Esas No
E. 2024/10625
Karar No
K. 2025/690
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

10. Hukuk Dairesi         2024/10625 E.  ,  2025/690 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

SAYISI: 2019/672 E., 2023/1007 K.

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın husumet yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı bankanın ... Şubesinde hizmetli olarak ve çay, temizlik, getir götür işlerini yapmak suretiyle 26.08.2012-16.02.2014 tarihleri arasında sigortalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 12.04.2016 tarih, 2014/372 Esas, 2016/206 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne, davacının davalı işyerinde asgari ücretle 26.08.2012 - 31.12.2013 tarihleri arasında 124 gün, 01.01.2013 ile 31.12.2013 tarihleri arasında 360 gün, 01.01.2014 ile 16.02.2014 tarihleri arasında 46 gün olmak üzere toplam 530 gün (1 yıl 5 ay 15 gün) çalışması olduğunun tespitine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A

. Bozma Kararı

1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Daire kararında;

HMK 31 madde gereğince, hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce hâkim,

HMK 31 maddesi ve 119/1-e maddesi gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir.

Davalı işverenin kamu kurumu olduğu ve kamu kuruluşlarındaki çalışanların hizmetlerinin kayıtlara geçirilmesinin ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılmasının esas olduğu göz önünde tutularak, davacının davasına konu çalışmanın geçtiği iddia edilen dönemin tamamına ait işveren nezdindeki puantaj kayıtları, ücret tediye bordroları ve konuya ilişkin tüm belgeler eksiksiz olarak getirtilmeli ve dikkatli incelenmelidir.

Uyuşmazlığın çözümünde resmi ve yazılı kayıtlar esas alınmalı, anılan belge ve bordrolardan sigortalının imzasını içerenlerden, imza aidiyeti yönünden çekişme bulunmayanlar ile hata, hile, ikrah halleriyle sakatlığı iddia ve kanıtlanamayan belgelerin içeriklerinde gösterilen gün kadar çalışmanın karinesini teşkil edeceği göz önünde tutulmalıdır. Ayrıca davalı işveren nezdinde resmi sıfatla çalışan kişiler (müdür, amir, memur gibi) ile bordrolu çalışanlar tespit edilerek beyanlarına başvurulmalı, resmi veya yazılı kayıtların bulunmadığı tarihlerde alınan bu beyanlar ile eldeki deliller bir arada değerlendirilerek hüküm kurulmalıdır.

Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında; davacının, kesintisiz olduğunu iddia ettiği çalışmasının gerçekliği, işin ve işyerinin kapsam ve niteliğiyle süresinin belirlenebilmesi amacıyla; Mahkemece re'sen araştırma ilkesi gereğince, davacının beyanı alınarak, dava konusu dönem içerisinde ne olarak çalıştığı hangi işi yaptığı ve çalışma şeklinin nasıl olduğu, davacının çalışmalarının davalı banka nezdinde mi yahut taşeron şirketler bünyesinde mi çalıştığı, amirlerinin ve çalışma arkadaşlarının kimler olduğu sorularak talebi tam olarak açıklattırılmalı, şayet taşeron şirketlerde çalışma iddia edilirse, davacının talebi halinde yöntemince ve usule uygun şekilde taraf teşkili sağlanmalı, davacının ücretini elden mi banka aracılığı ile mi aldığı tespit edilerek yöntemince gerekli araştırma yapılmalı, davacının, davalı işverenin nezdinde çalıştığı birimler tespit edilerek, bu birimlerde dava dönemi çalışan davalı işveren nezdinde çalışan memur ve işverenin bordrolarında kayıtlı kişiler ile gerektiğinde, çalıştığı yerdeki komşu işyerinde çalışan kişiler saptanarak re’sen bilgi ve görgülerine başvurulmalı; davalı işveren nezdinde kesintisiz olduğu iddia edilen çalışmanın kesintisiz olup olmadığı irdelenmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, böylece bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip, deliller hep birlikte değerlendirilip, takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece davalı Kuruma, dava konusu şubedeki temizlik ve çayhaneden sorumlu işçilerin işyerine hangi usul ile işe alındığı sorulmuş gelen 10.10.2022 tarihli yazı cevabında davalı Kurumda davalı Kurumun ihale usulü ile temizlik şirketlerinden bahsi geçen türdeki işçileri temin ettiklerini, anlaşılan şirketler ile ihale sözleşmesi imzalandığını, şirkete bu usulle bahsi geçen türde işçilerin temin edildiğini, şubelerde görevli şube müdürü ya da diğer görevli memurların şube nezdinde temizlikçi, çaycı vb. işçileri istihdam etmek üzere işyerinde işçi kabul edemeyeceklerini bildirmiş olduğu, iş akdinin taraflar arasında kurulduğunun kabulü için gereken üç temel şarttan (iş görme, ücret, bağımlılık) ücret ve bağımlılık unsurunun eldeki davada taraflar arasında eksik olduğu, davacı her ne kadar iş görme edimini yerine getirmişse de davalı Kurum tarafından, davalı Kurum hesabından doğrudan davacıya herhangi bir ücret ödenmediği, davacıya bir ücret ödenmişse bile bu konuda davalı Kurumun herhangi bir muvafakatinin bulunmadığı, davalı Kurumun belirli bir yöntemle şubelerine işçi istihdam ettiği, bu yöntemin de ihale yöntemi ile olduğu, davacının davalı Kurum nezdinde uygulanan istihdam yöntemi ile işe alınmadığı anlaşılarak davanın davalı Kuruma yöneltilemeyeceği kabul edilerek davanın husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının davalı bankanın ... Şubesinde hizmetli olarak ve çay, temizlik, getir götür işlerini yapmak suretiyle 26.08.2012-16.02.2014 tarihleri arasında çalıştığının tespitini istemiştir.

2.İlgili Hukuk

Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanun'un 79/10 ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtayın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.

Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı Kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispat edilebilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.

3.Değerlendirme

Mahkemece, bozma sonrası beyanlarına başvurulan banka şube müdürü ... ile müdür yardımcısı ...'ın tevilli beyanları ile 2001 den beri aynı yerde çalıştığı sabit olan banka çalışanı ...'un açık beyanı ve tüm dosya kapsamı birlikte gözetildiğinde, taraflar arasındaki ilişkinin hizmet akdi unsurlarını içerdiği ve fiili çalışmanın da sabit olduğu hususu gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken verilen karar hatalı olup bozmayı gerektirir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine,

15.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog