Esas No
E. 2024/24574
Karar No
K. 2025/525
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Uyuşturucu

8. Ceza Dairesi         2024/24574 E.  ,  2025/525 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SUÇ: Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEMYİZ EDENLER: Sanık ve müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ

A. İlk Derece Mahkemesi Kararı

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.05.2024 tarihli ve 2023/356 Esas, 2024/187 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62/1, 52/2-4, 53 ve 58/6-7. maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16.

Ceza Dairesinin, 17.07.2024 tarihli ve 2024/2119 Esas, 2024/2030 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri Sanık ve Müdafinin Temyiz İstemleri

Sanığın dükkanında ele geçen uyuşturucu maddenin kullanım sınırında kaldığına, tanık M.G.'nin mahkemedeki beyanlarına itibar edilmesi gerektiğine, teşhis işleminin usul ve kanuna aykırı olduğuna, arama işlemi gerçekleştirildikten sonra arama kararının alındığına, bu nedenle elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağına ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Sanık ve müdafinin yokluğunda verilen ve sanık müdafine 27.07.2024 tarihinde tebliğ edilen hükmün, sanık müdafii tarafından 03.09.2024 tarihinde temyiz edildiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 331/4. maddesinde düzenlenen; "Adli tatile rastlayan süreler işlemez. Bu süreler tatilin bittiği günden itibaren üç gün uzatılmış sayılır." şeklindeki hüküm karşısında, sanık müdafinin temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla, Tebliğnamedeki temyiz isteğinin süre yönünden reddine ilişkin düşünceye iştirak edilmemiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, tüm delillerin hukuka uygun olarak toplandığı anlaşıldığından, sanık ve müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

III. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 17.07.2024 tarihli ve 2024/2119 Esas, 2024/2030 karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.01.2025 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog