4. Hukuk Dairesi
T.C.
TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/333
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/02/2025
NUMARASI : .......Esas - 21/02/2025 tarihli ara karar
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
A-)TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA/TALEP;
Davacı vekili dilekçesinde özetle; taraflar arasında 01/07/2024 başlama, 01/07/2025 bitiş tarihli servis kiralama/taşıma sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşme ile davacının yüklendiği taşıma yükümlülüğünün yerine getirmesinden sonra 15 gün içinde, en geç 90 günlük çek verilmesinin kararlaştırıldığını, taşıma yükümlülüğünün yerine getirilip faturanın kesilerek karşı tarafa tebliğ edildiğini, ancak borçlunun ödemeyi yapmadığını, alacağın varlığı konusunda tam ispat gerçekleştiğini, alacağın varlığının davalının mail hesabına gönderilen açık hesap ekstresine itiraz etmemesi ile sabit olduğunu, bu nedenle toplam .... TL anapara ve faizi ile tahsilini talep ettiklerini, yargılamada alacağın teminat altına alınması için öncelikle borçlunun menkul, gayrimenkul ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının haczi için taraflarına borç miktarı kadar tensiple ihtiyati haciz verilmesini, davalının ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... E. sayılı dosyadaki haksız itirazının öncelikle yetki itirazı yönünden reddini, itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Bulunmamaktadır.
B-)MAHKEMENİN KARAR ÖZETİ: dosyaya talep dilekçesi ekinde ibraz edilen belgelerin incelenmesinde her ne kadar davacı vekilince bir takım e- fatura sunularak ihtiyati haciz talep edilmiş ise de sunulan evrakların tek taraflı olduğu, eldeki somut olayda iddianın ileri sürülüş biçimi ve tüm dosya kapsamı hep birlikte irdelendiğinde; davacı şirketin, davalı şirketten alacağı olduğu hususu dahi yapılacak olan yargılama sonucunda netlik kazanacağından, bu aşamada davacı şirketin, davalıdan olan alacağın muaccel olduğuna kanaat getirilmediği, talep edenin alacağını yaklaşık olarak ispat edemediği ve davalı aleyhine ihtiyati haciz kararı verilebilecek koşulların gerçekleşmediği kanaati hasıl olmakla, talebinin reddine karar verildiği görülmüştür. C-)İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ;
Davacı vekili sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; talep ve dava dilekçesindeki hususları tekrar etmiş ve ilaveten; sözleşmeye göre taraflar arasında belirlenen yazışma usulü ile faturaların tebliği ve fatura bedellerinin belirli tarihlerde ödenmesi usulü bulunduğunu, yazışma ve faturaların tebliğine ilişkin usulün ne bu dosyada ne de daha önce bir itiraza uğramadığını, yine davacı tarafından davalı borçlunun yazışma mail hesabına açık hesap ekstresini atıp faturaların ve hesap ekstresinin itiraza uğramadığını, faturaların tebliğ alınmadığına ilişkin davacının sözleşme gereği hizmet akdine aykırı hareket ettiği veya hizmeti yerine getirilmediğine ilişkin de itiraz veya beyan bulunmadığını, Mahkemenin 21/02/2025 tarihli ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararın kaldırılmasına, borç miktarı kadar ihtiyati haciz talebinin kabulünü talep etmiştir.
D-)DELİLLER; ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... E. sayılı dosyası ve 21/02/2025 tarihli ara kararı ve tüm dosya kapsamı. E-)DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: Talep, ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkin olup, uyuşmazlık, somut olayda sözü edilen geçici hukuki koruma tedbirinin verilmesinin koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
Talep eden vekili taraflar arasında sözleşmeye dayalı hizmet alımı ile devamında cari hesap ilişkisi olduğunu, cari hesap ve faturaya dayalı alacağın tahsil istemi ile başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek davalının icra takibine vaki itirazının iptali istemi ile açtığı davada, yaklaşık ispatın sağlandığını ileri sürerek, davalı borçlunun menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine öncelikle teminatsız, aksi taktirde uygun görülecek teminat mukabilinde ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin anılan kararı ile; 'alacağın varlığı ve muaccel olup olmadığı hususlarının yargılamayı gerektirtirdiği, yaklaşık ispat kapsamında dosya kapsamında ibraz edilen belgelerin yaklaşık olarak ispata yeterli olmadığı' gerekçesi ile; davacı yanın ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş; verilen karara karşı ihtiyati haciz isteyen davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi,
HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, istinaf kanun yoluna başvuran tarafın sıfatı gözetilerek, kamu düzenine aykırılık teşkil eden ve bu nedenle re'sen gözetilmesi gereken hususlar değerlendirilerek yapılmıştır. Öncelikle belirtmek gerekir ki, inceleme konusu ara karar başlığında; davacının vergi numarasının, davacı vekilinin ve davalı şirketin adresinin yazılmaması HMK'nın 297.maddesine aykırı ise de; mahallinde her zaman düzeltilmesi mümkün bulunduğundan bu eksiklik eleştirilmekle yetinilmiştir. İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini garanti altına almak için mahkeme kararıyla borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati hacze ilişkin yasal düzenleme 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 257 ile 268. maddesinde yer almaktadır.
HMK'nın 406/2 maddesinde geçici hukuki koruma olarak kabul edilen ihtiyati haczin koşullarını düzenleyen İİK'nın 257.maddesinde; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1.Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;
2.Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." hükmüne yer verilmiştir.
İhtiyati haciz talep edebilme koşulları İİK’nın 257.maddesinde gösterilmiş olup maddede hem vadesi gelen hem de henüz vadesi gelmemiş para alacakları için ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Bunlar muaccel alacaklarda alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacağın rehinle temin edilmemiş olmasıdır. Müeccel alacaklarda ise kural ihtiyati haciz istenemeyeceği ise de borçlunun belli bir adresinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu amaçla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa vadesi gelmemiş alacaklarda da ihtiyati haciz kararı verilebilir. Sözü edilen maddede bunun dışında herhangi bir koşul öngörülmemiştir.
İİK'nın 258.maddesi "Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur" hükmünü içermekte olup ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı hakkında kanaat verilmesi yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken, alacağın usûl hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi olmayıp yaklaşık ispat ölçüsünde alacağın varlığını gösteren delillerin sunulmasıdır. Söz konusu hükümdeki düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Ancak, yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın hiç aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir.
Dava konusu icra takip dosyası ile dosyadaki belgeler incelendiğinde; davacı şirket tarafından davalı şirket hakkında 1.077.440.00 TL anapara ve faizinin tahsili talebine ilişkin olduğu, borç sebebinin 6 adet faturadan kaynaklı alacak olarak gösterildiği, ayrıca talep eden şirket tarafından davalı şirkete alacağa ilişkin gönderilen mail çıktısı, sözleşme, e-faturaların sunulduğu, Mahkemece GİB'ye yazılan müzekkereye gelen 25/02/2025 tarihli cevabi yazıda davalı şirkete ait 2024-2025 dönemlerine ait karşılaştırmalı alış-satış analizi sorgulama evraklarının gönderilip içeriğinde davacı şirkete ilişkin de kimi kayıtların bulunduğu anlaşılmıştır.
Dosya kapsamı, az yukarıda anılan ilke ve açıklamalar çerçevesinde değerlendirildiğinde; ihtiyati haciz talep eden alacaklının yukarıda belirtilen e-faturalar, cari hesap maili gibi belgelere göre faturalardan kaynaklı alacak nedeniyle ihtiyati haciz isteminde bulunduğu, bu hâliyle ihtiyati haciz talep eden alacaklının,
İİK'nın 258.maddesinde öngörülen alacağın miktarı ve varlığı hakkında mahkemeye kanaat getirecek belgeleri sunulmadığının kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır. Zira, tüm bu belgeler davacı tarafça tek taraflı her zaman düzenlenebilecek belgelerdir.
Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde; usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına,
HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak; davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden; istinaf başvurusunun HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca esastan reddine, karar vermek gerekmiştir.
1.)HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; davacı vekilinin ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... Esas sayılı 21/02/2025 tarihli ara kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2.)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı, istinafa gelirken peşin alındığından, yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3.)İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
4.)İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
5.)İstinaf eden davacı tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davacıya iadesine,
6.)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7.)Karar ilamının tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
8.)Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362. maddesi uyarınca oy birliği ile kesin olarak karar verildi. 09/04/2025
Başkan
(e-imzalıdır)
Üye
(e-imzalıdır)
Üye
(e-imzalıdır)
Katip
(e-imzalıdır)
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*