Aramaya Dön

Danıştay 4. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2024/2317
Karar No
K. 2024/7305
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2024/2317 E.  ,  2024/7305 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

DÖRDÜNCÜ DAİRE

Esas No: 2024/2317
Karar No: 2024/7305
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: İstanbul ili, Bakırköy ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı, mülkiyeti ... Vakfına ait 1.675,00 m² yüzölçümlü taşınmazın belediye hizmet binası olarak kullanılmak suretiyle 01/01/2021-31/12/2022 tarihleri arasında fuzulen işgal edildiğinden bahisle 2.386.032,00-TL ecrimisil tahakkuk ettirilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesinin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; olayda, ecrimisile yönelik usul ve esas hükümlerine aykırı olarak işgale ilişkin bir tutanak düzenlenmeksizin ve işgalin niteliği ile kapsamı tespit edilmeksizin, mevzuatın düzenleniş amacı da göz önünde bulundurulmadan aylık kira bedeli niteliğinde geleceğe yönelik ecrimisil bedeli belirlendiği görüldüğünden, dava konusu ecrimisil ihbarnamesinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 07/02/2019 tarihinde yapılan tespit tutanağı rapor başlığı altında dosyada mevcut olduğu, üç kişilik ecrimisil tespit komisyonu tarafından karar alındığı, davacının işgalci olduğu, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 75. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte bulunan halinde, Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malların, gerçek ve tüzel kişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden, bu Yasanın 9. maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle ecrimisil istenileceği; ecrimisil talep edilebilmesi için, Hazinenin işgalden dolayı bir zarara uğramış olmasının gerekmediği ve fuzuli şagilin kusurunun aranmayacağı hükmüne yer verilmiştir.

Aynı Yasanın 74. maddesine dayanılarak Maliye Bakanlığı'nca çıkarılan Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinin işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan halinde; "Ecrimisil: Hazine taşınmazının, İdarenin izni dışında gerçek veya tüzel kişilerce işgal veya tasarruf edilmesi sebebiyle, İdarenin bir zarara uğrayıp uğramadığına veya işgalcinin kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, taşınmazın işgalden önceki hâliyle elde edilebilecek muhtemel gelir esas alınarak İdarece talep edilen tazminatı"; "Fuzuli şagil (İşgalci): Kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, Hazine taşınmazının zilyetliğini, yetkili İdarenin izni dışında eline geçiren, elinde tutan veya her ne şekilde olursa olsun bu malı kullanan veya tasarrufunda bulunduran gerçek veya tüzel kişileri" ifade edeceği hükme bağlanmıştır.

İdare Mahkemesince, taşınmaz tespit tutanağının dosyaya sunulmadığı, 07/02/2019 tarihli raporun ibraz edildiği görülmekle birlikte ecrimisil bedelinin hesaplanmasında, aktarılan tespit tarihini aşacak şekilde geleceğe dönük olarak 01/01/2021-31/12/2022 tarihleri arasındaki dönem için ecrimisil tahakkuk ettirildiği, dolayısıyla, henüz gerçekleştiği tespit edilmemiş bir işgal nedeniyle gelecekteki bir dönem için ecrimisil takdir edilmesi mümkün olmadığı, ecrimisile yönelik usul ve esas hükümlerine aykırı olarak işgale ilişkin bir tutanak düzenlenmeksizin ve işgalin niteliği ile kapsamı tespit edilmeksizin, mevzuatın düzenleniş amacı da göz önünde bulundurulmadan aylık kira bedeli niteliğinde geleceğe yönelik ecrimisil bedeli belirlendiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de; dava konusu ... tarih ve ... sayılı ecrimisil ihtarnamesi ile 01/01/2021-31/12/2022 tarihleri arası aylık olarak ecrimisil istenildiğinden, geleceğe yönelik bir ecrimisil isteminden bahsedilemeyeceği açıktır.

Öte yandan, İstanbul Vakıflar 1. Bölge Müdürlüğünce düzenlenen ... tarih ve ... sayılı raporda iki adet yapının Bakırköy Belediyesi tarafından hizmet binası olarak öteden beri kullanıldığının tespit edildiği, işgalin uydu görüntüsü, kroki ve fatoğraflardan anlaşılabildiği, 30/03/2023 tarihli Bakırköy Belediyesi Başkanlığına ait bina bildirim kayıt dökümlerinde ise iki adet binanın bulunduğu ve niteliğinin idari bina olarak gösterildiği, inşaat bitim tarihinin ise 01/01/1988-01/01/1989 olduğu, davacının da aksi yönde bir iddiası da bulunmadığından, davaya konu taşınmazın davacı belediye tarafından idari hizmet binası yapılmak suretiyle işgal edildiğinin sabit olduğu anlaşılmaktadır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesiyle "bilirkişi" konusunda atıfta bulunulan 6100 sayılı Kanun'un 266. maddesinde, "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir" düzenlemesi yer almaktadır.

Bilirkişiye başvurulmasındaki amacın, hukuka uygun karar verebilmek için gerekli verilere ulaşmak olduğu göz önünde tutulduğunda, bilirkişilerin uyuşmazlık konusunda özel ve teknik bilgiye sahip olan kişiler arasından seçilmesi gerektiği kuşkusuz olup, bilirkişilerce düzenlenen raporda, sorulara verilen cevapların şüpheye yer vermeyecek şekilde açık, rapor içeriğinin ise hükme esas alınabilecek nitelikte olması gerekmektedir.

Ecrimisil; işgal nedeniyle alınan bir tazminat olduğundan, ecrimisil tutarının hesaplanmasında; taşınmazın, mevkii, kullanım şekli, elde edilen gelir, altyapı, ulaşım kolaylığı gibi tüm faktörlerin etkili olduğu dikkate alındığında, ecrimisilin fahiş olduğu iddiasının emsal bir taşınmaza göre değerlendirilmesi yolunun seçilmesi ve bu emsalin taşınmaza en yakın özellikleri taşıyan nitelikte olması gerektiği kuşkusuzdur. Diğer bir ifadeyle, ecrimisil bedeli hesaplanırken öncelikle işgal edenin bu tür bir yeri serbest piyasada kiralaması halinde rayiç kiranın ne olacağının belirlenmesi ve işgal edenin elde ettiği yararın göz önünde tutulması gerekmektedir.

Bu durumda yukarıda yer alan açıklamalar da dikkate alınarak fuzuli işgalin sabit olduğu görüldüğünden bir emlâkçı ve/veya bir gayrimenkul değerleme uzmanının da aralarında yer aldığı bilirkişilerce, uyuşmazlığa konu alan için, yukarıda belirtilen nitelikleri taşıyan, emsal oluşturabilecek yerlerin kira bedeli dikkate alınarak işgal süresi ve işgal alanının büyüklüğü konusunda yapılacak inceleme sonucu düzenlenecek rapor da değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın eksik inceleme sonucu verilen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;

1.Temyiz isteminin kabulüne,

2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,

3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 12/12/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog