Esas No
E. 2022/461
Karar No
K. 2025/296
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/461

KARAR NO: 2025/296

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 25/11/2021

NUMARASI: 2018/1047 Esas - 2021/1277 Karar

DAVA: Maddi ve Manevi Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/02/2025

Davanın kısmen kabulü-reddine ilişkin kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA:

Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı arasında varılan anlaşma neticesinde Söke/Aydın'da emlak ofisi açmak için 01/05/2018 tarihli "... Gayrimenkul Franchise Hizmetleri Kiralama Sözleşmesi"nin müvekkili şirkete imzalatıldığını, müvekkili şirketin edimlerini eksiksiz yerine getirmesine rağmen davalının müvekkilinin internet sitesine üyelik kaydını yapmadığını ve sisteme giriş belgesi vermediğini;davalıya gönderilen 16/07/2018 tarihli ihtara karşı 24/04/2018 tarihli cevabi ihtarında franchise sözleşmesi imzalanmadığı, sadece görüşmelerin olduğunu bildirdiğini; müvekkili şirketin davalının talebi üzerine 09/04/2018 tarihinde 8.147.80-TL franchise kaporası, 13/04/2018 tarihinde 13.001,68-USD franchise bedelini ödediğini; ayrıca sözleşmenin uygulanacağı inancıyla ofis için tadilatlar yapıldığını, araç gereç ve malzemeler aldığını; ayrıca işyerine emlak ofisi tabelasını asarak ve kutlamayla fiili olarak açtığını, ancak yetki verilmediğinden gelen müşterilerine hizmet veremediğini, davacı ...'ın Söke'de adının dolandırıcıya çıktığını, müvekkillerinin bu olay nedeniyle itibarını yitirdiğini ileri sürerek, 8.147,80-TL franchise kaparo bedelinin 09/04/2018' tarihinden itibaren,13.001,68-USD franchise bedelinin 13/04/2018'tarihinden itibaren , 153.644,77-TL masrafların dava tarihinden itibaren avans faizi işletilerek müvekkili şirkete; 200.000-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsili ile müvekkili ...'a verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, taraflar arasında sözleşme imzalanmadığını, davalının sözleşme için müvekkiline başvurduğunu ancak görüşmelerin olumsuz sonuçlandığını, bu kapsamda müvekkilinin kusuru olmadığını; tam tersine davalının kusuru sebebiyle sözleşmenin imzalanmadığını, buna göre davalı ...'ın Söke'deki diğer franchise ofis sahibi ...'i ofisi belli bir miktar karşılığında kendisine bırakması için tehdit ettiğinin müvekkili şirket bölge müdürüne ... tarafından bildirildiğini, arada başkaca ailevi meselelerin bulunduğunu, bunun üzerine bölge müdürünün davacı Barış'la yaptığını görüşmede davacının, ofis açmaktaki amacının ilçedeki diğer ofisi bitirmek ve ofis sahibini Söke'den göndermek olduğunu beyan ettiğini, bunun üzerine araştırmanın derinleştirildiğini; davalının, mevcut ofisin (işlemleri sebebiyle kendisinden memnuniyet duyulmayan) eski bir çalışanını yanına alarak mevcut ofis çalışanlarını tehdit ettiğini, sözleşme görüşmeleri olumsuz sonuçlanmasına rağmen sosyal medyada mevcut ofisinin uhdesindeki yerleri sanki emlak ofisini açmış ve kendi portföylerindeymiş gibi tanıtım-işlemler yaptıklarını; davalıların kusurlu bu eylemleri sebebiyle sözleşmenin kurulmamasına sebebiyet verdiklerinden sözleşme öncesi sorumluluk kapsamında bir taleplerinin olmayacağını ve aynı kapsamda manevi tazminat şartlarının da bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, taraflar arasında davacı şirketin emlak ofisi açabilmesi için sözleşme görüşmeleri yapıldığı, ancak sözleşmenin kurulmadığı, bu kapsamda davacının davalıya yaptığı ödemeleri geri isteyebileceği, ofis açmak için yaptığı masraflardan da sözleşme yerine gelmediğinden davacı şirketin mevcut ticari hayatında istifade edemeyeceği ve ofis açmak için yapılması gerekli olmayan mahiyetteki 15.340-TL tabela ve 600-TL t-shirt masraflarını isteyebileceği, diğer masraf kalemlerini isteyemeyeceği; davacının manevi zarara uğradığını ispat edemediği gerekçesiyle, maddi tazminat istemi yönünden davanın kabulü ile 8.147,80-TL franchise kaporasının bedelinin ödeme tarihi olan 09/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi işletilerek, 13.001,68-USD franchise bedelinin 13/04/2018 tarihinden itibaren 3095 sk 4/a maddesine göre işleyecek faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 15.940-TL ofis yenileme (baskılı T-shirt + tabela) bedelinin dava tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalıdan alınarak davacılara verilmesine; manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili, davaya konu masrafların ve satın alınan eşyaların kullanıldığı gibi bir iddianın dava dosyasında bulunmadığını, ispat edilemediğini, bu nedenle ek bilirkişi raporundaki 153.644,77-TL'nin davacıya ödenmesinin gerektiğini; müvekkilinin her aşamada davalının talimatlara göre hareket ettiğini, dükkanın davalının istediği şekilde dizayn edildiğini; yaşanan olaylardan sonra müvekkilinin emlak işini bıraktığını ve farklı iş kolu olan inşaat sektörüne geçmek durumunda kaldığını, ticari itibarının emlakçılıkta devam edemeyeceği şekilde yıprandığını,müvekkilinin davullu zurnalı iş yeri açılışından sonra o işi yapamamasının Söke gibi küçük bir yerde alay konusu olduğunu; uydu alıcılı ...'nin ve davalının markasını taşıyan tişörtlerin işine yaramayacağını, standartlara uymak için davalının istediği renk ve nitelikte fahiş fiyatlı mobilyaları 25.001,84-TL'ye satın almak zorunda kaldığını, sonrasında yapmaya başladığı inşaat işinde o mobilyalara gerek olmadığını; müvekkilinin İstanbul'a çağrılıp pasta kokteyl eşliğinde bayi kutlaması yapılmasından sonra sözleşmenin imzalanmadığının söylendiğini, bunun tek başına ağır bir hakaret olduğunu, müvekkilinin çocuk olmadığını, ticari hayatta kendisine olan güvenin kaybolduğunu, itibarını yavaş yavaş kazanmaya çalıştığını; ticari hayatın gelenekleri gözetildiğinde davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek,kararın redde ilişkin kısımlarının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, taraflar arasındaki sözleşme öncesi görüşmelerde verilen güvenin boşa çıkmasına dayalı olarak, davacı tarafın uğradığı maddi ve manevi zararın davalıdan tazmini istemine ilişkindir. Yargıtay HGK’nın 2012/13-1220 E., 2013/239 K. Sayılı ve 13/02/2013 tarihli ilamında ifade edildiği üzere, toplumsal hayatın hızla gelişmesi sonucu ortaya çıkan bazı hukuki sorunların çözümünü, klasik borç doğurucu sorumluluk kaynakları olarak nitelendirilen haksız fiil, sözleşme ve sebepsiz zenginleşme içerisinde bulabilmesi her zaman mümkün değildir. ..yeni belirlenen sorumluluk türlerinden olan sözleşme görüşmelerinden doğan sorumluluk (culpa in contrahendo), sözleşme görüşmeleri sırasında taraflardan birinin diğerine dürüstlük kuralına aykırı davranması nedeniyle ortaya çıkan sorumluluk olarak tanımlanabilir. Zira sözleşme görüşmelerine başlanmakla taraflar arasında hukuki ilişki, başka bir deyişle bir güven ilişkisi meydana gelmektedir. Bu güven ilişkisi, TMK'nın 2. maddesinde ifade bulan dürüstlük kuralı uyarınca belli ölçüde karşı tarafın çıkarlarını gözetme, böylece bildirim, aydınlatma, boş yere güven vermeme, güveni boşa çıkarmama gibi birtakım özen yükümlülükleri doğurmaktadır. Bu özen yükümlülüklerine aykırılığa da sözleşmeden kaynaklanan borca aykırılığa ilişkin hükümler uygulanmaktadır.

Davacı vekili, emlak simsarlığı faaliyeti hususunda franchise verilmesine ilişkin sözleşmenin müvekkilince imzalanmasına rağmen davalı tarafından imzalanmadığı, davalı tarafından müvekkilinde sözleşmenin kurulacağına ilişkin oluşturulan güvene ve dürüstlük kuralına aykırı olarak, sözleşme görüşmelerine son verilmesi nedeniyle sözleşmeye uygun olarak müvekkilinin ofisi hazırlamasına ve hatta açılış yapmasına rağmen sözleşme imzalanmadığından ve davalının iş altyapısının açılmaması nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararının sözleşme görüşmelerinden doğan sorumluluk (Culpa İn Contrahendo sorumluluğu) kapsamında tazminini talep etmektedir.Somut olayda davacı şirket söz konusu emlak simsarlık ofisini açmak için yaptığı masraf belgeleri-faturaları sunmuş, davacı toplam 153.645,80-TL harcama yaptığını ileri sürmüştür. Söz konusu belgeler ve davacının defterleri bilirkişi heyeti tarafından incelenmiştir. Mahkemece bu harcamalardan 600-TL davalı şirket markasının basılı olduğu tişörtlerin ve 15.340-TL davalı şirketin markasının yazılı olduğu dükkan tabelası masrafı olmak üzere, toplam 15.940-TL masrafın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Davacı diğer masrafların da tazmini gerektiğini ileri sürmüştür.Diğer masraflara bakıldığında, faturası okunamamakla birlikte davacının ticari defterlerine göre 77.814-TL'nin ... marka araç alımı, 25.004,84-TL ofis mobilyaları ve geri kalan bedelin de dükkan tadilatı, bilgisayar, tv, uydu alıcı ve güvenlik sistemine ilişkin harcamalardır.Bu harcamaların tamamı sadece davalı ile yapılacak işe özgü harcamalar değildir.Her koşulda kullanılabilecek emtianın satın alınması nedeniyle davacı zarara uğradığını ileri süremez.Bu kalemlere ilişkin talebin reddinde isabetsizlik görülmemiştir.Manevi tazminat talebinde bulunabilmek için, hukuka aykırı bir fiil neticesinde kişilik hakları ihlal edilen kişinin bu fiilden dolayı manevi bir zarara uğraması ve fiil ile zarar arasında uygun illiyet bağı bulunması gerekir.Sözleşme görüşmeleri davacı Barış'ın diğer ofis sahibi ile olan ilişkileri incelenmekte iken olayı tahkik eden bölge müdürüne beyanları etken olmuş görünmektedir.Bir başka deyişle ; davacı şirketin sözleşmeden mahrum kalmasının sebebi şirket yetkilisinin eylemleridir. Bu halde davacı ...'ın manevi zarara uğradığını,küçük düştüğünü ileri sürerek davalıdan manevi tazminat talep hakkı yoktur. Sözleşme görüşmelerinin sona ermesinde davalıya kusur atfedilemediğinden davacı tanıklarının dinlenmemesi sonuca etkili hata olarak değerlendirlmemiştir.Açıklanan nedenlerle, mahkemece maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddine ilişkin kararda isabetsizlik bulunmadığından davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile kalan 556,10-TL harcın davacılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacılar tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 27/02/2025

Karar Etiketleri
REDDİNE ISTINAFHUKUK HUKUK Borçlar Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu HMK md.362 HMK md.353
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog