4. Ceza Dairesi
4. Ceza Dairesi 2022/11145 E. , 2025/4492 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında Cumhurbaşkanına hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, karar verilmeden önce son savunmasının alınmadığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına, verilen cezanın yüksek olduğuna, suç kastının olmadığına, davaya konu yazışma esnasında Mustafa Kemal Atatürk'e hakaret edilmesi üzerine karşılık verdiğine yöneliktir.
III. GEREKÇE
Sanık hakkında temel cezanın alt sınırdan belirlendiği, hükmün verildiği 05.12.2017 tarihli oturumda hazır bulunan sanığa esas hakkında savunması ve son sözünün sorulduğu ile haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilmesi için aranan koşulların olayda gerçekleşmediği belirlenmiş, adli sicil kaydında görünen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içinde kasıtlı suç işleyen sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231/8. maddesi gereğince yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyeceği anlaşılmış, ayrıca; sanığın ikrarı ve suça konu yazışmalara ilişkin ekran görüntüsü doğrultusunda atılı suçu işlediğine ve sonuç cezanın seçenek yaptırımlara çevrilmemesine yönelik Mahkemenin takdir ve gerekçesinde bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
Sanığa yükletilen Cumhurbaşkanına hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmış,
Sanık hakkında kurulan hükümde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, adli emanette bulunan cep telefonu ve SIM kartının müsadere edilmesinin, 5237 sayılı Kanun'un 54/3. maddesi uyarınca işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğuracağı ve hakkaniyete uygun olmayacağı düşünülmeden yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303/1. maddesi gereği, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun'un 54. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın çıkarılması suretiyle, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Uzunköprü 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,10.03.2025 tarihinde karar verildi.