8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2025/1244 E. , 2025/1957 K.
"İçtihat Metni"İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.10.2024 tarihli ve 2024/358 Esas, 2024/430 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında ayrı ayrı 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 6136 sayılı Kanun'un 12/2, 12/4 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 52, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 12 yıl hapis cezası ve 60.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 06.12.2024 tarihli ve 2024/2334 Esas, 2024/2072 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik hukuka aykırılık düzeltilerek sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Delil olmadığına, parmak izi incelemesi yapılmadığına, yazışmaların atılı suçla alakası olmadığına, yapılan aramada işlem tanığı olmadığına, diğer sanığın beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğine, iştiraki olmadığına, teşebbüs hükümlerinin uygulanabileceğine ve beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.
2.Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Atılı suçu ikrar ettiğinden üst hadden cezanın belirlenmemesi gerektiği, iştirak hükümlerinin uygulanmaması gerektiği, yazışmaların bulunan silahlarla bağlantısı bulunmadığına ve beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre; sanıkların içerisinde bulundukları araç içerisinde suç veya suç unsuru bulunabileceği yönünde alınan ihbara istinaden aracın kolluk görevlileri tarafından durdurulduğu, sanık ...'un kaba üst aramasında 1 adet 9 mm çapında tabanca, gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında yapılan aramada aracın arka koltuk orta kısmında bulunan sırt çantası içerisinde 24 adet siyah renk, marka, model ve seri numarası bulunmayan 9 mm çapında ruhsatsız tabanca ve bu tabancalara takılı vaziyette şarjör ele geçirildiği iddiasına ilişkin olarak;
Her ne kadar Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 21.11.2024 tarihinde 7533 sayılı Kanun ile 6136 sayılı Kanun'un 12. maddesine eklenen ek fıkra ile "Kurusıkı tabir edilen ses veya gaz fişeği ya da benzerlerini atabilen silahı, teknik özelliklerinde değişiklik yaparak bu Kanun hükümlerine tabi silah haline dönüştürmek eylemi, 5201 sayılı Kanun hükümleri dışında yapılmış üretim olarak kabul edilir ve bu madde hükümlerine göre cezalandırılır. Dönüştürülen silahın sayı ve nitelik bakımından vahim olmaması halinde verilecek ceza üçte birinden yarısına kadar indirilir" hükmü nedeniyle, sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiş ise de, miktar bakımından vahim nitelikte olduğu anlaşılan silahların ele geçirilmesi karşısında sanıklar hakkında ilgili hükmün uygulanması mümkün olmadığından, Tebliğname'deki görüşe iştirak edilmemiştir. Sanıkların savunmalarına, ihbar içeriğine, sanık ...'in cep telefonundan tespit edilen yazışma içeriklerine, ele geçen silahların sayısına ve dava dosyasındaki tüm delillerin kapsamına göre, sanıkların üzerilerine atılı suçtan cezalandırılmalarına ilişkin hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dava dosyası içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımlarının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazları da reddedilmiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 06.12.2024 tarihli ve 2024/2334 Esas, 2024/2072 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.03.2025 tarihinde karar verildi.