11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2022/6357 E. , 2024/2762 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin aralarında 89/009609 numaralı .... tanınmış markası dahil 19 farklı markanın sahibi bulunduğunu, bu markalardan ... esas unsurlu markaların herkes tarafından bilinen tanınmış markalar olduğunu, davalı ...’nın z exclusivehotels&villas unsurlarından oluşan markanın 43. sınıfa giren hizmetlerde kullanılmak üzere yapmış olduğu 2018/16478 numaralı marka tescil başvurusuna müvekkilinin yaptığı itirazın Markalar Dairesi Başkanlığı ve Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından ret edildiğini, oysa dava konusu başvuruda yer alan exclusive ibaresinin herkes tarafından kullanılan vasıf belirten İngilizce kökenli bir sözcük olduğunu, markada yer alan Hotels&Villas ibarelerinin de ayırt ediciliğinin olmadığını, dava konusu markanın müvekkilinin markalarının serisi niteliğinde algılanmasının oldukça muhtemel olduğunu, emsal Yargıtay kararlarında da davacı lehine karar verildiğini, özellikle 97/001664, 90/003737, 2007/66906 numara ile tescilli Z esas unsurlu davacı markaları ile davalının markasının kapsamının iltibas doğuracak kadar benzer olduğunu, Z esas unsurlu davacı markalarının tüketiciler nezdinde belli bir ayırt ediciliğe ve tanınmışlığa kavuştuğunun kabul edilmesi gerektiğini, Z unsurlarından oluşan markalar nedeniyle haksız kazanç elde edilmesinin ihtimali karşısında farklı sınıflarda olsa bile davalı markasının tesciline karar verilmesinin marka hukukunun genel ilkelerine aykırı olduğunu, davalı şahsın kötü niyetli olarak davacının uzun yıllardır kullandığı marka ile çok benzer şekilde marka başvurusunda bulunduğunu ileri sürerek YİDK’nın 2019-M-7335 numaralı kararının iptali ile 2018/16478 başvuru numaralı z exclusivehotels&villas ibareli markanın tescile bağlanmış olması halinde markanın sicilden terkinine ve hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin markası ile davacı markalarının benzerlik göstermediği gibi çağrışım dahi yapmadığını, Z formunun benzemediğini, davacının markalarından çağrışım yapmayacak çok fazla farklılıklar taşındığını, kötü niyet olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şahsın uyuşmazlık konusu 2018/16478 numaralı markasının 43. sınıfta bulunan "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri. Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri. Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri." için tescilli durumda olduğu, ancak davacının itiraza dayanak gösterdiği markalardan sadece 2007/66906 numaralı cafe’z ibareli markanın 43. Sınıfta bulunan "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri (gündüz bakımı (kreş) hizmetleri, huzurevleri hizmetleri dahil). Hayvan bakım evleri hizmetleri." için tescilli durumda olduğu, davacının gerek YİDK aşamasında, gerekse hükümsüzlük istemi bakımından eldeki davada itirazına mesnet gösterdiği 2007/66906 sayılı marka haricindeki diğer markaların tescilli oldukları mal ve hizmetler ile davaya konu markanın tescilli olduğu hizmetler karşılaştırıldığında mal veya hizmet benzerliğinin bulunmadığı, dava konusu markadaki ayırt edici unsurun, Z harfi ve harfin stilize yazım biçimi ile içerdiği şekli unsurlar olduğu, davacının itirazına dayanak oluşturduğu 2007/66906 sayılı markada da ayırt edici olan unsur olarak Z harfinin ön plana çıktığı, tek harfli ve tek rakamlı markalarda, benzerliğin oluşabilmesi için şekil ve grafik unsurlarının veya stilize yazım biçimlerinin genel benzerliğinin gerektiği, 43. sınıfta benzer mal ve hizmetler yönünden tescilli bu markalarda ayırt edici unsur olan Z harflerinin yazım stili ve ilgili şekli unsurların neredeyse her açıdan birbirinden farklılaştığı, Z harfinin tek başına ayırt ediciliğinin düşük zayıf bir ibare olduğu, markalar arasında ortalama tüketici tarafından ilişkilendirme ihtimali dahil, karıştırılma ihtimaline yol açacak bir benzerlik bulunmadığı, davacı vekilinin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin dört ve beşinci fıkralarına dayalı marka başvurusuna itiraz istemleri yerinde bulunmadığı, davalı şahsın kötü niyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu da ileri sürülmediğinden kötü niyet iddiasına dayalı hükümsüzlük istemi yerinde olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markalarının 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzer olduğunu, davalı adına başvurusu yapılan Z logosunu gören tüketicilerin, bu markayı müvekkilinin markalarının serisi niteliğinde algılamasının oldukça muhtemel bulunduğunu, müvekkilinin markalarının ülke sınırları içerisinde ciddi bir tanınmışlığa kavuşmuş olduğunu, müvekkili Şirketin tanınmış markası Z logosunun tüketicilerce bir kez görülüp belleklere yerleştirildikten sonra farklı emtialarda bile olsa Z logosunu içeren başka bir marka görüldüğünde çağrışım yaratacağını, müvekkiline ait markaların tanınmış marka olduğunun kabulünün zorunlu bulunduğunu, müvekkili adına uzun yıllardan beri tescilli Z unsurlu markalar ile görsel açıdan çok benzer bir marka başvurusunda bulunulmasının, davalı tarafın kötü niyetini açıkça ortaya çıkardığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ...'nın z exclusivehotels&villas ibareli başvuru konusu markasının kapsamı ile davacının itirazına mesnet gösterdiği markalardan sadece 2007/66906 numaralı cafe’z ibareli markanın kapsamının benzer olduğu, dava konusu markadaki ayırt edici unsurun, Z harfi olduğu, tek harften ibaret markalarda, benzerlik oluşabilmesi için şekil ve grafik unsurlarının veya stilize yazım biçimlerinin benzer olması gerektiği, oysa somut uyuşmazlıkta markalar arasında farklılık bulunduğu, markalar arasında ortalama tüketici tarafından ilişkilendirme ihtimali dahil, karıştırılma ihtimaline yol açacak bir benzerlik olmadığı, somut uyuşmazlıkta 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin dört ve beşinci fıkraların şartların bulunmadığı, kötü niyet iddiasının yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka ile ilgili Kurum kararlarının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi.
3.Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.