10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2024/988 E. , 2025/870 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 4. İş Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, davalıya ait fabrikada makine operatörü olarak çalışırken 21.02.2014 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu yaralandığını belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminat ile 75.000,00 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; yargılama sırasında maddi tazminat alacağına ilişkin talep miktarını 225.613,43 TL olarak ıslah etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusuru bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 27.09.2016 tarihli Sosyal Güvenlik İnceleme Raporu ile davacı ...'ın 21.02.2014 tarihinde yaralanması ile sonuçlanan olayın 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesinin (a) fıkrası uyarınca iş kazası olduğu, kazada işverenin % 100 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, dosyada alınan 05.09.2017 tarihli kusur bilirkişi raporuna göre iş kazasının meydana gelmesinde davacı ...'ın % 30, davalı ... Metal Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin % 70 oranında kusurlu olduğu, çelişkiyi gidermek amacıyla alınan 12.08.2018 tarihli kusur bilirkişi raporunda, iş kazasının meydana gelmesinde davacı ...'ın % 30, davalı ... Metal Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin % 70 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Bölge Sağlık Kurulu'nun 07.12.2015 tarihli Sağlık Kurulu kararı ile davacının maluliyet oranının % 13,2 olarak belirlendiği, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun 02.02.2017 tarih ve 10/1440 sayılı maluliyet kararı ile davacının maluliyet oranının % 17 olarak, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu'nun 22.11.2017 tarih ve 25138 sayılı kararı ile davacının maluliyet oranının % 17 olarak belirlendiği, aktüerya uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen 05.05.2021 tarihli raporda, davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik tazminatı tutarının 225.613,43 TL olduğunun bildirildiği, düzenlenen raporun ayrıntılı ve gerekçeli olup dosya kapsamına uygun düşmekle hükme esas alındığı, tarafların mali içtimai durumu, paranın alım gücü, olayın meydana geliş şekli, olay tarihindeki rayiçler, kusur durumu, manevi tazminatın niteliği dikkate alınmak suretiyle manevi tazminata hükmedildiği gerekçesiyle, "davanın kısmen kabulü ile 225.613,43 TL maddi tazminatın 21.02.2014 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 30.000,00 TL manevi tazminatın 21.02.2014 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu iş kazası nedeniyle davacının Kurum tarafından sürekli iş göremezlik derecesinin %13,2; Yüksek Sağlık Kurulu tarafından sürekli iş göremezlik derecesinin %17; ATK 3. İhtisas Kurulu tarafından sürekli iş göremezlik derecesinin %17 olarak tespit edildiği ve işverence açılan maluliyet oranının tespiti istemine dair davada, Kocaeli 2. İş Mahkemesinin 2016/280 Esas - 2018/33 Karar sayılı ilamı ile davanın reddine dair verilen kararın Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 2019/5358 Esas - 2020/3571 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği; davacı ile davalı işverenin kusur durumlarının tespiti için düzenlenen Kurum teftiş raporunda davalı işveren %100 kusurlu bulunmuş iken; dosyada alınan 05.09.2017 ve 12.08.2018 tarihli kusur bilirkişi raporlarında, iş kazasının meydana gelmesinde davacının % 30, davalı işvrenin % 70 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, alınan bilirkişi raporlarının ehil ve konusunda uzman bilirkişiler tarafından tanzim edildiği, bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen kusur durumunun tespitine ilişkin raporların kapsamlı, gerekçeli ve denetime elverişli olduğu gibi dosya kapsamına, delil durumuna ve somut olayın meydana geliş şekline de uygun olduğu, bu nedenle İlk Derece Mahkemesi tarafından bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen kusur durumunun tespitine ilişkin rapora itibar edilerek bu raporun hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, tarafların kusur oranları, davacının maluliyet oranı, tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde ve paranın alım gücü de gözetildiğinde davacı yararına hükmedilen 30.000,00 TL manevi tazminatın az olduğu; 50.000 TL manevi tazminatın somut uyuşmazlığa ve dosya kapsamına uygun düşeceği gerekçesiyle "davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile 225.613,43 TL maddi tazminatın 21.02.2014 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 50.000,00 TL manevi tazminatın 21.02.2014 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili; hesap raporuna itirazlarındaki ücret ve benzeri giderlerdeki lehe olan değişikliklere dayalı zararın yeniden hesaplanması gerektiğini ve buna ilişkin haklarını saklı tuttuklarını, tarafların kusur oranları, davacının dört ameliyat geçirmiş olması, maluliyet oranı gözetildiğinde hükmedilen manevi tazminatın az olduğunu, yargılama giderlerinin eksik hesaplandığını belirterek temyiz etmiştir.
2.Davalı vekili; kazanın meydana gelmesinde hem müvekkili şirketin hem de operatör ... bir kusuru bulunmadığını, kusur raporlarında işverene verilen kusur oranının çok yüksek olduğunu; davacının maluliyetinin tamamen iş kazası sonucu oluşmadığını, devlet hastanesinde yapılan ilk müdahalenin yanlış olduğu söylenip tekrar ameliyata alındığını, davacıda oluşan hasarın bu sebeple arttığını, kaza ile oluşan maluliyet arasındaki illiyet bağının kesildiğini, hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek temyiz talebinde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
A) Taraf vekillerinin manevi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Dosya içeriğine göre temyize konu edilen miktarların Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.
B) Taraf vekillerinin maddi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle, Taraf vekillerinin manevi tazminat istemine yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE,
Taraf vekillerinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harçlarının ilgililerden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.