Esas No
E. 2023/1877
Karar No
K. 2025/344
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ

T.C.

SAKARYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

7. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/1877

KARAR NO: 2025/344

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 10/07/2023

NUMARASI : 2019/913 Esas - 2023/764 Karar

DAVACI: ......
VEKİLİ: ......
DAVALI: ......

:......

VEKİLİ: ......
DAVA TÜRÜ: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 19/09/2019
KARAR TARİHİ: 17/02/2025
KR. YAZIM TARİHİ: 17/03/2025

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı şirket arasında 01/12/2018 tarihli muhtelif nakliye işlerini kapsayan sözleşmenin imzalandığını, davalı şirketin ofis olarak kullanmak istediği alan için davacının 115.000,00-TL harcama yaptığını, sözleşmenin 7. Sayfa 5. maddesinde fatura bedellerinin davacı şirket hesabına yapılarak davalının borçtan kurtulacağının açıkça belirtilmesine rağmen davalının fatura bedellerinden kalan 22.400,00-TL’yi Kuzey Taşımacılık firmasına yaptığını, müvekkiline kalan fatura bedeli ödemesinin yapılmadığını, ilaveten son iş faturası olarak düzenlenen 31/05/2019 tarih ... numaralı 2.133,02-TL tutarlı fatura bedelinin de davacıya ödenmediğini, sözleşmenin tarafı olarak görünen ancak 02/06/2019 tarihine kadar gider ve masraflara katılmayan Kuzey Taşımacılık firması adına ...’ın davacı şirketin yetkililerini ve çalışanlarını çalışma alanından kaba kuvvet kullanarak çıkarttığını, bu olayla ilgili Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikâyet dilekçesi verilip soruşturmanın 2019/16059 sayılı dosyada devam ettiğini, davacı şirketin davalıya taleplerini ve sözleşmeye aykırılıkları bildirir Gebze 11. Noterliği’nin 27/06/2019 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarını gönderdiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 1 yıllık olmasına rağmen 02/06/2019 tarihinde savcılığa intikal etmiş olay yaşandığından dolayı inşaat sahasına giriş yapılamadığını, davacının kazanç sağlayacağı yaz ayında çalışamadığını, davalı şirketin talep ve taahhüt ettiği işleri yapmaması nedeni ile müvekkili şirketin 4 adet aracını satmak zorunda kaldığını beyanla, yapılan iş karşılığı düzenlenmiş olan faturalardan kalan bakiye alacakların davacıya ödenmesine, sözleşmenin erken feshi nedeni ile ortaya çıkan kar kaybı ile menfi ve müspet zararlarının ödenmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; sözleşmenin taraflarının davalı şirket, davacı şirket ve Kuzey Taşımacılık/... olduğunu, davalı şirket tarafından davacı şirkete ödemelerin yapıldığını, ticari defter ve kayıtlarla bunun ispatının mümkün olduğunu, davacının düzenlediği 25/05/2019 tarihli ... nolu tahsilat makbuzunda davacının 25.000,00-TL bedelli çek ile alacağını tahsil ettiğinin anlaşıldığını, davacının almadığını iddia ettiği 22.400,00-TL bedelli alacağın Denizbank A.Ş.’ye ait ... seri numaralı ... hesap nolu 29/06/2019 tarihli 22.400,00-TL bedelli çek ile ödenip söz konusu çekin Kuzey Taşımacılık firması adına ...’ın elden teslim aldığını, alacağın belirsiz olmadığını, müvekkili şirketin 10/ 09 /2019 tarihli 4.484,70-TL bedelli EFT tutarlı Halkbank’tan yapılan havale çıkışı ile alacak borç ilişkisini sıfırladığını ve davacının iddia ettiği 2.133,02-TL borcunun bulunmadığını, sözleşmenin 41. maddesinde "Kuzey Taşımacılık / ... ve MEK Koç Nakliye İnş. Gıda Tic. San. Ltd. Şti. iş bu sözleşmede sözleşmenin tüm hükümlerinin yerine getirilmesinden ...’e karşı müteselsilen ve müştereken sorumlu olduğunun" belirtildiğini, ancak davacı ve Kuzey Taşımacılık – ...’ın sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediklerini, davacı tarafından sözleşmenin haksız feshedildiğini beyanla davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... 1-Davacının yoksun kalınan kara ilişkin davasının KISMEN KABULÜNE, 74.236,92- TL tazminatın 03/07/2019 temerrüt tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

2.Davacının alacak talepli davasının KISMEN KABULÜNE, 22.400,00-TL alacağın 03/07/2019 temerrüt tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine ... " karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı ile yapılan sözleşme müvekkil şirket tarafından feshedilmemesine rağmen tüm yargılama safahatinde davalı şirketin sözleşmeyi feshetmiş gibi inceleme yapılması ve bu doğrultuda hüküm kurulması hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, bilirkişi raporlarıyla gerçek verilere dayanamayan eksik ve hatalı yapılan hesaplamalar ve yerel mahkemenin bu yapılan hesaplamaları dikkate alarak karar kurması hukuki bir dayanağı olmayacak şekilde davalı şirketin sorumluluğu olmadığı bir eylem nedeni ile maddi külfet altına sokulması anlamına geldiğini, yerel mahkeme hakimi hesap bilirkişisinin hazırlamış olduğu bilirkişi raporundan ziyade ortada sözleşmenin ihlali, işin terk edilmesi ve sözleşmeye aykırılık bulunmadığını, bunu tespit edecek olan bilirkişi olmayıp yargılamayı yapan Hakim olduğunu, ısrarla davacının işi terk ettiğini (deliller ve tanık anlatımları ile ispat ederek) yazılı ve sözlü olarak belirtmiş olmalarına rağmen maalesef bu husus da yerel mahkeme tarafından değerlendirme dışı bırakılarak usul ve yasaya aykırı hükmün kurulmasına neden olduğunu, davacıya ait araçların satılması ile davacının işi terk etmesi arasında herhangi bir bağ olmadığını, buna rağmen Yerel Mahkeme bu husus tetkik edilmediğini beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı sözleşmeye aykırı olarak 22.400,00 TL ödemesi gereken borcunu çek olarak yetkisiz şirkete yaptığını, davalı tarafından usulüne uygun ödeme yapılmadığından ve davacının alacağını almadığından bu alacak yönünden mahkemenin taleplerini kabul etmesi dosya içeriğine ve yasal düzenlemelere uygun olduğunu beyan ile; davalı tarafın istinaf istemlerinin reddine, karar verilmesini, talep ederiz.

DELİLLER

Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/07/2023 Tarih - 2019/913 Esas - 2023/764 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava; tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş karara karşı ... tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.

Dosyanın incelemesinde; davanın tarafları arasında 01/12/2018 tarihli muhtelif nakliye işlerini kapsayan sözleşme imzalandığı, imzalanan sözleşmenin 7.sayfa 5. maddesinde; fatura bedellerinin davacı şirket hesabına yapılarak davalının borçtan kurtulacağının açıkça belirtilmesine rağmen davalının fatura bedellerinden kalan 22.400,00-TL’yi Kuzey Taşımacılık firmasına yaptığı, davacının kalan fatura bedeli ödemesinin yapılmadığı, ilaveten son iş faturası olarak düzenlenen 31/05/2019 tarih ... numaralı 2.133,02-TL tutarlı fatura bedelinin de davacıya ödenmediği, sözleşmenin tarafı olarak görünen ancak 02/06/2019 tarihine kadar gider ve masraflara katılmayan Kuzey Taşımacılık firması adına ...’ın davacı şirketin yetkililerini ve çalışanlarını çalışma alanından kaba kuvvet kullanarak çıkarttığı, bu olayla ilgili Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikâyet dilekçesi verilip soruşturmanın 2019/16059 sayılı dosyada devam ettiği, davacı şirketin davalıya taleplerini ve sözleşmeye aykırılıkları bildirir Gebze 11. Noterliği’nin 27/06/2019 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarını gönderdiği, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 1 yıllık olmasına rağmen 02/06/2019 tarihinde savcılığa intikal etmiş olay yaşandığından dolayı inşaat sahasına giriş yapılamadığı, davacının kazanç sağlayacağı yaz ayında çalışamadığı, davalı şirketin talep ve taahhüt ettiği işleri yapmaması nedeni ile müvekkili şirketin 4 adet aracını satmak zorunda kaldığı davacı tarafından belirtilerek, yapılan iş karşılığı düzenlenmiş olan faturalardan kalan bakiye alacakların davacıya ödenmesi için eldeki davanın açıldığı, davalı tarafından davanın reddinin talep edildiği, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verildiği, verilen karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.

Uyuşmazlık, taraflar arasındaki sözleşme nedeniyle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı noktasındadır.

Dosya arasına alınan 07/09/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle; taşıma işi sebebiyle davacının davalıya düzenlediği faturaların tümünün davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı şirket defterlerinde ihtilaf konusu 2.133,02-TL tutarlı 31.05.2019 tarihli faturanın haricindeki faturaların kayıtlı olduğu, dosya kapsamında davacının davalı şirket adına düzenlemiş olduğu 31.05.2019 tarih, ... seri numaralı, 2.133,02-TL tutarlı faturanın davacı tarafından davalı şirkete tebliğ edildiği, fatura muhteviyatı hizmetin yapıldığını kanıtlayacak verilere ulaşılamadığından davacı alacağına dahil edilmesinin mümkün olmadığı, Denizbank A.Ş. ... seri numaralı 22.400,00-TL bedelli çekin davalı defterlerde davacıya yapılan ödeme şeklinde kayıtlı, davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı, bu çekin dava dışı ...’a teslim edildiği ve ... tarafından tahsil edildiği, davacının bu çek bedeli kadar davalı şirketten alacaklı olduğu;

13/04/2021 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; dosya muhteviyatına göre davacının 02/06/2019 - 30/11/2019 tarihleri arasındaki sözleşme süresi içinde elde edeceği net kazancın, sözleşmedeki hisse oranına göre 13.662,25-TL olduğu, davacının sözleşmenin feshi üzerine benzer bir anlaşma yapabileceği veya benzer bir işi bulabileceği makul sürenin 15 gün olabileceği, bu süre içinde davacının elde etmesi muhtemel karının 7.807,00-TL olarak hesap edildiği;

27/09/2021 tarihli bilirkişi 2. ek raporunda özetle; davacı şirket adına kayıtlı araç ya da araçların satılmış olması kaynaklı ne tür bir zarar oluştuğunun anlaşılamadığı, ayrıca zararı kanıtlayıcı bilgi veya belge görülmediği, anılan nedenle itiraz yönünden farklı bir hesap yapılmadığı, davacı vekilinin itiraz dilekçesinin 6 numaralı başlığı altında ileri sürdüğü itirazı yönünden görüşlerinin ifade edildiği, itiraz yönünden bu görüşlerinde bir değişiklik olmadığı yönünde görüş bildirildiği görülmüştür.

Dosya arasına alınan 01/03/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı, dava dışı Kuzey Taşımacılık – ... ve MEK Koç İnş. Ltd. Şti. ile davalı şirket arasında, hafriyat işlerine ait nakliye taşımacılığı hizmetinden dolayı iş ilişkisi başladığı, taraflarca yazılı olarak ve her sayfası taraflarca kaşe/imza edilmiş 01.12.2018-30.11.2019 tarihlerini kapsayan 1 yıllık hizmet sözleşmesi yapıldığı, söz konusu sözleşmenin açık şekilde taşıma sürecine dayanan bir lojistik hizmet sözleşmesi niteliği taşıdığı, davacının ve davalının sahibi lehine delil kudretine haiz yasal defterlerine ve belgelerine göre, davacının davalıdan kalan alacağının 2019 yılı sonunda 29.703,97-TL olduğu, davalının yasal defterlerinde ise davacıya borcunun kalmadığının tespit edildiği, davalının, davacıya ödemesi gereken fatura borcunun 22.400,00-TL'sinin sözleşme hükümlerine aykırı olarak dava dışı sözleşmede imzası olan Kuzey Taşımacılığa ödediği için davacının davalıdan 22.400,00-TL alacaklı olduğu, davaya konu edilen 31.05.2019 tarihli 1 adet 2.133,02-TL'lik faturanın davalının kayıtlarında yer almadığı, bu faturanın davalıya tebliğ edildiğinin ve faturadaki işin yapıldığının ispata muhtaç olduğu, yazılı ve 1 yıllık sözleşmenin süresinin bitişine 7 ay kala davacının dosyadaki gerekçelerle sözleşmeyi tek taraflı olarak fesh ettiği, davacının haksız fesih iddiasıyla kazanç kaybı ve kar kaybı talep ettiği, tüm dosya içeriğinden, tanık ifadelerinden, davacının verdiği hizmete karşılık düzenlediği fatura bedelinden kalan 22.400,00-TL alacağının, sözleşmedeki diğer imza sahibi Kuzey Taşımacılığa ödediği, sözleşmede bu ödemenin faturaları düzenleyen ve sözleşmeye göre davacıya ödenmesi kararlaştırıldığından, davalının bu yönde sözleşme hükümlerine aykırı davrandığı, sözleşmenin, davalı tarafından sonlandırılabilmesi için sözleşmeye göre 15 gün önceden ve ihtarname göndermesi gerektiği, davalının sözleşme ilişkisinin bittiğine dair davacıya gönderdiği herhangi bir ihtarnamesinin olmadığı, davalının iş ilişkisini davacıyla sona erdirmeden, sözleşmedeki diğer tarafla ilişkisini devam ettirdiği ve ödemeleri de dava dışı şirkette yapıldığının dosya içeriğinden anlaşıldığı, takdiri mahkemeye olmak üzere fesih sürecinin nihai yorumunun ticaret hukuku açısından değerlendirme gerektireceği, sözleşmenin davacı tarafından feshinin mahkeme görevlendirmesi gözetildiğinde haklı fesih olarak değerlendirildiği, bu durumda 7 aylık kazanç kaybı hesaplanabileceği, ancak taşıma yönünden sözleşme içeriği irdelendiğinde, sözleşme hüküm ve koşullarının taşıyıcıların elinde bulunan tüm kapasitelerini bağlayacak veya yalnızca sözleşme konusu taşıma işinde kullanılabilecek nitelikte olmadığı, aksine başkaca işlerde çalışarak taşıyıcıların gelir elde edebileceği nitelikte organize edildiğine kanaat getirildiği, bu haliyle taşıyıcının kapasite kaybı veya kapasite blokajı sebebiyle ücret talep edemeyeceğinin değerlendirildiği, takdirin mahkemede olduğu, mahkemenin nihai değerlendirmesi neticesinde davalı yanın sözleşmeyi haklı feshettiği değerlendirildiğinde;

