1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
Av. ... -
Mahkememize açılan İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının kooperatifin ortağı iken kooperatifin ... tarihli genel kurulun 9. gündem maddesi ile alınan karar ile devam eden konut inşaatlarının devam edip tamamlanabilmesi için 2022 Temmuz ayından başlamak ve aylık net 2.500,00-TL olmak üzere toplamda 30.000,00-TL ödemesine dair karar alındığını, davalının bu yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle aleyhinde Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibine başladığını, davalının yaptığı itiraz üzerine icra takibinin durduğunu, müvekkili kooperatifin imalatlarına devam etmesi, inşaat maliyetlerinin artması ve imalatlarını zamanında yetiştirememesi hesabıyla kira borcu altına girmesi, davalının konutuna 2012 yılında çıkartılan geçici maliyet hesabının ana sözleşmeye aykırı olması, kooperatifin devam etmesi nedeniyle genel giderlerinin artması gibi nedenlerle davalının daha önce yaptığı ve adına isabet eden ödemelerin yetersiz kaldığını, 2012 yılında yapılan geçici maliyet hesaplarını ödeyen üyelerin gerek aidat ödememesi gerekse yapılan tüm ödeme başvurularına karşı çıkması nedeniyle kooperatifte evini teslim alamayan üyeler ile davalı gibi evini teslim alan üyeler arasında çok fahiş eşitsizliklerin doğduğundan bahisle davanın kabulü ile Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe davalının vaki itirazının iptaline, takibin devamına ve alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde: kendisinin 15/07/2015 tarihinde noter kanalıyla kooperatiften istifa ettiğini, bu nedenle kendisine karşı açılan davanın haksız olduğunu, kooperatif tarafından kendisine çıkarılan borçları bu zamana kadar eksiksiz şekilde ödediğini ancak artık katlanılamaz hale geldiğini, borçları ödemek için arabasını satmak zorunda kaldığını, sürekli borç çıkarılmasının artık ekonomik olarak kendisini zorladığını, evinin tapusunu alarak kooperatif üyeliğinden istifa ettiğini, usul ve yasaya aykırı açılan davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, kooperatif konut inşaat bedeli alacağının tahsili için kooperatif üyesi hakkında başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Tapu kaydı, kooperatif kayıtları, Kayseri Genel İcra Dairesi’nin ... esas sayılı dosyasının uyap kayıtları, Kayseri Çevre Şehircilik Ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünün cevabi yazısı ve tarafların dayandığı tüm deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Kayseri Genel İcra Dairesi’nin ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde: alacaklının S.S. ... Konut Yapı Kooperatifi, borçlunun ... olduğu, 21.145,36-TL toplam alacak üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, borçlunun süresinde yaptığı itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.
Dosyaya mübrez 07/10/2024 havale tarihli bilirkişi heyet raporunda; davalının, davacı kooperatifin 558 numaralı üyesi olduğu, dosyadaki hesap ekstresinde davalının kooperatiften istifa ettiğine ilişkin bilgi notu bulunduğu, ayrıca davalı tarafın kooperatiften istifasını gösteren Kayseri 4. Noterliğinin 15.07.2015 tarihli ... yevmiye numaralı istifanameyi dosyaya sunulduğu, davalının toplam ödemesinin 67.311,00-TL olduğu dosyadaki hesap ekstresinden tespit edildiği, dosyadaki tapu fotokopisi incelendiğinde davalıya 3037 ada 1 parsel 6. Blok 4. kat 8 numaralı bağımsız bölümün tapusunun ferdileştirme ile 17.08.2011 tarihinde verildiğinin anlaşıldığı, davalının kendisine verilen daireyi davacıya iade ettiğine ilişkin bir bilgi dosyada bulunmadığı ve bu yönde bir iddia ve savunma ileri sürülmediği, davalının takip konusu alacağa ilişkin herhangi bir ödemesinin tespit edilemediği, davacı tarafın davalı hakkında başlatmış olduğu takipte davalıdan 20.000-TL asıl alacak ve her bir taksitin temerrüt tarihinden takip tarihine kadar yıllık %18 oranı üzerinden 1.145,36-TL işlemiş faiz talebinde bulunduğu, davacı kooperatifin 21/06/2015 tarihli genel kurulunda aylık %1.5 işlemiş faiz kararı alındığı, daha sonraki dönemlerde herhangi bir karar alınmadığı, genel kurulda alınan kararlar doğrultusunda 20.000,00-TL asıl alacak ve 1.145,34-TL işlemiş faiz hesaplandığı, dosya kapsamında genel kurul kararının iptali hakkında dava açıldığına ilişkin herhangi bir bilgi bulunmadığı, yine genel kurul toplantı tutanağı incelendiğinde; 396 ortağın her birine 11/04/2022 tarihinde PTT şubesinden taahhütlü mektup ile çağrı yapıldığı, 74 ortağın asaleten, 42 ortağın vekaleten olmak üzere toplamda 116 ortağın toplantıya katıldığı, ilgili kararın oy birliği ile genel kurula bakanlık temsilcisinin katıldığı, toplantı ve karar nisabının sağlandığının görüldüğü, bu durumda davalının, davacı kooperatifin 21.06.2015 tarihli genel kurulunda aylık %1,5 işlemiş faiz kararı uyarınca hesaplanacak aidat borcundan sorumlu tutulacak olup genel kurulda alınan kararlar doğrultusunda davalıdan talep edilecek alacağın mali müşavir bilirkişi incelemesi sonucu hesaplandığı görüş ve kanaatinde olduklarını bildirmişlerdir.
Davaya konu Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası üzerinde yapılan incelemede; alacaklısının mahkememize ait işbu dava davacısı S.S. ... Konut Yapı Kooperatifi olduğu, borçlusunun ... olduğu, alacaklı tarafından borçlu aleyhine toplam 21.145,36-TL üzerinden ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin usulüne uygun olarak borçlu tarafa tebliğ edildiği, borçlunun süresi içerisinde takibe itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği ve 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davasının açıldığı görülmüştür.
Bilindiği üzere kooperatifin en yetkili organı genel kuruldur. Genel kurullarda hakkaniyetin gerektirdiği ölçüde gerekli kararlar alındığı gibi daha önceden alınan kararlarda değiştirilebilir. Eşitlik ilkesi gereğince hak ve görevlerde ortakların eşit olması kuralı gözetilerek önceki genel kurul kararının değişen şartlar ve kooperatifin diğer ortaklarının durumları da nazara alınarak şartlarda eşitleme yapılmak üzere değiştirilmesine karar verilmesinde ilke olarak müktesep hak ihlali ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. (Yargıtay 23 H.D. 2011/933 Esas ve 2011/936 Karar sayılı ilamı) Kooperatifler aidat toplayarak inşaatlarını yapar ve amaçlarını gerçekleştirir. Ayrıca kooperatiflerde eşitlik ilkesi geçerlidir. Kooperatiften bağımsız bölüm alınması aidat ödenmesine engel değildir. Davacı kooperatif inşaatlarının devam ediyor olması nazara alındığında kooperatifin aidat toplaması olağandır. Daha önceki genel kurulda alınan kesin maliyet ile ilgili kararın iptal edilmiş olması da aidat toplamaya engel teşkil etmez. (Yargıtay 23 H.D. 2016/7545 Esas ve 2019/5329 sayılı ilamı) Somut olayda davalının davacı kooperatifin 558 numaralı üyesi olduğu, davalının sabit ücretli üye olduğuna dair dosyada delil bulunmadığı gibi davalının kooperatifçe kendisine teslim edilen taşınmazı kullandığı kooperatife iade etmediği, genel kurul kararlarının iptal edilmediği anlaşılmaktadır.
Kooperatif üyeleri ile kooperatif arasındaki üyelik sıfatının devamına ve üyeliğe sıkı sıkıya bağlı talepler ile ilgili olan tapu iptali ve tescile, üyelik tespitine, tahsis hakkına dayalı veya üyenin parasal yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklarda üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı süresi işlemez. Davacının kooperatif üyesi olduğunu kabulü halinde dava konusu taleple ilgili üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı işlemeyecektir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 2021/871 Esas ve 2021/1256 Karar sayılı emsal ilamı). Davalı alacağın zaman aşımına uğradığını iddia etmiş olup bilindiği üzere kooperatif üyesinin bağımsız bölüm talep hakkı zamanaşımına uğramayacağı gibi kooperatif tarafından bunun karşılığında talep edilecek olan inşaat gideri olarak talep edilen aidata da zamanaşımı işlemesi mümkün değildir. (23. Hukuk Dairesi, 2017/391 Esas ve 2020/1615 Karar sayılı emsal ilamı) Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın ***K. sayılı dosyalarında davacısının iş bu dava davacısı S.S. Ataşehir Konut Yapı Kooperatifi olduğu ilamlarında ortak olarak "
Dosya kapsamından; davacı kooperatifçe üyelerine tahsis ve teslim edilecek taşınmazların inşaatlarının etap etap yaptırıldığı, 17.06.2001 tarihinde, 2. etapta tamamlanan 194 adet bağımsız bölümle ilgili, kooperatifin toplam 555 ortağının katıldığı kura çekildiği, davalıya ait bağımsız bölümün de bu kura ile davalıya isabet ettiği, 15.05.2011 tarihli genel kurulda yönetim kuruluna verilen yetkiye dayanılarak 31.05.2011 tarihi itibariyle davalının kooperatife borcu ile ilgili kesin hesap yaptırıldığı, belirlenen 35.662,00 TL.'nin, davacı kooperatifin, davalının ve yüklenici şirketin imzalarını taşıyan, 13.02.2012 tarihli "Mutabakat Sözleşme" başlıklı belge ile kooperatifin lehdar, davalının keşidecisi olduğu senetler ve nakit karşılığı yükleniciye ödendiği, 14.02.2012 tarihli "Konut Kesin Maliyet Hesabı İbra Sözleşmesi" başlıklı belge ile, davalı üyenin konut maliyeti kesin hesap komisyonu raporuna göre tespit edilen bakiye borcunu ödediği, üye ve kooperatifin belirtilen istisnalar dışında birbirlerini karşılıklı olarak gayri kabili rücu ibra ettikleri, 22.02.2012 tarihinde davalıya ortaklığına bağlı bağımsız bölümün tapuda tescil edildiği, davacı vekilinin aksi savunulmayan beyanına göre kooperatifin henüz dairelerini teslim alamamış 150 kadar üyesinin dairelerinin inşaatının devam ettiği anlaşılmıştır.
Davacı kooperatifin 21.06.2015 tarihli genel kurulunda 6. gündem maddesinde, "...kooperatifin kalan inşaatların tespitinin yapılması, (kesin hesap) maliyetinin belirlenmesi, tahsilatının bir takvime bağlanmasını, ve takvime bağlanan ve takvim süreci belirlenen tahsilat miktarlarının süresinde ödenmemesi durumun da geciken her bir ay için ayrıca aylık net %1,5 gecikme zammı alınması, kooperatif yönetim kurulu ile görüşüp kesin maliyeti belirlenen üyelerin kooperatiften izin almak kaydı ile borçlarının bir kısmının veya tamamının kooperatif yüklenicisi ile pazarlık yaparak borcunu ödemesi konusunda iş ve işlemleri yapmak üzere yönetim kuruluna yetki verilmesi" oy birliği ile kabul edilmiş,
7.gündem maddesinde de, "Ortaklık aidatlarının belirlenmesi maddesine geçildi. Yönetim kurulu üyesi ... söz alarak ortakların kalan inşaatlar için inşaat maliyeti olarak yaklaşık 9.500.00 tl'nin bir önceki madde de görüşülerek kabul edilen hususlar doğrultusunda ortaklarımızın ödemesi gereken kesin maliyet bedellerinin yönetim kurulumuzun alacağı ödeme planı kararı doğrultusunda ortaklarımızın yükümlülüklerini yerine getirmesi veya yönetim kurulumuzdan görüşerek izin almak kaydı ile yükümlülüklerini müteahhide karşı yerine getirmesi kaydı ile üyelik aidatı alınmamasını teklif etti bunu üzerine oylamaya geçildi.Yapılan oylamada teklif oy birliği ile kabul edildi." şeklinde karar alınmıştır.
Davacı kooperatifin 21.06.2015 tarihli genel kurulunun 6. ve 7. gündem maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, kooperatifin kalan inşaatlarının tamamlanması için her bir üyeden, yaklaşık olarak belirlenen 9.500,-TL'nin kooperatife veya kooperatif yönetim kurulunun izni ile yükleniciye avans olarak ödenmesine oybirliğiyle karar verildiği anlaşılmaktadır.
Anılan genel kurul kararları aleyhine iptal davası açıldığı yolunda herhangi bir iddia veya savunma ileri sürülmediği gibi, dosyaya bu hususta herhangi bir delil de sunulmamıştır. Genel kurula bakanlık temsilcisinin katıldığı, toplantı ve karar nisaplarının oluştuğu, bir başka anlatımla genel kurul kararlarının yokluk sebeplerinin bulunmadığı görülmektedir.
Öte yandan, bilanço açığının kapanması veya ortağın kişisel sorumluluğunun artırılması halinde ek ödemeden söz edilebilir. Bu bağlamda, aidatların artırılması, tapu alınması için bazı giderlerin alınması, gecikme faizi, konutların yapımının hızlandırılması için ek aidat, çevre ve bahçe düzenlemesine yönelik alınan kararlar ek ödeme niteliğinde değildir. Bu gibi hallerde, 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 31/1 ve 52/1. maddelerindeki ağırlaştırılmış karar yeter sayısına gerek yoktur. (Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 06.04.2015 tarih ve 2278 E., 2303 K., 05.07.2012 tarih ve 3297 E., 4652 K.,Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 27.10.2009 2008/1237 E., 2009/11038 K., 05.11.2007 tarih ve 2006/11109 E., 2007/13776 K. sayılı ilamları aynı yöndedir.) Genel kurulca, ödeme günü belirlenerek, (belirlenmemişse ayın sonu ödeme günü olup) aidat bedelinin süresinde ödenmesine, süresinde ödenmemesi halinde ise temerrüt faizi uygulanmasına ilişkin alınan kararın kesinleşmesi halinde, bu kararın tüm ortakları bağlayacağı açıktır.
Diğer yandan; davalı tarafça dosyada bulunan 13.02.2012 tarihli mutabakat zabtına göre, yüklenici şirketin lehdarı olduğu bonolar verilmiş, bu ödemeleri dikkate alınarak bağımsız bölümünün tapusu adına tescil edilmiştir. Dolayısıyla ilk derece mahkemesinin ödemelerin yükleniciye yapılmasının istenemeyeceği, aidatın ve ek maliyetin genel kurul kararıyla üçüncü bir şahsa devredilmesinin mümkün olmadığı yolundaki gerekçesinde de isabet bulunmamaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda ve dolayısıyla mahkemece, iş bu dava genel kurul kararının iptali davasıymış gibi genel kurul kararlarının yerindeliği değerlendirilmiştir.
Ayrıca, bir kooperatif ortağına bağımsız bölümüne ait tapu kaydının adına tescil edilebilmesi için, ortağın taşınmazına yönelik olarak kooperatife karşı tüm edimlerini yerine getirmiş olması gerekmektedir. Davacı kooperatifçe, bu ilkeye uygun olarak, davalı ortağın bağımsız bölümünün adına tescili öncesinde, o tarih itibariyle borçları belirlenmiş, bu borçların ödenmesi üzerine ibra edilmiş ve tapu kaydı adına tescil edilmiştir. 14.02.2012 tarihli ibraname, tapu tescili öncesi hiçbir borcunun kalmadığının belirlenmesine yönelik olup, ileride doğacak borçların talep edilmeyeceği anlamını içermemektedir.
Kesin hesap üye borç tablosu belgesinde üyenin borcunun 31.05.2011 tarihi itibariyle belirlendiği açıkça yazılmıştır. Belge, "Kesin Hesap" tanımlamasını içeren başlık taşımakta ve kooperatif genel kurullarında bu ibare kullanılmakta ise de, kooperatifin inşaatlarının devam etmesi, belgede borç miktarının belirlendiği tarihin yazılı olması gözetildiğinde, ana sözleşmenin 61. maddesindeki kesin hesabın somut olayda sözkonusu olmadığı, yapılan hesabın tapu tescili öncesi ortağın borcunun belirlenmesine yönelik olduğu açıktır. Bu durumda ilk derece mahkemesince, davalının, kesinleşmiş genel kurul kararına dayalı olarak talep edilen, inşaat finansman gideri olduğu anlaşılan ödemeden sorumlu olduğunun kabulü gerekirken, yanılgılı gerekçelerle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Davanın dayanağı olan icra takibinde, genel kurulca kararlaştırılan 9.500,00-TL ile aylık %1,5 oranı üzerinden belirlenen 1.567,50-TL gecikme faizinin talep edildiği, davacı kooperatifçe üyenin ayrıca bir ihtarla temerrüde düşürülmesine gerek kalmadan borcun ifası istenebileceğinden, gecikme faizinin, takip tarihi öncesi bir yıl için işletildiği, temerrüt faizi işletilmesinde bur usulsüzlük bulunmadığı anlaşılmaktadır." bildirilmiştir. Bu ilamlar uyarınca mahkememizce verilen davanın reddine dair seri dosyalarda ki kararlar kaldırılarak davaların kabulüne dair hüküm kurulmuştur.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 13/11/2019 tarihli 2016/6738 E. 2019/4723 K içtihadı da "kooperatif üyesi, kooperatiften edindiği, taşınmazı iade etmeden istifa etmesi halinde, istifadan önce veya sonra olmasına bakılmaksızın inşaat maliyetine ilişkin aidatlardan sorumludur" şeklindedir.
Yine Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6.Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın *** K. sayılı dosyalarında da uyuşmazlığa benzer genel kurul kararından ve alacaktan doğmakta olup, yerel mahkemelerce davanın kabulü ile itirazın iptaline karar verilmiş ve bu kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
İş bu dava dosyasında da yukarıda yer verilen karardaki uyuşmazlık gibi ... tarihli genel kurulunun 9. nolu maddesi uyarınca icra takibi yapılmış ve yapılan itiraz neticesinde 20.000,00-TL asıl alacak ve 1.145,36-TL işlemiş faiz yönünden itirazın iptali için iş bu dava açılmıştır. İcra takibinde talep edilen alacak kesin maliyet hesabı alacağı değildir. Ayrıca davanın itirazın iptali davası olması nedeni ile alacağın takip tarihindeki şartlar itibari ile değerlendirilmesi de gerekmektedir. Bu nedenle de genel kurul tarihi itibariyle kooperatif üyeliğinden istifa etmiş davalı yönünden ... tarihli genel kurul kararları bağlayıcıdır ve davalının uyması gerekmektedir. Davalının, kesinleşmiş genel kurul kararına dayalı olarak talep edilen, inşaat finansman gideri olduğu anlaşılan ödemeden sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır.
Bu nedenlerle davanın kısmen kabulü ile Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takip dosyasına davalının yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 20.000,00-TL asıl alacak ve 1.145,34-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 21.145,34-TL üzerinden devamına, 0,02-TL yönünden açılan davanın reddine karar verilmiştir.
İtirazın iptâli davalarında İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde itiraz etmesi ve alacaklının, alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada, borçlu itirazının kötüniyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz. İcra inkâr tazminatı, hakkındaki icra takibine itiraz ederek durduran ve çabuk sonuçlandırılmasına engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likid olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likid olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likid bir alacaktan söz edilebilmesi için; ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likid bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. (HGK'nun 07.06.2006 tarih 2006/19-295 Esas, 2006/341 Karar sayılı kararı) Bu ilke ve kurallar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece hükmedilen asıl alacak kooperatif genel kurul kararları ile belli olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; DAVANIN KISMEN KABULÜ ile,
1.Kayseri Genel İcra Dairesi’nin ... esas sayılı dosyasına davalı tarafça yapılmış olan itirazın 20.000,00-TL asıl alacak ile 1.145,34-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 21.145,34-TL yönünden İPTALİ ile takibin bu miktarlar üzerinden kaldığı yerden devamına, 0,02-TL işlemiş faiz talebi yönünden açılan davanın reddine,
2.Kabul edilen toplam alacak bedeli olan 21.145,34-TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının İİK'nın 67/2. maddesi gereğince davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3.492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 1.444,44-TL ilam harcından, dava açılışı sırasında tahsil edilen 427,60-TL peşin harcın mahsubuna, bakiye 1.016,84-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5.Davacı tarafın yaptığı 427,60-TL başvurma harcı, 427,60-TL peşin harç, 5.000,00-TL bilirkişi ücreti, 373,00-TL posta ücreti olmak üzere toplam 6.228,20-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6.6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
7.Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 maddesi uyarınca 21.145,34-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine, Dair, davacı vekilinin ve davalının yüzüne karşı HMK'nun 341/2. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/11/2024 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)