Aramaya Dön

17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2024/51
Karar No
K. 2025/51
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

T.C.

İSTANBUL

17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)

ESAS NO: 2024/51 Esas
KARAR NO: 2025/51
DAVA: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 31/03/2023
KARAR TARİHİ: 06/02/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasındaki ticari ilişki kapsamında 250 ton Çin Menşeli pirincin müvekkil şirkete satışı konusunda anlaşma yapıldığını, davalı şirket ile yapılan anlaşmaya istinaden düzenlenen proforma faturalar ile satışa konu malın FOB (Free On Board: Gemiye Yükleninceye Değin Gidersiz) teslimi şeklinde anlaşmaya varıldığını, bu kapsamda Mersin Limanı'na kadar yapılması gereken taşıma ve gemiye yükleme işlemlerinin giderleri davalı borçlu tarafından karşılanması gerekirken ..sebebiyle davalı borçlu tarafından bu yükümlülük yerine getirilmediğini, bu durum karşısında müvekkili şirketin 3. kişilere karşı yükümlülüğünü zamanında yerine getirebilmek maksadıyla satıma konu malların taşınması masraflarını kendisi karşılamak zorunda kaldığını, müvekkili şirketin davalı borçlu tarafından yerine getirilmesi gereken yükümlülük yerine getirilmediği için toplamda 27.634,39 TL nakliye gideri ve gemiye yükleme masrafını ödediğini, müvekkili şirketin .... Noterliği'nin 13.12.2021 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesini davalı borçluya keşide ederek yansıtma faturalarının bedellerini ödenmesini konusunda ihtarda bulunduğunu, davalı borçlunun borcunu ödememesi üzerine borçlu hakkında .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını ve davalı borçluya ödeme emri tebliğ edildiğini, borçlu tarafından icra takibine haksız, mesnetsiz ve kötü niyetle itiraz edildiğini, buna karşılık davalı/borçlu tarafından icra dosyasına yaptığı itirazları karşısında davalı/borçlunun itirazının iptali ile takibin devamına, davaya konu alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalıya usulüne uygun olarak tebligat yapıldığı ancak cevap sunulmadığı anlaşılmıştır. Mahkememizde açılan işbu davanın .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/12/2023 tarih, ... sayılı görevsizlik kararı ile geldiği anlaşılmıştır.

Mahkememiz dosyasına sunulan 04/12/2024 tarihli bilirkişi raporunda; dava dosyası ve ekinde yer alan her türlü bilgi, belge, tüm deliller, davacı şirket ticari defterleri üzerinde yapılan incelemeler ve değerlendirmeler neticesinde; Davacı ... Grup Dış Tic. Ltd. Şti.’nin yapılan incelemede ticari defterlerinden 2021 ve 2022 yılına ait açılış-kapanış tasdiki zorunlu olan Yevmiye ve Defter-i Kebir Defterlerini e-defter olarak tuttuğu, Envanter Defterlerinin Açılış Noter Tasdiklerini zamanında yapıldığı, eksiksiz olduğunun görüldüğü, genel kabul görmüş muhasebe esas ve tekniğine uygun tutulduğu, ticari defterlerin HMK 222. maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu görüldüğü, davacı tarafın Davalı ... Ltd. Şti. ile ilgili olarak ... Müşteri Kodu ile ... Ltd. Şti Hesap adı ile Cari Hesap Kayıtlarına göre davacı şirketin Davalı ... Ltd.Şti.’den 27.634,89 TL alacaklı olduğunu, davalı şirketin Mahkemenin verdiği inceleme kararı üzerine 12/06/2024 günü mahkeme kaleminde yapılan incelemede hazır bulunmamış ve ticari defter incelemesi için beyanda bulunmadığı görüldüğü, davalı taraf/şirket ticari defterleri ile ilgili herhangi bir inceleme yapılamadığı, Mahkemenin 26/03/2024 tarihli duruşmasında “Davalının 2021-2022 yılı BA BS formlarının celbine” karar verildiği ve T.C. Gelir İdaresi Başkanlığı İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı ... Vergi Dairesi Müdürlüğü’nden 01.04.2024 tarihli yazı ile cevap verildiği görüldüğü, yazı ekinde verilen Ba/Bs formlarında davalı şirketin davacı şirket ... Grup Dış Tic. Ltd. Şti.’nin düzenlediği 3 faturayı kayıtlarına aldığı ve bağlı olduğu Vergi Dairesine BA Form kayıtlarından anlaşıldığı, FOB teslimin kararlaştırıldığı hususunda davacının yalnızca 24.11.2021 tarihine kadar geçerli olduğu kabul edilen proforma faturaya dayandığı, dosyaya ibraz edilmiş diğer belgelerin hiçbirinde FOB kaydının bulunmadığı, davacı vekilinin “Cut Off sebebiyle davalı borçlu tarafından bu yükümlülüğün yerine getirilmediğini” ileri sürdüğü ancak Cut-Off süresinin davalıya bildirimi ve gecikmenin davalıdan kaynaklandığını gösteren herhangi bir belgeyi dosyaya sunmadığı, davacının 13.12.2021 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname ile yansıtma faturalarının bedellerini ödenmesini konusunda ihtarda bulunduğu, bu belgede de faturanın proforma olduğunun beyan edildiği ve bu ihtarın da Cut-Off süresinden uygun bir süre önce davalıya gönderilmediği, dava dosyasına sunulan konşimentonun 15.12.2021 tarihli olduğu, davacı tarafın davalının uyuşmazlık konusu yükleme ücreti borçlusu olduğunu ispat edemediği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

Bilirkişi raporunda mahkememizce getirtilen Ba-Bs formları raporunda incelenmiş ve davacı tarafından sunulan hizmete ilişkin faturaların davalı yanca vergi dairesine bildirildiği görülmüştür. Bu haliyle bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, itirazın iptali davası olup uyuşmazlığın davalının edimini yerine getirmediği iddiası ile davacının davalıdan nakliye ve gemiye yükleme masrafını talep edip edemeyeceği, davacının talep edebileceği miktarın tespitinden ibaret olduğu anlaşılmıştır.

Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222.maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m.222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m.222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. 22/7/2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanunun 23 üncü maddesiyle, HMK m.222/3'de yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “DİĞER TARAFIN TİCARİ DEFTERLERİNİ İBRAZ ETMEMESİ” şeklinde değiştirilmiş, tarafların ticari defterlerini sunmaması hali de usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için yeterli görülmüştür.

Nitekim, ... Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi 2020/1170 Esas, 2020/1325 Karar sayılı ilamı ile şu şekilde değerlendirmelerde bulunulmuştur: "...Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır." demiştir.

Bu itibarla, yukarıda yer verilen ilam ve özellikle gerekçesi ile HMK 220/3.maddesi hükmü uyarınca usulüne uygun tebligata rağmen inceleme günü defterlerini ibraz etmeyen davalının ticari defterlerini ibrazdan kaçındığı anlaşılmakla; davacı şirketin ticari defterlerinin TTK 69 ve 213 sayılı Kanunun 216. md gereğince açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, usulüne uygun şekilde tutulduklarından TTK 85. ve HMK 222. maddesi gereğince sahibi olan davacı lehine delil niteliğine haiz olabileceği kanaati oluşmuş ve Mahkememizce davacının usulüne uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtlara itibar edilerek, aralarındaki alım-satıma konu hizmete karşılık takip tarihi itibariyle davalıdan 27.634,39 TL alacaklı olduğu , davalı tarafın davacının hizmet nedeniyle yolladığı faturalara süresinde itiraz etmediği, davalı tarafın defterlerini de ibrazdan kaçındığı , BS/BA formlarıyla vergi dairesine davalının davacıya ait 3 faturayı bildirimde bulunduğu anlaşıldığından ( İstanbul BAM 14 HD 2019/1807 Esas- 2022/108 Karar) davanın kabulüne, takibin aynı şartlarla devamına, itiraz haksız ve alacak likit olduğundan davacı lehine hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM

1.Davanın KABULÜ ile davalı yanın .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 27.634,39 TL asıl alacak üzerinden ve takip talebindeki diğer hal ve şartlar üzerinden devamına,

2.27.634,39 TL alacağın %20'si oranında hesaplanan 5.526,87 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3.Karar harcı olan 1.887,70 TL'den peşin alınan 471,93 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.415,77 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

4.Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan (677,43 TL ilk harç, 564,75 TL posta ücreti ve 12.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam) 13.242,18 TL'nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,

5.Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

6.Davacı vekili için takdir edilen 27.634,39 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,

7.Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.560,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

8.Bakiye gider avansının kesinleşmeye müteakip talep halinde taraflara iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı taraf yokluğunda, kesin olarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 06/02/2025 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog