8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2024/14481 E. , 2025/1613 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
İstanbul 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 24.10.2019 tarihli ve 2017/199 Esas, 2019/358 Karar sayılı kararı ile, suça sürüklenen çocuk hakkında, değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191/1, 31/3, 62, 51. maddeleri uyarınca erteli 1 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 01.11.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 02.05.2023 tarihli ve 2021/29172 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.06.2023 tarihli ve KYB-2023/56977 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk hakkında daha evvel 10.11.2015 tarihinde işlemiş olduğu değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak suçu nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 3 yıl süre ile denetime tâbi tutulmasına ilişkin İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 11.05.2016 tarihli ve 2015/503 Esas, 2016/221 sayılı kararının itiraz edilmeden 20.05.2016 tarihinde kesinleşmesini müteakip, suça sürüklen çocuğun 12.01.2017 tarihinde inceleme konusu aynı nev'iden suç işlemesi nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair karar verildiği ve erteleme süresi içinde 18.03.2018 tarihinde yeniden uyuşturucu madde kullanmasından dolayı açılan kamu davası sonunda inceleme konusu İstanbul 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 24.10.2019 tarihli ve 2019/199 Esas, 2019/358 sayılı kararı ile 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu kararın istinaf edilmeden kesinleşmesini müteakip, anılan karar üzerinden ihbarda bulunulması üzerine, İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 11.05.2016 tarihli kararı ile açıklanmasının ertelenmesine karar verilen hükme ilişkin yeniden yapılan yargılama neticesinde, İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 04.02.2020 tarihli ve 2019/499 Esas, 2020/48 sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına ve sanığın mahkumiyetine karar verildiği, anılan kararın istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 15.10.2021 tarihli ve 2020/1303 Esas, 2021/2434 sayılı kararında "...Suça sürüklenen çocuğun 12.01.2017 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçunun, yargılama konusu suç nedeni ile 6545 sayılı Kanun ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un 7/2. maddesi gereğince verilen zorunlu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali mahiyetinde olduğu, soruşturma ve kovuşturma konusu edilemeyeceği, düşme kararı verilmesi gerektiği halde mahkumiyet kararı verildiği belirlenmekle, ilk derece mahkemesi tarafından İstanbul 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/199 Esas 2019/358 Karar sayılı ve 24.10.2019 tarihli hükmü açısından, istinaf edilmeden kesinleşmiş olması nedeniyle bu hükmün kanun yararına bozma talebine konu edilmesi için mahkemesine bildirimde bulunulmasına..." şeklinde belirtildiği üzere, incelemeye konu 12.01.2017 ve 18.03.2018 tarihli eylemlerin daha önceden İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesince 11.05.2016 tarihinde, 5237 sayılı Kanunu’nun 191/8-b maddesi gereğince verilen zorunlu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali niteliğinde olduğu ve ayrı bir yargılama konusu yapılamayacağı gözetilerek ikinci suçtan dolayı açılan incelemeye konu kamu davasında düşme kararı verilip ihbarda bulunulması gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Suça sürüklenen çocuk hakkında, 10.11.2015 tarihli eylemi nedeniyle uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 10.12.2015 tarihli ve 2015/155455 Soruşturma, 2015/52158 Esas sayılı iddianamesi ile İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
B. İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 11.05.2016 tarihli ve 2015/503 Esas, 2016/221 Karar sayılı kararı ile, suça sürüklenen çocuğun eylemi kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma olarak kabul edilerek 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 191/8. maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 23/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 3 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 20.05.2016 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
C. 5237 sayılı Kanun'un 191/8.
maddesi uyarınca kanuni zorunluluk nedeniyle verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile aynı hukuki sonuçları doğuracağı, 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun'un 191/5. maddesinde erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz" düzenlemesinin yer aldığı, bu durumda, incelemeye konu suç tarihinin 12.01.2017 olması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlenmesi nedeniyle Cumhuriyet savcısı tarafından yeni bir soruşturmaya konu edilmeyip hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını veren mahkemeye ihbarda bulunması gerektiği gözetilmeden, suça sürüklenen çocuk hakkında ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılarak kamu davası açılması ve mahkûmiyet kararı verilmesi kanuna aykırı olduğundan, suça sürüklenen çocuğun 12.01.2017 tarihli eylemini, İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesince zorunlu olarak verilen ve 20.05.2016 tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde gerçekleştirmesi nedeniyle, 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun’un 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğu ve bu suçun sadece ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali sayılabileceği, kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan eylem nedeniyle, mahkemesince açılan kamu davasında 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca "düşme" kararı verilip İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, suça sürüklenen çocuk hakkında yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. İstanbul 2.
Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 24.10.2019 tarihli ve 2019/199 Esas, 2019/358 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.02.2025 tarihinde karar verildi.