12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2023/367 E. , 2025/1060 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 45,800 Dolar maddi ve 40.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 10.706,75 TL maddi ve 10.000TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilin temyiz sebepleri; kararın usule ve yasaya aykırı olduğuna, bilirkişi raporunun hatalı olduğuna ve kendilerine tebliğ edilmediğine, kıdem ve ihbar tazminatlarının da maddi tazminat hesaplamasına dahil edilmesine, hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının eksik olduğuna ve eksik incelemeye dayalı hüküm kurulduğuna, talep edilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının tamamına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Elbistan Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/31 Esas - 2016/305 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının kasten öldürme suçundan 21.02.2012-22.02.2012 tarihleri arasında 1 gün gözaltında ve 13.05.2016-17.01.2017 tarihleri arasında 249 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, hakkında kasten öldürme ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonunda her iki suçtanda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 03.04.2019 tarihinde kesinleştiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı süresinin mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Davacının Azerbaycan ülkesinde faaliyet gösteren ... isimli firmada çalışıp, çalışmadığı, çalışmış ise hangi tarihler arasında çalıştığı, iş akdinin ne zaman ve hangi sebeple sonlandırıldığı, Türkiye'deki tutuklanmış olması gerekçesi ile mi iş akdine son verildiği, davacıya yapılan son ödemelere ilişkin 3 bordronun gönderilmesi, Türkiye'de tutuklu kalan davacının yakınlarına herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı, Azerbaycan ülkesinde herhangi bir suçtan soruşturma ya da kovuşturmaya maruz kalıp kalmadığı, hakkında bir soruşturma yada kovuşturma yürütülmüş ise Türkiye'deki tutuklu kaldığı sürelerin Azerbaycan ülkesinde mahsup edilip edilmediği hususlarının tespit edilerek gönderilmesine ilişkin Sakarya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/576 Dosya sayılı ve 01.12.2020 tarihli yazısı ile adli yardım talebinde bulunulmuş olup, Azerbaycan Adli Makamından 11(011)-10/2021 Dava sayılı ve 06.08.2021 tarihli cevabi yazının bilirkişi tarafından yapılan tercümesinde; Devlet İş Müfettişliği Hizmeti'nin davacı adına Gold Yapı İnşaat Limited Şirketi tarafından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının merkezi elektronik bilgi sisteminin İş Sözleşmesi Bildirimi sisteminde iş sözleşmesi bildirimine yer verilmediği, Azerbaycan Cumhuriyeti İçişleri Bakanlığı Ana Operasyonel ve İstatistiki Bilgi Dairesi'nde davacının cezai takibat ve mahkumiyetine dair bilgi bulunmadığı, ilgili ülkede cezaevlerinde kaydının bulunmadığı, defalarca yapılan sorgulamaya rağmen ... Limited Şirketi'nin yasal adresinde fiilen faaliyette bulunmadığının tespit edildiği anlaşılmış olup, İlk Derece Mahkemesince davacının tutuklu kaldığı dönem içerisinde asgari ücretten daha yüksek oranda maaş aldığını ve bir iş yerinde çalıştığını ispatlayarak bir delil dosyaya sunmadığı fotokopiden ibaret bir kısım belgelerin Azerbeycan ülkesinden gelen yazı ile doğrulanmaması sebebi ile itibar edilmeyerek ilgili döneme ilişkin SGK kayıtlarında da çalışması gözükmeyen davacı hakkında ilgili yıl yasal net asgari ücret tutarları üzerinden hesaplama yapılması nedeniyle Tebliğname'nin 1 numaralı paragrafında yer alan bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Davacının gözaltında kaldığı 21.02.2012-22.02.2012 tarihleri arasındaki 1 günlük döneme ilişkin talebi olmadığı halde, taleple bağlılık ilkesine aykırı hareket edilmesi suretiyle davacı lehine hükmedilen maddi tazminata bu döneminde dahil edilerek hüküm kurulması ve maddi tazminatın, davacının gözaltında ve tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan "10.628,99" TL yerine, bu miktarın üstünde kalacak şekilde "10.706,75" TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1.Bölge Adliye Mahkemesi ve İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli karar başlığında dava tarihinin "16.08.2019" olarak gösterilmemesi,
2.Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda çok eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Sakarya 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.02.2025 tarihinde karar verildi.