43. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2021/1818
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:25/11/2020
NUMARASI:2014/279 Esas - 2020/592 Karar
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Şirket yetkilisi ...’nin işyerine gittiğinde şirket kasasının patlatılarak açıldığının ve kasadaki nakit para ile on adet müşteri çeki ile boş çek koçanlarının çalındığının görüldüğünü, çalınan çeklerle ilgili bilgilerin tespit edilerek bankaların ikaz edilerek Esentepe Polis Merkezine başvuru yapılarak ve G.O.Paşa Cumhuriyet Başsavcılığı 2014/8925 ve ... soruşturma dosyalarının açtırıldığını, dava konusu çekin de bulunduğu çeklerin iptali için İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne 2014/96 E sayılı dosyası ile çek iptali ve ödeme yasağı ile ilgili dava açıldığını, davalı tarafın 3 adet çek ile ilgili 15.07.2014 tarihinde dosyaya yetkili hamil sıfatı ile müracaat ettiğinden, ilgili mahkeme tarafından 1 ay süre içerisinde tedbir talepli olarak istirdat davası açılması hususunda taraflarına süre verildiğini, dava konusu çeklerin üzerindeki imzaların şirket yetkilisinin imzası taklit edilerek atılan sahte imzalar olduğunu ve bu sebeple sahte imza ile ciro edilen çeklerdeki ciro zincirinin şeklen olmazsa da gerçek anlamda kopmuş ve müvekkili şirket alacaklısı olduğu çeklerin borçlusu haline gelerek mağdur olduğunu ve müvekkili şirketin ...Şti. ile hiçbir ticari münasebetinin olmadığını, davalı şirketin iktisap ettiği çekler nedeniyle kötü niyetli hamil olduğunu ve davalının ticari örf ve teamülleri ihmal ettiğini, davalının çekleri iktisap ederken gerekli istihbarat çalışmalarını yapmadığını, fatura tutarları ile çek tutarlarının örtüşmesini göz ardı ederek ve çeklerin düzenlenilen faturalara istinaden alındığını gösterir bir belgeye de dayanmadığından İstanbul 4. ATM 2014/96 Esas sayılı dosyasında çekin yetkili hamili olduğunu iddia eden davalının kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğunun değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek Keşidecisi ... olan ... Bankası ... Şubesine ait ...çek numaralı 15.06.2014 keşide tarihli 2.625,00 TL bedelli, Keşidecisi ...Şti. olan ...bank ...Şubesine ait ... çek numaralı 19.06.2014 keşide tarihli 5.000,00 TL bedelli, Keşidecisi ... Gıda- ... olan, ...şubesine ait ...çek numaralı 16.06.2014 keşide tarihli 9.475,00 TL bedelli çeklerin istirdadına, vekâlet ücreti ve tüm yargılama giderlerinin davalı taraflara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin müşterisi ... ile imzalanan faktoring sözleşmesi uyarınca daha önce doğmuş veya sözleşme süresi içerisinde doğacak alacaklarını müvekkili şirkete devrettiğini, müvekkilinin çeklerin meşru hamili olduğunu, dava dışı ...’ın fatura alacağının müvekkili şirket tarafından temlik alındığını ve söz konusu temlik işlemine istinaden dava konusu çeklerin müvekkili şirkete verildiğini, dava konusu çeklerin dayanağı faturanın ticari ilişkinin varlığını teyit ettiğini, müvekkilinin faktoring sözleşmesinde belirtilen usullerde ilgili kanun ve yönetmeliklere uygun iyi niyetli biçimde alacağını temlik aldığını, ayrıca müvekkilinin çekin keşidecisini ve davacı şirket ile aradaki cirantaları tanımadığını, müvekkilinin muhatabının son ciranta olan sözleşmeli müşterisi ... olduğundan aradaki şahıslar ile ilişkiyi ve çekin ne şekilde el değiştirdiğini bilecek durumda olmadığını, müvekkilinin faturaya istinaden satın alınan bir alacağa yönelik gerçekleştirilen işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu, davacı iddialarının müvekkili şirket açısından yok hükmünde olduğununu, TTK hükümleri değerlendirildiğinde müvekkilinin faktoring işlemlerinde herhangi bir usulsüzlük bulunmadığını beyan ederek davanın reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ...Somut olayda, davalı ... A.Ş. ile dava dışı ... arasında 05.03.2014 tarihinde 500.000 TL limitli faktoring sözleşmesi imzalandığı, faktoring sözleşmesine istinaden faktoring şirketi ile dava dışı... arasında iki adet işlem gerçekleştirildiği, birinci işlemin dava dışı ... tarafından, dava dışı ...Şti.ne kestiği 16.02.2014 tarih, ... seri numara ve 25.606,00 TL tutarlı faturadan doğan 12.500 TL tutarlı alacağının “Alacak Bildirim Formu” ile temliki olduğu, ikinci işlemin iş bu davanın konusunu oluşturduğu, 17.03.2014 tarihinde davalı ... Faktoring ile dava dışı ... İnşaat- ... arasında içerisinde dava konusu üç adet çekin de bulunduğu altı adet çek ile ilgili 28.02.2014 tarihli 64.929,15 TL faturanın, 28.900,00 TL’sinin davalıya temlik edildiği, davalı faktoring şirketinin dava dışı ... tarafından ... Şti.'ne kestiği 28.02.2014 tarih, ... seri numara ve 64.929,50 TL tutarlı faturadan doğan 28.900,00 TL tutarlı alacağını “Alacak Bildirim Formu” ile temlik ettiği, bildirim formunda davalı faktoring şirketine, “ Aramızda akdolunmuş faktoring sözleşmesi hükümleri ve bilcümle ekleri çerçevesinde tarafınıza temlik etmiş olduğumuz alacaklarımızla ilgili…26.950,00 TL' nin ... hesabına gönderilmesi.” şeklinde talepte bulunduğu, davalı faktoring şirketinin 17.03.2014 tarihinde ... bankası ...Şubesi ... numaralı hesaptan, dava dışı iban hesabına 26.950,00 TL tutarlı EFT işlemi gerçekleştirdiği, davanın dayanağını oluşturan 2.625,00 TL bedelli çekin dava dışı ... tarafından, 5.000,00 TL bedelli çekin dava dışı ... Şti. tarafından, 9.475,00 TL bedelli çekin dava dışı ... tarafından davacı emrine keşide edildiği, davaya konu olan her üç çekin sırasıyla davacı tarafından dava dışı ... Şti’ne ciro edildiği, davacı tarafın çekleri ciro etmeden çaldırdığına dair savcılığa suç duyurunda bulunduğu, dava dışı ...Şirketi tarafından son ciranta dava dışı ...'a fatura karşılığı ciro edildiği, ... tarafından da faktoring şirketi olan davalı ... A.Ş.’ye fatura karşılığı temlik ciro edildiği anlaşılmaktadır. Davalı faktoring şirketi, dava dışı ... tarafından ... Şti adına düzenlenmiş 28.02.2014 tarihli 64.929,50 TL'lik fatura ibraz etmiştir. Kambiyo senetleri ile ilgili hak sahipliğini ispat külfeti hakkındaki TTK 686. maddesinde de poliçe herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, yeni hamilin ancak poliçeyi, kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisabında ağır kusuru bulunduğu takdirde o poliçeyi geri vermekle yükümlü olacağı düzenlenmiş olup alacaklı ile borçlu arasındaki hukuki ilişkinin iyi niyetli üçüncü kişi durumundaki hamilleri etkilemeyeceği dikkate alınarak davalı ... A.Ş.'nin davaya konu çekleri, Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketlerinin Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkında Yönetmeliğin 22/2. maddesine uygun olarak elinde bulundurduğu anlaşılmış,davalının dava konusu çekleri kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisabında ağır kusurlu olduğu kanıtlanamamış, davalının yetkili hamil olduğu kabul edilerek davanın reddine, karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından davalının kötü niyet ve ağır kusuruna dair hiçbir araştırma yapılmadığını, davalının ticari örf ve teamülleri ihmal ettiğini ve basiretli bir tacir gibi davranmadığını, davalının faktöring şirketinin, iktisap edeceği çeklerin tahsil kabiliyetinin veya ödeme yasağının bulunup bulunmadığını bankalardan kontrol ettirmesi gerektiğini, ...çek numaralı 16.06.2014 keşide tarihli çeki ...'nın bankadan sordurduğunu ve çalıntı olduğunu öğrendikten sonra iktisap etmekten vazgeçtiğini, yerel mahkeme tarafından; çeki iktisap eden davalının kötü niyetli hamil olup olmadığına ilişkin olarak hiçbir araştırma yapılmadığını, davalının bankalardan çeki sordurmamasının ağır kusur oluşturacağına dair gerekçenin değerlendirilmediğini ve eksik inceleme neticesinde davanın reddine karar verildiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE
Dava; davacıya ait işyerinden çalındığı iddia edilen 3 adet çekin davalı faktoring şirketinden istirdadına ilişkindir.İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller çerçevesinde davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı tarafça istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinafa konu uyuşmazlık temelde; davalı faktoring şirketinin çekleri iktisabında kötü niyetli yada ağır kusurlu olup olmadığı, 6361 sayılı Yasa'nın kendisine yüklediği sorumluluklarının yerine getirip getirmediği noktasındadır.Davacının iddiası; dava konusu çekler ile birlikte başka çeklerin, kendisine ait boş çek koçanının ve bir kısım nakit paranın iş yerindeki kasadan çalındığı, kendisinden sonraki ciranta ile her hangi bir ticari ilişkisi bulunmadığı, çeki elinde bulunduran davalı Faktoring şirketinin kötü niyetle çeki iktisap ettiği, çeki iktisap ederken yasal olarak yapması gereken yükümlülükleri yerine getirmediği sebeplerine dayanmaktadır. Dosyada toplanan deliller; davacı ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporu ve diğer belgeler ile davacının 3 adet çekin yetkili hamili olduğu, çeklerin davacıya ait kasadan09/03/2014 tarihide çalındığı, çeklerin üzerindeki davacı lehdara ait ilk cirolardaki imzaların davacı şirket yetkililerine ait olmadığı, ceza soruşturmasının devam ettiği belirlenmiştir.Dava konusu çekler incelendiğinde her üç çekin keşidecisinin dava dışı kişiler olduğu, lehdarın ve ilk cirantanın davacı ...Ltd. Şti, sonraki cirantanın ... Şti., bir sonraki cirantanın ... olduğu ve çeklerin son olarak hamil davalının elinde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Davacı tarafça kendisinden sonraki cirantaların ve son hamil davalının çekin iktisabında kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğu ileri sürülmüştür.
TTK'nın 792. Maddesine göre; çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.
TTK'nın 788/1. maddesinde, açıkça “emre yazılı” kaydıyla veya bu kayıt olmadan belirli bir kişi lehine ödenmesi şart kılınan bir çekin, ciro ve zilyetliğin geçirilmesiyle devredilebileceği,
TTK'nın 790. maddesinde ise, cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişinin, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılacağı düzenlenmiştir. Ayrıca çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır.Dava konusu çekler üzerinde yapılan incelemede ciro silsilesinin görünürde düzgün olup, şeklen çeki elinde bulunduran kişinin hamil sıfatını ispat eder nitelikte olduğu kabul edilmiştir.Ciro silsilesinde bir kopukluk söz konusu olmadığından hamil senedin illetten mücerret olması ilkesinden yararlanır.Kanunda aksine özel bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükü altında (HMK 190) olup, bu temel kuralların da sonucu olarak herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. Davalı faktoring işiyle iştigal etmekte ve dava konusu çeki faktoring işlemi nedeniyle elinde bulundurmaktadır. Mahkemece faktoring şirketi hakkında; çeki edinme sebebini ispat ettiği ve çekte ciro silsilesinin düzgün olduğu, faktoring şirketinin çeki iktisabında kötü niyet veya ağır kusurunun ispat edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Davalı faktoring şirketinin davaya konu çeki dava dışı ...'dan faktoring sözleşmesiyle temlik aldığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle, somut uyuşmazlığın, TTK'nın kambiyo senetlerine ilişkin genel hükümlerine nazaran faktoring işlemleri bakımından özel bir hüküm niteliğinde olan ve uyuşmazlığın çözümünde öncelikle uygulanması gereken 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu, uyuşmazlık konusu çeklerin kullanıldığı faktoring işlemlerinin 17/03/2014 tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat çerçevesinde değerlendirme yapmak gerekmektedir. 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu’nun 9/2. maddesine göre, faktoring şirketi Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamaz veya tahsilini üstlenemez. Aynı faturaya dayalı birden çok faktoring şirketine yapılan kısmi temliklerin toplam tutarı fatura tutarını aşamaz. Aynı yasanın 9/3 maddesi ise; Bir kambiyo senedinin ciro yoluyla faktoring şirketine devri hâlinde, kambiyo senedinden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri faktoring şirketine karşı ileri süremez; meğerki, faktoring şirketi kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun. Şeklinde düzenleme içermektedir. Faktoring işlemi 17/03/2014 tarihinde gerçekleşmiş olup 6361 Sayılı Yasa'nın yürürlük tarihinden sonraki tarihli taşımaktadır. Yasanın geçici 1.maddesi gereğince faktoring işleminin yapıldığı tarih itibariyle yürürlükte olan ve olaya uygulanması gereken Faktoring ve Finansman Şirketlerinin Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkındaki Yönetmelik'in 22/2. maddesinde“...Faktoring şirketleri kambiyo senetlerine dayalı olsa bile bir mal veya hizmet satışından doğmuş ve doğacak fatura veya benzeri belgelerle tevsik edilmeyen alacakları satın alamazlar veya tahsilini üstlenemezler...” düzenlemesine yer verilmiştir. Faktoring ve Finansman Şirketlerinin Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkındaki Yönetmelik'in 22/2. maddesi faktoring şirketine, mal ve hizmet satışından doğan fatura ve ciro silsilesindeki şekli inceleme dışında başka denetim yükümlüğü getirmediğinden, davalı şirketin faturadaki alacağın gerçek olup olmadığını, faturaya konu ürünlerin teslim edilip edilmediğini araştırma yükümlülüğü bulunmamaktadır. Davalı Faktoring şirketinin ... ile ... Ltd. Şti arasındaki ticari satıma ilişkin faturayı ve bu fatura için temlik sözleşmesini, faktoring sözleşmesini, çek tevdi bordrosunu ibraz ettiği, ciro silsilesinin şeklen düzgün olduğu, çekin bahsi geçen belgeler ile birlikte teslim aldığından, yönetmeliğin 22/2. maddesi uyarınca yükümlülüklerini yerine getirmiştir.Davalı faktoring şirketi ile dava dışı şirket arasında yapılan faktoring işlemi 17/03/2014 tarihlidir. BDDK tarafından hazırlanan ve 04.02.2015 tarihli, 29257 sayılı resmi gazetede yayınlanıp 11. Maddesine göre de 1/1/2015 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe giren Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümlerinin ise yürürlük tarihi itibarıyla eldeki uyuşmazlıkta uygulama yeri bulunmamaktadır. 6361 sayılı Yasa'nın 9/2 maddesi hükmü faktoring şirketlerine, kambiyo senetlerine dayalı olsa bile temlike konu alacağın bir mal veya hizmet satışından doğduğunu fatura ile tevsik etme ve kambiyo senedi ile faturanın uyumlu olduğunu araştırma, 6102 Sayılı TTK'nın 790. maddesi ise ciro silsilinde dış görünüş itibari ile kopukluk olup olmadığını inceleme yükümlülüğünü getirmiştir. Sözleşme tarihine göre Faktoring şirketlerine bunların dışında daha fazla yükümlülük yükleyen bir mevzuat hükmü bulunmadığından, (Yargıtay HGK'nun 2017/19-900 esas ve 2019/591 karar sayılı kararı ve Yargıtay 19.HD'nin 2016/10538 esas 2017/4836 karar sayılı ilamı) Faktoring şirketinin temlik aldığı çeklerle ilgili asıl ilişkileri de tetkik etmek yükümlülüğünden söz edilemez. Bu durumda davalının; faktoring tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerince gerekli evrakları tanzim ettiği, uyuşmazlık konusu çeklerin iktisabında ağır kusurlu yada kötü niyetli olduğunun ispatlanmadığı anlaşılmakla davanın reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.