Esas No
E. 2024/11646
Karar No
K. 2025/1137
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

10. Hukuk Dairesi         2024/11646 E.  ,  2025/1137 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/1952 E., 2024/1607 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. İş Mahkemesi

SAYISI: 2021/159 E., 2022/314 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının, davacının eşinin eniştesi olduğunu, davacının eşinin 1999 yılından beri davalının yanında çalıştığını, davacının 15.05.2013-31.05.2017 tarihleri arasında sadece Haziran, Temmuz ve Ağustos ayları hariç diğer ayların tamamında davalı tarafın işlettiği kantinde çalıştığını, her yılın Haziran, Temmuz, Ağustos ayları haricindeki dönemin tamamında çalışmasına rağmen sigortasının yapılmadığını belirterek davalı işveren yanında 15.05.2013-24.12.2015 ve 01.04.2016- 31.05.2017 tarihleri arası, her yılın Haziran, Temmuz, Ağustos ayları haricindeki dönemde hizmet akdine dayalı çalıştığının tespitine, çalışma süreleri boyunca ödenmeyen SGK primlerinin ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tüm işe giriş, işten ayrılış tarihleri, primler ile aylık fiili çalışma süreleri ve ücretlerinin tamamen gerçeğe uygun olduğunu, davacının da aynen diğer çalışanlar gibi tüm fiili çalışmasının SGK’ya bildirildiğini, çalışmasını 15.05.2013 tarihinde çalışmak istemediği için istifa suretiyle sona erdirdiğini, davacının son olarak 25.12.2015 tarihinde tekrar iş yerinde çalışmaya başladığını, davacının iki ayrı dönem halinde davalıya ait iş yerinde çalıştığını, davacının talepleri açısından 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının öncesinden Kuruma bir başvurusunun olmadığını, Kurumun kendisine bildirilenlerle davacı için kayıt oluşturduğunu, Kuruma davacı tarafından iletilmiş hiçbir bilgi ve belgenin söz konusu olmadığını, bu nedenle davalı Kurum açısından açılan bu haksız davanın reddinin gerektiğini, davacının sigorta bildiriminden fiilen çalıştığı yerin sorumlu olduğunu, davacı tarafından fiili çalışmasının ispatı gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davanın kabulü ile davacının davalı işyerinde 15.05.2013 - 24.12.2015 ve 01.04.2016 - 31.05.2017 tarihleri arası dönemde her yıl Haziran, Temmuz, Ağustos ayları dışlanarak hizmet akdine istinaden kesintisiz şekilde çalıştığının tespitine" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1.Fer'i müdahil Kurum vekili, davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı vekili, davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.

Bu tür davalarda mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.

3.İnceleme konusu eldeki dava, davacının davalı işveren yanında 15.05.2013-24.12.2015 ve 01.04.2016- 31.05.2017 tarihleri arası, her yılın Haziran, Temmuz, Ağustos ayları haricindeki dönemde hizmet akdine dayalı çalıştığının tespiti istemine ilişkin olup Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de verilen hükmün eksik araştırmaya dayalı olduğu anlaşılmaktadır.

4.Dosyadaki belgelerin incelenmesi neticesinde, davacının davalıya ait 1120926 sicil numaralı iş yerinde 26.04.2013-15.05.2013 tarihleri arasında ve yine davalıya ait 1185825 sicil numaralı iş yerinde 25.12.2015-31.03.2016 tarihleri arasında sigorta bildirimlerinin bulunduğu, 1120926 sicil numaralı iş yerinin kantin işletmeciliği mahiyetinde 28.05.2011- 13.06.2016 tarihleri arasında Kanun kapsamında olduğu, 1185825 sicil numaralı iş yerinin ise tescil bilgilerinin dosyada bulunmadığı, ayrıca bu iş yerine ait bordroların da celbedilmediği anlaşılmakla, Mahkemece öncelikle 1185825 sicil numaralı iş yeri sicil dosyası ve dönem bordroları celbedilmeli, 1185825 sicil numaralı iş yerinde çalışan bordro tanıklarının tamamı dinlenilmeli, davacının eşi ...'in de davalıya karşı açılmış dava dosyasının bulunduğu dosya kapsamından görülmekle bu davanın sonucu araştırılmalı ve dava dışı Selçuk Üniversitesinden kantindeki çalışanlarla ilgili bilgi, belge, denetmen raporu bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa ilgili belgeler celbedilmeli, toplanılan tüm deliller değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle,

1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.