16. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2023/1162 Esas
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 24/05/2023
NUMARASI: 2022/7 Esas, 2023/146 Karar
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan)
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... yazılımının tüm dünyada ve Türkiye'de de eser ve lisans hakkı sahibi olduğunu, davalı şirketin bilgisayarlarına izinsiz ve yasal olmayan şekilde dava konusu yazılımlarının yüklendiği ve bu bağlamda lisanssız yazılım kullanımının söz konusu olduğunun Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/360 D.iş sayılı dosyası ile bilirkişi marifetiyle delil tespiti yaptırıldığını, davalının müvekkilinin nezdinde satın almış olduğu iki adet ... ve 1 adet ... 2011 lisansı bulunmasına karşın mevcut lisanslı yazılımlara ek olarak 2 farklı bilgisayarda toplamda 2 adet lisanssız Solidworks Premium 2010 yazılım programlarını yükleyip kullandığını, müvekkilinin ciddi bir ticari kayba uğradığını ileri sürerek, FSEK m.22 ve m. 68 vd. uyarınca lisanssız çoğaltıldığı ve kullanıldığı tespit edilen tüm yazılımların FSEK m.68 uyarınca toplam bedellerinin üç katının tazminat tutarı olarak, şimdilik 343.182-TL maddi tazminatın 14/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetkili mahkemenin Bakırköy Mahkemeleri olduğunu, davacının MÖHUK m. 48 uyarıca teminat göstermek zorunda olduğunu, davanın haksız kazanç elde etme amaçlı ve mesnetsiz olduğunu, davacının tazminat talep etme hakkının delil tespiti başvuru tarihi ile iş bu huzurdaki dava tarihi gözetildiğinde de zamanaşımına uğradığını, açıklanan nedenlerle, öncelikle zaman aşımı ve yetki hususunda itirazlarını sunarak, haksız ve hukuki dayanağı olmayan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacının hak sahibi olduğu bilgisayar programlarının FSEK anlamında eser olup, koruma kapsamında olduğu, davalının herhangi bir lisans bedeli ödemeden bu programı işyerindeki iki adet bilgisayarda kullandıklarının tespit edildiği, programların emsaline göre haksız fiil tarihi itibarı ile kurulan yazılım yönünden lisans bedelinin 98.256,60-TL olduğu ve FSEK 68. md uyarınca talep edilen üç katı değerin talep edilebileceği, tespit olunan programların premium olmadığı, sunulan rapor ve ek raporun değişik iş dosyası ve ceza yargılaması dosyası ile uyumlu ve tutarlı tespitler içerdiği ve hükme esas alınabileceği, zararın haksız fiil tarihinde doğduğu ve zarar hesaplanırken de bu tarihin esas alınması gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile toplam 294.769,80-TL'nin 14/11/2018 tarihinden itibaren reeskont avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; "... ve ..." isimli bilgisayarlarda tespit edilen lisanssız ... yazılımlarının ... versiyon olduğunun açık ve net olduğunu, ancak bilirkişilerin bu iki lisanssız yazılımı "Standart" versiyon olarak belirterek bu versiyon üzerinden bir 9.000-Dolar (USD) rayiç bedel belirlemiş ve hesaplama yaptıklarını, delil tespit raporu üzerinde tekrar inceleme yapılarak yeni bir bilirkişi raporu düzenlemelerini talep etmiş olmalarına rağmen, haklı itirazları nazara alınmadan raporlardaki teknik olarak açıkça hatalı olan bu tespitlere göre karar tesis edilmesinin dosya kapsamına ve hukuka açıkça aykırı olduğunu, yazılımın dava tarihindeki değerinin esas alınması gerekirken, programının tespit tarihindeki değerinin dayanak alınarak rapor tanzim edilmesinin ve bu yoldaki itirazlarına konu olan rapor esas alınmak sureti ile karar tesis edilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; dava dilekçesindeki iddianın ... ve ... isimli bilgisayarlarda yazılımın premium programlarının lisansız kullanımına ilişkin olduğunu, 19/06/2022 tarihli teknik bilirkişi raporunda standart sürümü olduğunun tespit edildiğini, HMK m.26 hususu da gözetildiğinde davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, tazminat talebinin TBK 72.madde uyarınca zaman aşımına uğradığını, davaya konu bilgisayarların teknik özellikleri dava konusu programı çalıştırmaya elverişli olmadığını, ... isimli bilgisayarlarda yazılımın hiç kullanılmayıp yedek olduğunu, delil tespit raporunda lisansız yazılım kullanıldığına dair tespit bulunmadığını, bu çerçevedeki savunmaları dikkate alınmadan eksik inceleme ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere hükmedilen tazminatın ve faiz oranının fahiş olduğunu leri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, FSEK 68.maddesine dayalı tazminat talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davadan önce Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2018/360 D. İş sayılı dosyası ile yapılan delil tespit dosyasından alınan bilirkişi raporunda, "... ve ..." isimli bilgisayarlarda lisansız "..." programının çizim dosyaları mevcut şekilde kurulu ve çalışır durumda olduğunun tespit edildiği, delil tespit raporuna karşı beyanda bulunan davacı vekilinin, rapordaki lisansız programın standart sürüm olduğu tespitine karşı herhangi bir itirazda bulunmadığı, davacının hak sahibi olduğu bu bilgisayar programının FSEK anlamında eser olup, koruma kapsamında olduğu, davalının herhangi bir lisans bedeli ödemeden bu programı işyerindeki iki adet bilgisayarda kullandıklarının tespit edildiği, dava FSEK 68. maddesine dayalı olarak açılmış olduğundan, anılan hüküm uyarınca ihlal tarihinde sözleşme yapılsaydı ne kadar bedelle yapılacağı dikkate alınarak davacının alacağı tazminatın belirlenmesinin gerektiği, (Emsal Yargıtay 11.HD'nin 2010/12172 E- 2012/17196 K.sayılı kararı) bu nedenle programın rayiç bedelinin ihlal tarihine göre belirlenmesinde ve FSEK 68. md uyarınca talep edilen üç katı tutarında tazminata karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, mali hakların ihlali sebebiyle açılacak davaların FSEK 68.maddesi uyarınca farazi sözleşme ilişkisi kapsamında yaptırıma bağlanmış olduğundan, haksız fiil zamanaşımı değil,
TBK 146. maddesi gereğince 10 yıllık zamanaşımı süresinin geçerli olduğu, somut olayda zamanaşımının gerçekleşmediği, delil tespitinde davalı bilgisayarlarında kurulu lisansız programların çalışır şekilde olduğunun ve çizim dosyalarının mevcut olduğunun tespiti karşısında davalı tarafın; programların yedek olduğu, yazılımların kurulu olduğu bilgisayarların teknik özelliklerinin, dava konusu programı çalıştırmaya elverişli olmadığı şeklindeki iddialarının dinlenilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla, davacı vekili ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf taleplerinin ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir.