3. Ceza Dairesi
3. Ceza Dairesi 2023/10183 E. , 2024/19343 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa 2. Ağır Ceza Mahkemesi
TCK'nın 315/1, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62/1, 53, 63 maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezasına ilişkin mahkumiyet kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi
2.Sanık ... hakkında;
TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62, 53, 58/9, 63 maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezasına ilişkin mahkumiyet kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi
TCK'nın 174/1, 3713 sayılı Kanun'un 5/2-son cümle,
TCK'nın 62/1, 53, 58/9, 52/2-4, 63 maddeleri 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ve 25.000 TL adli para cezasına ilişkin mahkumiyet kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi devletin birliğini ve bütünlüğünü bozma suçundan 5271 sayılı CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince verilen beraat kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi.
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararların niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Bir kısım sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdiren reddine, Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A. Sanık ...
hakkında kurulan beraat hükümleri aleyhine Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının; sanık hakkında mahkumiyet hükümleri yönünden sanık müdafinin temyiz taleplerinin incelenmesinde;
A. 1.Sanık ...
hakkında devletin birliğini ve bütünlüğünü bozma suçu yönünden;
Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığına dair gerekçenin karar yerinde dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli biçimde gösterildiği anlaşılmakla;
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle beraate ilişkin hükmün ONANMASINA,
A. 2.Sanık ...
hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden;
Yargılama sürecindeki usûli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün ONANMASINA,
B. Sanıklar ..., ..., ..., ...
hakkında silahlı terör örgütüne silah sağlama; sanık ... hakkında tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden sanıklar müdafilerinin temyiz taleplerinin incelenmesinde; Ayrıntıları Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2017/1809 Esas ve 2017/5155 sayılı Kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere;
1.Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd.).
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (Toroslu özel kısım syf.263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf.280).
TCK'nın 315. maddesinde düzenlenen suç, örgüte yardımın özel bir şeklidir. Madde ile, devletin güvenliğine, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçları işlemek amacıyla kurulan silahlı terör örgütlerinin faaliyetlerinde kullanılmak maksadıyla, bunların amaçlarını bilerek; üretmek, satın almak ve ülkeye sokmak suretiyle silah, cephane veya nitelik ve nicelik yönünden önem arz eden benzeri maddelerin temin edilmesi, nakledilmesi ve depolanması bağımsız bir suç olarak düzenlenmiş ve suçla korunan hukuki yarar dikkate alınarak örgüte yardım suçuna göre daha ağır bir yaptırıma bağlanmıştır. Görüldüğü üzere suçun maddi unsuru failin, “üretmek, satın almak, ülkeye sokmak suretiyle silah temin etmek” veya “nakletmek” ya da “depolamak” şeklinde sayılan seçimlik hareketlerden birinin gerçekleştirmesidir. Suçun manevi unsuru ise, bu eylemlerin, örgütün amaçları bilinerek gerçekleştirilmesi kastıdır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.02.2009 tarih ve 2008/9-78 Esas, 2009/39 sayılı Kararı ve Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, bu suçun failinin örgüte üye olmayan kişilerden olması gerekmektedir. Silahlı terör örgütlerinin üyesi olan failin bu seçimlik hareketleri gerçekleştirmesi halinde ise örgüt üyesi olmaktan TCK'nın 314/2 ve patlayıcı madde bulundurulması suçundan ayrıca TCK'nın 314/3, 220/4. maddeleri delaletiyle TCK'nın 174/1-2. maddesi uyarınca cezalandırılması gerekecektir. Bu açıklamalar ışığında temyiz istemleri değerlendirildiğinde;
30.04.2013 tarihinde Şanlıurfa İl Emniyet Müdürlüğüne gelen ihbar üzerine Ziyaret mahallesine girişte bulunan ağacın altına gömülen 3 çuvalın kolluk ekipleri tarafından bulunduğu yerden çıkartılarak bomba yapımında kullanılan malzemelerin ele geçirildiği, 02.05.2013 tarihinde faillerin yakalanması amacıyla aynı çuvallara bombaya benzer malzemeler ve GPRS cihazı konularak ağacın altına tekrar gömüldüğü, 05.05.2013 tarihinde sanık ... ve ...'un ağacın altında bulunan çuvalları çıkarak sanık ... ait bağ evine götürdükleri, 10.05.2013 tarihinde sanık ...'un aracına çuvalların konularak alındığı ve sanık ...'nın araçla öncülük ettiği, ... 'in ikametinin alt katında bulunan işyerine bıraktıkları, 25.05.2013 tarihinde çuvalların bu kez İbrahim Demirok'a ait eve taşınarak burada aynı gün açıldığı, GPRS cihazının çuvalların açıldığına dair sinyal vermesi nedeniyle yapılan operasyonda sanıklar ... ve ...'nun evde malzemelerle yakalandıkları somut olayda; söz konusu ihbarda bir kişinin malzemeleri koyduğunu söylemesi ve teşhis yapamaması nedeniyle sanıkların bomba yapımında kullanılan malzemeleri ağacın altına gömdüklerine dair delilin bulunmadığı, kolluk ekiplerince mühimmatların alınarak yerine konusu suç oluşturmayan eşyaların konulmasından sonra Mehmet Serhat'ın PKK/KCK silahlı terör örgütünden gelen talimat üzerine çuvalları alarak sevkini sağladığı, sanıkların mühimmat olduğunu zannederek taşınması ve bulundurulması suç oluşturmayan malzemeleri “nakletmek” ya da “depolamak” gibi eylemlerinin suçun maddi, unsuru olan "suçun konusu" bulunmadığından silahlı terör örgütüne silah sağlama ve tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme suçlarını oluşturmayacağı fakat PKK/KCK silahlı terör örgütünün talimatı üzerine organize şekilde bomba sandıkları eşyaları taşıyıp cezaevinde bulundukları sırada öz eleştiri mektuplarında da ayrıntılı olarak belirttikleri örgütün hiyerarşisinde olduklarına dair beyanları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanık ... hakkında tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme suçundan beraat kararı verilmesi gerekirken mahkumiyet kararı verilmesi, sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetlerine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafileri ve Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanık ... hakkında mevcut delil durumu ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alındığında tahliye talebinin REDDİNE, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Şanlıurfa 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.