Esas No
E. 2023/61
Karar No
K. 2025/380
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2023/61
KARAR NO: 2025/380

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ : 27/10/2022

NUMARASI : 2022/117 E. - 2022/372 K.

DAVANIN KONUSU : YİDK Marka Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27/10/2022 tarih ve 2022/117 Esas - 2022/372 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davacı vekili, müvekkili şirketin "..." ibareli tanınmış markalarının sahibi olduğunu, davalı şirketin bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere diğer davalı ...’e başvuruda bulunduğunu, 2020/98251 kod numarasını alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, itirazın reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun 2022-M-927 sayılı YİDK kararıyla reddedildiğini, oysa taraf markalarının ayırt edilemeyecek derecede benzediğini, "..." ibaresinin müvekkili tarafından oluşturulduğunu, ilk olarak 13.11.1996 tarihinde tescil edildiğini, piyasada yoğun olarak kullanıldığını ve yüksek düzeyde ayırt edici niteliği haiz olduğunu, SMK'nın 6/5. maddesi uyarınca da tescil engeli bulunduğunu, başvurunun müvekkili markalarının serisi gibi algılanacağını, marka başvurusunun TTK uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, YİDK'nın 2022-M-927 sayılı kararının iptali ile dava konusu "..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Diğer davalı Şirket vekili, davacı tarafından İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2021/195 Esas sayılı dosyasında açılan hükümsüzlük davasında verilen 2021/10 K. sayılı kararla, davanın reddine karar verildiğini, taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığını ve iltibas oluşmayacağını, taraflara ait markaların sunmuş olduğu mal ve hizmetler, ekonomik kriterler ve potansiyel tüketicilerin birbirinden farklı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalıya ait dava konusu markanın kapsamındaki malların tamamının davacının redde gerekçe 2019/116039, 2019/126239 ve 2019/93726 sayılı markalarının kapsamlarında ilişkili olarak yer aldığı, dava konusu "..." ibareli marka ile davacının "..." esas unsurlu markalarının ilk 3 harfleri "..." olmakla birlikte son harflerinin ("U" ve "A") farklı olduğu, taraf markalarını oluşturan ibarelerin herhangi bir anlamının bulunmadığı, markalardaki tek harf değişikliğinin iltibasa yol açacağı iddia edilse de, bu hususun her somut olayın özelliğine göre değerlendirilmesi gerekmekte olup, somut uyuşmazlıkta tek harf değişikliğinin görsel, işitsel, yazılış ve anlamsal bakımından dava konusu markanın üzerinde kullanılacağı emtianın ortalama tüketicileri nezdinde iltibası önleyici mahiyette olduğu, "..." ile "..." ibaresinin kısa ibareler olması nedeniyle kısa işaretlerde küçük farklılıkların farklı bir genel izlenime yol açabileceği, dava konusu marka ile davacının mesnet markaları arasında marka işaretleri bakımından işitsel, görsel ve anlamsal olarak belirli düzeyde bir benzerlik bulunmadığı, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin söz konusu olmadığı; dosya içeriği itibari ile SMK’nın 6/5 maddesinde yer alan koşulların oluşmadığı gibi taraf markaları arasında SMK’nın 6/1 maddesi anlamında karıştırılma tehlikesi olmadığı ve dolayısıyla tanınmışlığın bu duruma bir etkisinin olmayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markaları arasında iltibas oluşturacak derecede benzerlik bulunduğunu, başvurunun seri marka izlenimi uyandırdığını, mal ve hizmet benzerliğinin iltibas ihtimalini artırdığını, müvekkilinin tanınmış marka tescilinin dikkate alınmamasının hakkaniyete aykırı olduğunu, her iki tarafın da tekstil sektörü çatısı altında faaliyet gösterdiğini, dava konusu markanın haksız rekabet ilke ve kurallarını da ihlal ettiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, YİDK marka kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, her ne kadar her iki taraf markası da "..." ibaresi ile başlamakta ise de, markaların son harfinin farklılaştığı, bu farklılığın ise kısa markalardaki değişikliklerin tüketiciler tarafından daha kolay algılanacak olması nedeniyle dava konusu marka ile davacının itiraza mesnet markasını yeterince uzaklaştığı, bu nedenle dava konusu markayı gören tüketicilerin bunun davacının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu derhal ve ilk bakışta algılayabileceği, nitekim, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 18.12.2024 tarih ve 2024/1195 E.-2024/9163 K. Sayılı kararında "...markalar arasında görsel olarak benzerlik mevcut olsa da, son harflerinin farklı olması nedeniyle işitsel olarak farklılık bulunduğu..." şeklindeki taraf markaları arasında iltibas bulunmadığı kararına yönelik istinaf başvurusunu esastan reddeden BAM kararının onandığı, öte yandan, taraf markaları benzer olmadığından SMK'nın 6/5. maddesinin somut uyuşmazlığa bir etkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2.Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,

3.İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,

4.İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 21/02/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 21/03/2025

Başkan

...

Üye

...

Üye

...

Katip

...

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.