8. Ceza Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/3690
- Karar No
- 2025/686
- Karar Tarihi
- 23.01.2025
- Dava Türü
- Ceza
- Hukuk Alanı
- Ceza Hukuku
- Karar Sonucu
- REDDİNE
8. Ceza Dairesi 2023/3690 E. , 2025/686 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
İzmir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.03.2022 tarihli ve 2022/299 Esas, 2022/307 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 16.03.2022 tarihli ve 2022/42083 Soruşturma, 2022/13531 Esas, 2022/732 Karar sayılı seri muhakeme usulüne tabi talepnamenin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 250/9. maddesi gereğince anılan suç yönünden reddine ve soruşturmanın genel hükümlere göre sonuçlandırılması için İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verildiği, karara karşı yapılan itirazın İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.04.2022 tarihli ve 2022/250 Değişik İş sayılı kararı ile reddine kesin olarak karar verilmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 20.09.2023 tarihli ve 2023/4686 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.10.2023 tarihli ve KYB-2023/102690 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.10.2023 tarihli ve KYB-2023/102690 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Seri muhakeme usulü" başlıklı 250. maddesinde yer alan, "(1) Soruşturma evresi sonunda aşağıdaki suçlarla ilgili olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmediği takdirde seri muhakeme usulü uygulanır: a) Türk Ceza Kanununda yer alan; ...2. Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması (madde 170), ... suçları. (2) Cumhuriyet savcısı veya kolluk görevlileri, şüpheliyi, seri muhakeme usulü hakkında bilgilendirir. (3) Cumhuriyet savcısı tarafından seri muhakeme usulünün uygulanması şüpheliye teklif edilir ve şüphelinin müdafii huzurunda teklifi kabul etmesi hâlinde bu usul uygulanır..." şeklindeki, 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 31. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na eklenen geçici 5/1-c maddesindeki “250’nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 251 ve 252’nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanır.” ve anılan Kanun’un geçici madde 5/1-d maddesindeki “1/1/2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklindeki düzenlemeler gözetildiğinde,
Somut dosya kapsamında, atılı suçun, 5271 sayılı Kanunu'nun 250. maddesi gereğince seri muhakeme usulüne tabi olduğu, seri muhakeme usulünün ancak anılan düzenlemeler uyarınca 01/01/2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş dosyalarda uygulanmayacağı dikkate alındığında, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca 25/11/2021 tarihli ve 021/59778 soruşturma, 2021/43674 esas, 2021/30544 sayılı iddianame ile açılan kamu davasında, İzmir 51. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/02/2022 tarihli kararı ile seri muhakeme usulünün uygulanması için dosyanın İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi üzerine düzenlenen talepnamenin, sanık hakkında 25/11/2021 tarihli iddianame ile kamu davası açıldığı kovuşturma aşamasına geçmiş dosyalarda seri muhakeme usulünün uygulanmayacağı, sanık hakkındaki eylemle ilgili kovuşturma aşamasına geçilmiş olduğu gerekçesiyle talepnamenin iadesine karar verilmiş ise de, atılı eylem dolayısıyla 01/01/2020 tarihi itibariyle henüz kovuşturma evresine geçilmediği ve sanık hakkında seri muhakeme usulünün uygulanması gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Sanık hakkında İzmir 51. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.02.2022 tarihli ve 2021/747 Esas, 2022/138 Karar sayılı dosyası ile İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 25.11.2021 tarihli iddianame ile açılan kamu davası üzerine yapılan yargılamada sanığa seri muhakeme davetiyesinin usulüne uygun bir tebliğ yapılmadığı ve bu itibarla kovuşturma şartının gerçekleşmediğinden bahisle 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince kamu davasının durmasına, seri muhakeme usulünün uygulanması için dosyanın İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesine müteakip İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 16.03.2022 tarihli seri muhakeme usulüne tabi talepnamenin, İzmir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.03.2022 tarihli ve 2022/299 Esas, 2022/307 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 250/9. maddesi gereğince anılan suç yönünde reddine ve soruşturmanın genel hükümlere göre sonuçlandırılması için İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. İzmir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.03.2022 tarihli ve 2022/299 Esas, 2022/307 Karar sayılı kararına sanık müdafii tarafından yapılan itirazın İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.04.2022 tarihli ve 2022/250 Değişik İş sayılı kararı ile reddine kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 25.11.2021 tarihli ilk iddianame ile açılan kamu davasında, şüpheliye seri muhakeme usulü için çıkartılan davetiyenin bila tebliğ iade edilmesi nedeniyle seri muhakeme usulünün uygulanamadığı belirtilerek 6136 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle iddianame tanzim edildiği anlaşılmıştır. 5271 sayılı Kanun'un 250/13. maddesi '' ...resmi mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle şüpheliye ulaşılamaması halinde seri muhakeme usulü uygulanmaz '' hükmü gözetildiğinde şüpheliye seri muhakeme usulünün uygulanması için bildirdiği adrese davetiye çıkartıldığı ve davetiyenin 16.11.2021 günü adreste tanınmadığı belirtilerek iade edildiği anlaşılmıştır.
Bu açıklamalar ışığında; sanık hakkında seri muhakeme usulü uygulanması için çıkarılan davetiyenin bila tebliğ gelmesi nedeniyle İzmir 51. Asliye Ceza Mahkemesinde dava açılmış olduğu ve aynı eylem sebebiyle yeniden seri muhakeme usulü uygulanarak dava açılmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla, İzmir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin talepnamenin reddine dair kararın yerinde olduğu ve bu karara yapılan itirazın reddine ilişkin İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararının usul ve kanuna uygun olduğu anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.01.2025 tarihinde karar verildi.