4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2023/2715 E. , 2024/7709 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulüne, Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine/Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : Refahiye Asliye Hukuk Mahkemesi(Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 25.05.2015 tarihinde davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası yapılan aracın yaptığı tek taraflı trafik kazasında araç içinde yolcu olan davacıların annesi ile davacı ...'ın eşi olan yolcunun vefat ettiğini bu şekilde davacıların desteklerinden yoksun kaldıklarını iddia ederek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak davacı ... için 1.000,00 TL, davacı ... için 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; Yaşar için talebini 214.673,47 TL'ye ıslah etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalı ... şirketinin sorumluluğunun trafik poliçesindeki limitler ve sigortalıların kusuru ile sınırlı olduğunu, tazminattan hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, emniyet kemeri takılmaması sebebiyle tazminattan indirim yapılması gerektiğini, reşit olan davacılar bakımından davanın reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre ve "...Davacının ölenin salt mirasçısı sıfatıyla değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatıyla dava açtığına, ölüm nedeniyle doğrudan davacı üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki kusurun davacıya yansıtılmayacağına, dolayısıyla araç sürücüsünün tam kusurlu olmaları halinde desteğinden yoksun kalan davacıyı etkilemeyeceğine, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, davalı ... işletenin üçüncü kişilere verdiği zararları teminat altına aldığına ve olayda sürücü tam kusurlu olsa bile destekten yoksun kalan davacının da zarar gören üçüncü kişi konumunda bulunduğundan davacı yönünden davalı ... şirketinin sorumlu olması gerektiği hususu dikkate alınmıştır.
Mahkememizce kusura ilişkin aldırılan ATK raporu uygun görülmüş, öğretim görevlisi aktüer bilirkişinin sunmuş olduğu rapor uygun görülmüş, bu doğrultuda kaza sonucu ölen ...'in geliri olarak asgari geçim indirimsiz asgari ücret baz alınarak, sürücünün %100 olarak belirlenen ATK kusur raporu dikkate alınarak hazırlanan aktüer raporundaki 214.673,47 TL destekten yoksun kalma tazminatından yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda %20 hatır taşıması indirimi yapılarak, 171.738,78 TL destekten yoksun kalma tazminatından Axa Sigorta A.Ş'nin sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davacı ... için 171.738,78 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihi olan 22.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı ... açısından davanın sübut bulmaması nedeni ile reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuş, davacılar vekili ise katılma yoluyla istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacı ... sigortalı aracın işleteni olduğundan tazminat talebinin teminat dışı olduğunu, dosya kapsamında müteveffa ...'in davacı ... dışında dava dışı anne ve babasına da destek olup olmadığının araştırılmadan ve bu husus dikkate alınmadan bu kişilere pay ayrılmadan yapılan hesaba itibar edilmesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda belirlenen müteveffanın davacıya destek pay oranının oldukça fazla olduğunu, güncel pay oranları ile örtüşmediğini, dava konusu kazada davacılara Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından herhangi bir gelir bağlanıp bağlanmadığının tespit edilmeden karar verilmesinin de hatalı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacılar vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde; davacının annesi müteveffanın Sosyal Güvenlik Kurumundan maaş aldığının ve davacı ... ile yaşadığının dosyada yapılan sosyal ve ekonomik durum araştırması ile sabit olduğunu, buna rağmen müteveffanın davacıya destek olmadığı noktasındaki değerlendirmenin hukuka aykırı olduğunu, dava konusu olayda hatır taşımacılığı olmadığı gibi böyle bir indirimin uygulanması için de gerekli şartların oluşmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kararın usul ve yasaya uygun bulunması nedeniyle reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun ise "...Davalı ...Ş, trafik sigortasını yaptığı aracın sebebiyet verdiği zarar bakımından poliçe limitleri dahilinde sorumludur. Ancak, işleten tarafından ileri sürülecek tazminat talepleri teminat kapsamı dışındadır. Aracın işleteni olan davacı ..., davalı ...Ş'den tazminat talep edemez.(Yargıtay 17. H.D. 2018/1590 Esas, 2020/2516 Karar)..." gerekçesi ile kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacı ... bakımından davanın reddine, davacı ... bakımından davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davacı ... yönünden tek taraflı trafik kazasında aracın sürücüsünün tam kusurlu bulunduğunu, bu davacının mirasçı sıfatı ile değil, 3. kişi sıfatıyla dava açtığını ve eşinin vefatı nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talep ettiğini, sürücünün kusurunun davacıya yansıtılamayacağını, ilk derece mahkemesinin hatır indirimi yapmasının da yerinde olmadığını, bu davacının annesinin de vefatı nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talep ettiğini, dosya içinde annenin SGK'dan yaşlılık aylığı aldığı ve oğlu ile birlikte oturduğu, ona destek olduğunun ortaya çıktığını bu nedenle bu taleplerinin reddinin de yerinde olmadığını, davacı ... açısında da davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını, müteveffa annenin kızına da destek olduğunu, ret kararının bilirkişi raporundan kaynaklandığını, bilirkişi raporunun hesap yapmayarak bu davacının yaşı belirtilerek destek almayacağını belirttiğini, bilirkişinin görevine girmediği halde hukuki değerlendirmede bulunduğunu, mahkemece bu değerlendirmenin kararda esas alındığını, başkaca bir araştırma yapılmadığını, bu hususta gerekçe oluşturulmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın yaptığı tek taraflı trafik kazası sonucu vefat eden yolcuların desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3.Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.