36. Hukuk Dairesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi 2024/1355 Esas - 2025/386 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
36. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/1355
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/06/2024
NUMARASI : 2022/469 ESAS - 2024/486 KARAR
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonucunda mahkemece dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine dair verilen karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, zamanaşımına uğramış kambiyo senedinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, "HMK nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca mahkemenin görevine ilişkin dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine" dair verilen karara karşı, davacı, daha önce Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı davanın görevsizlik kararıyla Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verildiğini, bilahare yeni vekalet verdiği avukat tarafından dosyanın Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesinin talep edildiğini ve 2022/62 Esas sayılı dosyanın açıldığını, bu dosyanın da arabuluculuğa gidilmeden dava açıldığı için dava şartı yokluğundan aleyhine karar verildiğini ve bu dosya nedeniyle 5.100,00 TL karşı vekalet ve dosya masrafı ödediğini, avukatı tarafından arabuluculuğa gidildiğini ve yeniden dava açmak için masraf bedeli ödediğini ve eldeki davanın açıldığını, her iki mahkemede açılan dosyalar ve önceki icra dosyaları incelendiğinde haksız yere çok masraf yaptığını ve tüm deliller sunulsaydı bugüne kadar zaman kaybı olmayacağının anlaşılacağının görüldüğünü, yaşadığı bu olaylar nedeniyle hukuka, adalete inanmadığını ve güvenmediğini, dolandırıcıların duruşmaya getirtilmesini ve yüzlerine karşı ifade vermek istemesini belirtmesine rağmen mahkemenin bunu kabul etmediğini, dosyasıyla ilgili hangi mahkemenin yetkili olduğunun tespitini talep ettiğini ileri sürerek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davacının istinaf sebepleri ile HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni nedeniyle re'sen dikkate alınması gereken hususların incelenmesinde; 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 6. maddesi ve 6100 sayılı HMK 2. maddesi gereğince, genel görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Asliye ticaret mahkemeleri ise özel mahkeme niteliğindedir. 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 4. ve 5'inci maddelerinde ticari dava düzenlenmiş olup TTK'nın 4. maddesine göre bir davanın ticarî dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin tarafların her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesince bakılacağı yönünde bir düzenleme bulunması (mutlak ticari dava olması) gereklidir. Aynı Kanun'un 5'inci maddesinde ticari davaların asliye ticaret mahkemelerinde görüleceği ve asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişkinin de görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticarî iş sayılan işin, diğeri için de ticarî iş sayılması, davanın niteliğini ticarî hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticarî dava sayılan davalar haricinde, ticarî davayı ticarî iş esasına göre değil, ticarî işletme esasına göre belirlemiş olup işin ticarî nitelikte olması veya sayılması, davanın ticari dava olarak kabulü için yeterli değildir.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya bakıldığında; her ne kadar davalı tacir ise de Eskişehir Tapu Sicil Müdürlüğünün 17/10/2022 tarihli yazısında davacının kaydına rastlanılmadığının bildirildiği, ayrıca Eskişehir Vergi Dairesi Başkanlığının 21/10/2022 tarihli yazısında davacının yıllık gayrisafi hasılatının tacirlik için öngörülen hadlerin altında olduğu, faaliyetlerinin tacirlik boyutuna ulaşmadığı, davaya konu senedin de zamanaşımına uğramış olması nedeniyle kambiyo senedi vasfını yitirdiği, bu nedenle davanın niteliğine göre nispi ya da mutlak nitelikteki bir ticari dava söz konusu olmadığından, davada görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi değil, genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesidir. Açıklanan nedenlerle, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davacının istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1/b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2.Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye187,80 TL istinaf karar ve ilam harcının davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
3.İstinaf yargılama giderlerinin istinaf kanun yoluna başvuran davacı üzerinde bırakılmasına,
4.İstinaf kararının yerel mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 06/03/2025 tarihinde, oybirliği ile kesin olarak karar verildi. Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...