10. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/7681
- Karar No
- 2012/11786
- Karar Tarihi
- 19.06.2012
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Sigorta Hukuku
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
10. Hukuk Dairesi 2012/7681 E. , 2012/11786 K.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :İş Mahkemesi No :179-980 Dava, askerlik süresi hariç 01.02.1997-16.06.2007 döneminde hizmet akdine dayalı olarak geçen ancak kuruma tescil edilmeyen sigortalı hizmetlerinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda ve yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Mahkemenin kısmen kabule dair önceki hükmü, Dairemizin 08.03.2011 gün 2009/13856 Esas 2011/2982 Karar sayılı ilamıyla; “...978 sicil sayılı işyerinin 01.09.1998 tarihi itibariyle davalı adına kapsama alınıp faal olduğu, 21.02.2005-24.05.2006 döneminde askerlik yapan davacıya ilişkin işe giriş bildirgesi ve çalışma bildiriminin bulunmadığı, müfettiş denetimi ve ücret kaydı olmayıp, tanık dışında başka bir delile dayanılmadığı; biri, davacının kardeşi ve bordro tanığı, dördü komşu işyeri çalışanı olduğunu beyan eden toplam beş davacı tanığı, tarafından, askerlik hariç sürekli çalışıldığının ifade edildiği, biri bordro tanığı, diğeri komşu işyeri çalışanı olduğunu beyan eden, toplam iki davalı tanığı tarafından ise, davacının, hiç çalışmadığının ara sıra işyerinde çalışan abisine yardım için geldiğinin beyan edildiği; mahkemece, yapılan inceleme ve araştırmanın, hüküm kurmaya elverişli olmadığı, bu tür sigortalı hizmetlerin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu, mahkemece, tarafların da beyanları alınmak suretiyle davaya ve kabule konu dönemde bordroda kayıtlı olan tanıklar belirlenip, çalışmanın varlığına, başlangıcına ve süresine ilişkin bilgi ve beyanları tespit edilmeli, biri, davacı tanığı diğeri, davalı tanığı olarak dinlenen iki bordro tanığının, çalışma olgusuna ilişkin beyanları arasındaki çelişki üzerinde durulup, söz konusu tanıklar yeniden dinlenmek suretiyle bu çelişki giderilmeli, iddia edilen fiili çalışmaların varlığı ve süresi hiçbir kuşku ve duraksamaya meydan vermeyecek biçimde belirlenip, toplanan ve toplanacak delillerin sonucuna göre bir karar verilmeli, kuşkusuz, noksan bildirimlerin varlığı sonucuna ulaşıldığı takdirde, 28.08.1985 doğumlu olan davacının, 18 yaşını 29.08.2003 tarihi itibariyle ikmal ettiği ve 506 Sayılı Yasanın 60/G maddesi hükmü gereğince sigortalılık başlangıcının 18 yaşın ikmal edildiği tarih olup önceki sürelerin prim gün sayısının değerlendirilmesine esas alınacağının gözden uzak tutulmaması gerekir” gerekçesiyle, bozulmuştur.
Bozma kararında belirtilmesine rağmen, davaya konu çalışmanın varlığını bilmesi muhtemel olan bordro tanıkları, mahkemece, re'sen belirlenip, iddia edilen çalışmanın varlığına, başlangıcına ve süresine ilişkin bilgi ve beyanları tespit edilmemiş, diğer yandan, daha önce dinlenen bordro tanıklarının beyanları arasındaki çelişkiler giderilmemiş, sadece, davalı tarafından, bozma sonrası gösterilen iki tanık ile, davacı tarafından bozma sonrası verilen 22.07.2001 tarihli tanık listesinde adı geçen üç tanıktan, ... dinlenmek suretiyle, yazılı biçimde davanın reddine hükmedilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyulduğuna göre, bozma gerekçelerine uygun olarak yargılama yapma ve hüküm verme zorunluluğu doğar. Bozma sonrası yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya elverişli nitelikte olmayıp, noksan tahkikata dayalı olarak tesis edilen redde dair kararın bozulması gerekir. O halde; davacı avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli, hüküm bozulmalıdır.