Esas No
E. 2011/7596
Karar No
K. 2012/10950
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

10. Hukuk Dairesi         2011/7596 E.  ,  2012/10950 K.

"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi

No :126-418

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 01.01.1993-01.02.1994 ve 01.08.1995-21.10.2005 tarihleri arasında eksik bildirilen tesbitine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

Davacı, davalılara ait tekstil işyerinde, 01.01.1993-01.02.1994 ve 01.08.1995-21.10.2005 tarihleri arasında eksik bildirilen hizmetlerin tesbitine karar verilmesini istemiş; Mahkemece, davacının askerlik dönüşü başka işyerinden bildiriminin sona erdiği 01.05.1997 tarihinden, bildiriminin tam olarak yapıldığı 01.03.2003 tarihine kadar olan sürenin tespitine karar verilmiştir.

Davanın yasal dayanağı, 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesi olup, bu tür sigortalı hizmetlerin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır.

01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasanın geçici 7/1. maddesi hükmünde, “Bu Kanunun yürürlük tarihine kadar 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı, 02.09.1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17.10.1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17.10.1983 tarihli ve 2926 sayılı, 08.06.1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanunlar ile 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı Kanunun geçici 20'nci maddesine göre sandıklara tâbi sigortalılık başlangıçları ile hizmet süreleri, fiilî hizmet süresi zammı, itibarî hizmet süreleri, borçlandırılan ve ihya edilen süreler ve sigortalılık süreleri tabi oldukları Kanun hükümlerine göre değerlendirilirler” düzenlemesinin yer alması ve genel olarak Kanunların geriye yürümemesi (geçmişe etkili olmaması) kuralı karşısında davanın yasal dayanağının 506 sayılı Kanun, giderek 79/10. madde olduğu kabul edilmelidir. Somut olayda, taraflarca bildirilen tanık beyanlarına istinaden hüküm kurulmuşsa da, yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya elverişli değildir. Dinlenen tanıkların uyuşmazlık konusu tüm dönem yönünden bilgiye sahip olmadıkları gibi, bir kısmının görgüye dayalı bilgileri olmadığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda Mahkemece, tesbite konu çalışmalara ilişkin olarak –varsa- işveren nezdindeki belgeler getirtilmeli; işyeri ile ilgili olarak vergi dairesinde düzenlenmiş denetim tutanaklarının bulunup bulunmadığı sorulmalı, derdest işçi alacakları dosyası getirtilerek incelenmeli, re’sen yapılacak araştırma sonucunda bordro tanıklarından ve komşu işyeri işveren veya çalışanlarından çalışma döneminin tümü konusunda beyanda bulunabilecek kişiler belirlenip tanıklıklarına başvurulmalı ve beyan dayanakları denetlenmeli; böylece, bu konuda yeterli ve gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir. Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeden yanılgılı değerlendirme ile yazılı biçimde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan ... Teks. San. ve Tic. A.Ş.'ye iadesine, 07.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog