11. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- İZMİR Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/402
- Karar No
- 2025/466
- Karar Tarihi
- 18.03.2025
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Ticaret Hukuku
- Karar Sonucu
- REDDİNE
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/402
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 17.10.2024
NUMARASI : 2024/324 E. - 2024/594 K.
DAVANIN KONUSU : Zayi Belgesi Verilmesi
Aydın Asliye Ticaret Mahkemesinin 17.10.2024 tarih 2024/324 E. - 2024/594 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, başkan ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA : Davacı vekili, müvekkil şirkete ait 21.03.2018 tarih ve 02223 yevmiye nolu ortaklar pay defteri, Üsküdar 9.Noterliği'nin 29.12.2014 tarih 45231 yevmiye nolu yönetim kurulu karar defteri ile aynı noterliğin 03.02.2021 tarihli ve 4474 yevmiye nolu genel kurul karar defterinin bilinmeyen bir nedenle kaybolduğunu ileri sürerek, zayi belgesi verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince iddia ve toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; bir tacirin belgesini muhafazasında gerekli özeni göstermesi gerektiği halde tutmak ve saklamakla yükümlü olduğu defterlerini özenle korumadığı, 10 yıl boyunca saklamakla yükümlü olduğu defterlerin taşınma sırasında güvende tutulmayarak özen yükümlülüğünün yerine getirilmediği, gerekli önlemlerin alınmadığı ve kusurlu bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ :
Davacı vekili, dava dilekçesi içeriğini aynen tekrar ederek, bildirilen tanıkların dilekçede yazılı defterlerin kaybolduğunu beyan ederek bu hususun ispat edildiğini, özen yükümlülüğüne aykırı hareketin olmadığının ortaya çıktığını, mahkemenin bu hususu gerekçesine yazarken gerekçelendiremediğini, dava dilekçesinde defterlerin bilinmeyen bir nedenle kaybolduğunu, müvekkili şirket aleyhine pek çok haksız ve hukuksuz dava bulunup husumetlerinin olduğunun beyan edilmesine rağmen kaybolma olayından müvekkilinin sorumlu tutulduğunu, hataen davanın reddolunduğunu, eğer şirket gerekli özeni göstermişse ve taşınma işlemi sırasında dışsal bir sebep nedeniyle kayıp yaşanmışsa şirketin kusurunun olmadığına karar verilmesi gerektiğini, bu davada resen araştırma ilkesinin geçerli olduğunu, tanık beyanları dışında yeterli bir araştırma yapılmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istinaf konusu etmiştir.
GEREKÇE
Dava, davacı şirketin kaybolduğu iddia olunan defter ve belgelerinin zayi olduğuna ilişkin zayi belgesi verilmesi istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
HMK'nın 355. maddesi gereği istinaf incelemesi istinafa başvuran davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinde bildirdiği sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar re'sen gözetilerek yapılmıştır.
Somut olayda davacı, müvekkilinin talep konusu defterlerini bilinmeyen nedenle kaybettiğini, hakkında açılmış davalar bulunduğunu, kötü niyetli kişiler tarafından ele geçirilmesi ve gerçeğe aykırı kullanılmasının olabileceğini ileri sürerek zayi belgesi isteminde bulunmuştur. Konuyu düzenleyen TTK 82/7 maddesi uyarınca iptal isteminde bulunabilmesi için gereken dikkat ve özenin gösterilmesine rağmen yasada belirtilen hallerden birinin gerçekleşmiş olması şartı aranmaktadır.
Davacı taraf tacirdir. Defter tutmakla yükümlü bulunan tacirlerin taşınma durumu olsa ya da olmasa bile defterlerini muhafaza etmekle, gerekli özeni göstererek basiretli davranması şartı aranmaktadır. Konuyu düzenleyen TTK 82.maddesi gereğince tacirin zayi isteminde bulunabilmesi için maddede belirtilen sebeplerin gerekli özen ve dikkat gösterilmesine rağmen gerçekleştiğini ispat etmesi gerekmektedir. Her ne kadar davacı şirket hakkında pek çok dava bulunup, kötü niyetli veya husumetli kişiler tarafından ele geçirilmesi ifade edilmiş ise de bu konuda herhangi bir şikayet dilekçesi deliline de dayanılmadığı görülmektedir. Bu durumda gereken dikkat ve özenin gösterilmediği açık olup, tanık dinlenilmesinin sonuca bir etkisi olmayacağından ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun bulunmuştur.
Dosya üzerinde yapılan incelemede istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2.Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 615,40 TL peşin olarak alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3.İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere 18.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.