9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DAVA:Davacı vekili Mahkememize sunduğu 09/02/2024 havale tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; Taraflar arası ticari ilişkinin mevcut olduğunu, davacı yan tarafından davalı yana 3 adet fatura düzenlendiğini, fatura konusu malların da fatura ile birlikte davalı yana teslim edildiğini, davalı yan tarafından fatura ve mallara süresinde itiraz edilmediğini, Davalı yandan ödeme alınamaması üzerine alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, davalı yanın haksız ve kötü niyetli itirazı ile takibin durdurulduğunu, davanın kabulüne, borçlunun itirazının iptaline, takibin devamını, davalının; alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davala tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLER
--------- ve ---------- Vergi Dairesi Müdürlüklerine müzekkere yazıldığı görüldü. ------------ Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazıldığı görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT
Dava itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki davanın, fatura alacağının ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine itirazın iptali davasına ilişkin olduğu, davacı tarafça davalı tarafa mal satılıp satılmadığı, faturalar nedeniyle davacının alacaklı olup olmadığı, davalının itirazında haklı olup olmadığı, davalının itirazın iptali ile icra inkar tazminatına veya davanın reddine karar verilip verilemeyeceği hususlarında taraflar arasında ihtilaf bulunduğu anlaşıldı.Dava dosyasında mevcut-------- İcra Dairesinin ---------- esas sayılı İcra dosyasında; Davalı aleyhine davacı tarafından, davaya konu faturalardan kaynaklı toplam 215.938,23-TL lik (anapara) icra takibi talebi üzerine icra takibi başlatıldığı, ilamsız takiplerde ödeme emri gönderildiği, davalı tarafından borca itiraz edildiği ve icra takibinin durdurulduğu görülmüştür. Davanın bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkememizce ticari defterler üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde; Davacı şirket tarafından davalı şirket unvanına düzenlenmiş olduğu, faturaların açık yani bedeli ödenmemiş fatura olduğu, fatura muhteviyatlarının “Sıcak Çelik Dövme Parçaları” bedeli olduğu, fatura muhteviyatındaki ürünlerin davalı yana sevk irsaliyeleri ile teslim edildiği, irsaliyelerin aynı zamanda e-irsaliye olduğu, davalı yana elektronik ortamda gönderildiği, dosyada tarafların Ba-Bs formlarının mevcut olduğu, tarafların BA-BS formlarının birebir örtüştüğü, (3 fatura KDV Hariç 182.998,50 TL), faturanın tamamının E-Arşiv fatura olduğu, davalı yana elektronik ortamda gönderildiği, fatura muhteviyatındaki bir kısım ürünler için, davalı yan tarafından hazırlanan “Uygunsuzluk Ve Düzeltici Faaliyet Raporu” başlıklı, matbu bir belgede düzenlendiği, davalı yanın kaşe imzasını içeren bu belgede, bir kısım ürünlerde “istenilen işletme payı verilmediği” yine başkaca bir siparişin “ambalajlamasının düzgün yapılmadığı, bir sonraki siparişte ambalajlamaya daha çok özen gösterilmesi gerektiği” gibi sevkiyatla ilgili çeşitli kusurlar olduğu iddia edilerek, ürünlerin şartlı kabul edildiğinin yazıldığı, ayıp noktasında ki iddianın ispata muhtaç olduğunun sabit olduğu fakat, zikredilen belgenin davalı yanca hazırlanmasının ürünlerin davalı yanca teslim alındığının ispatı olduğu tespit edilmiştir.
Davalı tarafça yasal süresi içinde cevap dilekçesi sunulmadığı gibi ticari defterler bilirkişi incelemesine de sunulmamış olmakla davalı tarafça davaya konu faturalarda belirtilen ürünlerdeki ayıp iddiasına ilişkin delil sunulmadığı ve ispatlanamadığı anlaşılmıştır.Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; Davalı şirketin ticari defterlerini bilirkişi incelemesi için ibraz etmediği, davacı defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesine göre davacı şirketin faturalardan kaynaklı 215.938,23 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla açılan davanın kabulü ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile davalının---------- İcra Müdürlüğünün ------------- Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın İPTALİ ile takibin aynen devamına, ayrıca hükmolunan alacak miktarı bilinir ve belirlenebilir olduğundan asıl alacak miktarı 215.938,23 TL'nin % 20’si olan 43.187,65 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın KABULÜ ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile davalının ---------- İcra Müdürlüğünün ------------- Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın İPTALİ ile takibin aynen devamına,
2.Hükmolunan alacak miktarı bilinir ve belirlenebilir olduğundan asıl alacak miktarı 215.938,23 TL'nin % 20’si olan 43.187,65 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
3.Harçlar Yasasına göre alınması gereken 14.750,74 TL'nin başlangıçta alınan 2.608,00 TL'den mahsubu ile bakiye kalan 12.142,74 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4.Yargılama sırasında davacı tarafın yapmış olduğu 2.608,00 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı, 4.000,00 TL bilirkişi masrafı, 77,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere bakiye toplam 7.112,60 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.Yargılama sırasında davacı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 34.550,12 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6.Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca, artan gider avansının talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı şirket yetkilisinin yüzüne karşı, diğerlerinin yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile-------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, istinaf yoluna başvurulmasının İİK'nın 36. maddesi saklı kalmak kaydıyla kararın icrasını durdurmayacağı, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesin hüküm ve kesin delil oluşturacağı açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.20/03/2025