10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2012/13728 E. , 2012/12709 K.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi No :57-44 Dava, zararlandırıcı sigorta olayı sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya yapılan sosyal sigorta yardımları nedeniyle uğranılan zararın 506 sayılı Kanunun 10 ve 26’ncı maddeleri gereğince davalı işverenden rücuan alınması istemine ilişkindir. Mahkemece, uyulan bozma ilamı sonrasında davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, taraf avukatlarınca temyiz edilmesi üzerine, son oturumda hazır bulunan davacı Kurum vekiline hükmün tefhiminin, 01.10.2011 günü yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297’nci maddesindeki unsurları içerir biçimde yapılmadığı ve dolayısıyla temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan, Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1.)Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanunun 26’ncı maddesinin birinci fıkrasında yer alan “sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarlarla sınırlı olmak üzere” ibarelerinin, 21.03.2007 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan 23.11.2006 gün ve 2003/10 Esas - 2006/106 Karar sayılı Anayasa Mahkemesi kararı ile iptali sonrasında ortaya çıkan maddi ve hukuki olgulara göre, iş kazasının gerçekleşmesinde %50 kusurlu olduğu saptanan davalı işverenin, söz konusu Kanunun 10’uncu maddesi gereğince, sigortalıya bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri ile sosyal yardım zammı toplamından %75 oranında sorumlu olduğu belirgin olup, mahkemece tüm peşin değerin %75’inden işverence sigortalıya harici olarak ödenen tutarın mahsubu sonucu elde edilen tutarın Kurum zararı olarak benimsenmesi isabetsiz ise de, anılan yanlışlığın, istem ve hüküm altına alınan miktar gözetildiğinde bu davada sonuca etkili olmayıp, ileride açılacak ek rücu davalarında giderilmesi olanaklı bulunduğundan bozma nedeni yapılmamıştır.
2.) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre; davacı Kurum vekilinin tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
21.12.2011 günü Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin “Tarifelerin üçüncü kısmına göre ücret” başlığını taşıyan 12’nci maddesinde, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücretinin, (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre (nispi) belirleneceği, şu kadar ki asıl alacak miktarı 3.333,33 TL’ye kadar olan davalarda avukatlık ücretinin, tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde, icra mahkemelerinde takip edilen davalar için öngörülen maktu ücret olduğu, ancak bu ücretin asıl alacağı geçemeyeceği öngörülmüş olup, mahkemece, yargılamada vekil ile temsil olunan davacı Kurum yararına avukatlık ücreti belirlenirken, Tarife’nin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre saptanan (maktu) ücretten az olamayacağı yönündeki hatalı değerlendirmeyle, hüküm altına alınan 5.969,61 TL. rücu alacağının %12’si yerine, maktu 1.200,00 TL. ücretin karara bağlanması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı Kanunun geçici 3'üncü maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438’inci maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
S O N U Ç : Temyiz edilen hükmün (3) numaralı bendinde yer alan “1.200,00 TL (maktudan az olamaz)” rakam ve sözcüklerinin çıkartılarak, yerine, “717,00 TL.” rakamlarının yazılmasına ve bu şekliyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının davalıdan alınmasına, 28.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.