13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının eski çalışanlarından olan davalının 01.11.2017 tarihinde davacı şirkette “yazılım destek elemanı” olarak çalışmaya başladığı, davalının 30.11.2020 tarihinde istifa ederek davacı şirketten ayrıldığı, davalının davacı şirketten ayrıldıktan kısa bir süre sonra davacı ile aynı iştigal alanında faaliyet gösteren davacıya rakip dava dışı...İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’de (“...”) işe başladığı, davalının rakip ...’ta işe başlamasının ardından davacı müşterilerinden ...A.Ş. (“...”) ve ...A.Ş.’nin (“...”) davacı şirket ile çalışmayı bırakıp ... ile çalışmaya başladığı, davacı müşterilerinden ...’nın ve...’in rakip... ile çalışmaya başlamasının davalı ile yine davacı şirketten ayrılıp rakip ...’ta çalışmaya başlayan diğer 2 yazılım destek elemanının (... ve...) çalışmaları ile olduğu, davacı ile davalı arasında 01.06.2017 tarihinde akdedilen belirsiz süreli iş sözleşmesinin 7.6 maddesi uyarınca rekabet etmeme yükümlüğü bulunduğu, bu yükümlülüğün ihlali halinde davalının davacıdan aldığı en son aldığı brüt ücretin 12 katı tutarında tazminat ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği, davalının bu yükümlülüğünü ihlal ettiği ve son brüt maaşının 17.575,59 TL olduğu, davalının bu yükümlülüğünü ihlal etmesi ve dava dışı diğer 2 eski çalışanın (... ve ...) da katkısıyla... ve...şirketlerinin davacı ile iş ilişkisini sonlandırıp rakip ...’a geçmesi sonucunda davacının yıllık toplam 581.634,00 TL zarara uğradığı, davanın kabulüne, fazlaya dair hakların saklı kalarak dava tarihinde 1.000,00 TL tazminatın kabulü ile yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki dosyanın davacısının aynı olduğu ancak farklı bir işçiye karşı açılan Bakırköy ... ATM’nin E... sayılı dosyasında mahkemenin 01.12.2021 tarihli kararında iş sözleşmesi sona erdikten sonra açılan davalarda görevli mahkemenin İş Mahkemeleri olduğundan cihetle görevsizlik kararı verdiği, huzurdaki davada da yine iş sözleşmesinden kaynaklı olarak talep edilen cezai şart ile ilgili görevli mahkemenin İstanbul İş Mahkemeleri olduğu, davalının davacı nezdinde SGK kaydının 01.11.2017 tarihinde başladığı ancak taraflar arasındaki belirsiz süreli iş sözleşmesinin 01.06.2017 tarihinde akdedildiği ve dolayısıyla davalının bir süre sigortasız çalıştırıldığı ve davalının sigortasız çalıştırıldığı döneme ilişkin davacının haksız rekabet tazminat talep etmesinin mümkün olmadığı, davalının yazılım destek elemanı olarak çalıştığı, yazılımın oluşmasında veya gizli kodlarında etkisi ve bilgisi bulunmadığı gibi davalının bu bilgileri rakip bir işletmede kullandığı iddiasının da ispata muhtaç olduğu, davacı şirketin borsa aracı kurumlarında kullandığı “...” isimli yazılımının...alt yapısı kullandığı, davalının mevcut çalıştığı şirket olan...’un Microsoft alt yapısını kullandığı, müşterilerin (aracı kurumlar) teknolojik gelişmelere göre hizmet alınımı farklı şirketlerden kendi istekleri doğrultusunda gerçekleştirdikleri, davalının borsa aracı kurumlarında bir etkisi ve müşteri çekme şansı olmadığı, eğer böyle bir etkisi olsaydı kendi kazancını arttırmak adına kendi şirketini kurmayı düşünebileceği, davalının 1992 yılından bu yana sektörde yer alan şirketlerde çalıştığı ve davacı nezdinde muhtelif zamanlarda çalıştığını gösterir SGK kayıtlarının mevcut olduğu, sektörde borsa aracı kurumlarına hizmet veren 4-5 şirket olduğu ve dar bir çevresi olan sektörde davalının çalışabileceği şirket sayısının sınırlı olup davalının bir yazılım firmasından başka bir yazılım firmasına geçmesinin hayatın olağan akışına uygun olduğu, aracı kurumların bir veya birkaç işçi nedeni ile yazılım değiştirmelerinin sektörde karşılaşılan bir durum olmadığı, müşterilerden ...’nın sözleşmeyi feshe yönelik gönderdiği 14.07.2020 tarihli mailde fesih gerekçelerini ortaya koyduğu, davalının işten ayrıldığı tarihin 30.11.2020 olduğu ve müşteri kaybının davalının davacı yanında çalışmakta iken gerçekleştiği, müşterilerden ...’in davacı ile aralarındaki sözleşmeyi 16.11.2021 tarihinde feshettiği ve sözleşmenin feshini aralarındaki sözleşmenin 9.1. maddesine dayandırdığı, İntegral’in sözleşmeyi feshinin davalının işten ayrıldığı tarihten 1 sene sonra gerçekleştiği, her iki müşterinin de kaybına neden olarak davalının gösterilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, sözleşmede düzenlenen cezai şartın hukuken geçersiz ve fahiş miktarda olduğu, öncelikle davanın görevsizlik nedeniyle, aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davanın; rekabet yasağı ihlalinden kaynaklanan cezai şart alacağına olduğu görüldü.
Davacı vekilinin 03/02/2025 tarihli dilekçesi ile; dava konusu uyuşmazlığın taraflar arasında sulhen çözüldüğünü ve davadan feragat ettiklerini belirtmiş, 05/02/2025 tarihli celsede de beyanını tekrarlayarak feragat nedeni ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili Av...'in dosyaya sunulan vekaletnamesi incelendiğinde, davacı vekiline davadan feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır.
Davalı vekili 05/02/2025 tarihli celsede; feragat doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
"HMK MADDE 307- Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. MADDE 309- Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. (2) Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir." hükümleri uyarınca davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmiş, davacı vekili feragat dilekçesinde arabuluculuk ücreti haricinde davalıdan yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri olmadığını bildirmişse de yargılama davacı tarafın feragati nedeniyle sona erdiğinden arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Feragat nedeni ile davanın reddine,
2.Harçlar Kanunu 22. Maddesi uyarınca feragat ilk celseden sonra gerçekleştiğinden karar ve ilam harcının (615,40-TL'nin) 2/3'ü olan alınması gerekli 427,60-TL harcın, peşin alınan 59,30-TL harçtan mahsubu ile bakiye 368,30-TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26. maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3.Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4.Kendini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5.Yatırılan avanstan artan bakiyenin yatırana/vekiline iadesine, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/02/2025
Katip Hakim
(e-imzalıdır)
"Bu belge elektronik imza ile imzalanmış olup ayrıca ıslak imza uygulanmayacaktır"
"5070 sayılı yasanın 5. Ve 22. Maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."