8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2022/5955 E. , 2025/1888 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
TEMYİZ EDENLER : Katılan ..., Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili, katılan ... vekili, Cumhuriyet savcısı
Sanık ... hakkında; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-g maddesinde yer verilen “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan ..., Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin, katılan ... vekilinin ve Cumhuriyet savcısının temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca reddine karar vermek gerekmiştir.
Sanık ... hakkında çocuğa ve altsoya karşı eziyet suçundan kurulan hükmün yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz eden kurum vekilinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.10.2019 tarihli ve 2017/396 Esas, 2019/430 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir. Sanık ...'ın; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 96/2-a,b ve 53. maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 06.12.2021 tarihli ve 2020/822 Esas, 2021/2713 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılanlar vekillerinin ve sanığın istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Katılan ..., Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin temyiz istemi; sanık ... hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine, katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, sanık ... hakkında cezanın üst sınıra yakın şekilde tayin edilmesi gerektiğine ilişkindir.
2.Katılan ... ... vekilinin temyiz istemi; sanık ... hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
3.Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; sanık ... hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre; sanık ...'ın öz çocuğu sanık ...'ın ise üvey çocuğu olan ve suç tarihinde 2 yaşında olan katılan çocuk ...'ı değişik zamanlarda dövmek, tırnağını çekmek, sivri cisimlerle gözüne zarar vermek suretiyle bedensel ve ruhsal acı çekmesine neden oldukları, bakım yükümlülüklerini ihlal ettikleri iddialarına ilişkin olarak;
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı tespit edilmiştir.
Tarafsız olduğu değerlendirilen tanıklar H.Y.A.M'ın, ...S'ın, A.H'ın beyanları, Adli Tıp Kurumu'nun 20.10.2017 tarihli ve 2017/10929 sayılı raporu ile sanık ...'ın aşamalardaki çelişkili ve suçtan kurtulmaya yönelik beyanları, dosyada mevcut görüşme kayıtları çözümleri birlikte değerlendirildiğinde; eylemlerin sanık ... tarafından gerçekleştirildiği saptanmıştır. Katılan Bakanlık vekilinin temel cezanın üst sınıra yakın şekilde tayin edilmesi gerektiğine dair temyiz itirazının incelenmesinde; 5237 sayılı Kanun'un "cezanın belirlenmesi" başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada "orantılılık ilkesi" nazara alındığında; temel cezanın alt sınırdan üç yıl uzaklaşılarak ve üst sınıra yakın şekilde belirlenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Bu itibarla; katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Dairemizin 04.02.2025 tarihli ve 2024/432 Esas, 2025/811 Karar sayılı kararı başta olmak üzere yerleşmiş içtihatlarında izah edildiği üzere; katılan kurumun davaya katılması doğrudan Anayasa'nın 41. maddesi ve 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20/2. maddesinden kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup Bakanlığa yüklenen bir kamu görevi olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı gözetilerek katılan Bakanlık vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüş ise de bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
A. Sanık ...
Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden "Ön inceleme" bölümünde izah edildiği üzere sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik katılan ..., Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin, katılan ... vekilinin ve Cumhuriyet savcısının temyiz istemlerinin Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık ...
Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden "Değerlendirme ve Gerekçe" bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 06.12.2021 tarihli ve 2020/822 Esas, 2021/2713 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2-4. maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, Bölge Adliye Mahkemesi hükmünden katılan Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin (3). fıkranın çıkartılması suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.03.2025 tarihinde karar verildi.