Esas No
E. 2025/1113
Karar No
K. 2025/683
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

55. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR

DOSYA NO: 2025/1113

KARAR NO: 2025/683

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAH.

TARİHİ: 14/01/2025

NUMARASI: 2024/600 - 2025/13

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali

İSTİNAF TARİHİ: 30/01/2025

KARAR TARİHİ: 05/03/2025

Dairemizde bulunan istinaf başvurusunun yapılan açık incelemesi sonunda,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ DÜŞÜNÜLDÜ; İstinaf isteminde usul işlemleri tamam olduğundan, ilk derece mahkemesinin dosyasındaki bütün belgeler ve dosya hakkındaki dairemiz üyesince düzenlenen rapor incelendi, istinaf başvuru dilekçesinin ve davanın esası istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda dosyada dairemizce karar verilmesi için eksiklik bulunmadığı anlaşıldı.

İstinaf sebepleri:

Davalı vekili süresinde sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde; davacı ... Turizm A. Ş.(“... İnşaat”) ile dava dışı ... A.Ş. (“...”) arasındaki kira sözleşmesine istinaden; 2019 yılı Ocak, Şubat, Mart, Nisan ve Mayıs aylarına ilişkin kira ödemelerinin yapılmadığı/eksik yapıldığından bahisle başlatılan icra takibine yapılan itiraz sonrasında itirazın iptali talepli olarak ikame edildiğini, her iki tarafın tacir olduğunu, yerel mahkemenin işbu davaya bakmakla görevli olduğunu, mahkemenin kararının aksine somut uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemelerinin görev alanına girdiğini, uyuşmazlığın her iki tarafının da tacir olduğunu uyuşmazlığın ticari işletmeden kaynaklandığını, bu kapsamda TTK m. 5 hükmü uyarınca, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesinin tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli olduğunu, bu kapsamda TTK m.4 uyarınca uyuşmazlığın taraflarının tacir olması ve uyuşmazlığın ticari işletmeden kaynaklanması hususları göz önüne alındığında somut uyuşmazlığın nispi ticari dava olduğunu, Yerel Mahkemece davanın esasına girilerek, cevap dilekçemizde detaylıca izah edildiği üzere Müvekkili Şirketin husumetli yahut borçlu olmadığı gerekçesiyle, huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddi gerekmekte iken görevsizlik kararı verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Davacı vekili; müvekkili ile dava dışı ... arasında imzalanan 01/09/2012 tarihli Kira sözleşmesi gereğince dava dışı şirkete ait olan İstanbul ili, Küçükçekmece İlçesi, ... Mah. ... Ada ... parselde kayıtlı taşınmazı 10 yıl için kiraladığını, müvekkili tarafından sözleşme gereğince eksik ödenen 2019 yılı Ocak ayı, hiç ödenmeyen 2019 Şubat, Mart, Nisan ve Mayıs aylarına ait kira bedellerinin tahsili talebiyle 07.05.2019 tarihinde 949.410,96-TL Asıl Alacak ve 23.351,05-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 972.762,01-TL'nin tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. (Eski Esas: ... E.) sayılı dosyası ile dava dışı ... aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, icra takibine haksız ve mesnetsiz şekilde itiraz edildiğini, dava dışı ... aleyhine İstanbul 17. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/739 Esas, 2023/1213 Karar sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını, itirazın iptali davasına konu edilen icra takip borçlarının tahsiline ilişkin müvekkilinin dava dışı ... ve davalı borçlu ... arasında protokol imzalandığını, söz konusu borcu ... borca katılan sıfatıyla imzaladığını, davalı-borçlu Protokol'e borca katılan olarak imza attığını, söz konusu borçları müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu beyan ettiğini ve Protokol'e konu kısmi ödemeleri bizzat kendisi ... adına kendi hesabından "..." açıklamalarıyla gerçekleştirdiğini, bahse konu protokolde her ne kadar alacaklı olarak ... Ticaret Limited Şirketi gözükmekte ise de, söz konusu şirketin müvekkil şirket ... Anonim Şirketi'ne devrolduğunu, icra takibine konu edilen toplam 948.937,92-TL tutarındaki kira bedellerine ilişkin kısmi ödemenin; borca katılan sıfatıyla Protokol'ü imzalayan davalı-borçlu ... tarafından ödendiğini, protokolde kararlaştırılan ödeme tutarlarının zamanında ödenmediğinden taraflar arasında akdedilen protokol gereğince itirazın iptali davasına devam edildiğini, İstanbul 17. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/739E., 2023/1213K. Sayılı dosyasında protokol gereği davalı-borçlu ... tarafından yapılan ödemelerin kısmi ödeme olduğu kabul edilmek suretiyle söz konusu ödemelerin alacak miktarından mahsup edilerek; "... İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. (Eski Esas: ... E.) sayılı dosyası dosyasındaki borçlunun itirazın iptaline, takibin 23.793,42-TL üzerinden devamına, Davalının takibe konu asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, Davacı tarafından sarf edilen 2.381,53-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Davacı lehine AAÜT'ye göre takdir olunan 137.003,82-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,..." şeklinde karar verildiğini, söz konusu mahkeme ilamının 15.12.2023 tarihinde kesinleştiğini, mahkeme kararı akabinde itirazın iptaline karar verilen İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... E (Eski Esas ... E) sayılı dosyası ile ilamda yazılı olan ilave alacak kalemlerine ilişkin ödeme emrinin dava dışı takip borçlusu ...'e tebliğ edildiğini, dava dışı ... tarafından söz konusu borcun ödenmediğini, dava-dışı ...'in borcuna katılan ve bu borçlardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olan davalı-borçlu ... aleyhine; İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. (Eski Esas: ... E.) sayılı dosyasındaki kesinleşmiş alacak kalemlerine ilişkin 353.060,96-TL Asıl Alacak ve 33.163,22-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 386.224,18-TL alacak için İstanbul ... İcra Müd. ...

E. Sayılı dosyası ile başlatıldığını, dosyanın yetkisizlikle İstanbul Anadolu İcra Müdürlüklerine gönderildiğini ve İstanbul Anadolu ...

İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası nezdinde düzenlenen örnek 7 ödeme emri ise, 08/05/2024 tarihinde davalı-borçlu ...'a tebliğ edildiğini, davalı borçlu ... tarafından icra takibine itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşmanın sağlanamadığını belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Mahkeme; "...davanın İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takibine vaki davalı itirazının iptali davası olduğu, anılan takipte davacı ve dava dışı ... arasında akdedilen 01.09.2012 başlangıç tarihli Kira Sözleşmesi, taraflar arasındaki 04.06.2020 tarihli Protokol ve İstanbul 17. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/739 Esas ve 2023/1213 Karar sayılı ilamına dayalı olarak kira bedeli alacağı ve ferilerinin talep edildiği, aynı zamanda davanın her iki tarafının da tacir olması ve ticari işletmesini ilgilendirmesi nedeniyle ticari dava niteliğinde olduğu, ancak ticari davalarda aksine hüküm bulunmadıkça, davanın değerine bakılmaksızın asliye ticaret mahkemelerinin görevli olduğu, aksi hükmün ise yukarıda atıf yapılan HMK'nun 4. maddesi olduğu, buna göre kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları görmekle görevli mahkemelerin sulh hukuk mahkemeleri olduğu, görev hususunun dava şartlarından olduğu ve yargılamanın her aşamasında resen değerlendirilebileceği..." gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar vermiştir. Taraflar arasında 04/06/2020 tarihli, dava dışı ... Kurumları A.ş.nin kira borçlarının ödenmesine ilişkin protokol imzalanmıştır.Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır. HMK 4/a maddesi gereğince "kiralanan taşınmazların İcra İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu olan davalar ile bu davalara karşı açılan davaların Sulh Hukuk Mahkemesinde" görüleceğinin düzenlenmiştir. Somut olayda, davaya dayanak protokolde konu temel ilişkinin kira alacağından kaynaklı olması sebebiyle uyuşmazlığa bakma görevinin Sulh Hukuk Mahkemesine ait olduğu, davanın taraflar arasındaki kira ilişkisinden kaynaklandığı ve kira sözleşmesi hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği anlaşıldığından davada Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu, istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Dairemiz ilk derece mahkemesi kararını hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk bakımından incelemeye tabi tutarak tespit edilen yargılama hatalarını bizzat düzeltmek amacıyla yapılan inceleme sonunda; dairemizce duruşma yapılmasına gerek olmadığı, dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlara, yasal gerektirici nedenlere göre karar verilmiş olması sebebiyle, incelenen mahkeme kararının HMK 353/1-b/1 maddesi gereğince usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, istinaf sebepleri yerinde olmadığından başvurunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan nedenlerle,Davalının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,Peşin yatırılan istinaf başvuru ve karar harcının mahsubuna, İstinaf harç ve masraflarının istinaf talebinde bulunanın üzerinde bırakılmasına, Gider avansından kalanın talep halinde yatırana iadesine, Karar tebliği, harç takibi ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair dosya üzerinden, oy birliği ile KESİN olarak karar verildi, açıkça anlatıldı. 05/03/2025

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog