Esas No
E. 2022/27
Karar No
K. 2025/367
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/27

KARAR NO: 2025/367

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 13/07/2021

NUMARASI: 2017/480 E. - 2021/742 K.

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali- Alacak (Ticari satımdan kaynaklanan)

Taraflar arasındaki asıl ve karşı davaların ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın ise reddine dair verilen karara karşı, her iki taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesi ile cevaba cevap ve karşı davaya cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin saç aksamlı üretim, cıvata ve hırdavat sektöründe faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, müvekkili tarafından davalı borçluya muhtelif ebatlarda bağlantı elemanları verildiğini, siparişlere ilişkin faturalar kesilerek ... kargo ile davalı borçluya teslim edildiğini, faturalara ilişkin borcun davalı tarafça müvekkiline ödenmediğini, bu nedenlerle müvekkili tarafından davalı aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, takibe haksız ve mesnetsiz olarak itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğunu, iddia ederek, itirazın iptaline takibin devamına, alacağın %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava ederek, karşı dava yönünden ise taleplerin reddi gerektiğini, husumet ve zaman aşımı itirazında bulunduklarını, davalının taleplerini 5 yıl sonra ileri sürmesinin kötü niyetli asıl davayı uzatmaya yönelik olduğunu, taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisi kurulmadığını, davalı taleplerinin dava dışı firma ile davalı arasındaki alacak borç ilişkisinden kaynaklı olduğunu savunarak karşı davanın reddini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesi ve karşı dava dilekçesi ile karşı asıl dava yönünden ikinci cevap karşı dava yönünden cevaba cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı arasında 2010 yılında ticari ilişki başlatıldığını, müvekkili tarafından üstelenen işin yapımı devam ederken davacı şirketin, müvekkile yapılması gereken ödemeleri aksatmaya başladığını ve müvekkilinin hizmetinin karşılığını almamaya başladığını, davacı siparişini almadığını, teslim bile etmediği ürünlere ilişkin yalan yanlış bir fatura düzenleyerek müvekkili çalışanına imzalatmış olduğunu ve işbu faturayı ticari defter ve kayıtlarına işlediğini, fakat müvekkili tarafından dava konusu faturanın noter aracılığıyla iade edildiğini, malların teslim alınmadığını, davacının, müvekkilinin 70.191,30-TL tutarındaki havuz işine ait faturasını da defterlerine işlemediğini savunarak, davacının itirazın iptali davasının reddine, aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine; karşı dava yönünden ise müvekkili şirketin davacıdan 42.857,63 TL alacaklı olduğunu iddia ederek, bu bedelin temerrüt tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Asıl dava olan itirazın iptali davası yönünden yapılan incelemede; taraflar arasında mal alım satım ilişkisinden kaynaklı ticari ilişki bulunduğu hususu ihtilafsız olup, nitekim incelenen ticari defter ve kayıtlar ile taraf iddia ve savunmaları birlikte değerlendirildiğinde davacı tarafından davalı adına kesilen ve takibin konusunu oluşturan faturalardan 29/12/2012 tarihli ... numaralı 40.099,82-TL bedelli fatura haricindeki diğer faturaların davalı şirketin defterlerine kayıt altına aldığı yine davalı tarafça yapılan ödemelerin de davacı şirket ve davalı şirket kayıtlarında yer aldığı, bu faturalar yönünden bir mutabakatsızlığın bulunmadığı sabit olup, taraflar arasındaki ihtilaf davacı tarafından davalı adına kesilen 29/12/2012 tarihli ... numaralı 40.099,82-TL faturadan kaynaklanmaktadır. Anılan fatura davacı şirket kayıtlarında yer almakla birlikte davalı şirket kayıtlarında yer almadığı yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde tespit edilmiştir. Bilindiği üzere yalnızca fatura kesilmesi faturadan kaynaklı alacağın ispatı için yeterli olmamakta fatura ve faturaya konu mal yahut hizmetin karşı tarafa sağlandığının/ teslim edildiğinin iddiada bulunan tarafından ispat edilmesi gerekmektedir. İhtilafa konu faturanın incelenmesinde irsaliyeli fatura olduğu ve teslim alan kısmında ... isim ve imzasının bulunduğu görülmüştür.

Davalı tarafın ...'ın davalı şirket çalışanı olmadığı yahut mal teslim almaya yetkili olmadığı gibi bir savunması bulunmamaktadır. Bu hususlar davalının kabulünde olmakla birlikte, davalı taraf faturaya konu mal siparişlerinin olmadığını, faturanın fazla miktarda kesildiğini, çalışan ...'a kandırılarak imzalatıldığını, malların teslim edilmediğini, faturanın ihtarname ile iade edildiğini savunmakta ve ispat yönünden de çalışan ...'ın tanık olarak dinlenmesini talep etmektedir. Öncelikle faturaya dayalı alacak iddiasında bulunan davacı taraf , her ne kadar fatura davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında yer almasa da davalının 2012 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulmaması ve sahibi aleyhine delil teşkil etmesi göz önüne alındığında ve davacının gerek kendi lehine delil kabiliyetine haiz ticari defter ve kayıtları ile gerekse irsaliyeli faturanın davalı şirketin çalışanına isim ve imzalı olarak teslim edilmesi ile fatura ve faturaya konu malın teslim edildiği hususunu bu aşamada ispatlamış olmakla, davalı tarafından malın teslim alınmadığı yahut geri iade edildiği ya da irsaliyeli faturanın kandırılarak şirket çalışanına imzalatıldığı vs hususların davalı tarafça ispatlanması diğer bir deyişle ispat yükünün yer değiştirmesi söz konusudur. Her ne kadar davalı tarafça bu hususta tanık dinletilmesi talep edilmiş ve yine bir kısım davalı şirket çalışanlarının malın teslim alınmadığına ilişkin tarihsiz isim ve imzalarının olduğu fotokopi belgeler dosyaya sunulmuş ise de bu hususun yazılı deliller ile ispatının mümkün olduğu, bu noktada tanık beyanına itibar edilemeyeceği kaldı ki dinletilmek istenen tanığın davalı şirket çalışanı olup davalı şirketin ileride anılan kişiye rücu hakkının doğabileceği de göz önüne alındığında anılan şahsın tanıklığının mahkememiz yönünden ispat kabiliyeti bulunmadığı yine davalı şirketin ...'ın mal teslim almaya yetkili çalışanı olmadığı yönünde bir itirazında bulunmadığı ve kandırıldığı yönünde savunmada bulunduğu dikkate alındığında basiretli tacir gibi davranması esas olan davalının davacı şirket tarafından kandırıldığına ilişkin olgusunun dosya kapsamı itibariyle ispata muhtaç olduğu kanaatine varılmıştır. Açıklanan gerekçelerle davalı tarafa en son olarak açıkça yemin deliline dayanması sebebi ile yemin teklif etme hakkı hakkı hatırlatılmış, davalı tarafından yemin deliline dayanılması ve davacı şirket yetkilisi tarafından da yeminin eda edilmesi sebebi ile davacının ihtilaf konusu 29/12/2012 tarihli ... numaralı 40.099,82-TL fatura yönünden de davalı şirketten takip tarihi itibariyle alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Karşı dava alacak davası yönünden yapılan incelemede ise ; davacı taraf Gebze İlçesi Organize Sanayi Bölgesi içinde yer alan ... işine ilişkin davacı adına 24.09.2012 tarih ... numaralı 70.191,30 TL bedelli faturanın kesildiğini ancak bu fatura bedelinin ödenmediğini bunun üzerine ...'nin yetkilisi olan dava dışı ... Şirketine 13/12/2013 tarihli ihtarname kesilerek fatura bedelinin talep edildiğini bunun nedeninin ise davalı şirket ile dava dışı ... Şirketinin sahiplerinin aynı olduğunu, ancak yine bir ödeme yapılmadığını, bu faturanın davalı tarafından defterlerine işlenmesi gerektiğini ve bakiye davacıdan 42.857,63-TL alacaklı olduğunu iddia etmekte, iddialarına dayanak olarak ...'ya ait olduğunu iddia ettiği süs havuz proje fotokopisini, davalı şirket yetkilisi olduğu iddia edilen kişi ile davacı arasındaki bir kısım telefon mesaj görsellerini, yine bir kısım e posta yazışmalarını, davalı tarafından verilen 25.000-TL çeke ilişkin tahsilat makbuzunu, ihtarname örneklerini göstermekte ve defterlerin incelenmesi ile keşif yapılması talebinde bulunmaktadır.

Davalı taraf ise davacının taleplerinin dava dışı üçüncü kişi ... Bilişim firması ile davacı arasındaki alacak borç ilişkisine ilişkin iddialardan ibaret olduğunu, husumet itirazlarının bulunduğunu, talebin davalıya yöneltilmesinin gerek takip talebine itiraz dilekçesinde bu hususlardan hiç bahsedilmemiş olması gerek aradan geçen 5 yıllık zaman dilimi içerisinde hiçbir hukuki işlem yapmamış olması yine davacının kendi kabulü ile alacak iddiasını dava dışı üçüncü kişi ... firmasına ihtarname keserek talep etmesine rağmen davalı müvekkile karşı dava olarak yönetmesinin kötü niyetli davayı uzatmaya yönelik ve çelişkili olduğunu, 2012 yılı itibariyle müvekkil davalı şirket ile dava dışı şirketin yetkililerinin aynı olduğu iddiasının doğru olmadığını savunmaktadır. İhtilaf konusu 24.09.2012 tarih ... numaralı 70.191,30-TL bedelli fatura incelendiğinde faturanın mal ve hizmet ilişkisine yönelik davacı tarafından davalı adına düzenlendiği, teslim alan kısmında isim ve imzanın bulunmadığı, davacının kendi aleyhine delil niteliğine haiz ticari defterlerinde kayıt altında olduğu, davalının kendi lehine delil niteliğine haiz ticari defterlerinde kayıt altında olmadığı yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde anlaşılmıştır. İddiada bulunan davacı tarafın öncelikle bu fatura yönünden malların teslim edildiğini yine faturaya konu hizmetin karşı tarafa sağlandığını ispatla yükümlü olup, mal teslimi yönünden gerek faturanın isim ve imzasız olması ve davalının kendi lehine delil niteliğine haiz ticari defterlerinde kayıtlı olmaması yine davacının aleyhine delil teşkil eden ticari defterlerinde tek başına kayıtlı olmasının iddiasını ispat için elverişli olmadığı anlaşılmıştır.

Davacı taraf faturaya konu hizmet yönünden kendi kabulünde olduğu üzere dava dışı ... Bilişim firmasına ait olduğunu beyan ettiği ... işine ilişkin hizmet verdiğini , davalı ile dava dışı kişilerin yetkililerinin aynı olması sebebi ile talebini hem davalı hem dava dışı şirkete yönlendirdiğini beyan etmiştir.

Davalı taraf ise eser sözleşmesi anlamında taraflar arasında yazılı veya sözlü bir ticari ilişki olmadığını savunmuştur. Gerçekten de dosya kapsamı itibariyle davacının da kabulünde olduğu üzere yazılı bir anlaşma bulunmamaktadır.

Davacı taraf iddialarına dayanak fotokopi ... Süs havuzuna ilişkin olduğunu iddia ettiği proje yine bir kısım mail ve telefon mesajlarını dosyaya ibraz etmiş ise de bu belgelerde davanın tarafları arasında ihtilaf konusu 24.09.2012 tarih ... numaralı 70.191,30-TL bedelli fatura yönünden bir anlaşma sağlandığı hususuna ilişkin ispata elverişli bir somut ibare bulunmamaktadır. Mail yazışmalarının çoğu davacı taraftan sadır olmakla birlikte yine 02/01/2012 ve 03/10/2012 tarihlerinde davacının iddiası doğrultusunda davalı şirket yetkilisi olduğu iddia edilen ... tarafından gönderilen maillerde iddiaların ispatı için açıklık bulunmamakla birlikte davacının ...'nin dava dışı firmaya ait olduğu ve dava dışı firmanın da yetkilisinin ... olduğu beyanı ve kabulü karşısında , her iki firmanın gerek ihtilaf konusu faturanın kesildiği tarih gerekse dava tarihi nazara alındığında ayrı tüzel kişiliğe sahip olup yetkililerinin aynı olmasının doğrudan davacının iddialarının ispatı için yeterli olmayacağı kanaatine varılmıştır. Yine davacının, davalının çek ödemesinin kısmı ödeme kısmı kabul olarak değerlendirilmesine yönelik iddiası bakımından da çekin niteliği, taraflar arasındaki girift ilişki ve ihtilaf konusu fatura yönünden verildiğine ilişkin bir kayıt içermemesi göz önüne alınarak iddiaları yerinde görülmemiş, keşif talebine yönelik olarak ise davanın faturadan kaynaklı alacak davası olması öncelikle faturaya konu hizmet yönünden akdi ilişkinin ispatlanamaması dikkate alınarak bedele yönelik keşif yapılmasının uyuşmazlığa katkı sağlamayacağı anlaşılmıştır. Açıklanan gerekçeler ile davacı tarafın yemin deliline dayanması sebebi ile yemin teklif etme hakkı hakkı hatırlatılmış, davacı tarafından yemin deliline dayanılması ve davalı şirket yetkilisi tarafından da yemin eda edilmekle karşı dava yönünden davacının ihtilaf konusu 24.09.2012 tarih ... numaralı 70.191,30-TL bedelli fatura yönünden mal ve hizmet verildiği hususunu ve neticede davalıdan 42.857,63-TL alacağı olduğunu ispatlayamadığından karşı davanın reddine karar verilmiştir. Netice itibariyle asıl dava yönünden davacının takip tarihi itibariyle davalı taraftan 67.542,08-TL alacaklı olduğu anlaşılmakla, asıl davanın kısmen kabulüne davalının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali takibin taleple bağlı kalınarak 67.540,34 TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden takip talebinde belirtilen faiz oran ve cinsi ile faiz uygulanmak suretiyle aynen devamına, takip öncesi davalının temerrüte düşürüldüğüne ilişkin bilgi ve belge olmadığından işlemiş faiz isteminin reddine, hükmedilen asıl alacak likit olup itiraz haksız olduğundan 67.540,34 TL asıl alacağın taktiren % 20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine..." gerekçesiyle asıl davada; asıl davanın kısmen kabulü ile, davalının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali takibin (taleple bağlı kalınarak) 67.540,34 TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden takip talebinde belirtilen faiz oran ve cinsi ile faiz uygulanmak suretiyle aynen devamına, fazlaya ilişkin işlemiş faiz isteminin reddine, hükmedilen 67.540,34 TL asıl alacağın taktiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karşı davada ise; karşı davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, her iki taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı- karşı davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece yapılan araştırma ve değerlendirmeler doğru olmakla birlikte takip öncesi temerrüte ilişkin bilgi ve belge olmadığından dolayı faiz yönünden ret kararının hatalı olduğunu, dosya incelendiğinde tarafların tacir olduğu ve taraflar arasında borç ilişkisine dair BA/BS Formları ve faturalar bulunduğunu, karşı tarafın borcundan haberdar olduğunu, buna rağmen borcun muaccel hale gelmesine rağmen ödeme yapılmadığının açıkça ortada olduğunu iddia ederek, asıl dava yönünden kararın takip öncesi faiz kısmının düzeltilmesini, davanın müvekkili lehine kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı- karşı davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporuna yapılan itirazların dikkate alınmadığını, davacı tarafın defterlerinin delil kudretine haiz olduğu tespit edilirken müvekkili şirket tarafından tanzim olunan faturanın haksız ve hukuka aykırı şekilde davacı tarafça ticari defter ve kayıtlara işlenmediğinin göz ardı edildiğini, bilirkişi raporunda yapılan tespitin hukuka aykırı olduğunu, tedarik kapsamında müvekkili şirketin davacıdan 18.311,98 TL tutarında cıvata satın aldığını, ilaveten müvekkili şirket tarafından 18.631,02 TL tutarında başka bir sipariş daha verildiğini, davacının fatura tutarını çok yüksek göstermekle birlikte malların müvekkili şirket tarafından teslim alınmadığını, faturanın müvekkili şirket çalışanına acelece imzalatıldığını, faturada yer alan ürünlerin sipariş edilmediğini, davacı tarafından 31.05.2013 tarihli 25.000,00 TL tutarlı çekin müvekkili şirkete verildiğini, borçlu olmayan davacının müvekkili şirkete çek vermesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığını, kararda kısmi ödeme açıklaması ile geçiştirildiğini, müvekkili şirketin faturadaki ürünleri teslim almadığını, mahkeme kararının yerinde olmadığını, müvekkili tarafından davacıya 70.191,30 TL tutarında fatura düzenlendiğini, faturanın konusunun davacı karşı davalının talebi üzerine müvekkili şirketçe yapılan süs havuzu olduğunu, davacı karşı davalının faturayı defterlerine işlemediğini, yapılan keşif sonucunda havuzun müvekkili tarafından yapıldığının tespit edileceğini, Gebze ilçesi Plastikçiler Organize Sanayi Bölgesi içerisinde yer alan ... Kafe'ye ait süs havuzunu inşa ettiğini, buna istinaden fatura düzenlendiğini, incelemede müvekkili şirketin süs havuzunun yapımı sürecinde kullanmış oldukları kendi imalatları olan ... ürünlerine rastlanılacağını, mahkemece talimat yolu ile keşif yapılması ve ayrıca teslim edilmeyen mallara ilişkin düzenlenen 29.12.2012 tarihli fatura ve sevk irsaliyesinin imzalatıldığını, ...'ın tanık olarak dinlenmesi gerektiğini iddia ederek, kararın kaldırılmasını asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Asıl dava, ticari satıma ilişkin faturadan kaynaklanan açık hesap alacağının tahsili amacı ile başlatılan ilamsı icra takibine karşı yapılan itirazın iptali, karşı dava ise alacağın tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı karşı davalı ve davalı karşı davacı vekili yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Taraflar arasında, ticari ilişkinin varlığı konusunda herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, asıl dava yönünden takip talebinde istenilen işlemiş faiz talebinin ret kararının isabetli olup olmadığı, karşı dava yönünden ise davalı tarafça düzenlenen faturaya ilişkin davalı karşı davacı alacağının sübuta erip ermediği, davalı karşı davacı alacağının tespiti için yapımında kendi malzemelerinin kullanıldığı iddia edilen süs havuzunda keşfen inceleme yapılıp yapılmayacağı, ayrıca davacı tarafın asıl davada iddiasını ispat edip edemediği ile bilirkişi raporu sonucunda verilen hükmün usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, davacı karşı davalı şirket tarafından davalı karşı davacıya birden fazla ticari satım konusu faturaların düzenlenmiş olduğu, faturaların 2012 yılında düzenlendiğini ve ayrıca 2013 yılının 1.ayında düzenlenmiş olduğu, davacı şirket tarafından faturalardan kaynaklanan 67.540,34 TL cari hesaba ilişkin asıl alacak ile 22.705,58 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 90.245,92 TL alacağın tahsili amacıyla İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 31.01.2017 tarihinde ilamsız icra takibi başlattığı, takipteki alacağın 31.12.2013 tarihli 67.540,34 TL tutarında faturadan kaynaklı cari hesap alacağı olarak açıklandığı, davalı karşı davacı şirket tarafından icra takibindeki alacağa ve ferilere itiraz ettiği, davacı karşı davalı şirketin İİK 67.maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde itirazın iptali davasını açtığı, davalı karşı davacının ise cevap dilekçesi ile birlikte davacı karşı davalıdan alacaklı olduğu iddiası ile 27.12.2010 tarihli irsaliyeli faturaları ibraz ederek alacağın tahsilini talep ettiği, davalı şirketin davacı şirket adına düzenlemiş olduğu faturaların irsaliyeli fatura olduğu, 2010 ve 2011 yıllarını kapsadığı, davalı şirketin 20.10.2014 tarihli cari hesap ekstresinde 42.291,86 TL alacaklı olarak gözüktüğü anlaşılmıştır. Tarafların delillerini dosyaya ibrazı ile birlikte bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 12.07.2019 tarihli bilirkişi raporunda; davacı/karşı davalı şirketin 2012-2017 yılları arası ticari defterlerinin delil kudretine haiz olduğu, davalı karşı davacı şirket tarafından ibraz edilen 2010-2011-2012 yıllarına ilişkin ticari defterlerin; TTK m.64,65, VUK m.220-226 tebliğine göre açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırılmadığının tespit edildiği, davalı/ karşı davacı şirket tarafından ibraz edilen 2013-2014-2015-2016-2017 yıllarına ilişkin ticari defterlerin; TTK m.64,66, VUK m.220-226'Tebliğine göre açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığının tespit edildiği, defterlerinin kayıt nizamı bakımından VUK m. 215-219 hükümleri ile Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğlerine uygun olduğunun görüldüğü, davacı/karşı davalı şirket ile davalı/karşı davacı şirket arasından ticari ilişkinin var olduğu, davalı/karşı davacı ile davacı/karşı davalı şirket arasındaki uyuşmazlığa esas faturaların 2012 yılında düzenlendiği, bu sebepten davacı/karşı davalının ticari defterlerini itibar edilmesi gerektiği, 29.12.2012 tarihli 40.099,82 TL tutarlı faturaya ait 29.12.2012 tarihli sevk irsaliyesinin incelenmesinde malı teslim alanın, davalı/karşı davacı şirket personeli ... olduğu ve irsaliyede imzasının olduğu tespit edilmiş olduğu, davalı/karşı davacı şirketin mal teslimini ve faturanın muhteviyatını kabul ettiğini, 24.09.2012 tarihli 70.191,30 TL düzenlemiş olduğu faturanın davacı/karşı davalının ticari defter kayıtlarında olmadığı, bu faturanın irsaliyeli fatura olduğu, irsaliye fatura incelendiğinde faturada teslim edildiğine dair isim ve imzanın olmadığının tespit edildiği, dava dosyasında mevcut olan, elektronik posta yazışmalarından ve tarafların ticari defter kayıtlarından anlaşıldığı üzere; davacı/karşı davalı tarafından, cari hesabında alacaklı olduğu halde, davalı/karşı davacıya ... havuzu için, 29.12.2012 tarihinde 25.000.00 TL'si çek ödemesi yapıldığı ve bu ödemenin kısmi ödeme, kısmi kabul sayılmasının mahkemeye ait olduğu, ... Cafe nin ticaret sicil kayıtlarından, ... Gıda Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'ne ait olduğunun tespit edildiği, ... Gıda Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketin'nin tüm hisseleri 28.04.2017 tarihli genel kurulu kararı ile davacı/karşı davalı ... Sanayi Mamülleri Pazarlama Anonim Şirketi'ne devredilmiş olduğu, uyuşmazlık konularından birinin, davalı/karşı davacı tarafından düzenlenen, 24.09.2012 tarihinde 70.191,30 TL tutarındaki fatura olduğu, bu faturanın içeriğinin; ... Cafe'nin süs havuzunun yapılması ve malzemeleri olduğu ve süs havuzunun yapılıp yapılmadığı, yapıldı ise yapım tutarının tespiti uzmanlık alanına girmemesi sebebiyle bu hususta değerlendirme yapılamadığı, davalı/karşı tarafından düzenlenen 24.09.2012 tarihli 70.191,30 TL tutarındaki fatura muhteviyatının ve bedelini davalı/karşı davacı tarafından düzenlenen, 24.09.2012 tarihli 70.191,30 TL tutarındaki fatura muhteviyatını ve bedelini, davacı/karşı davalı tarafından kabulünün gerektiği ve takip tarihi itibari ile davalı/karşı davacının, davacı/karşı davalı şirketten 2.649,22 TL alacaklı olduğu, davalı/karşı davacı tarafından düzenlenen, 24.09.2012 tarihli 70.191,30 TL tutarındaki fatura muhteviyatının ve bedelinin uygun olmadığı yönünde ise takip tarihi itibari ile davacı/karşı davalının, davalı/karşı davacı şirketten 67.542,03 TL alacaklı olduğu ve dava dosyasında, davalı/karşı davacı şirketi takip tarihinden önce temerrüde düşürülüp düşürülmediği ile ilgili her hangi bir belgeye rastlanılmadığı belirtilmiştir. 05.04.2019 tarihli bilirkişi raporunda; davacı şirketin 2012-2017 yılları arası ticari defterlerinin delil kudretine haiz olduğu, davacı şirket ile davalı şirket arasında ticari bir ilişkinin olduğu, takip konusu cari hesap alacağının ve faturanın davacı şirketin yasal defterinde kayıtlı olduğu, davacı şirketin defter kayıtları, takip konusu fatura, cari hesap alacağı ve ödemelere göre; davacı şirketin, davalı şirketten 07.02.2017 takip tarihi itibariyle 67.542,08 TL alacaklı olduğu, davacının davalı tarafa düzenlemiş olduğu 29.12.2013 tarihli 40.099,82 TL tutarlı faturaya ait 29.12.2013 tarihli sevk irsaliyesinin incelenmesinde malı teslim alanın ... olduğu ve irsaliyede imzasının olduğunun tespit edildiği, davalının davacı tarafa 24.09.2012 tarih 52202-03 nolu 70.191,30 TL düzenlemiş olduğu faturanın davacının ticari defter kayıtlarında olmadığı bu faturanın irsaliyeli fatura olduğu, irsaliyeli fatura incelendiğinde faturadaki malların teslim edildiğine dair isim ve imzanın olmadığının tespit edildiği belirtilmiştir. Davalı karşı davacı tarafça bilirkişi raporuna karşı itiraz edilmiştir. Yeniden rapor alınmasını ve tanık dinlenilmesini talep etmiştir. Mahkemece, 17.11.2020 tarihli celsesinin 2 nolu ara kararı ile; davacı karşı davalı vekilinden davalı karşı davacı vekili tarafından sunulmuş olan yemin metnini incelemesi için süre verilmiştir. Davacı karşı davalı tarafça yemin metnine ilişkin açıklayıcı beyanda bulunularak yeminin HMK 225.maddesine uygun olarak dava konusu ve çözüme odaklı şekilde hazırlanması gerektiğini belirtmiştir. Davacı karşı davalı şirket temsilcisine Gebze Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan talimat yolu yemin ettirilmiştir. 10.03.2021 tarihli talimat duruşma zaptına geçen davacı karşı davalı şirket temsilcisi yemin beyanında; asıl dava yönünden fatura konusu malların davalı şirkete teslim edildiğini, borcun ödenmediğini, alacaklı olduklarını, karşı dava yönünden ise; 24.09.2012 tarihli 70.191,30 TL bedelli faturanın içeriğinde yer alan malların taraflarına teslim edilmediğini, ... Kafe süs havuzu yapımı işine ilişkin olduğu iddia edilen hizmetin taraflarına verilmediğini, fatura bedeli kadar borçlarının olmadığını beyan etmiştir. Mahkemece, yapılan yargılama neticesinde yukarıda yer verilen istinaden asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın ise tümden reddine karar verilmiştir. Taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığı konusunda uyuşmazlık yoktur. Her iki tarafın asıl ve karşı davada alacaklarına esas olan fatura alacağıdır. Bilindiği üzere fatura düzenlenmesi tek başına alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Faturanın karşı tarafa usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi ve ayrıca fatura konusu mal veya hizmetin karşı tarafa verilmesi gerekmektedir. Somut davada, usul ve yasaya uygun olarak düzenlenen davacı karşı davalının ticari defter ve kayıtları ile ilgili vergi dairesinden dosya içerisine celp edilen BA/BS Formlarından, takibe konu edilen asıl alacak yönünden davacı karşı davalının alacaklı olduğunun kabulü gerekmiştir. Davacı karşı davalı takip konusu alacak iddiasını usule uygun delillerle ispat etmiştir. Davalı karşı davacı ise karşı alacak talebinde, alacağının bulunduğuna yönelik iddiasını 24.09.2012 tarihli toplam 70.131,30 TL tutarlı irsaliyeli faturayı dayandırmıştır. Söz konusu faturada yazılı olan ürünlerin karşı tarafa teslim edildiğine dair herhangi bir delil ,imza mevcut değildir. Diğer taraftan, davacı karşı davalı defter ve kayıtlarında da böyle bir fatura yer almamaktadır. Davalı karşı davacının fatura tarihini ihtiva eden yıla ait ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak düzenlenmemiş olduğu bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir. Diğer taraftan, fatura konusu ürünlerle davalının süs havuzunun yapıldığı iddia edilmişse de söz konusu havuzun bulunduğu işyerinin fatura tarihinde daha dışı şirkete ait olduğu ve çok sonra davacı karşı davalının hisseleri devir almış olduğu sicil kayıtlarından anlaşılmış ve bilirkişi raporunda tespit edilmiştir. Çek mücerret borç ilişkisini ifade edip bir ödeme vasıtası olduğunda davacı karşı davalının vermiş olduğu çekin davalı karşı davalının iddia ettiği üzere uyuşmazlık konusu faturaya ilişkin olduğunun kabulü mümkün görülmemiştir. Yukarıda belirtildiği üzere fatura düzenlenmiş olması tek başına alacağın varlığını ispata yeterli olmayacaktır. Ayrıca faturaya konu alacak miktarı tanıkla ispatı gereken miktar üzerinde olduğundan ve karşı tarafın bu konuda tanık dinletilmesine yönelik açık muvafakatı bulunmadığından davalı karşı davacı vekilinin karşı dava yönünden mahkemece faturaya konu olan süs havuzuna ilişkin olarak havuzun bulunduğu yerde keşfen inceleme yapılarak havuzda kullanılan malzemelerin faturalardaki malzemeler olduğuna dair iddia ve itiraz sebepleri ile tanık dinlenmesine dair istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Davalı karşı davacı yemin delili dahil alacak iddiasını ispat edemediğinden davalı karşı davacının istinaf nedenlerinin reddi gerektiği kanaatine ulaşılmıştır. Davacı karşı davalı vekili ise takibe konu edilen asıl alacakla birlikte işlemiş faiz alacağınında kabulü gerektiğini istinaf konusu yapmıştır. Davacı karşı davalı dosyaya , davalı karşı davacının icra takip tarihi öncesinde temerrüte düşürüldüğüne dair herhangi bir bilgi veya belgeyi ibraz etmemiştir. Takip tarihinde yürürlükte bulunan TBK'nın 117. maddesinde, muaccel bir borcun borçlusunun alacaklının ihtarı ile temerrüte düşeceği belirtilmiştir. Bu nedenle davacı karşı davalının icra takibinde talep etmiş olduğu faiz alacağına ilişkin talebinin yerinde olmadığı ve mahkemenin buna dair ret kararının isabetli olduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, her iki taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, her iki taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine, 2-Davacı- karşı davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 556,10 TL istinaf karar harcının davacı- karşı davalıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,3-Davalı- karşı davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 3.401,38 TL istinaf karar harcının davalı- karşı davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına, 4-Taraflarca yapılan kanun yolu giderlerinin kendilerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 6-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.06.03.2025

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog