Esas No
E. 2022/1039
Karar No
K. 2025/239
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk
T. C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.

HUKUK DAİRESİ 2022/1039 Esas - 2025/239 Karar

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2022/1039
KARAR NO: 2025/239

TÜRK MİLLETİ ADINA

KARAR

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 09/03/2022

NUMARASI : 2020/496 Esas 2022/171 Karar

DAVA: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 16/10/2020
KARAR TARİHİ: 13/03/2025

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 13/03/2025

Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın Çankaya Şubesi ile davalı borçlu ... Maden İnşaat Turizm Tarım İç Ve Dış Tic. Ltd. Şti. arasında genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmeleri imzalandığı ve imzalanan sözleşmelere istinaden krediler kullandırıldığını, davalıya ihtarname gönderilmişse de borcun ödenmediği, bunun üzerine borçlarının teminatında yer alan, müvekkili bankaya rehinli araçlar hakkında Ankara 13. İcra Müdürlüğü'nün 2020/245 Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan rehinin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı üzerinde durduğunu iddia ederek davalının haksız itirazının iptaliyle, takibin devamına, icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Ankara 13. İcra Müdürlüğü'nün 2019/245 Esas sayılı dosyasında mevcut takip talebi ile ödeme emrinde müvekkillerden (dava dışı tutulan) ...'nın borçlu olarak gösterilmemiş olmasına karşılık; müvekkili ... adına kayıtlı olan ... plakalı rehinli taşıtm da rehin takibine dahil edildiği; dava dilekçesi incelendiğinde; davacı tarafın, müvekkil ... adına kayıtlı ... plakalı taşıt hakkında talebi olmadığına dair bir beyanı da bulunmadığından; davacı tarafın huzurdaki dava ile takibe konu 3 adet rehinli taşıtın hepsi için itirazın iptaline karar verilmesi talebinde bulunduğunun anlaşıldığını, bu durumda huzardaki davada müvekkili ... yönünden karar verilemeyecek olmakla birlikte, sayın Mahkemece verilecek kararın; rehin takibine konu olan müvekkili ... adına kayıtlı bulunan ... plakalı taşıt için de hüküm ifa edeceğini, davacı tarafın itirazları üzerine takibin durmasından sonra dava dışı müvekkili ... adına kayıtlı ... plakalı rehinli taşıt hakkında Ankara 10. İcra Müdürlüğü'nün 2020/9049 Esas sayılı dosyasından yeni bir rehin takibi de başlattığı, söz konusu takibe yaptıkları itiraz üzerine bu takibin de durdurulmasına karar verildiğini, davacı tarafın usul ve yasaya aykırı şekilde başlatmış olduğu rehin takibine vaki itirazlarının iptali için, takip talebi ve ödeme emrindeki yanlışlığı gidermeden huzurdaki davayı açmasında bu aşamada hukuki yararı bulunmadığını, müvekkillerinin takip alacaklısına belirtildiği şekilde bir borcu bulunmadığı, sözleşme imzalarına itiraz ettiklerini, ayrıca bir an için ortada gerçek bir sözleşme olsa dahi bankanın kredi sözleşmesinin başlı başına borcun varlığı anlamına gelmediğini, alacaklının alacağını ve bu alacağın aynı zamanda muaccel olduğunu ispat etmesi gerektiğini, müvekkil şirket ile davacı arasında çok sayıda ve birbirinden farklı miktarlarda, teminatlı ve teminatsız olacak şekilde kredi sözleşmeleri imzalandığını, davacı banka ile müvekkilleri arasında çok sayıda kredi ilişkisi kurulmuş olmakla, 26.10.2016 tarihinde 4238-0323370 referans numarası ile kullandırılan 300.000,00 TL miktarlı ipotek ve rehin teminatlı kredi için müvekkili şirketin maliki olduğu araçlar ile dava dışı müvekkili ... adına kayıtlı olan taşınmaz ile araç üzerine rehin ve ipotek tesis edildiğini, bu kredi dışında kullandırılan krediler için müvekkilleri tarafından davacı bankaya verilmiş bulunan ipotek ve/veya rehin bulunmadığını, 4238-0323370 referans numaralı ipotek ve rehin teminatlı kredinin borçlarının ödemesi devam ederken, müvekkili şirkete 04.04.2017 tarihinde 4238-0329977 referans numarası ile 800.000,00 TL miktarlı Taksit Ödemeli Orta Vadeli Kefalet Mukabili Kredi isimli KGF teminatlı kredi kullandırıldığını, ipotek ve rehin teminatlı olan 4238-0323370 referans numaralı kredi borcu kapatıldıktan sonra, eş zamanlı olarak taksit ödemesi ayrıca devam eden 4238-0329977 referans numaralı KGF teminatlı krediye ait borcun yarısından fazla taksiti ödendikten sonra taksit ödemelerinde gecikmeler yaşanması üzerine, davacı tarafla müvekkili şirket, ... ve ... arasında 2019 yılında KGF teminatlı yeni bir kredi sözleşmesi imzalandığı ve müvekkili şirkete daha önce kullandırılan ancak ipotek ve rehin teminatı kapsamında bulunmayan tüm diğer kredi borçları ile 04.04.2017 tarihinde kullandırılan 800.000,00 TL miktarlı KGF teminatlı krediye ait bakiye borçların, yeni kullandırılan KGF teminatlı kredi ile kapatıldığını, ancak imzalanan 2019 tarihli yeni KGF teminatlı kredi sözleşmesine huzurdaki davaya ve icra takibine konu olabilecek rehin teminatının verilmediğini, davacı tarafça müvekkillerine gönderilmiş bulunan ve itiraz ettikleri hesap kat ihtarnamesinde belirtildiğinin aksine ortada rehin takibine konu olabilecek birbirinden farklı 3 adet taksitli ticari kredi bulunmadığı, bu hususun bizzat alacaklı tarafça kredi borçlarının takip talebinde kül şeklinde (570.073,95 TL asıl alacak olarak) talep edilmesiyle kabul edildiği, ortada ticari kredi kapsamında tek bir kredi borcu bulunmadığı ve bu kredinin de KGF teminatlı kredi olduğunu, ancak müvekkili ...'nın KGF teminatlı kredi ilişkisinin tarafı olmadığı, KGF teminatlı kredi sözleşmesinde imzası bulunmadığı ve taşıtını da bu kredinin teminatına rehin olarak vermediği, belirtilen nedenle taksitli ticari kredi borçları için müvekkili ...'nın sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, davacı bankanın huzurdaki davaya konu icra takibine ve dava dosyasına, takibe dayanak olduğunu belirttiği 00352063 referans numaralı KGF teminatlı krediye ait tüm müvekkillerinin imzasının bulunduğu sözleşmeyi sunmadığını, belirttikleri şekilde müvekkili ...'nın KGF teminatlı sözleşmede imzası bulunmadığını, ayrıca Yargıtay'ın yerleşik kararlarında sadece kredi borçlusu asilin kendi imzasının bulunduğu temel bankacılık hizmetleri sözleşmesi uyarınca tesis edilen çek karnesi, cari hesap KMH vb. borçlarından kefilin sorumlu olabilmesi için, bu borçların kefalet tarihinde belirlenebilir olması gerektiği, dolayısıyla ...'nın, imzası ya da kefaletinin bulunmadığı kredi borçlusu şirketin Cari Hesap ve KMH riskinin kaynağı olan Temel Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesinden kaynaklanan borçlarından sorumlu tutulamaya çalışılmasının hukuka aykırı olduğunu, aynı zamanda 2019 yılında kullandırılan KGF teminatlı kredi sözleşmesine faiz oranı mevzuata aykırı şekilde 9618 yerine 9632 olarak yazıldığı, bunun nedeninin ödemelerinde gecikme yaşanan ilk KGF teminatlı kredinin yapılandırılmasının 2018 yılı içinde banka tarafından talep edildiğini, ancak davacı banka tarafından 2018 yılındaki mevzuat gereği faiz oranının %18 olması ve 6 ay ödemesiz olması gereken yeni tarihli KGF kredisinin, davacı tarafça yapılan hileli işlemler neticesinde mevzuata uygun şekilde borçlunun yararma olacak şekilde yapılandırılmadığını ve 32 gibi fahiş bir faiz oranı üzerinden kredi kullandırıldığını, bu nedenle de müvekkillerinin talep edildiği şekilde bir faiz borcu bulunmadığını, aynı zamanda faize faiz yürütülerek müvekkillerinin borcunun da ağırlaştırıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davacı bankanın kredi garanti fonu destekli taksitli ticari kredi, ticari kredili mevduat kredisi ve borçlu cari krediyi davalı şirkete kullandırdığı, teminat olarak da yukarıda belirtilen araçları rehin olarak aldığı, borcun ihtara rağmen ödenmemesi üzerine bir kısım alacak için rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığı, davacının kredi garanti fonu destekli kredilerin ödenmemesi halinde takip başlatabileceği ve ayrıca kredi garanti fonu tarafından yapılan kısmi ödemelerin alacaktan düşülmeden takibe devam edilebileceği, takip tarihi itibariyle de bilirkişi raporuna göre alacak miktarının belirlendiği gerekçeleriyle davanın kabulüne, ..., ... plaka sayılı araçlarla ilgili menkul rehnin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan takiple sınırlı olmak kaydıyla davalının taksitli krediden kaynaklı 412.294,42 TL asıl alacak, 80.521,45 TL kredili mevduat, 19.733,13 TL borçlu cari hesaptan kaynaklı toplam 512.549,00 TL'ye yaptığı itirazın iptaline, takip tarihinden itibaren taksitli ticari krediden kaynaklı alacağa yıllık %48, ticari kredili mevduat hesabından kaynaklı kısmına yıllık %20,40 (TC Merkez Bankası tarafından ilan edilen faizlerin değişmesi halinde yıllık %20,40'ı geçmemek üzere değişen oranlarda) borçlu cari hesaptan kaynaklanan alacağa yıllık %48 oranlarında faiz yürütülmesine, %20 inkar tazminatı olarak hesaplanan 102.509,80 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu kredilere ait ödeme tablolarında müvekkili şirket ile dava dışı ..., ... ve ...'nın borçlu ve kefil olarak imzaları yer almakla birlikte; müvekkili şirketin takibe konu edilmiş bulunan KGF teminatlı iki kredinin teminatına rehin teminatı vermiş olduğuna dair herhangi bir kayıt bulunmadığı gibi söz konusu ödeme tablolarında KGF teminatlı kredinin herhangi bir genel kredi sözleşmesine bağlanmış olduğunda dair bir kayıt da bulunmadığını ve ilgili kısmın boş bırakıldığını, bu hususun takibe konu edilen KGF teminatlı taksitli ticari kredinin müvekkili ile davacı banka arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinte bağımsız olduğunu, taraflar arasında yeni ve farklı bir kredi ilişkisinin meydana getirilmiş olduğunu gösterdiğini, genel kredi sözleşmesine bağlı olarak kullandırılan takip ve dava dışı taksitli ticari kredilerin teminatına verilen rehinli taşıtlarla ilgili kredi borcu ödenerek kapatılmış olup; rehinli taşıtların genel kredi sözleşmesinden bağımsız şekilde yeni kullandırılan KGF teminatlı kredinin teminatına alınmamış olduğundan; bu husustaki beyan ve itirazları dikkate alınmadan düzenlenen bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm tesis edildiğini, 4238-0329977 referans numaralı ve 438-0352063 referans numaralı KGF teminatlı kredilere ait sözleşmelerde ve ayrıca yapılandırma sonrası kullandırılan 4238-352084 ve 4238-352090 referans numaralı taksitli ticari krediler ile yeni açıldığı tespit edilen ticari KMH hesabından kaynaklanan riskin teminatına rehin teminatı verildiğine dair yazılı bir talimat ya da talebi bulunmadığından, müvekkili şirket adına kayıtlı ve kredi borcu ödenerek kapatılmış olan başka kredi ilişkisinin teminatına verilmiş bulunan taşıtların, KGF teminatlı kredinin teminatında sayılması hukuken mümkün bulunmadığını, ortada yeni ve farklı bir kredi ilişkisi olduğunun tartışmasız olduğunu, müvekkili şirketin KGF teminatlı kredinin yapılandırılması hususunda talebi bulunmasına karşılık, yapılandırma sonrası yeni tesis edildiği anlaşılan ve KGF teminatlı kredi riski ile işleyecek faiz oranları birbirinden farklı olmasına rağmen tek bir krediymişçesine takibe konu edilmiş bulunan (takip talebi A bendi) 4238-352084 ve 4238-352090 referans numaralı taksitli ticari krediler yönünden, müvekkili şirketin yapılandırma dışında bu iki taksitli ticari kredinin kullandırılması yönünde talimatı ya da onayı bulunmadığı gibi, bu kredilerle ilgili sözleşmelerin de dosyada bulunmadığını, faiz oranları farklı olan bu kredilerin tek bir krediymişçesine talep edilmesi hukuken mümkün olmamasına rağmen bu husustaki itirazları hiçbir surette dikkate alınmadan karar verilmiş olması hukuka aykırı olduğunu, aynı zamanda bu iki taksitli ticari krediye ait müvekkillerin imzasını içermek durumunda olan taksit ödeme tabloları ile kredi tebliğ mektuplarının da dosyada bulunmadığını ve bu belgelerin varlığının dahi araştırılmadığını, müvekkili şirketin KGF teminatlı kredinin yapılandırılması dışında ayrıca yeni ve farklı bir ticari kredili mevduat hesabı açılması/kullandırılması yönünde talep ve talimatı da olmamasına ve bu husustaki itirazlarımıza rağmen ilgili sözleşmelerin dosyaya kazandırılmadan karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğunu, temel bankacılık hizmetleri sözleşmesinden kaynaklı cari hesap borcu için rehinli taşıtlar hakkında işlem yapılmasının da hukuka aykırı olduğunu, bu konudaki itirazlarının da hiçbir surette değerlendirilmeden karar verildiğini, KGF tarafından davacı bankaya yapılan ödemeler dikkate alınmadan hüküm verilmiş olmasının da usulsüz olduğunu, bilirkişi raporunda yapılan hatalı hesaplamalarla ilgili itirazları açıklığa kavuşturulmadan hüküm verilmiş olmasının da usul ve yasaya aykırı olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacı ile rehinin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan icra takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi, hesap kat ihtarnamesi, hesap ekstreleri, taşıt rehini sözleşmeleri, icra dosyası ve sair deliller dosya arasında mevcuttur.

Ankara 13. İcra Müdürlüğü'nün 2020/245 esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı şirkete karşı toplam 775.753,47 TL alacaktan, şimdilik 512.549,00 TL asıl alacağın tahsili amacıyla rehinin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan ilamsız icra takibinin davalı borçlu vekilinin yasal süresi içerisinde borca ve fer'ilerinin itiraz etmesi üzerine durdurulduğu, eldeki itirazın iptali davasının İİK.nun 67.maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmüştür.

05/08/2021 tarihli kök ve 10/12/2021 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; davacı bankanın Çankaya Şubesi ile davalı ... Maden İnş. Tur. Tarım İç ve Dış Tic, Ltd. Şti. arasında imzalanan genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesi ile limit artırımları raporun önceki bölümlerinde Tablo: 1'de gösterilmiş olup, mevcut belgelere göre kredilerin bu sözleşme ve limit artırımlarına istinaden kullandırılmış olduğu, belirtilen hususların yanısıra, davalı şirket asıl borçlu olduğundan, taraflar arasında imzalanmış bir Sözleşme olmasa dahi, krediyi kullanmadığı yönünde bir beyan ve tespit bulunmadığı sürece borçtan sorumlu (kredinin türü ve bankanın bu krediye ilişkin genel kullandırım şartları dikkate alınarak) olacağından, taraflar arasında başkaca bir sözleşme olup olmadığı hususunun banka genel müdürlüğünden sorulup sorulmamasının Mahkemenin takdirinde olduğunu, 14.03.2014 tarihli sözleşmedeki son limit artışı 09.06.2017 tarihinde yapılmış olup, taraflar arasında başkaca bir Sözleşme bulunmadığından, 17.08.2017 tarihinde ... plakalı araç için yapılan Rehin Sözleşmesi'nin de, ... plakalı araç için yapılan Rehin Sözleşmesi gibi 14.03.2014 tarihli sözleşme ve bilahare yapılan artırımlara istinaden kullandırılan krediler için tesis edildiği, davacı bankanın, icra takibinde toplam 775.753,47 TL olarak belirtmiş olduğu alacağının şimdilik 512.549,00 TL'sinin, asıl alacak tutarlarına takip tarihinden itibaren belirtilen oranlarda işleyecek faizi ile tahsilini talep etmiş olmasına karşın, Tablo: 41'den de görüleceği alacak toplamı 771.314,68 TL olduğu, belirtilen tutar, Bankaca talep edilen 512.549,00 TL'nin üzerinde olduğundan, faiz uygulanacak asıl alacak tutarları için krediler bazında Tablo: 42'deki tutarların esas alınması gerektiği, buna göre asıl alacakların; Taksitli ticari krediden kaynaklanan 412.294,42 TL'lik kısmına yıllık % 48,00 TL, Ticari kredili mevduat hesabından kaynaklanan 80.521,45 TL'lik kısmına yıllık %20,40(TCMB tarafından ilan edilen faizlerin değişmesi halinde 96 20,40 oranını geçmemek üzere değişen oranlarda olmak üzere), borçlu cari kredilerinden kaynaklanan 19.733,13 TL'lik kısmına yıllık % 48,00, oranlarında temerrüt faizi uygulanabileceği, davacı bankanın alacağını ıslah etmesi halinde Tablo: 41'deki krediler bazında belirtilen tutarların aşılmaması gerektiği bildirilmiştir.

Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/144 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından dava dışı kefillere karşı Ankara 13. İcra Müdürlüğünün 2020/246 esas sayılı dosyasından başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, mahkemece alınan bila tarihli bilirkişi raporu içeriğinden eldeki dava konusu kredi sözleşmesi ile aynı sözleşmeden kaynaklı borcun (....2063 no'lu taksitli ticari kredi hariç) tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, tahsilde tekerrür etmeme kaydı bulunduğu, itirazın iptali davasının derdest olduğu anlaşılmıştır.

Dosya kapsamından, davacı bankanın Çankaya şubesi ile davalı şirket arasında 14/03/2014 tarihli genel kredi sözleşmesi akdedildiği, 30/04/2014 , 31/01/2017, 09/06/2017 tarihlerinde ise sözleşmelerle ilgili limit artırımı yapıldığı, en son olarak toplam sözleşme limitinin 2.100.000,00 TL olarak belirlendiği, davacı bankanın Çankaya şubesi ile davalı şirket arasında ayrıca ..., ... plaka no'lu araçlar için taşıt rehini sözleşmesi de imzalandığı, taşıt rehin sözleşmesinin 14/03/214 tarihli genel kredi sözleşmesi kapsamında KGF destekli kredilerin teminatı olduğu; ayrıca düzenlenmiş bir taşıt kredisi için düzenlenmiş müstakil bir sözleşme kredisinin teminatları olmadığı, 28/11/2019 tarihli kat ihtarının 29/11/2019 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, verilen 7 günlük atıfet süresi sonunda davalının 07/12/2019 tarihinde temerrüde düştüğü, eldeki davanın takip talebinde belirtilen toplam 775.753,47 TL alacaktan şimdilik 512.549,00 TL'lik kısmı yönünden açıldığı, her ne kadar takip talebinde ..., ... ve ... plakalı sayılı araçların taşınır rehini olarak gösterilmiş ise de daha sonraki dilekçelerinde düzeltme talebinde bulunulduğundan ... ve ... plaka sayılı araçlarla ilgili rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapıldığı kabul edilmesinde ve ... plakalı aracın maliki ...'nın davalı olarak gösterilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı her ne kadar kredi garanti fonu tarafından kullandırılan kredi olduğu, davacının bu krediden kaynaklı alacak ile ilgili takip yapamayacağını iddia etmiş ise de, davacı bankanın kullanılan krediden kaynaklı alacağın tahsili için takip başlatabileceği, bankanın kredi garanti fonundan bir kısım alacağı tahsil etmesinin iş bu takibin yapılmasına engel teşkil etmediği, zira KGF ile yapılan anlaşmanın gereği KGF'nundan tazmin işleminin borçlu hakkında takip yapılması şartına bağlı bulunduğu, davalı şirkete kullandırılan krediden kaynaklı takip tarihi ile toplam 775.753,47 TL olarak alacak olduğu belirlenmiş edildiğinden taksitli krediden kaynaklı olarak 412.274,42 TL, kredili mevduat hesabından kaynaklı 80.521,45 TL, borçlu cari hesaptan kaynaklı 19.733,13 TL, toplam 512.549,00 TL'yi davacı banka talep edebileceği, sözleşmelerdeki faize ilişkin hükümler göz önünde bulundurulduğunda taksitli ticari kredi ile ilgili yıllık %48, ticari kredi mevduatından kaynaklanan alacak için yıllık %20,40, borçlu cari hesaptan kaynaklanan alacak için yıllık %48 temerrüt faizi isteyebileceği, takip konusu taşıt rehini sözleşmesinde rehinlerin doğmuş doğacak tüm kredi borçlarının teminatı olarak verildiğinin düzenlendiği gibi müteselsil kefiller hakkında aynı borç nedeniyle tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla ilamsız takip başlatılmasının asıl borçlu hakkında rehinin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatılmasına engel teşkil etmeyeceği, mükerrer takipten söz edilemeyeceği anlaşılmakla ilk derece mahkemesince yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2.Davalıdan alınması gerekli olan 35.012,22 TL harçtan peşin alınan 8.753,7‬0 TL harcın mahsubu ile bakiye 26.258,52‬ TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

3.Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4.İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 13/03/2025 Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog