5. Hukuk Dairesi
T.C. SAKARYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1856 - 2025/489
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Av...
İHBAR OLUNAN : GULF SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ -[25949-82167-36781] UETS - Saray Mah. Dr. Adnan Büyükdeniz Cad. Akkom Ofis Park Cessas Plaza No:4 Kat:4-5 Ümraniye/İSTANBUL
HÜKÜM
İSTİNAF EDEN : Davalı vekili Taraflar arasındaki Tazminat (Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davası nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk derece mahkemesinin kararı davalı tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin Balçık Köyü Organize Caddesi No:7 Gebze/Kocaeli adresinde BP Akaryakıt İstasyonu olarak faaliyetini sürdürdüğü, 02/12/2022 tarihinde şirket bilgisayarlarının yüksek voltaja maruz kalması sonucu cihazların tamamen işlevsiz hale geldiğini beyanla fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile müvekkilinin cihazlarının hasar görmesinden kaynaklı uğradığı zarara ilişkin olarak HMK'nın 107. maddesi gereğince şimdilik 70.000,00-TL bedelin avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; Kocaeli İli, Gebze İlçesi, Balçık Merkez Mah.,75 Sk. No:1 adresinde şebekede 02/12/2022 tarihinde cihaz mal hasarına sebebiyet verecek nitelikte herhangi bir arıza ve kesinti yaşanmadığı ve davacının arıza oluştuğunu iddia ettiği bölgede aynı hattan enerji alan 27 adet YG ve 45 adet AG abone/müşteri bulunduğu, bu abonelerden/müşterilerden gerek cihaz hasarı gerekse elektrik kesintisi yönünde hiçbir şikayet olmadığı, bu nedenle davacı tarafın cihazlarında meydana gelen arızanın elektrik kesintisi veya voltaj yükselmesinden kaynaklandığını kabul etmenin mümkün olmadığından davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre;...Davanın kabulüne, 230.900,00 TL tazminatın, haksız fiilin gerçekleştiği 02/12/ 2022 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; y gerekçeli kararda gerek müvekkili kurum, gerekse taraflarınca dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin davanın neticesine etkisi olmayacağından bahisle değerlendirmeye alınmaması yönünde kararla hüküm kurulmuş olup kararın bu yönüyle usule ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini beyanla; istinaf dilekçelerinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Tazminat (Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 Sayılı HMK, 6102 sayılı TTK, 6098 sayılı TBK
3.Değerlendirme Dava; elektrik hattındaki dalgalanma nedeniyle davacının işletmesindeki bilgisayar, yazıcı, pano, modem sistemlerinde oluşan maddi zararın tazmini talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek duruşmasız olarak yapılmıştır. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davalı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulmuştur. Dava konusu olayda davalı şirket (SEDAŞ) bölgede elektrik enerjisinin dağıtımını yerine getirmektedir. Bu faaliyet, varlığı ve niteliği itibariyle bir tehlike ve dolayısı ile zarar ihtimali taşıdığından, davalı şirketin sorumluluğu, bir sebep sorumluluğu olan kusursuz (objektif) sorumluluktur.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2020/1899 E., 2020/4058 K. Nolu 14/09/2020 tarihli ilamında da vurgulandığı üzere; Kusur aranmaksızın sorumluluğun düzenlendiği haller, kusursuz sorumluluk halleri olarak ifade edilmektedir. Doktrinde kusursuz sorumluluk halleri olağan sebep sorumluluğu-tehlike sorumlu- luğu şeklinde ikili ayırıma tabi tutulurken, TBK tarafından açıklanan hakkaniyet sorumluluğu- özen (sebep) sorumluluğu-tehlike sorumluluğu şeklinde ayırıma tabi tutulduğu görülmektedir. Denetleme ve gözetimde özen (cura in custodio) gereği, kusur unsur olarak aranmaz.
Özen sorumluluğuna dayalı kusursuz sorumluluğun düzenlendiği TBK'nın 69. maddesi gereğince "…imal olunan her hangi bir şeyin maliki, o şeyin fena yapıl-masından yahut muhafazadaki kusurundan dolayı mesul olur." TBK'nın 71/1.maddesine göre de; "Önemli ölçüde tehlike arzeden bir işletmenin faaliyetinden zarar doğduğu takdirde, bu zarardan işletme sahibi ve varsa işleten müteselsilen sorumludur." Belirtilen yasal düzenlemeler gereğince, davalı, zarar- landırıcı sonucun doğmasına yol açan enerji hattının yapım ve bakım eksikliklerinden kaynaklanan zararlardan sorumludur. Sorumluluktan kurtulmanın olumsuz koşulu ise, zarar ile yapım bozukluğu ve bakım eksikliği arasındaki nedensellik bağının kesilmiş olmasıdır.
Sorumlu kişi veya işletmenin, kusurlu olup olmaması, özen ödevini yerine getirip getirmemesi, işletme veya nesnede (şeyde) bir bozukluk veya noksanın bulunup bulunmaması, meydana gelen zararın tazmin borcu yönünden bir etkiye sahip değildir. Zira, bunların sebep oldukları zararlarda, kusurun bulunup bulunmadığı ya da rolünün olup olmadığı çoğu zaman bilinemediği veya ispat edilemediği gibi, sorumlu kişi veya işletme, her türlü özeni gösterse, gözetim ve denetim ödevini yerine getirse, gerekli bütün tedbirleri alsa bile, yine de çoğu zaman zararın meydana gelmesini önlemek mümkün değildir. Bu sebeple, sorumluluğunun bağlandığı olgu ile zarar arasında uygun illiyet bağı kurulduğu zaman, sorumluluk da gerçekleşmiş olacağından; bu işletme veya nesnelerin sahip veya işletenleri, bunların sebep oldukları zararı gidermek zorundadır. (Prof. Dr. Fikret Eren, Borçlar Hukuku Genel Hükümler 1991 Baskı Cilt 2 sf: 14-15) Kusursuz sorumlulukta, zarar gören kişinin kusurun varlığını ispat etmek zorunluluğu yoktur. Aksine kusursuz sorumlu olan davalının, olayla zarar arasında illiyet bağının bulunmadığını kanıtlaması gerekir.
Sorumluluk hukukunun önemli öğelerinden biri de zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunmasıdır. İlliyet bağının kesildiği durumlarda kusursuz sorumlu olan kişi sorumlu tutulmayacaktır. Uygun illiyet bağı ancak, üç halde kesilir. Bunlar; mücbir sebep, zarar görenin ağır kusuru ve üçüncü kişinin ağır kusurudur.
Mahkemece alınan 13.02.2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda davacının iş yerinde bulunan bir kısım cihazlarda oluşan arızanın yüksek voltaja bağlı olarak, yani, davalı tarafından kaliteli ve sürekli elektrik enerjisi sağlamaması nedeniyle dava konusu zararın meydana geldiği, davacıya yüklenebilecek herhangi bir kusur ya da sorumluluk olmadığı kanaati bildirilmiş ise de davalı şirketin Hasar Tespit ve değerlendirme Komisyonu tarafından düzenlenen 05.12.2022 tarihli kararda davaya konu yerde 02.12.2022 tarihinde şebekede cihaz hasarlanmasına neden olabilecek bir arıza ve planlı kesinti bulunmadığı, bölgede hizmet alan yaklaşık 2 abone olduğu ve diğer müşterilerden cihaz hasarına ilişkin bir bildirim veya talep bulunmadığını savunması karşısında, ani voltaj yükselmesinin hangi saatte olduğu tespit edildikten sonra bu voltaj yükselmesinin dava konusu zarara sebep olup olmayacağının uzman bilirkişi raporu ile tespit edilmesi gerekmektedir.
Mahkemece yapılacak iş; öncelikle zararın meydana geldiği dönemdeki elektrik kesintilerinin elektrik idaresinden sorulması, elektrik kesintilerinin yönemelikte belirtilen sınırlar içerisinde kalıp kalmadığının tespit edilmesi, voltaj akımındaki ani yükselmenin ve düşüşlerin hangi dönemde ve hangi saatte olduğunun tespiti net olarak belirlendikten sonra, sözkonusu elektrik kesintisi ve voltaj dalgalanmalarının davacının iddia ettiği hasarı yaratıp yaratmadığının araştırılması, aynı dönemde davacının komşu tarlalarında da elektrik kesintileri nedeniyle sulama sorununun yaşanıp yaşanmadığının, ürün zararının olup olmadığının araştırılarak, bu konuda davacıdan delilleri sorularak, dosyaya rapor sunan bilirkişilerden alınacak ek rapor yada gerekli görüldüğünde yeni bir heyetten alınacak rapor sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yeterli olmayan bilirkişi raporlarına dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına ve dairemiz kararına uygun şekilde karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalının istinaf başvurusunun KABULÜNE,
1.GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 18/09/2024 tarih, 2023/709 E - 2024/675 K sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2.Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3.Davalı tarafça yatırılan istinaf nispi ve maktu karar harçlarının istek halinde iadesine,
4.Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
5.İstinaf kararının ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6, maddesi gereğince KESİN olmak üzere 21/03/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. ... Başkan ...
(e-imzalıdır)
...
Üye ...
(e-imzalıdır)
...
Üye ...
(e-imzalıdır)
...
Katip ...
(e-imzalıdır)