11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2024/6134 E. , 2025/1690 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
İNCELEME KONUSU
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Bakırköy 29. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2020 tarihli ve 2019/527 Esas, 2020/80 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157/1 ve 52. maddeleri uyarınca 1 yıl hapis ve 100,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 01.07.2020 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 20.10.2024 tarihli ve 2023/7610 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.11.2024 tarihli ve KYB-2024/109003 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.11.2024 tarihli ve KYB-2024/109003 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre,
1.Müştekinin cep telefonunu satmak amacıyla internet üzerinden ilana koyduğu, bu ilanı gören sanığın müşteki ile irtibata geçerek yüz yüze görüştükleri ve telefonun ücreti olan 2.150,00 Türk lirasını ... Bankası üzerinden havale edeceğini söyleyerek şikâyetçiyi aldatıp, havale/eft dekontunun ekran görüntüsünü müştekiye gönderdiği, müştekinin ise ücretin ödendiğini düşünerek telefonu sanığa verdiği ve bu şekilde sanığın banka dekontunu kullanmak suretiyle haksız menfaat temin ettiğinin iddia ve kabul edilmesi karşısında; sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 158. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde düzenlenen bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdir ve değerlendirmesinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde,
2.Kabule göre,
Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 157/1. maddesi uyarınca kamu davası açıldığı, yargılama esnasında anılan suçun uzlaştırma kapsamında olduğu nazara alınarak uzlaştırma işlemlerinin yapılması için Mahkemesince verilen ara kararı üzerine dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderildiği, katılanın maddi edim karşılığında uzlaşmayı kabul ettiği ancak sanığa gönderilen uzlaşma teklif mektubunun kendisince teslim alınmasına rağmen kabul veya ret şeklinde dönüş yapılmaması üzerine kabul etmediği değerlendirilerek uzlaşmanın sağlanamadığı şeklinde rapor tanzim edilmiş ve Mahkemece anılan rapor esas alınarak yargılamaya devam edilmiş ise de; uzlaştırmacı tarafından gönderilen teklif mektubunun sanığa tebliğ edildiği belirtilen 02/01/2020 tarihinde sanığın Silivri 3 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunduğu ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21.maddesi uyarınca yapılan tebligatın usulsüz olduğu gözetilmeden usul ve yasaya aykırı olarak düzenlenen uzlaştırma raporu esas alınarak yargılamaya devamla mahkûmiyet hükmü kurulmasında, İsabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un Ağır ceza mahkemesinin görevi başlıklı 12. maddesinde; "Kanunların ayrıca görevli kıldığı hâller saklı kalmak üzere, Türk Ceza Kanununda yer alan...nitelikli dolandırıcılık (m. 158)...kapsamına giren suçlar dolayısıyla açılan davalar ile ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçlarla ilgili dava ve işlere bakmakla ağır ceza mahkemeleri görevlidir. Anayasa Mahkemesi ve Yargıtayın yargılayacağı kişilere ilişkin hükümler, askerî mahkemelerin görevlerine ilişkin hükümler ile çocuklara özgü kovuşturma hükümleri saklıdır." hükümleri yer almaktadır.
2.5237 sayılı Kanun 158. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin; "Dolandırıcılık suçunun, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi halinde, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur." şeklinde düzenlendiği anlaşılmıştır.
3.Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; katılanın cep telefonunu satmak amacıyla internet üzerinden ilana koyduğu, bu ilanı gören sanığın katılan ile irtibata geçerek görüştükleri ve telefonun ücreti olan 2.150,00 TL'yi ... Bankası A.Ş. üzerinden havale edeceğini söyleyerek katılanı aldatıp, sahte bir havale/eft dekontunun ekran görüntüsünü katılana gönderdiği, bunu gören katılanın da ücretin ödendiği düşüncesiyle telefonu sanığa verdiği, bu şekilde sanığın haksız menfaat temin ederek, eylemini bankaların maddi varlığı olan banka dekontunu kullanmak suretiyle gerçekleştirdiğinin iddia ve kabul olunması karşısında; sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 158. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde düzenlenen bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdir ve değerlendirmesinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla sanığın mahkûmiyetine hükmedilmesi Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebindeki (1) numaralı düşünce yerinde görülmüş, bozma kararının niteliği gereği kabule göre kısmında belirtilen istem hakkında herhangi bir karar verilmemiştir.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.Bakırköy 29. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2020 tarihli ve 2019/527 Esas, 2020/80 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, ceza miktarı bakımından aleyhe sonuç doğurmamak üzere, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3.Sanık hakkındaki infazın durdurulmasına, başka suçtan tutuklu ya da hükümlü değilse derhal TAHLİYESİNE, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.02.2025 tarihinde karar verildi.