Esas No
E. 2022/41
Karar No
K. 2024/10240
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

4. Hukuk Dairesi         2022/41 E.  ,  2024/10240 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/953 E., 2021/1576 K.

HÜKÜM/KARAR : Karar Verilmesine Yer Olmadığı/ İstinaf Başvurusunun Kabulü ile Hükmün Kaldırılarak Yeniden Esas Hakkında Hüküm Kurulmak Suretiyle Karar Verilmesine Yer Olmadığı

İLK DERECE MAHKEMESİ : Beykoz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2020/15 E., 2020/109 K.

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı banka ile dava dışı...Tük. Malları Teks. Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında akdedilen 10.09.2013 tarihli genel ticari kredi sözleşmesini davalılardan ...'un müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, borçluların kredi koşullarına uymaması, borcun zamanında ödenmemesi nedeniyle Beykoz İcra Müdürlüğü'nün 2015/2261 sayılı dosyası üzerinden genel haciz yoluyla takibe geçildiğini, icra dosyasındaki haciz tutanaklarının İİK nun 105. maddesi uyarınca geçici aciz vesikası hükmünde belgeler olduğunu, davalı borçlunun dava konusu taşınmazını alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla diğer davalı ...'e devrettiğini, yapılan işlemler bir bütün olarak değerlendirildiğinde taşınmaz devrinin alacaklıyı ızrar kastı taşıdığını, kaldı ki davalı ...'in borçlu ...'un mal kaçırma amacını bilebilecek konumda olduğunu, söz konusu gayrimenkulü devralan ...'in, ... ile beraber iş yapan Abdullah Şahin'in eşi olduğunu belirterek dava konusu taşınmazın devrine ilişkin tasarruf işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... Mecük vekili cevap dilekçesinde; davacının haksız ve mesnetsiz davasının reddine, tüm yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ön inceleme duruşması sonrasında taşınmazın ipoteğin paraya çevrilmesi sonucu takip ile satılması nedeniyle davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, yargılama masrafları ve vekalet ücreti için davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna bakılması gerektiği, somut olayda davalı tarafların bedelinden daha yüksek bir ipotek barındıran taşınmazı karşılıklı devir ilişkisine konu etmesi, bu devirdeki para ilişkisinin ispatlanamaması, devre konu olan taşınmazı devir eden ve alan kişilerin birbirlerini tanıması nedeniyle davanın açıldığı tarihte davacı tarafın haklı olduğu gerekçesiyle yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı lehine hükmedilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...

vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; davanın en başından beri dava konusu taşınmazın ipotekle yükümlü olarak satın alındığını ve bununla ilgili icra işlemleri olduğunun belirtilmesine rağmen, söz konusu durumu bile bile dava açan davacı lehine vekalet ücreti takdirinin haksız olduğunu, davacının bir banka olarak taşınmazdaki ipoteği, miktarını ve ne aşamada olduğunu bilebilecek durumda olduğu halde kötü niyetli olarak davayı açtığını, davacının davayı açmasında ve takibinde hukuki menfaatinin bulunmadığını, bu nedenle davacıya hükmedilen vekalet ücretinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerekirken dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalılar arasında gerçekleşen devrin ipotek yükü ile yapıldığı, devre konu ödemeye ilişkin bir belgenin dosya kapsamına sunulmadığı, bu hali ile ödemenin belgelendirilemediği, davalıların birbirlerini tanıdıklarının davacı tarafından sunulan kayıtlar ile saptandığı, bu nedenle davalı ...'nin davalı borçlunun mali durumu ve ızrar kastını bildiği sonucuna varılmasının doğru olduğu, ancak davanın konusuz kaldığı ve esastan bir hüküm kurulmadığı halde maktu harç yerine nispi harç alınmasının doğru olmadığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince bu açıdan düzeltilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...

vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; isabetli şekilde harcın maktu olması gerektiğine hükmediliyorsa aynı gerekçeyle vekalet ücretinin de maktu olması gerektiğini, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bu yönüyle kendi içinde çelişkili olduğunu, vekalet ücreti ve harcın nispi değil olsa olsa maktu ücret olması gerektiğini, davanın reddine karar verilmesi gerekirken dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafın banka olarak taşınmazdaki ipoteği, miktarını ve ne aşamada olduğunu bilebilecek durumda olduğunu, buna rağmen kötü niyetli olarak davayı açtığını, davacının söz konusu davayı açmasında ve takibinde hukuki menfaati olmadığını, bu sebeple davacıya hükmedilen vekalet ücretinin haksız ve mesnedsiz olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri.

3.Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple; Davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı ...'e yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.