Esas No
E. 2025/278
Karar No
K. 2025/507
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2025/278

KARAR NO: 2025/507

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

TARİHİ: 24/12/2024 ara karar

NUMARASI: 2024/233

DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Eseri (Tecavazün Meni İstemli)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/03/2025

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:

DAVA:

Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesi ile, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 10/09/2024 başlangıç tarihli bir "Konsinye Sözleşmesi" akdedildiğini ve bu sözleşme ile kararlaştırılan eserlerin davalıya teslim edildiğini, söz konusu eserlerin ... isimli galeride sergilenmeye başladığını, akabinde davalının sözleşme şartlarına uymaması, eserler üzerinde sözleşme dışı tasarruflarda bulunması nedeni ile sözleşmenin Beyoğlu ...Noterliği’nin 08.10.2024 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile feshedildiğini ve söz konusu ihtarnamenin davalıya 09.10.2024 tarihinde tebliğ edildiğini, Konsinye sözleşmesinin fesh edilmesi ile davalının eserleri elinde bulundurmasının hiçbir hukuki sebebinin kalmadığı ortada iken, davalının eserleri müvekkiline iade etmediğini, hatta davalının eserlerin iadesi için müvekkilinden para istediğini, davalı hakkında Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2024/51937 Soruşturma numaralı dosyasında şikayette bulunduklarını, uzunca yıllardır sanat camiasında tanınan ve güvenilen bir ismi olan müvekkilinin mesleki emek ve çaba harcadığı eserleri geri alamamasının çevresine ve sanatçılara karşı itibarını kötü etkilediğini ileri sürerek, davalı tarafından hukuka aykırı şekilde bulundurulan ve müvekkiline iade edilmeyen eserlerin tedbiren satışının engellenmesine, tecavüzün ref'i ve muhtemel tecavüzün men'ine eserlerin davalıdan alınarak müvekkiline iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

MAHKEME KARARI: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 24/10/2024 tarih ve 2024/233 E.sayılı ara kararı ile; Davacının ihtiyati tedbir talebinin takdiren 200.000,00 TL nakdi Veya kesin ve süresiz teminat mektubu teminat karşılığı KABULÜNE, -Davalının "Konsinye Sözleşmesi" kapsamında davacıdan teslim almış olduğu 10/09/2024 teslim tarihli Konsinye Sözleşmesine konu toplam 18 adet eserin davalı tarafından satışının tedbiren engellenmesine karar verilmiştir.Davalı vekilince 18/11/2024 tarihli dilekçe ile ihtiyati tedbirin yetkili mahkemeden talep edilmediğini, davacının tedbir talebini HMK 389 ve devamı maddeleri hükümleri ile FSEK 77.Maddesi kapsamında ispatlayamadığını, yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediğini, müvekkilinin sözleşmedeki edimlerini yerine getirmeye devam ettiğini bu nedenlerle tedbirin kaldırılması gerektiğini savunarak tedbire itiraz etmiştir. Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 24/12/2024 tarih ve 2024/233 E.sayılı ara kararı ile; "Dosya kapsamı deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu eserlerin taraflar arasındaki konsinye sözleşmesi ile davacı tarafça davalı tarafa teslim edildiği, davacı tarafça davalı tarafa çekilen ihtarname ile bu sözleşmenin feshinin ihbar edildiği, eldeki davanın bu nedenle açıldığı ve bu eserlerin davalı tarafça satılmaması yönünde ihtiyati tedbir talep edildiği ve talebin mahkemece teminat ile kabul edildiği, fesih beyanının tek taraflı bir irade beyanı olarak karşı tarafa varmakla sonuç doğuracağı, feshin haklı olup olmadığının bu davanın konusu olmadığı, sözleşme feshedilmiş olmakla, sözleşmedeki yetki şartının da geçerliliğini yitirdiği, tarafların yerleşim yeri adresleri itibariyle mahkemenin yetkili olduğu, dosya kapsamı deliller ve fesih bildirimine göre yaklaşık ispat koşulu gerçekleştiği, keza davalının muhtemel zararlarına karşılık yeterince teminat alındığı" gerekçesiyle;

Davalı tarafın ihtiyati tedbire itirazının REDDİNE, karar verilmiştir.

İSTİNAF:Davalı Vekili İstinaf Dilekçesinde Özetle: dava da kesin yetki bulunduğu, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olduğu, tedbir kararının HMK 390 ve usule aykırı olduğu, tarafların tacir olduğu ve taraflar arasındaki sözleşmede yetkili mahkemenin İstanbul Merkez Mahkemeleri olarak belirlendiğini, HMK md. 17 gereği davanın sadece sözleşmeyle belirlenen mahkemede açılabileceği açıkça düzenlendiğini, FSEK md 66/5 hükmünün kesin yetki kuralı niteliğinde olmadığını, davanın sadece sözleşmeyle belirlenen mahkemede ikame edilebileceğinden, davanın ikame edildiği mahkeme açıkça yetkisiz olduğundan, ihtiyati tedbir kararının açıkça hukuka aykırı olduğunu, gerek tedbire itirazlarında gerekse de cevap dilekçesinde HMK md. 19 gereği yetki itirazında bulunulduğunu, dolayısıyla HMK md. 390 kapsamında ihtiyati tedbir kararınına yetkili mahkeme olan İstanbul Mahkemelerinin verebileceğini. -Mahkemenin sözleşme feshedildiği için yetki sözleşmesinin geçersiz olduğuna dair gerekçesinin açıkça hatalı olduğunu. -Taraflar arasında konsinye sözleşmesi akdedildiğini, müvekkilinin sözleşme ile yükümlendiği edimleri eksiksiz şekilde yerine getirdiğini, ürünlerin sergilenmesinin de sözleşme kapsamında yapıldığını, müvekkili şirket ile davacı arasında 10.09.2024 başlangıç tarihli "Konsinye Sözleşmesi" akdedildiğini, sözleşme kapsamında eserlerin, müvekkili şirkete 10.09.2024-05.01.2025 tarihleri arasını kapsayacak şekilde konsinye edildiğini, eserlerin müvekkili şirket tarafından "Formların Florası- Forms of Flora sergisinde sergilenmek üzere teslim alındığını ve sözleşmeye uygun bir şekilde sergilendiğini, bütün yükümlülüklerinin büyük bir özveri ile yerine getirildiğini, sözleşmenin 6. Maddesi ile satışlardan müvekkil şirketin %30 komisyon alacağı, sözleşmenin 10. maddesi ile ise; sözleşme ekinde yer alan eserlerin sözleşme süresi içerisinde herhangi bir şekilde satılması halinde müvekkil şirketin %30 komisyona hak kazanacağının taraflarca açıkça belirtildiğini, davacı dilekçesindeki isnatların gerçek dışı ve kötüniyetli olduğunu, ihtarnameye noter marifetiyle cevap verildiğini.-Davacı tarafın sözleşmeyi açıkça ihlal ettiğini ve müvekkili şirkete komisyon vermemek adına haksız ve hukuka aykırı bir şekilde kendince bir senaryo kurarak müvekkili şirket ile aralarındaki sözleşmeden caymak ve komisyon ödememek amacıyla ihtarname keşide ettiğini. müvekkili şirketin konsinye anlaşmasına dahil ettiği ve sergide bulunan bir ürünün, davacı tarafça müvekkil şirketten habersiz bir şekilde haricen 3. kişilere satılarak, davacı tarafça eserin, müvekkilinden istendiğini, sözleşmenin 10. maddesinde yer alan hükmün gereği komisyon talep edildiğinde ise davacı tarafın, müvekkili şirkete, Beyoğlu ... Noterliğinin 08.10.2024 tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarname keşide ettiğini. -Davacı tarafın ihtiyati tedbir istemini HMK. md. 389- 390 ve FSEK md. 77 kapsamında ispatlayamadığını, davacı tarafın dava dilekçesinde ve tedbir isteminde "davalının sözleşme şartlarına uymaması,, eserler üzerinde sözleşme dışı tasarruflarda bulunması nedeniyle Beyoğlu ... Noterliğinin 08.10.2024 tarih ve ... yev. No'lu ihtarnamesi ile feshedilmiştir" iddiasında bulunmuş olup davacı bu iddiasını ispatlayacak hiçbir delil sunmadığını, Yargıtay uygulaması ve doktrinde ifade edildiği üzere nihai hükmün çözümleyeceği hususlarda davanın esasını çözer nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğini, aksi halde, hükümle elde edilecek sonucun ihtiyati tedbirle sağlanacağını, durum davanın ve oluşturulacak hükmün anlamını ve etkisini ortadan kaldıracağını, bu hususun HMK’nın 391. maddesinin gerekçesinde de vurgulandığını (Aynı görüşte; Prof.Dr. İlhan E.POSTACIOĞLU, Medeni Usul Hukuku Dersleri, 8.Baskı, İstanbul 2020, s.964 ; Prof.Dr. Baki KURU, Medeni Usul Hukuku, Cilt-II, Ankara 2020, s.1270 ; Prof.Dr. Ejder YILMAZ, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi, Cilt-III, Ankara 2017, s.3550 ; Y.23.HD.03.02.2014 T. 2014/644 E. 2014/697 K. ; Y.18.HD. 24.09.2013 T. 2013/12520 E. 2013/12084 K. ; Y.15.HD. 21.11.2012 T. 2012/4558 E. 2012/7308 K. ; Y.4.HD. 5.12.2013 T. 1264/19225 ; Y.23.HD. 03.02.2014 T. 644/697). - FSEK kapsamında yaklaşık ispatın gerçekleşmediğini, ihtiyati tedbir kararının uygulanması neticesinde, müvekkili şirketin İstanbul Havalimanında sergilemekte olduğu eserlerin satışını gerçekleştirememesi halinde sözleşme ile kararlaştırılan bedelden mahrum kalacağı ticari olarak zarara uğrayacağı gibi, eserlerin havalimanından toplanması halinde de müvekkilinin prestij ve saygınlığını ihlal eder nitelikte olacağını beyanla, itirazın reddi kararının kaldırılarak, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF CEVAP:

Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafın ihtiyati tedbire süresinde itiraz etmediğini, davalı tarafın dosyaya vekaletnamesini 07.11.2024 tarihinde sunduğunu, bu kapsamda ihtiyati tedbir kararına 7 günlük yasal süresi içinde itiraz etmediği, süresinde olmayan itirazın reddi gerektiği, davalının itirazının yersiz olduğu ve eserleri haksız şekilde elinde tuttuğu, müvekkilinin mali ve manevi haklarına tecavüz ettiğini, bunu da eserleri haksız yere sergileyerek ve satışa arz ederek yaptığını, hem fiilin gerçekleştiği yer hem de davalının ikametgah mahkemesine göre mahkemenin yetkili olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin sona erdiğini, davalının eserleri elinde tutmasının hiçbir haklı gerekçesi bulunmadığını, kaldı ki davalının söz konusu sözleşmenin süresinin de geçmiş olmasına rağmen eserleri hala iade etmediğini, ihtarnamenin tebliğinden sonra davalıdan eserleri iade etmesinin müteaddit defalar talep edilmişse de, davalının hiçbir hakkı olmamasına rağmen eserleri iade etmeyeceğini bildirdiğini ve eserleri iade etmek için müvekkilinden para istediğini, konsinye anlaşmasının eserleri sadece sergileme hakkı verdiğini ve sonrasında bu hakkın sözleşmenin feshi ile sona erdiğini, eserlerin tüm haklarının müvekkilinde bulunduğunu, mali ve manevi haklarına tecavüzde bulunulduğunu, tecavüzün meni ve refini talep ettiklerini beyanla, istinaf başvurusunun reddini talep etmiştir.

GEREKÇE

Davacı vekilince, taraflar arasındaki 10/09/2024 tarihli "Konsinye Sözleşmesi" akdedilerek, sözleşme kapsamındaki eserlerin şüpheliye teslim edildiğini, eserlerin ... isimli galeride sergilenmeye başlandığını, davalının sözleşme koşullarına uymaması nedeniyle feshedildiğini, feshe rağmen eserlerin davalı tarafça iade edilmediğini ileri sürerek, davalı tarafından müvekkiline iade edilmeyen eserlerin tedbiren satışının engellenmesine karar verilmesini talep ettiği, mahkemece 24/10/2024 tarihli ara kararla ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmiş, davalı vekilinin itirazı mahkemece reddedilmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Davalı vekilinin tedbire itiraz ve istinaf dilekçesinde, taraflar arasında imzalanan konsinye sözleşmesinde yetki sözleşmesi yapıldığını, yetki sözleşmesi gereğince İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu, yetkisiz mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılması gerektiğini, feshin haksız olduğunu ileri sürmüştür.İstinaf başvurusuna konu ara kararın ihtiyati tedbire itirazın reddine ilişkin karar olduğu, mahkemenin yetkiye ilişkin gerekçesinin, nihai karar mahiyetinde olmadığı gibi kesin yetkiye ilişkin de bulunmadığından, ileri sürülen yetki itirazı, Dairemizce bu aşamada incelenmemiştir.

Davacı vekilinin davalı tarafın itirazının süresinde olmadığını ileri sürmüşse de; ihtiyati tedbir kararının Gaziosmanpaşa İcra Müdürlüğü'nün ...Talimat sayılı dosyasında 04/11/2024 tarihinde infaz edildiği, tutanaktan tedbir infaz için gidildiğinde, davalı şirket yetkilisinin adreste bulunmadığı ihtarat yapılamadığının zapta geçildiği,

HMK 394/2 maddesi gereğince itiraz süresinin ihtiyati tedbir kararının tebliğinden itibaren başlatılması gerektiği, itirazın süresinde olmadığına dair davacı itirazının yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Taraflar arasındaki konsinye sözleşmesinin 10 Eylül 2024 tarihinden itibaren 4 ay süreyle, 5 Ocak 2025 tarihine kadar geçerli olduğunun kararlaştırıldığı, tedbire itiraz duruşmasında davalı tarafça sözleşme süresinin sona erdiği, eserlerin iade edileceğinin beyan edildiği anlaşılmakla, sözleşme süresi sona erdiğinden, mahkemece verilen "10/09/2024 teslim tarihli Konsinye Sözleşmesine konu toplam 18 adet eserin davalı tarafından satışının tedbiren engellenmesine" ilişkin tedbir ara kararına itirazın reddi kararına yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde hukuki yarar kalmadığı, kanun yollarına başvuru yapılmasında hukuki yarar bulunmasının ön koşul olduğu, somut uyuşmazlıkta bu aşamada hukuki yarar kalmadığı anlaşıldığından, davalı istinaf başvurusu hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalının istinaf başvurusu yönünden hukuki yararı kalmadığı anlaşılmakla karar verilmesine YER OLMADIĞINA2-İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan peşin istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince kendisine iadesine,3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 4-İnceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince iadesine, Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 352/1-b. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-a. maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 27/03/2025

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog