Esas No
E. 2024/3372
Karar No
K. 2025/113
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

5. Hukuk Dairesi         2024/3372 E.  ,  2025/113 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/840 Esas, 2024/24 Karar

Avukat ...

DAVA TARİHİ: 11.03.2019
KARAR: Esastan ret/ Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar

İLK DERECE MAHKEMESİ:...2. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2022/11 Esas, 2023/101 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu...ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 3018 ada 1 parsel ve 3019 ada 1 parsel sayılı taşınmazların davalı idare tarafından kamulaştırma yapılmadığı hâlde fiilen kullanıldığını, bu nedenle taşınmazların bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı idare vekilinin cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların uygulama imar planlarında yol ve yol otoparkı alanında kaldıklarını, söz konusu taşınmazlara yol yapımı şeklinde fiilen el atıldığını ve dava konusu taşınmazların tasarrufunun kamulaştırılma yapılmaksızın fiilen men edildiğinin beyan edildiğini, dava konusu taşınmazın onaylı imar planlarında yol ve yol otoparkı alanı kullanımında kalmakla birlikte, ... Belediye Başkanlığının yol ve alt yapıya ilişkin herhangi bir fiziki müdahalesi veya bu taşınmazı kullanması veya kullandırması gibi bir eyleminin söz konusu olmadığını, yol otoparklarının sorumluluğunun...Büyükşehir Belediye Başkanlığının uhdesinde olduğunu, kabul anlamına gelmemek ile birlikte kamulaştırmasız el atma bedelinin tespitinde emlak vergi değerlerini dikkate alınması gerektiğini, dava konusu taşınmazların bedel tespitinde, taşınmazın el atma tarihindeki durumunun esas alınması gerektiğini, el konulan taşınmazın el atma tarihindeki niteliği ile dava tarihindeki niteliğinde farklılıklar bulunabileceği ve el koymadan sonra yapılan imar hizmetleri ile diğer kamu hizmetleri sebebiyle taşınmazın değerinde çok fazla bir artış meydana gelmiş olabileceğini, taşınmazlarn tazmin talebinde bulunulan tarihteki niteliği yerine el koyma tarihindeki niteliğinin esas alınmasının gerektiğini, böylece birey ile kamu yararı arasında adil bir dengenin sağlanacağını, dava konusu taşınmazlara ilişkin olarak kendilerine yapılmış bir kamulaştırma başvurusu olmadığından kamulaştırma bütçe programına alınmadığını, taşınmazların imar planlarında "yol" ve "yol otoparkı" olarak belirlenmesi kararına karşı davacı tarafından plan değişikliği ya da plan iptali davası açılmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, yapılan tüm işlemlerin hukuka uygun olduğunu belirterek öncelikle, görev ve husumet itirazlarının değerlendirilerek davanın usulden reddine, esasa girildiği takdirde ise davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bedelin düşük belirlendiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

2.Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece ek karar ile nispi vekâlet ücreti verilmesinin hatalı olduğunu, idarelerince taşınmazlara fiili ya da hukuki el atma bulunmadığını, kendilerine husumet yöneltilmesinin hatalı olduğunu, bedelin yüksek belirlendiğini, bilirkişi raporunun usul ve kanuna aykırı hazırlandığını, emsal seçimi ve değerlendirmesinin hatalı yapıldığını, hava fotoğrafları getirtilerek, el atan idarenin ve el atma tarihinin tespit edilmesi gerektiğini, uzlaşma başvurusu yapılmadığını, taşınmazlarla ilgili imar uygulaması yapılacağını, yolların sorumluluk alanları dışında kaldığını, imar uygulaması sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazlar istinaf incelemesi sırasında imar uygulamasına tabi tutulduğundan, Dairemizce yeni oluşan imar parselinin tapu kaydı, ölçekli krokisi ve imar durumu da getirtilerek, imar uygulaması sonucu oluşan parsele davalı idare tarafından fiilen el atılıp atılmadığı veya fiilen el atılmamakla birlikte kamu hizmetine tahsis edilen parseller olup olmadığı konusunda fen bilirkişisinden ek rapor alınmış ve buna göre yargılama sırasında kamulaştırmasız el atılan dava konusu taşınmazlara yapılan fiili imar uygulaması sonucu oluşan ve davacı tarafa tahsis edilen taşınmazda el atma bulunmadığından dava konusuz kalmış olup karar vermeye yer olmadığına dair hüküm kurulması gerektiğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece mahkeme kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesince dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına ilişkin karara temyiz itirazları bulunmadığını ancak davalı idarenin davanın açılmasına sebebiyet vermediği hâlde, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 269 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”

3.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir.

3.Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Yapılan yargılama sırasında konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinde ve davanın açıldığı tarihteki haklılık durumu gözetilerek dava açılmasına sebebiyet verdiğinden davalı idare aleyhine nispi vekâlet ücreti ile yargılama giderlerine hükmedilmesi yerindedir.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 6100 sayılı Kanun
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog