Esas No
E. 2023/3906
Karar No
K. 2025/1122
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

8. Hukuk Dairesi         2023/3906 E.  ,  2025/1122 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI: 2023/3 E., 2023/11 K.
HÜKÜM: Davanın reddine

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R

Kadastro sırasında, Ağrı ili Merkez ilçesi Yakınca köyü çalışma alanında bulunan 106 ada 106 ve 116 ada 107 parsel sayılı 31.046.90, 4.184,60 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar tapu kaydı nedeniyle Hazine adına; 106 ada 110 parsel sayılı 8.569,40 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise kamu orta malı niteliğinde mera olarak sınırlandırılmak suretiyle tespit edilmiştir.

Davacı ... dava dilekçesinde, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmış, yargılama sırasında 116 ada 107 parsel sayılı taşınmazla ilgili davasından feragat etmiştir. Birleşen dosya davacısı ... dava dilekçesinde, 116 ada 107 parsel sayılı taşınmaz hakkında irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Davalı ... vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "taşınmazın Hazine tapusunun oluşumundan evvel davacının babası lehine zilyetlikle kazanma şartlarının oluştuğu ve ölümüyle yapılan taksim sonucu davacıya düştüğü" gerekçesiyle davacı ... ’ın davasının reddine, davacı ...’ın davasının kabulüne, 106 ada 106 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline, 106 ada 110 parsel sayılı taşınmazın mera vasfıyla sınırlandırılarak özel siciline yazılmasına, 116 ada 107 parsel sayılı taşınmazın tespitinin iptali ile davacı ... adına tesciline karar verilmiş; hükmün, davacı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 2015/16783 Esas, 2017/8253 Karar sayılı kararıyla; "dava konusu 106 ada 106, 110 parsel sayılı taşınmazlar yönünden; dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı ... vekilinin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanmasına, dava konusu 116 ada 107 parsel sayılı taşınmaz yönünden; İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan araştırma ve incelemenin yeterli olmadığı belirtilerek öncelikle dava konusu taşınmaza komşu parsel tutanak, dayanak ve varsa kesinleşme şerhli mahkeme ilamlarının getirtilmesi, çevresinde mera parseli bulunup bulunmadığının belirlenmesi, ardından çekişmeli taşınmazı iyi bilen, davada yararı bulunmayan, elverdiğince yaşlı hem aynı, hem komşu köylerden seçilecek yerel bilirkişiler, tespit bilirkişilerinin tümü ve taraf tanıkları ile mahallinde yeniden keşif yapılarak, bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesinin ne olduğu, mera olup olmadığı, hangi tarihten beri ve ne şekilde, kim veya kimler tarafından kullanıldığı, kullanmanın ekonomik amaca uygun olup olmadığı, zilyetliğin nasıl intikal ettiği, belirtmelikte işgalci olarak adı geçen Bişar ’ın taşınmazla ilgisinin bulunup bulunmadığı, komşu parseller ile arada ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı gibi hususların tek tek sorulup saptanması, bilirkişi ve tanık sözlerinin komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmesi, beyanlar arasında doğabilecek çelişkilerin gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmesi, keşfe katılacak 3 kişilik zirai bilirkişi kurulundan, çekişmeli taşınmazın niteliğini bildiren, komşu parsellerle karşılaştırmalı biçimde çekişmeli taşınmazın toprak yapısı, eğimi, bitki deseni ve diğer yönlerden komşu parsellerden nasıl ayrıldığını açıklayan, taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş ayrıntılı rapor alınması, uzman fen bilirkişisinden ise, keşif ve uygulamaları denetlemeye elverişli, çekişmeli taşınmaz ile komşu parsellerinin konumlarını yan kesit krokisi ile gösteren, bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye olanak verecek şekilde ayrıntılı ve gerekçeli rapor ile krokinin alınması, dava konusu taşınmazın evveliyatının mera olmadığının tespit edilmesi halinde davalı ... tapusunun oluşum tarihi olan 1961 yılına kadar davacı lehine zilyetlikle edinme koşullarının oluşup oluşmadığı kesin olarak belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "çekişmeli taşınmaz üzerinde, taşınmaza revizyon gören ve toprak tevzii çalışması ile oluşan tapu kaydının oluşum tarihi olan 1961 yılından geriye doğru davacı ... lehine olmak üzere zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu" gerekçesiyle davacı ... 'ın davasının reddine, birleşen dosya davacısı ...'ın davasının kabulüne, çekişmeli 116 ada 107 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile tarla vasfıyla ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 13.12.2022 tarihli ve 2021/4527 Esas, 2022/10200 Karar sayılı kararıyla; "İlk Derece Mahkemesince varılan sonucun dosya kapsamına uygun düşmediği belirtilerek, davacı ..., çekişmeli taşınmazın babası ... 'dan intikal ettiğini ancak taksimen kendisine düştüğünü ve toprak tevzi çalışmalarından çok önce de taşınmazın kendisine ait olduğunu ileri sürerek taşınmazın adına tescil edilmesi istemiyle dava açtığı, mahkemece yapılan keşifte dinlenen kişiler, çekişmeli taşınmazın -UYAP üzerinden yapılan sorgulamada 2000 yılında vefat ettiği anlaşılan- babası ...'nin ölümünden sonra davacıya taksimen intikal ettiğini ifade ettiği, davacı babası ...'nin Toprak Tevzi tapusunun oluşumundan önceki taşınmaz üzerindeki zilyetliğine ilişkin beyanlarının duyuma dayalı olduğu gibi davacının taşınmaz üzerindeki zilyetliğinin başlamasına ilişkin anlatımlarının da tapu kaydının oluşum tarihinden sonrası döneme ilişkin olduğu, öte yandan, taşınmaza komşu parsellerde de gerçek kişiler adına tescil edilmiş herhangi bir taşınmazın da bulunmadığının belirlenmiş olması karşısında, ispat yükü üzerine düşen davacı ...'ın, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 46/1, 14 ve devamı maddelerinde sözü edilen zilyetlikle iktisap koşullarının lehine oluştuğunu ispatlayamadığının anlaşıldığı, hal böyle olunca; Mahkemece, davacı ...'ın ispatlanamayan davasının reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinin isabetsiz olduğu" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "davacının 3402 sayılı Kanun'un 46/1, 14 ve devamı maddelerinde sözü edilen zilyetlikle iktisap koşullarının lehine oluştuğunu ispatlayamadığı" gerekçesiyle birleşen dosya davacısı ...'ın davasının esastan reddine, 116 ada 107 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz edenden alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 13.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog