Esas No
E. 2024/14496
Karar No
K. 2025/1963
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Uyuşturucu

8. Ceza Dairesi         2024/14496 E.  ,  2025/1963 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2020/63 E. 2020/222 K.
SUÇ: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma

İNCELEME KONUSU

KARAR: Mahkumiyet

KANUN YARARINA

BOZMA YOLUNA

BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Eyüp Cumhuriyet Başsavcılığının 10.06.2010 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191/1, 53. maddeleri uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde İstanbul 45. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.06.2020 tarihli ve 2020/63 Esas, 2020/222 Karar sayılı kararı ile 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 08.09.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 09.05.2023 tarihli ve 2020/20240 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.06.2023 tarihli ve KYB-2023/57308 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "İstanbul 45. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.09.2019 tarihli ve 2019/277 Esas, 2019/616 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede;

1.İstanbul 45. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/09/2019 tarihli kararıyla Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından sanık adına çıkarılan çağrıya rağmen süresinde sanığın başvuruda bulunmaması üzerine dosyanın tekrar ele alınarak sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile ısrar şartının geldiği gerekçesiyle tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair Eyüp 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 08/12/2010 tarihli ve 2010/1981 Esas, 2010/1351 sayılı kararının infazının devamına karar verilmiş ise de; 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanun'un 85. maddesi ile eklenen geçici 7/3. maddesinde yer alan "Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi kararı verilmiş olup da bu yükümlülükleri ihlal eden kişilerin yargılanmasına devam olunur. " şeklindeki düzenleme nazara alındığında,

Somut olayda sanığın 06/02/2010 tarihli eylemi nedeniyle Eyüp 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 08/12/2010 tarihli kararıyla tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, sanığın denetimli serbestlik müdürlüğüne başvuruda bulunmaması üzerine dosyanın mahkemesine iade edildiği, yapılan yargılama sonunda İstanbul 27. Sulh Ceza Mahkemesinin 28/06/2012 tarihli ve 2012/24 Esas, 2012/1366 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verildiği, anılan kararın 13/07/2012 tarihinde kesinleştiği, 5320 sayılı Kanun'un geçici 7. maddesi göz önüne alındığında sanık hakkında uygulanması devam eden bir tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin bulunmadığı, sanık hakkında 28/06/2012 tarihinde verilen bir hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunduğu, evvelce verilen tedavi ve denetimli serbestlik kararı ihlâl edilmiş olduğu için yapılan yargılama sonunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği, artık sanık hakkında mevcut hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararından daha lehe bir karar bulunmadığı cihetle, 08/12/2010 tarihindeki denetimli serbestlik kararının devamına karar verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, İstanbul 45. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.06.2020 tarihli ve 2020/63 Esas, 2020/222 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede;

2.6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile 5237 sayılı Kanunun 191/4-a. maddesinin "Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi," şeklinde olduğu, yükümlülüklere uymamada ısrar şartının düzenlendiği, denetimli serbestlik müdürlüğü tarafından çıkarılan çağrıya uymayan, daha sonrasında kendisine uyarı yazısı gönderilmeyen ve ihlâli bulunmayan sanığın yükümlülüklere uymamada ısrar ettiğinden bahsedilemeyeceğinden, durma kararı verilerek dosyanın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasının gereği için Cumhuriyet başsavcılığına gönderilmesi yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hükümlü hakkında, 06.02.2010 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Eyüp Cumhuriyet Başsavcılığının 10.06.2010 tarihli ve 2010/3761 Soruşturma, 2010/7358 Esas, 2010/4569 sayılı iddianamesi ile Eyüp 3. Sulh Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,

B. Eyüp 3.

Sulh Ceza Mahkemesinin 08.02.2010 tarihli ve 2010/1981 Esas, 2010/1351 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında 5237 sayılı Kanun'un 191/1. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verildiği,

C. Hükümlünün tedavi ve denetimli serbestlik yükümlülüklerine uymaması ile dosya yeniden ele alınarak İstanbul 27.

Sulh Ceza Mahkemesinin 28.06.2012 tarihli ve 2012/24 Esas, 2012/1366 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 192/3 ve 62. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 13.07.2012 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

D. Hükümlünün 30.03.2016 tarihli eylemine ilişkin İstanbul 23.

Asliye Ceza Mahkemesinin 18.04.2019 tarihli ve 2017/412 Esas, 2019/117 Karar sayılı kararının ihbarı ile yapılan yargılamada İstanbul 45. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.09.2019 tarihli ve 2019/277 Esas, 2019/616 Karar sayılı kararı ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazında 5237 sayılı Kanun'un 191/4-a maddesi uyarınca ısrar koşulu sağlanmadığından hükümlü hakkında Eyüp 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 08.02.2010 tarihli ve 2010/1981 Esas, 2010/1351 Karar sayılı kararı ile verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin devamına karar verilmiştir.

E. Hükümlünün tedavi ve denetimli serbestlik yükümlülüklerine uymaması ile İstanbul 45.

Asliye Ceza Mahkemesinin 30.06.2020 tarihli ve 2020/63 Esas, 2020/222 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 192/3 ve 62. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

1.İstanbul 45. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.09.2019 tarihli ve 2019/277 Esas, 2019/616 Karar sayılı kararı yönünden yapılan incelemede; 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a (5320 sayılı Kanun) 18.06.2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanun'un 85. maddesi ile eklenen geçici 7/3. maddesinde yer alan "Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi kararı verilmiş olup da bu yükümlülükleri ihlal eden kişilerin yargılanmasına devam olunur. " şeklindeki düzenleme nazara alındığında, hükümlü hakkında Eyüp 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 08.12.2010 tarihli kararıyla tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, hükümlünün denetimli serbestlik müdürlüğüne başvuruda bulunmaması üzerine dosyanın mahkemesine iade edildiği, yapılan yargılama sonunda İstanbul 27. Sulh Ceza Mahkemesinin 28.06.2012 tarihli kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verildiği, 5320 sayılı Kanun'un geçici 7. maddesi göz önüne alındığında hükümlü hakkında uygulanması devam eden bir tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin bulunmadığı, hükümlü hakkında verilen tedavi ve denetimli serbestlik kararı ihlâl edilmiş olduğu için yapılan yargılama sonunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği, artık hükümlü hakkında mevcut hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararından daha lehe bir karar bulunmadığı anlaşıldığından 08.12.2010 tarihindeki denetimli serbestlik kararının devamına karar verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.

2.İstanbul 45. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.06.2020 tarihli ve 2020/63 Esas, 2020/222 Karar sayılı kararı yönünden yapılan incelemede; 6545 sayılı Kanun’un 68. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un191. maddesinde yapılan değişikliklerin yürürlüğe girdiği 28.06.2014 tarihinden önce işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarından dolayı verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının infazı amacıyla gönderilen uyarılı ilk başvuru davetiyesinin tebliğine rağmen başvuruda bulunmayan sanığa, Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce bu hususta ikinci bir tebligat yapılmasına gerek bulunmadığına ilişkin Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.05.2019 tarihli ve 2018/172 Esas, 2019/373 Karar sayılı ilamı dikkate alınarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının bu husustaki kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR

1.İstanbul 45. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.06.2020 tarihli ve 2020/63 Esas, 2020/222 Karar sayılı kararı yönünden yapılan incelemede; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,

2.İstanbul 45. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.09.2019 tarihli ve 2019/277 Esas, 2019/616 Karar sayılı kararı yönünden yapılan incelemede;-

A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. İstanbul 45.

Asliye Ceza Mahkemesinin 30.06.2020 tarihli ve 2020/63 Esas, 2020/222 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.03.2025 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.