. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ "TÜRK MİLLETİ ADINA"
GEREKÇELİ KARAR
KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; Davalı şirket yetkilisi ... in davacı şirket yetkilisi ... ile iletişime geçerek eski işyerinden yeni bir adrese taşınacağını belirterek fabrikadaki eski parçaların yeni fabrikaya montayı ile birlikte ayrıca yeni iş yerine kombinasyon priz montajı, kablo kanal montajı ve kabloçekimi gibi işlemlerin yapılmasını istediğini, davacı şirket tarafından yapılacak işlerin tablo haline getirilerek fiyat listesinin davalı tarafa mesaj olarak gönderildiğini, akabinde tarafların 67.000 TL ye anlaştıklarınıdavalı şirket hesabından davacı şirketin banka hesabına peşinat olarak 8.000 TL gönderildiğini, davalı tarafından yine anlaşmaya istinaden 10/10/2023 tarihinde davacı şirkete 30.000 TL ödeme gönderildiğini, bu ödemelerin düşülerek 29.000 TL bakiyesinin kaldığının mesaj olarak bildirildiğini, davacı şirket yetkilisi ... bakiye 29.000 Tl alacağının davalı şirket yetkilisi ... den defalardca kez yazılı (whatsapp yolu ile ) ve sözlü olarak istediğini ancak oyalandığını, bu sebeple icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından icra takibine itiraz edildiğini ve takibin durduğunu bu sebeplerle davanın kabulü ile davalı borçlu tarafından Konya . İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına , davalı borçlu tarafından yapılan itirazın haksız olması sebebiyle alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özet olarak; Davacı sözleşme ile üstlendiği edimlerini tam ve doğru şekilde yerine getirmediğini, bu sebeple davacının davalıdan herhangi bir hak ve alacağı bulunmadığını, hatta davacının eksik bıraktığı işler nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını, ayrıca davalı tarafından fabrikadaki elektrik işlerinin tamamlanmadığını ve sözleşmeye aykırı davranıldığının davacıya açıkça bildirildiğini, ayrıcı huzurdaki davada ispat yükünün davacı taraf üzerine olduğunu ancak davacı tarfın akdi ilişkiyi gereği gibi ifa etttiğini ve 04/01/2024 tarihli faturadaki mal ve hizmetleri borcuna uygun olarak tam ve doğru bir şekilde yerine getirdiğini ispat edemediğini, fabrikada tamamlayan işlemlerden kaynaklı davalının davacı şirkete herhangi bir borcu olmadığını, bu sebeplerle haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine karar verilmesini, davacı tarafından davalı aleyhine kötüniyetli olarak başlatılan Konya . İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takibindeki alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
23/10/2024 tarihli raporu ile; Her iki tarafın 2023 ve 2024 yılı Ticari defterlerinin TTK.’na göre usulüne uygun olarak tutulduğu, 2023 yılı ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, 2024 yılı ticari defterlerinin açılış tasdikinin süresinde yapıldığı, 2024 yılı yevmiye defterinin kapanış tasdikinin süresinin olduğu, (30.06.2025) ( EK: Her iki taraf 2023 ve 2024 yılı Noter tasdik şerhleri), davacı tarafın 2023 ve 2024 yılı ticari defter kayıtlarının kendi içerisinde birbirini doğruladığı, birbiriyle uyumlu olduğu,
HMK 222.md. ve 6102 sayılı TTK. 64/3 md. Gereğince mevcut haliyle davacı tarafın ticari defterlerinin sahibi lehine delil olma özelliği taşıdığı kanaatine varıldığı, davalı tarafın 2023 ve 2024 yılı ticari defter kayıtlarının kendi içerisinde birbirini doğrulamadığı, birbiriyle uyumlu olmadığı,
HMK 222.md. ve 6102 sayılı TTK. 64/3 md. Gereğince mevcut haliyle davalı tarafın ticari defterlerinin sahibi lehine delil olma özelliği taşımadığı, kanaatine varıldığı, özellikle dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak davaya konu faturanın davacı tarafın ticari defterinde kayıtlı olduğu ancak davalı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, uyuşmazlık konusu faturanın üzerinde kaşe ve imza olmadığı için ilgili faturadan açık\kapalı fatura olduğunun tespit edilemediği ancak ticari defterlerine açık fatura olarak davacı tarafta ... nolu muhasebe hesap koduyla kayıt yapıldığı, davalı tarafta ise herhangi bir muhasebe hesap koduyla kayıt yapılmadığı, (EK:
Davacı taraf 2024 yılı Muavin Defter Dökümü), her iki tarafın 2023 ve 2024 yılı ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde özellikle dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak davacı ve davalı taraf arasında cari hesap ilişkisinden dolayı herhangi bir iade faturası düzenlenmediği, (EK: Davacı 2023 ve 2024 yılı Muavin Defter Dökümü), davacı tarafın 2023 ve 2024 yılı ticari defter kayıtlarının incelenmesi neticesinde davaya konu edilen faturanın bedelinin ödenmesine ilişkin davalı tarafından hesap bakiyesine çeşitli zamanlarda banka eft ödemesi olmak suretiyle kısmi ödemeler yapıldığı, yapılan bu ödemelerin davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, (EK:
Davacı taraf 2023 yılı Muavin Defter Dökümü), dosya münderecatında mevcut olan ve delil olarak sunulan 2023 yılı banka eft ödeme dekontlarının incelenmesi neticesinde davalı tarafça davaya konu edilen faturanın bedelinin ödenmesine ilişkin çeşitli zamanlarda banka eft ödemesi olmak suretiyle kısmi ödemeler yapıldığı, yapılan bu ödemelerin davalı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, davacı tarafın ticari defterlerinde davaya konu edilen faturanın bedelinin ödenmesine ilişkin hesap bakiyesine çeşitli zamanlarda banka havalesi olmak suretiyle kısmi ödemeler yapıldıktan sonra davalı tarafın davacı tarafa 29.000,00 TL borçlu olduğunun tespit edildiği, davacı tarafça takibe konu edilen ve talep edilen tutarında aynı olduğunun tespit edildiği, davalı tarafın ticari defterlerinde davaya konu edilen faturanın ve ödenmesine ilişkin herhangi bir muhasebe kaydının olmadığından dolayı borç/alacak bakiyesinin oluşmadığı tespit edilmiştir. 03/01/2024 tarihli raporu ile; Keşif mahallinde yapılan incelemeler sonucunda, dava konusu faturada belirtilen ve yapılan işleri gösterir belgedeki elektrik işlerinin (malzeme ve montaj dahil) büyük ölçüde tamamlandığı tespit edilmiş ancak fabrikanın dışında bulunan bir makine için kombinasyon panosundan (makinenin enerji kablosunun bağlanacağı pano/priz) makineye kadar olan elektrik hattının (enerji kablosu) çekilmediği anlaşılmış, yapılan piyasa araştırmaları sonucunda, bu eksik işin maliyetinin (malzeme, montaj vb. dahil) fatura tarihi 04/01/2024 itibariyle 1.500,00 TL olduğu, bu tutar, toplam 67.000,00 TL’lik iş bedelinden düşüldüğünde, Davacı şirket tarafından gerçekleştirilen işlerin toplam bedelinin 65.500,00 TL olduğu, fabrika sahasında yapılan incelemeler sonucunda, muhtelif makinelerin enerji kablolarının priz (fiş) bağlantılarının usulüne uygun şekilde yapılmadığı tespit edildiği, bu durumun ayıp niteliğinde olduğu, ayıbın gözle görülebilir nitelikte olduğu ve ortaya çıkması için belirli bir süre kullanım gerektirmediği, bu nedenle söz konusu ayıbın, açık ayıp niteliğinde olduğu, yapılan piyasa araştırmaları sonucunda, ayıplı iş bedelinin fatura tarihi olan 04/01/2024 itibariyle 500,00 TL olduğu, dava konusu fabrikanın dışında bulunan makine için gerekli olan kombinasyon panosundan makineye kadar olan enerji kablosunun bağlanmaması ve fabrika sahasında muhtelif makinelerin enerji kablolarının priz (fiş) bağlantılarının usulüne uygun şekilde yapılmaması durumularının eksik iş kapsamında olduğu, yapılan piyasa araştırmaları sonucunda, söz konusu eksik ve ayıplı işlerin tamamlanması/düzeltilmesi için gereken maliyetin malzeme, montaj ve diğer ilgili durumlar dikkate alındığında fatura tarihi 04/01/2024 itibariyle 2.000,00 TL (1.500,00 TL-eksik iş + 500,00 TL-ayıplı iş) olduğu tespit edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, itirazın iptali isteminden ibarettir. Davaya konu, Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takibinin 29.000,00 TL üzerinden başlatıldığı, takip dayanağı olarak faturanın gösterildiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği ve itirazın hükümden düşürülmesi için eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.
İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre itirazın iptali davasında; i) İlamsız takip yapılmış olması, ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, iii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17.09.2019 tarihli ve ... E., ... K.; 25.11.2020 tarihli ve ... E., ... K. sayılı ilamları)
Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse;
HMK’nın 190. maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; davanın kabulü hâlinde takibin devamı hükmünü de içerecektir.
Bu kapsamda itirazın iptali davası; icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. (Yargıtay HGK'nın 22/11/2022 gün ve ... - E K sayılı ilamı)
Eldeki davada, uyuşmazlığın her iki tarafı tacir olup, uyuşmazlık konusu iş her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgilidir. Bu nedenle fatura ve faturaların delil olma niteliği üzerinde de durmakta yarar vardır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda (TTK) fatura tanımlanmamıştır. Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) 229. maddesinde "Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır" hükmünü haizdir. Bu hüküm çerçevesinde, 24.12.2003 tarihli ve 25326 Sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 27.06.2003 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararında fatura; “Ticari satışlarda satıcı tarafından alıcıya verilen ve satılan malın miktarını, vasıflarını, ölçüsünü, fiyatını ve sair hususları veya ifa edilmiş hizmetleri gösteren hesap pusulası olup, ticari belge niteliğindedir” şeklinde tanımlanmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesine göre; fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Sözleşme ilişkisinin inkâr edilmesi durumunda öncelikle akdi ilişkinin ispat edilmesi gerekmektedir. Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticarî defterlerine kaydedilmesi, faturaya konu hizmetin sunulduğuna karine teşkil eder. (Ems: Yargıtay HGK'nın 22/11/2022 gün ve ... - E K sayılı ilamı)
Karinenin varlığı hâlinde, karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini ispatla yükümlüdür. Kesin kanunî karineler dışında, karşı taraf karinenin aksini ispat edebilir. Karine söz konusu olduğunda, karine ile kabul edilen durumun aksini ispat etmek gerekir. (Yargıtay HGK'nın ... E ... K sayılı ilamı)
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu faturaların davalı defterinde de kayıtlı olmadığı, ancak davalı tarafın faturaya konu hizmetin sunulduğu fakat ayıplı ve eksik işlerin olduğunu iddia etmiştir. Bu durumda davalı tarafın fatura bedellerini ödediğini ve ayıplı ve eksik işleri ispatlaması gerekmektedir. Her iki tarafın tacir olması ve satışın ticari nitelikte olması nedeniyle uygulanması gereken 6102 sayılı TTK'nın 23/1-c. maddesine göre; '' Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır.'' 6098 sayılı TBK'nın223. maddesine göre; ''Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.''
Tüm anlatılanlar doğrultusunda davalı vekili tarafından süresi içinde ayıp ihbarı yapıldığının ispat edilmediği, ancak eksik işler için ihbara gerek olmadığı, eksik iş bedeli olan 1.500,00 TL yönünden davalının borçlu olmadığı, yine davalı tarafından davaya konu borca mahsuben 10.000,00 TL dava dışı ... Elektrik'e ödendiği iddiası yönünden herhangi bir yazılı delil ibraz edilmediği, davalı tarafın yemin deliline dayandığı ancak davacının yemin etmiş olması nedeniyle eksik iş bedeli olan 1.500,00 TL mahsup edilerek davacının davasının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve alacak likit olmadığından davacının takibi kötüniyetli yapmadığı anlaşıldığından tarafların tazminat taleplerinin reddine karar verilerek şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davacının Davasının Kısmen Kabulü İle;
- Davalının Konya . İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı takibe yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 27.500,00 TL asıl alacak ve ferileri yönünden devamına fazlaya ilişkin talebin REDDİNE
-Tarafların tazminat talebinin REDDİNE
2.Alınması gereken 1.878,52 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.450,92 TL eksik harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3.Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.600 TL. yargılama giderinden, 3.413,79 TL'lik kısmının davalıdan, 186,20 TL'lik kısmının ise davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
4.Davacı tarafından yapılan 427,60 harç giderinin davalıdan alınarak davacıya iadesine,
5.Davacı tarafından yapılan 1.132,10 TL harç gideri ve 8.895 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 10.027,10 TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre hesaplanan 9.508,45 TL' nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6.Davacı taraf, kendini vekille temsil ettiğinden, A.A.Ü.T.'ne göre tayin ve taktir olunan 27.500 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7.Davalı taraf, kendini vekille temsil ettiğinden, A.A.Ü.T.'ne göre tayin ve taktir olunan 1.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
8.Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde kendilerine İADESİNE,
Dair ; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı 20/02/2025
Katip Hakim
(e-imzalıdır)