TTK'nın 865. maddesi uyarınca gönderen konumundaki hizmet alan davalının sözleşmeyi her zaman fesih hakkı olduğu, ancak yine TTK'nın 865-(2) maddesi içeriği uyarınca bu durumda taşıma işletmesinin kararlaştırılan taşıma ücretinin en fazla 3’te 1’ini talep etme hakkı olacağı,

TTK'nın 865-(2)'nin uygulanması durumunda fesih sebebi unsurun taşıyıcının sorumluluk alanı ve bu alandaki hatasına dayandığı durumda taşıyıcının hiçbir ücret talep edemeyeceği, dosya kapsamında hangi güzergahta ne kadar tonaj taşındığına dair veri mevcut olmadığı, ancak davacı yanın sunduğu tek taraflı araç plaka bilgisi araç sayısı, aylık tonaj vb. bilgileri içeren evrakların mevcut olduğunu, bu evraklarda davalı yanın doğrudan bir onayı ve teslim kaşesi gözlenmediği, bu durumun ispata muhtaç kaldığı, ancak mahkemenin görevlendirmesi gözetilerek ilgili evrakların detayları kullanılması ile araç başına ortalama aylık 3702,60 kg. yük taşındığı, güzergah bilgileri net olmadığından ortalama 2,76 TL/Ton ortalama birim fiyatı üzerinden araç başına aylık 3.406,40 TL tutarın hesaplandığı, sözleşme gereği bildirilen ve davalı yan için hazır tutulması gereken 15 araçtan kaçının davacı yana ait olacağına ilişkin açık hüküm olmadığı ve tespit edilemediği, yine davacının sunduğu belgeler üzerinden ayda ortalama 6 aracın bu iş için ayrıldığı değerlendirmesinin yapıldığı, bu doğrultuda 7 ay boyunca 6 aracın işlememesinden kaynaklı talep edebileceği en yüksek navlun ücretinin 143.068,80-TL olabileceği yönünde görüş belirtilmiş olduğu görülmüştür.

Dosya arasına alınan 13/07/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; davacı yanın benzeri bir iş bulabilmesi için gerekli makul sürenin kadri marufunda ve sözleşme fesih hükümleri baz alınarak 15 gün olarak değerlendirildiği, net karlılık oranının kadri marufunda ve sektör uygulamaları yönünden, rapor içerisindeki dayanak veriler gözetilerek %7 olarak alınabileceği, bu doğrultuda kök rapordaki yaptıkları hesaplamalar doğrultusunda; makul süre (15 gün) içerisinde ortalama 6 araç için aylık navlun getirisinin (30.657,51-TL) olarak hesaplandığı, bunun %7'sinin kar olarak hesaplandığında, 6 aracın 15 gün işletilmesinde net kar miktarının 2.146,02-TL olacağı, ancak kök raporda da belirtildiği üzere sefer sayılarının verisinin-puantajının dosya içeriğinde olmadığının belirtildiği, huzurdaki görevlendirme sebebiyle bu konuda değerlendirme yapmak gerekeceği, bu doğrultuda yine kök raporda gözlenebilen toplam sefer sayıları üzerinden yapılan hesaplama neticesinde makul süre (15 gün) içerisinde 6 aracın 3’er sefer yapacağı kanaatine ulaşıldığı, ortalama 6 aracın 15 gün içerisinde 3’er sefer neticesinde elde edilecek net kar miktarının kadri marufunda 6.438,06-TL olarak tespit edildiği, aynı hesaplamanın sözleşmede geçen 15 araç kısıtı ve davacı-önceki bilirkişi raporunda belirtilen %25 karlılık oranı gözetilerek dava sürecinin selameti gözetilerek ayrıca hesaplandığı yönünde görüş belirtilmiş olduğu görülmüştür.

Dosya arasına alınan 02/05/2023 tarihli bilirkişi 2. ek raporunda özetle; mahkemece yazılan müzekkere neticesinde Gebze Ticaret Odası’ndan gelen verilerin baz alındığı, kök ve ek rapordaki genel kanaatlerinin (faiz oranı, sefer sayısı araç sayısı ve önceki raporlarda tespiti yapılan hususlar ve kaynaklarına ilişkin) korunduğu, ancak mahkemenin iş bu 2. Ek rapor açık görevlendirme talimatı gözetilerek, 1. Ek rapordaki hesaplamaların yeni veriler baz alınarak rapor içerisinde tekrar hesaplandığı, Gebze Ticaret Odasının hem araç başına getiri-yevmiye (1.000 TL-1.200 TL arası) hem de taşınan tonaj başına birim fiyat (7 TL/ton) detayı sunduğu, tonaj birim fiyatı (7 TL/ton) üzerinden ayrı başlıklandırma yapılarak hesaplama yapıldığı, bu noktada ek raporda taraflarından yapılan 2,76 TL/ton’luk birim fiyat tespitinin taraflar arasındaki sözleşmede yer alan güzergahlar arasındaki birim fiyatların ortalamasına dayandığını hatırlatarak hangi birimin baz alınacağının takdirin mahkemede olduğu, Gebze Ticaret Odası yevmiye ücretleri üzerinden ayrıca başlık açılarak hesaplama yapıldığı, ancak 1.000 TL ile 1.200 arasındaki farklılığın neye dayanabileceğine yazıda yer verilmediği, bu doğrultuda 1.000 TL, 1.200 TL ve 1.100 TL(ortalama yevmiye birim fiyatı) olmak üzere 3 farklı birim fiyat üzerinden hesaplama yapıldığı, Gebze Ticaret Odasının Makul Süre olarak 1 ay – 30 gün belirlediği ve hesaplamaların 1 ay esasına göre yapıldığı, net karlılık oranının kadri marufunda ve sektör uygulamaları yönünden kanaatlerine göre, önceki ek rapor içerisindeki dayanak veriler gözetilerek %7 olarak alınabileceği, ticaret odasından gelen ayrıca bir karlılık oranı bildiriminin olmadığı, taraflarınca tespiti yapılan sefer sayısı-araç sayısı ve karlılık oranları ile ticaret odası verilerinin birlikte hesaplanmasından elde edilen değerleri özetlendiği, hangi karlılık oranının ele alınacağının nihai takdirin mahkemede olduğu; taşınan ortalama yük baz alınarak hesaplanan olası karlılık; -10.885,64-TL x 6 sefer = 65.313,84-TL (6 aracın ayda 6 sefer yaparak elde edilen net karlılık -%7 ile), ticaret odası günlük yevmiye detayları baz alınarak hesaplanan olası karlılık; -180.000 x (%7) x 6 sefer = 75.600-TL (6 aracın Aylık karlılığı -6 sefer–1.000TL/gün br. yev. baz alındığında) -198.000 x (%7) x 6 sefer = 83.160-TL (6 aracın Aylık karlılığı -6 sefer–1.100TL/gün br. yev. baz alındığında) -216.000 x (%7) x 6 sefer = 90.720-TL (6 aracın Aylık karlılığı -6 sefer–1.200TL/gün br. Yev. baz alındığında),

Aynı hesaplamaların sözleşmede geçen 15 araç kısıtı ve davacı-önceki bilirkişi raporunda belirtilen %25 karlılık oranı baz alınarak dava sürecinin selameti gözetilerek takdiri mahkemede olmak üzere ayrıca hesaplandığı, kök raporda yapılan gönderen tarafından fesih esaslarına ilişkin sayın mahkemenin haklı fesih değerlendirmesi olduğu durumda; ayrıca Ek rapor 4.2. başlığı altındaki hesaplamada gösterilen ve atıf yapılan,

TTK'nın 865-(2)-b) maddesi uygulaması uyarınca taşıyıcının ele alınacak getirilerin en fazla 3’te 1’ini talep edilebileceği yönünde görüş belirtilmiş olduğu görülmüştür.

Eldeki davada; taraflar arasındaki uyuşmazlığın temelinin, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin haksız feshi nedeniyle yoksun kalınan karın tazmini ile davacının hizmeti karşılığı düzenlenen faturadan alacaklı olup olmadığı ile taraflar arasında imzalanan sözleşmenin kim tarafından feshedildiği, feshin haklı nedene dayanıp dayanmadığı, fesih nedeniyle davacının zararının olup olmadığı ve miktarı davacı tarafından davalıya verilen hizmet karşılığı düzenlenen iki adet fatura dolayısıyla davalının borçlu olup olmadığı hususlarında toplandığı değerlendirilmiştir.

Taraflar arasındaki sözleşmenin 01.12.2018-30.11.2019 tarihleri arasında geçerli olacağı hususunun sözleşmede kararlaştırıldığı, bu nedenle sözleşme süresinin dolmadığı, davalı şirketin, taraflar arasında imzalanmış olan 01.12.2018 tarihli sözleşmeyi feshettiğine ilişkin bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, buna karşın; davacı şirketin davalıya 27.06.2019 tarihinde Gebze 11. Noterliği'nin ... yevmiye sayılı ihtarnamesini gönderdiği, ihtarname içeriğinde 01.12.2018 tarihli sözleşmeye atıf yapılarak sözleşmeye istinaden verilen hizmete ilişkin kestikleri 22.400,00.-TL bedelli faturanın Kuzey Taşımacılık firmasına ödendiğinin öğrenildiği, bu durumun sözleşmeye aykırı olduğu, sözleşme gereği davacının kullanacağı ofisten, Kuzey Taşımacılık firması adına hareket eden ... tarafından kaba kuvvet kullanılarak çıkarıldıkları, bu nedenlerle sözleşmenin davalı şirket tarafından fiili olarak feshedilmiş olduğunu değerlendirdiklerini, davalı tarafından başkasına (dava dışı Kuzey Taşımacılık firmasına) ödenmiş faturanın kendilerine ödenmesi ve zararların giderilmesi gerektiği şeklinde ihtarların bulunduğu, davalıya ihtar verilen konularda herhangi bir süre verilmediği, söz konusu ihtarnamenin 02.07.2019 tarihinde davalı şirkete tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.

Davacı tarafından davalıya gönderilen ve içeriği hakkında yukarıda açıklama yapılan ihtarnamede, davacıya ödenmesi gereken 22.400,00.-TL faturanın, sözleşmenin üçüncü tarafı olan Kuzey Taşımacılık firmasına ödenip ödenmediği noktasında taraf defterleri ile belgeleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemelerinde; davacının ve davalının sahibi lehine delil kudretine haiz yasal defterlerine ve belgelerine göre davacının defterlerinde anılan faturanın kayıtlı olduğu ve davacı defterlerine göre davacının davalıdan 2019 yılı sonunda 29.703,97-TL alacaklı olduğu, davalının yasal defterlerinde ise 22.400,00.-TL faturanın kayıtlı olduğu; ancak davalı şirketin davacıya borcunun kalmadığının tespit edildiği, ihtarnamede belirtilen 22.400,00.-TL fatura borcuna karşılık davalı şirketçe çek düzenlendiği, söz konusu çekin Kuzey Taşımacılık adına ... adlı kişiye teslim edildiği ve ... tarafından tahsil edildiği, bu hususun davacı tarafın da kabulünde olduğu, davacıya teslim edilmemiş olan çek dışında bu faturaya istinaden yapılmış bir ödeme bulunduğuna dair delil sunulmadığı şeklinde görüş belirtilmiş olduğu anlaşılmaktadır.

Yapılan tüm bu açıklamalar ve değerlendirmeler neticesinde, ilk derece mahkemesince davacının yoksun kalınan kara ilişkin istemi ile davacının alacak talepli davasının kısmen kabulüne şeklinde karar verilmişse de; verilen kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı yanılgılı kanaatle verildiği anlaşılmıştır. Taraflar arasında 01.12.2018-30.11.2019 tarihleri arasında geçerli olacağı kararlaştırılan sözleşmenin hükümlerine davalı tarafından aykırı davranılması nedeniyle oluşan zararların tazmininin talep edildiği anlaşılmaktadır.

Öncelikle belirtmek gerekirse; davanın esasını oluşturan ve taraflar arasında imzalandığı hususu çekişmesiz olan 01.12.2018 tarihli sözleşme aslının dosya arasında bulunmadığı görülmektedir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın temelinde, az yukarıda da belirtildiği gibi sözleşme hükümlerine aykırılık olduğu düşünüldüğünde, taraflar arasında imzalanan ve tarafların imzalarını içeren 01.12.2018 tarihli sözleşme aslının dosyaya getirtilmesi gerekmektedir.

Sözleşme fotokopisinin incelenmesinde, davacı şirketin yanı sıra dava dışı Kuzey Taşımacılık/...'ın sözleşmenin tarafları kısmında yer aldığı ancak sözleşme hükümlerinin incelenmesinde sözleşmenin tarafı sadece davacı şirketmiş gibi düzenlendiği, sadece sözleşmenin 41. Maddesinde "Kuzey Taşımacılık/... ve ... işbu sözleşmede sözleşmenin tüm hükümlerini yerine getirilmesinden ...'e karşı müteselsilen ve müştereken sorumludur." hükmü ile Fiyat ve Ödeme başlıklı kısmının 5. maddesinde "MEK'in sevk noktasına yükü teslim edip faturasını kestikten sonra ilgili fatura bedelleri, faturanın tebliğ tarihinden itibaren 100 (yüz) gün sonra MEK'in bildirilecek olan banka hesabına ödenecektir. İş bu sözleşmede Kuzey Taşımacılık/... ve ... "MEK" olarak anılmakta olup ... tarafından ödenecek olan bedelin ... hesabına yatılacağını ve yapılacak olan bu ödeme ile borçtan kurtulacağının taraflar kabul, beyan ve taahhüt ederler." hükmü bulunmakta olup bu hüküm dışında Kuzey Taşımacılık/... ile ilgili bir hüküm bulunmamaktadır. Bu belirlemelere göre, davacının iddiasını ileri sürüş biçiminden, yukarıda açıklanan sözleşme hükümlerinden ve davalı savunmalarından davacı ile dava dışı Kuzey Taşımacılık/... arasında adi ortaklık ilişkisinin bulunabileceği anlaşılmıştır.

Bilindiği gibi, Adi Ortaklık kavramı Türk Hukuku’nda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 620 ve 645. maddeleri arasında düzenlenir. Adi ortaklık sözleşmesi Kanun’da, iki veya daha fazla kişinin emeklerini veya mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendiği sözleşme olarak tanımlanır.

TBK’nın 620. maddesinin ikinci fıkrasında ilk fıkradaki tanım genişletilerek, bir ortaklık kanunla düzenlenmiş ortaklıkların ayırt edici özelliklerini taşımaması halinde, bu ortaklığın adi ortaklık olarak kabul edileceği düzenlenir. Bunların yanında adi ortaklık taraflarının ortaklık kurmak amaç ve iradesine sahip bulunmadığı hallerde dahi, mevcut sözleşmesel ilişki sebebiyle kendiliğinden oluşan adi ortaklıklar da mevcuttur. Adi Ortaklık Kavramı Adi ortaklık, iki veya daha fazla kişinin ortak amaçlarına göre şekillenmiş, ortaklığa bağlı haklarının ve ortaklık yapısının sermayeye bağlı olmadığı, ortakların ortaklık borçlarından bütün malvarlıklarıyla, birinci derecede ve zincirleme sorumlu olduğu, her türlü iktisadi veya gayri iktisadi konu için herhangi bir şekle bağlı olmaksızın kurulabilen veya oluşabilen, tüzel kişiliği bulunmayan bir ortaklıktır. Tüzel kişiliği olmadığından, adi ortaklık, üçüncü kişilerle ilişkilerinde bağımsız bir varlığa sahip değildir. Adi ortaklığın unsurları şu şekilde özetlenebilir. Ortaklık kurulabilmesi için iki veya daha fazla kişinin bir araya gelmesi gerekir. Örneğin tek kişilik anonim ortaklık kurulabilirken, tek kişilik adi ortaklık kurulamaz. Gerçek veya tüzel kişiler adi ortaklık ortağı olabilir. Kanunun da tanımına göre adi ortaklık kurulabilmesi için ortakların emeklerinin veya mallarının ortak bir amaca erişmek üzere birleştirilmesi gerekir. Tarafların ortak irade beyanları ve ortak amaçları adi ortaklık kurulması için gereklidir. Ortaklık amacının gerçekleşmesine ilişkin her türlü edim katılma payı olarak taahhüt edilebilir. Ortak amaç adi ortaklığın temel unsurudur. Adi ortaklıkta ortakların amacı tek ve aynı olmalıdır. Bu amaç geçici veya devamlı da olabilir. Tarafların ortak amacı bir araya getirmeleri için bir araya gelmeleri, adi ortaklığın kurulması için tek başına yeterli değildir. Tarafların bu ortak amacın gerçekleşmesi için gerekli faaliyetlere aktif olarak katılması ve katılmayı borçlanmış olması da gereklidir. Adi ortaklığın kurulması ve adi ortaklık sözleşmesinin geçerliliği herhangi bir şekil şartına bağlı değildir. Adi ortaklık iç ilişkide ortaklar arası hak ve düzenlemelere tabi iken, dış ilişkide tüzel kişiliği bulunmadığından, ortaklığın üçüncü kişilere karşı doğrudan, yani organsal temsili mümkün değildir. Üçüncü kişilerle işlemlere girişen ortak, bu üçüncü kişilere karşı alacaklı ve borçlu olur. Bu ortak, ortaklık yani, bütün ortaklar adına üçüncü kişilerle işlem yapmak durumunda ise, diğer ortaklar da doğrudan temsil hükümlerine göre sorumlu olurlar. Bunun için işlem yapan ortağın diğer ortakları da temsil ettiğini, işlem yaptığı üçüncü kişilere bildirmesi gerekir. Dolayısıyla adi ortaklık kendi nam ve hesabına hak ve borç sahibi ya da davacı veya davalı olamaz. Ortaklık aleyhine açılmak istenen davalar tüm ortaklar aleyhine, ortaklık lehine açılacak davalar da tüm ortakların katılımı ile açılmalıdır.

O halde gelinen bu aşamada, mahkemece öncelikle yapılması gereken iş; yukarıda da eksiklik olarak belirtilen ve taraflar arasında imzalandığı hususu çekişmesiz olan 01.12.2018 tarihli sözleşme aslının dosya arasına getirtilmeli, sonrasında, sözleşme hükümleri değerlendirilerek, davacı şirket ile dava dışı şirket arasında adi ortaklık ilişkisi bulunup bulunmadığı araştırılmalı, yine, davacı şirketin, diğer dava dışı Kuzey Taşımacılık şirketi nezdinde (yapılacak iş ve işler bakımından) yönetici ortak (6098 sayılı TBK. m. 629-631) olup olmadığı tartışılmalı, oluşacak kanaate göre, davacının, dava dışı Kuzey Taşımacılık/... şirketi ile birlikte imzaladıkları ve davalının da sözleşmenin diğer tarafı konumunda bulunduğu sözleşme nedeniyle bu sözleşmeden kaynaklı uyuşmazlıkların giderilmesi için birlikte hareket etmelerinin gerekip gerekmediği, yani, eldeki dava özelinde, davacı şirketin tek başına dava açıp açmayacağı netleştirilmeli ve en nihayetinde yapılacak tüm bu iş ve işlemler neticesinde işin esasına girilerek oluşacak kanaate göre dava hakkında olumlu veya olumsuz bir karar vermek olmalıdır. Kaldırma nedenine göre diğer istinaf istemleri bu aşamada incelenmemiştir. Gerekçeli karar başlığında; taraf vekillerinin adreslerinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir. Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının HMK'nın 353-(1)-a)-6) maddesince kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davalının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a)-6) maddesi gereğince ESASTAN KABULÜNE, a-Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/07/2023 Tarih - 2019/913 Esas - 2023/764 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

b-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

2.İstinaf Karar Harcının, talebi halinde ve ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,

3.İstinaf eden tarafından yapılan İstinaf başvuru giderlerinin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından değerlendirilmesine,

4.Kararın, 6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,

5.İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

6.İİK'nın 36-(5) maddesi gereğince Gebze İcra Dairesi'nin 2023/20692 Esas sayılı dosyasına sunulan teminatın (nakit/teminat mektubu) yatırana iadesine, İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362-(1)-g) maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/02/2025 ... Başkan ...

(e-imzalıdır)

...

Üye ...

(e-imzalıdır)

...

Üye ...

(e-imzalıdır)

...

Katip ...

(e-imzalıdır)

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.