Esas No
E. 2022/6841
Karar No
K. 2025/955
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

8. Hukuk Dairesi         2022/6841 E.  ,  2025/955 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI: 2013/39 E., 2021/10 K.
HÜKÜM: Davaların kısmen kabul kısmen reddine

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay 7. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davaların kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı ... vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R

Kadastro sırasında, Ordu ili Perşembe ilçesi Menderesönü Mahallesinde bulunan temyize konu 687 parsel sayılı taşınmaz, tapu kaydı, mirasen intikal ve haricen taksim sebeplerine dayalı olarak davalılar ..., ... ve davacı-davalı ... adına; 493, 494, 465 ve 472 parsel sayılı taşınmazlar ise, tapu kaydı, mirasen intikal ve haricen taksim sebeplerine istinaden davalı ... adına tespit edilmiştir.

Davacı - davalı ... ile davacılar ... ve ... dava dilekçeleri ile, taşınmazların ortak murislerinden kaldığını ancak paylaşımın yapılmadığını ileri sürerek tüm taşınmazlar hakkında; davacı ... ise dava dilekçesi ile, annesi ... tarafından tapuda paydaş kişiden haricen alım ve kazandırıcı zilyetliğe dayanarak temyize konu 687 parsel sayılı taşınmaz hakkında ve yine annesi tarafından tapuda paydaş kişiden tapudan pay alım nedenine dayanarak temyize konu 687 parselle birlikte 686, 609 ve 692 parsel sayılı taşınmazlar hakkında tespite itiraz davası açmıştır.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde verilen, davaların reddine ve temyize konu taşınmazların tespit gibi tescillerine ilişkin karar, davacılar ..., ... ve ...' ın temyizi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 1996/6846 Esas ve 1996/6278 Karar sayılı ilamıyla; "... davacı ...'ın temyizine konu ettiği 609, 686, 687 ve 692 sayılı parselleri tespite esas alınan tapu kayıtlarının kapsamında kaldığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı gibi tapu kaydının dava konusu taşınmazları kapsadığının yapılan keşif ve uygulama ile belirlendiği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın kayıt malikleri arasında yapılan tapu dışı paylaşmanın bozulup bozulmadığı ve taşınmazlarda kaydan pay alan davacı ...'nin annesi ...'den gelen payının bulunup bulunmadığı konusunda toplandığı, taşınmazların tutanak içeriğinde tapu kayıt malikleri arasında tapu dışı paylaşmanın 1970 yılında yapıldığının açıklandığı, tarafların bu tarihe itiraz etmedikleri, davacı ...' nin annesinin ise tapu maliklerinden ... ...'dan 24.8.1976 günlü 122 sayılı tapu ile kayden 29 pay satın aldığı, tapu kayıt malikleri ile kayden pay satın alan ... arasında mirasçılık ilişkisi bulunmadığı, buna göre üçüncü kişiye yapılan pay satışı ile tapu dışı paylaşmanın bozulduğu açıklanarak, temyiz eden ...'nin annesi ...'nin kayden aldığı payların belirlenerek ... mirasçıları adına tesciline karar verilmesi; davacı ... ve ...'ın temyiz itirazları konusunda ise, davacıların 28.8.1989 günlü dava dilekçeleri ve bu dilekçeyi açıklayan 4.10.1990 günlü dilekçede ekli 1458, 1459, 493, 465, 494, 472, 491, 481, 489, 71, 454, 455, 59, 954, 984, 986, 609, 686, 687 ve 692 parsel sayılı taşınmazların ...'e ait olduğunu, adı geçenin terekesinin paylaşılmadığını, taşınmazlarda payları bulunduğunu ileri sürdükleri, bu taşınmazlar dışında kalan bazı parseller ile ilgili davalarını ... bıraktıklarını açıkladıkları, davacılara 1458 ve 1459 sayılı parsellerde payları verildiğine göre bu taşınmazlara ilişkin temyiz itirazlarının yerinde olmadığı, ancak 148/ ve 1459 sayılı parseller dışında kalan parseller hakkında davalarından vazgeçme söz konusu olmadığından davacıların iddiaları ve davalıların savunmaları alınarak bir karar verilmesi ..." gereğine işaret bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; temyiz incelemesine konu 465, 472, 494, 493 parsel sayılı taşınmazlar yönünden "Çekişmeli Karükütük / Hurifelek Mevkiili 465, 472, 481, 491, 493 ve 494 parsel sayılı taşınmazlara revizyon gören tapu kaydının tedavüllerinden olan Haziran 1330 tarihli ve 78 sıra sayılı tapu kaydında tarafların ortak murisi ... oğlu ... oğlu ... (...) adına kayıtlı hisse bulunmakta olduğu, taşınmazların bu tapu kaydı malikleri arasında taksim edildiği ve çekişmeli taşınmazların muris ...'e isabet ettiği, tapu kaydının çekişmeli bu taşınmazları kapsadığı noktasında ihtilaf bulunmadığı, ihtilafın terekenin usulüne uygun olarak taksim edilip edilmediği noktasında toplanmakta olduğu, muris ...'in taşınmazlarının erkek evlatları arasında taksim edilmiş olduğu, davacıların bu taksime dahil edilmedikleri, bozma sonrasında taşınmazların başında iki kez keşif yapıldığı, yansız bilirkişilerden taşınmazlar hakkında bilgi alınmaya çalışıldığı, ancak bilirkişilerden ayrıntılı bilgi almanın mümkün olmadığı, uyuşmazlığın eski olması itibariyle başka yaşlı bilirkişi bulmanın da mümkün olmadığı, keşif yerinde bulunan davalılardan ... , bu taşınmazların bir kısmının murisleri ...'den intikal ettiğini, bir kısmının ise ... ... isimli amcaları tarafından satın alınmış olduğunu, babaları ... ile amcaları ... ...'in yerlerini ayırdıklarını beyan ettiği, hangi kısımların ... ... tarafından satın alındığını gösteremediği, dinlenen yerli bilirkişilerden ...' in, taşınmazların ...'den intikal ettiğini, erkek çocuklarının taşınmazları kendi aralarında taksim ettiklerini, kızların taksime dahil edilmediğini beyan etmiş olduğu, ..." gerekçesiyle davacılar ... ile ...'ın Ordu ili Perşembe ilçesi Medreseönü Mahallesinde bulunan çekişmeli 465, 472, 493 ve 494 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin davalarının kabulüne, çekişmeli bu taşınmazların kadastro tespitlerinin iptaline, bu taşınmazların kadastro tutanaklarında yazılı miktar ve nitelikleri ile kararda yazılı hisseler ile davacı ... mirasçıları, davacı ... mirasçıları ile davalı ... adlarına tapuya tesciline; temyiz incelemesine konu 687 parsel hakkında ise, "... Gedikardı Mevkiili 609, 686, 687 ve 692 parsel sayılı taşınmazlarda davacı ...'ın annesi ... 'ın 24/8/1976 tarihli 122 sıralı tapu ile kayden malik olduğu, taşınmazların kadastro tutanaklarında 1970 yılında tapu kaydının malikler arasında haricen taksim edildiğinin yazıldığı, bu tarihe taraflarca itiraz edilmediği, tapu kaydının taksimi sonrasında davacının murisi ... 'a ve başka kişilere yapılan hisse satışı sonucunda yapılan harici taksimin bozulduğu, davacının annesi ... 'ın aldırılan 23.12.2020 tarihli bilirkişi raporuna göre taşınmazlarda tapu 14336 pay kabul edildiğinde 29 payının bulunmakta olduğu, bu payın daha evvel Halit Karademir tarafından tanzim olunan 3.3.1998 tarihli bilirkişi raporunda belirlenen 145/71680 oranında belirlenen pay ile de uyumlu olduğu, bu nedenle davacı ...'ın Gedikardı mevkiili tapu kaydında annesi ... adına kayıtlı hissesine ilişkin 1989/33 Esas sayılı davasının kabulüne karar verildiği, davacı ...' ın 1989/33 Esas sayılı dava ile birleşen 1989/34 Esas sayılı dava ile, 687 parsel sayılı taşınmazda murislerinin ... isimli kişiden karayolu kenarında yaklaşık 120 m² yüzölçümünde muayyen bir kısmının satın aldıkları iddiasıyla dava açmış olduğu, 687 parsel sayılı taşınmazın yaklaşık 100 m² yüzölçümündeki muayyen bir bölümünün 1970'li yıllarda davacının babası ... 'a haricen satılarak teslim edildiği, davacının anne ve babası o dönemde yurtdışında bulunduklarından taşınmazı tanık olarak dinlenen ... isimli akrabalarına bırakarak buradan ayrıldıkları, ...'ın taşınmazı davacının murisleri adına iki yıl süreyle işlediği, bu dönemde bir trafik kazasında davacının anne ve babası hayatlarını kaybettiğinden ... bu taşınmazı kullanmayı bıraktığı ve taşınmazın önceki sahibi davalı ... tarafından kullanılmaya başlandığı, ...'in satış bedeli olarak aldığı paranın bir kısmını davacının kardeşi ...'a geri verdiğini, bir kısmını da camilere verdiğini savunduğu, dinlenen bilirkişi ve tanıkların bir bölümünün de davalıyı doğruladıkları, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 13/1-b maddesi gereğince, tapuda kayıtlı olan bir taşınmazın harici satışı sonucunda mülkiyetinin intikali için taşınmazın zilyetliğinin 10 yıl süreyle çekişmesiz ve aralıksız olarak satın alan tarafta bulunmasının gerektiği, dinlenen bilirkişi ve tanık beyanları ile davacının dilekçesindeki anlatımına göre taşınmazın yaklaşık 2 yıl süreyle davacının murisi adına üçüncü bir kişinin zilyetliğinde kalmış olduğu, daha sonra zilyetlik taşınmazı satan ...'e geri döndüğü, böyle olunca 10 yıllık zilyetlik koşulu sağlanamadığından taşınmazın mülkiyetinin davacının murisine geçmediği ..." gerekçesiyle taşınmazlarda sadece davacının annesi ... 'ın kayden aldığı pay yönünden olmak üzere davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazlardan 687 parsel sayılı taşınmazın teknik bilirkişi 24.1.2020 tarihli raporuna ekli haritada A harfi ile gösterilen bölümüne yönelik olarak açtığı davanın reddine, temyize konu 687 parsel sayılı taşınmazın tespitinin iptaline, taşınmazın kadastro tutanağında yazılı nitelik ve miktar ile kararda yazılı hisseler oranında davalı ..., davalı ..., davacı-davalı ..., davacı ... mirasçıları, davacı ... mirasçıları ve davacı ... mirasçıları adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... ve davacı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 59,30'ar TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 556,10'ar TL nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 11.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog