karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; önceki kaldırma kararının gerekçelerinin yerine getirilmediği, davacının sözleşmeden kaynaklı sorumluluklarını yerine getirmemiş olması sebebiyle yargılamaya konu 15/02/2016 tarih ve 160.098,35 TL bedelli faturaya karşı itiraz edilerek yasal süresi içerisinde davacı firmaya iade edildiği, uyuşmazlığın davacının sözleşmeden kaynaklı yükümlülüklerin yerine getirilip getirilmediği hususunda olduğu, davacının yaptığı eksik ve kusurlu işlerin 3. kişilere yaptırıldığı, zararlarının ortaya çıktığı, bilirkişi raporlarının bu hususun belirlenmesinde yetersiz kaldığı, talep edilmesine rağmen zararlarının tespitinin yapılmadığı, davalı tarafından süreç içerisinde ödenen miktarların talep edilen miktardan düşülmesinden ibaret bir hesaptan öteye geçmediği, raporların davacı şirket tarafından bütün işin eksiksiz yapıldığı kabulüyle hesaplama yapıldığı, raporda iş bedelinin 40.000,00 € +KDV = 48.541,66 € olarak hesaplandığı, yapılan bu hesaplamanın tamamen hatalı olduğu, eksik ve hatalı işlerin tamamlanması içim ... Hırd. Ltd. Şti.’ye 05/04/2016 tarihli 623,14 € ve ... Alm. Ltd. Şti.’ye 02/06/2016 tarihli 4.400,45 € ödeme yapıldığı, buna yönelik itirazları giderilmeden karar verilmesinin hatalı olduğu, fatura kabul edilmediğinden fatura içeriğinin ihtilaflı hale geldiği, mahkemece sözleşmeden bağımsız bir yargılama yürütüldüğü, sözleşmenin mahkemece incelenmediği, mahkeme kararının yetrli açıklıkta olmadığı, takip talebi ve ödeme emrinde İİK 58/3. maddesi gereğince hangi tarihteki kur üzerinden talepte bulunulduğu belirtilmemiş olmasına rağmen davacı firma tarafından haksız bir şekilde bugünkü kur üzerinden hesaplama yapılarak takibin devamına girişildiği ve bu suretle fahiş bedeller üzerinden davalının haciz baskısı altında bırakıldığı, maddi hukuk açısından alacağın TL karşılığının icra takibinde gösterilmesi zorunlu olup eğer alacaklı seçimlik hakkını açıkça fiili ödeme günündeki kur üzerinden TL karşılığı olarak kullanmamışsa takip tarihindeki kurun esas alınacağının şüphesiz olduğu, mahkeme hükmünde de bu hususun açıkça belirtilmediği, hükmün yeterince açık olmadığı, 18.640,91 € asıl alacağa ilişkin hesaplamanın neye göre yapıldığının belirtilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hukuka aykırı bulunarak kaldırılan kararda gerekçe gösterilen bilirkişi raporlarındaki hesaplamaların tekrardan alıntılanarak herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın takibin devamına karar verildiği, hükme esas alınan raporda ayıplı ve eksik imalata ilişkin ayrıca inceleme yapılmadığı, ayrıca haciz baskısı altında 150.000,00 TL ödeme yapıldığı, bunun icra dosyasına 18/06/2020 tarihinde bildirildiği, mahkemeye bu hususun bildirilmesine rağmen ödenen miktar mahsup edilmeden ve hiçbir açıklama ve inceleme yapılmadan karar verildiği, mahkemece yapılan hesaplamanın hatalı olduğu, faturanın iade edilmesi nedeni ile KDV’nin hesaplamaya dahil edilmemesi gerektiği, bir an için dahil edileceği kabul edilse bile tutarın 49.000 € değil 47.000 € olması gerektiği, 40.000 € bedelden, ödenen 35.000,00 € mahsup edildiğinde geriye 5.000 € bakiye kaldığı, yine KDV’nin doğduğu varsayımından hareketle 47.000 € - 35.000 € = 12.000 € bakiye bedel kaldığı, bu nedenle mahkemece asıl alacağın ne suretle 18.640,91 € olarak belirlendiğinin anlaşılamadığı, mahkemenin taleple bağlılık ilkesine aykırı davranarak işlemiş faiz hesaplaması yaptığı belirtilerek kararın kaldırılması talep edilmiştir. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup mahkemece verilen karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle taraflar arasında 40.000,00 TL €+KDV götürü bedel yönünden kurulan sözleşme ilişkisi kapsamında mahkemece yargılama aşamasında alınan ve denetlenebilir nitelikte bilirkişi raporunda belirtilen 7.080,00 € nefaset bedeli ile ispatlanan 17.797,15 € ödemenin mahsubu yapıldığında ve istinaf edenin sıfatına göre 18.640,91 € üzerinden itirazın iptali kararı verilmesinde dosya kapsamına, usul ve yasaya aykırılık bulunmadığının anlaşılmasına, takip ve davadan sonra yapılan ödemelerin infaz aşamasında icra müdürlüğünce dikkate alınacağının tabii bulunmasına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş ve kanun yolu bakımından dava tarihi itibariyle döviz kuru karşılığıyla belirlenen dava değerine göre kesin olarak (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 13/02/2025 tarih, 2025/383 Esas ve 2025/504 Kararı) karar verilmesi gerekmiştir.
1.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,
2.Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 4.245,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.061,25 TL'nin mahsubu ile bakiye 3.183,75 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3.İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödediği istinaf başvuru harcının kendisi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 20/03/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip