4. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/4103
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 21/09/2023
NUMARASI: 2021/614 Esas - 2023/642 Karar
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Rücuen Tazminat)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/03/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalıların içerik sağlayıcı oldukları www.medyaradar.com internet sitesinde ilk olarak 01.07.2019 günü www...com/ www...com.tr www...com.tr internet sitesinde; https://..com... edilen gerçek dışı ve iftira niteliği taşıyan açıklamalar ile müvekkili Şirketlerin ticari itibarı zedelendiği ve kişilik hakları ağır bir surette ihlal edildiğinden, Türk Medeni Kanunu’nun 25. ve Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddeleri gereğince Müvekkil ... Ticaret A.Ş. lehine 500.000 TL, müvekkil ... A.Ş. lehine 500.000 TL olmak üzere toplam 1.000.000 TL manevi tazminatın yayın tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. ..., ..., ... Basın ve Yayıncılık A.Ş vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesinde; Müvekkillerinden ...'nun ... Gazetesi internet sitesinin sorumlu müdürü, ...'nun ise sitenin genel yayın yönetmeni olduğunu, her iki müvekkilinin de yayınlanan haberden ötürü herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, bu sebeple her iki müvekkili hakkında husumet itirazlarının bulunduğunu, haberin kişilik haklarını ihlal ettiği iddiasının mesnetsiz olduğunu, davacı tarafından yapılan açıklamanın internet sitesinde yayınlandığını, içeriğin alenileşmiş haber niteliğinde olduğunu, haber verme hakkının unsurlarının gerçekleşmiş olduğunu, haberin basın özgürlüğü kapsamında olduğunu, manevi tazminat koşullarının oluşmadığını, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu bildirerek; davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. ... sunmuş olduğu cevap dilekçesinde; Davalı müvekkilinin içerik sağlayıcı sıfatına haiz olmadıklarından bu davanın müvekkiline yöneltilmesinin mümkün olmadığını, husumet itirazlarının bulunduğunu, aktif husumet yokluğu sebebiyle davacı ... A.Ş açısından davanın reddi gerektiğini, diğer davalılar açısından da davanın tefriki gerektiğini, yayınlanan haberin usul ve yasaya uygun olup basın özgürlüğü kapsamında korunması gerektiğini, haberin görünen gerçeğe uygun olduğunu, haberde kişilik haklarına saldırı bulunmadığını, haberin yapılmasında kamu yararı bulunduğunu, pay değeri ve işlem hacmindeki değişiklikler ile haber arasında illiyet bağı olmadığını bildirerek; aktif ve pasif husumet yönünden davanın reddine, davanın esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; "Davalılar tarafından " ...", "...", "..." gibi haberlerin Anayasa'nın 26. Ve 27.maddelerinde yer alan ifade özgürlüğü kapsamında kaldığı, yapılan haberlerin kamuoyunu ilgilendirecek nitelikte bulunduğu, hukuka uygunluk içerisinde her zaman haber konusu yapılacak düzeyde gerçeğe uygun ve eleştirisel boyutta olduğu, davacıların onur ve saygınlığını ve ticari itibarlarını zedeleyecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından ..., ... Basın ve Yayıncılık a.Ş ... hakkında davanın Esastan Reddine, ..., ..., ..., ... hakkındaki davanın husumetten reddine " karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacılar vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; Dava konusu haberlerin gerçek olmadığını, ifadelerin müvekkilinin itibarına zarar verir mahiyette olduğunu, tazminat koşullarının bulunduğunu ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; Basın yoluyla kişilik haklarının ihlalinden kaynaklanan tazminat davasıdır. Dava konusu haberler bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Güncel olan konuların gazetecilik tekniği gereği okuyucunun ilgisini çekmesi için çarpıcı başlıklara yer verilerek iddia olarak aktarıldığı, O anda ve görünürde var olup da sonradan gerçek olmadığı anlaşılan olayların yayınından basının sorumlu tutulmayacağı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf talebi yerinde görülmemiştir. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacılar vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.