Aramaya Dön

6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/803
Karar No
K. 2023/803
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/803 Esas - 2024/545

T.C.

... TÜRK MİLLETİ ADINA

6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2023/803 Esas
KARAR NO: 2024/545
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 27/11/2023
KARAR TARİHİ: 08/10/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 14/11/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 15.02.2022 tarihinde davalı...Gayrimenkul İnş. Mimarlık Müh. Yapı Oto Kiralama San. ve Tic. A.Ş.'nin işleteni olduğu dava dışı Esma Bozdoğan'ın sürücüsü olduğu 06 DU 1045 plakalı aracın kusuru ile maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davacı şirket tarafından dava dışı kasko sigortalısına ödenen tazminatın kazanın meydana gelmesinde kusuru olan davalıya kusuru oranında rücu edilmesi amacıyla ...

1.İcra Müdürlüğü 2022/20901 E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, söz konusu takibe davalının haksız ve mesnetsiz itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu beyanla ...

1.İcra Müdürlüğünün 2022/20901 E. sayılı takibe haksız ve mesnetsiz itirazının iptaline, takibin 12.475-TL asıl alacak ve 855,14 TL işlemiş faiz olmak üzere 13.330,14TL üzerinden devamına, davalının asıl alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin takibe haksız itiraz eden davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacı vekilinin 02/07/2024 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; " Davalının ...

1.İcra Müdürlüğünün 2022/20901 E. sayılı takibe haksız ve mesnetsiz itirazının iptaline, takibin 12.475-TL asıl alacak ve 855,14 TL işlemiş faiz olmak üzere 13.330,14TL üzerinden devamına, davalının asıl alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, Islahımız dikkate alınarak 4.165,00 TL'nin ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile haksız fiil faili olan davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkil şirkete ödenmesine, Yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini " hususlarını belirtmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının halefi olduğu kişinin gerçek kişi olması nedeniyle ticaret mahkemesinin görevli olmadığını, taleplerin zamanaşımına uğradığını, işin esası yönünden ise asli ve tam kusurun davacı yana sigortalı araçta olduğunu, davalı müvekkilinin maddi hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, faizin olay tarihinden hesaplanmayacağını, beyanla davanın öncelikle görevsizlik sebebiyle usulden reddine, davanın esasına girildiği takdirde, esastan reddi ile davacının dava değerinin %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama masrafları ve ücreti vekâletin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

-Trafik kazası tespit tutanağı, -Kasko ve ZMMS poliçe ve hasar dosyası evrakları, -Ödeme dekontu -... 1. İcra Müdürlüğü'nün 2022/20901 sayılı takip dosyası, -Bilirkişi Raporları,

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, kasko sigorta poliçesine istinaden dava dışı sigortalıya trafik kazası nedeniyle ödenen hasar bedelinin TTK'nın 1472. Maddesindeki halefiyet prensibi gereği davalı araç işleteni ile davalı araç ZMMS sigortacısından rücuen tahsili istemiyle başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

Davacı özetle; 15/02/2022 tarihli trafik kazası nedeniyle, davacı sigorta şirketi nezdinde kasko sigortalı bulunan ... plakalı aracın hasarlandığını, meydana gelen hasar nedeniyle davacı şirlet tarafından dava dışı sigortalıya ödeme yapıldığını, kazanın meydana gelmesinde davalı yana ait 06 DU 1045 plakalı aracın asli kusurlu olduğunu bu nedenle davalının hasardan sorumlu olduğunu ileri sürmektedir. Davalı ise özetle davanın reddini savunmuştur.

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın esasından önce dava şartları ve görev hususunun değerlendirilmesi gerekmektedir.

Hemen belirtmek gerekir ki; sigortacının halefiyete dayalı olarak açtığı davada, davanın nitelendirmesi yapılırken, davacının sigortalısı ile zarara neden olduğu iddia edilen arasındaki hukuki ilişkiye bakılması gerekir.( Aynı yönde açıklamalar için bkz. Ank. BAM 21. HD. 2021/1084 E., 2022/479 K., 14/04/2022 T.)

Anlatılanlar ışığında görev hususunun irdelenmesinde somut olayda, davacı nezdinde kasko poliçesi ile sigortalı bulunan dava dışı tüzel kişinin sermaye şirketi olmakla tacir olduğu, yine araç işleteni sıfatıyla husumet yöneltilen davalının da tacir olduğu bu itibarla dava konusu kazanın da tacirler arası haksız fiil niteliğinde olduğu, dolayısıyla davacının halefiyete dayalı olarak açtığı rücu davasının da ticari dava olduğu ve mahkememizin görevli olduğu anlaşılmıştır.(Görev hususunda aynı yönde bkz..... .... .... 24/01/2024 T.) Mahkememizin görevli olduğu anlaşılmakla işin esası incelenmiş, taraf delilleri toplanmış, kusur durumu ve gerçek zarar miktarının tespiti hususlarında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.

Davaya konu .... ... .... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; takip alacaklısının davacı Sigorta şirketi, takip borçlularının davalı şirket ve dava dışı ... olduğu, takibin 12.475,00-TL asıl alacak, 855,14-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 13.330,14-TL ilamsız takip olarak başlatıldığı, borçlu......A.Ş. vekilince süresinde yapılan itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği ve eldeki davanın süresi içerisinde açıldığı görülmüştür.

Dosyamız kapsamında adli trafik uzmanı bilirkişi ile Makine müh/sigortacı bilirkişi tarafından birlikte tanzim edilen 03/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "... Yukarıda bilgileri bulunan ... plakalı NMOMXXTACMLC21610 şase no'lu, LC21610 Motor no” lu 2020 Model... TOURNEO COURİER 1.5 DCI 75 DELUXE aracın, 15.02.2022 tarihinde yapmış olduğu kaza sonrasında; Davacı ... sigorta ile olay tarihinde KASKO sigortalı bulunan ... plakalı... marka kamyonetin dava dışı sürücüsü .... .... .... A.Ş. tarafından ZMMS poliçe limiti olan 50.000,00 TL'lik tutarın ödendiği, bakiye alacak tutarın 16.640,00 TL olduğu," hususları belirtilmiştir.

Raporun denetime elverişli olduğu ve dosya kapsamına uygun düştüğü görülmekle rapor hükme esas alınmıştır.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık kasko sigorta sözleşmesine dayalı rücuen tazminat isteminden kaynaklanmakta olup mal sigortalarında halefiyet ilkesini düzenleyen TTK'nın 1472. Maddesi uyarınca; sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir.(TTK m.1472/1)

Anılan hükümden de anlaşılacağı üzere, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceğinden, sigortacı ancak sigortalısının zarar veren kişiden isteyebileceği kadar ve yaptığı ödemeyle sınırlı olarak rücu talebinde bulunabilir. Sigortalının zararını talep hakkı bulunmadığı durumlarda, sigortacı da halefiyetle talepte bulunamaz.

Bu nedenle zararlandırıcı olayın oluşumundaki kusurun, kusur ile zarar arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığının ve gerçek zarar miktarının ne olduğu belirlenmelidir. Zira zarar sorumlusu sigortacının ödediği tazminat miktarından sadece kusuru ve gerçek zarar miktarı ile sınırlı olmak kaydıyla sorumludur.

Diğer yandan 2918 Sayılı KTK'nın 91/1., 85/1., ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk sigortası Genel Şartlarına göre Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne, yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.(Bkz.Yargıtay HGK'nın 15.06.2011 Tarih ve 2011/17-142 E., 2011/411 K., 22/02/2012 Tarih ve 2011/17-787 E., 2012/92K. Sayılı ilamları) Bu anlamda bilindiği üzere; sigortanın sorumluluğu sigortalısının kusuru oranında ve poliçe teminat limiti ile sınırlı olmakla birlikte, sigorta, sürücü ve işleten meydana gelen zarardan müteselsilen sorumludur.

Toplanılan deliller ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda yer alan tespitler doğrultusunda; 15/02/2022 tarihinde, davacı sigorta şirketi nezdinde kasko sigortalı bulunan ... plakalı araç ile davalının maliki olduğu 06 DU 1045 plakalı araçların çarpışması ile trafik kazası meydana geldiği, kazanın meydana gelmesinde davacıya sigortalı araç sürücüsünün % 20(yüzde yirmi) oranında ve davalı yan araç sürücüsünün % 80(yüzde seksen) oranında kusurlu olduğu, kaza nedeniyle davacı nezdinde kasko sigortalı bulunan araçta meydana gelen hasar nedeniyle davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalıya 83.300,00 TL ödeme yapıldığı, yine davalı yan aracının dava dışı trafik sigortacısı tarafından ise zmss kapsamında 50.000 TL tutarın davacıya ödendiği, eldeki davada bakiye tutarın davalının kusuru oranında rücuen tahsili amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptalinin talep edildiği görülmüştür.

Anlatılan ilkeler ve toplanılan deliller ışığında somut olay ele alındığında, davacı nezdinde kasko sigortalı aracın hasarlanması nedeniyle davacı tarafından yapılan ödeme bakımından, davacının TTK'nın 1472. Maddesi uyarınca halefiyete bağlı talep hakkının diğer bir anlatımla rücu koşullarının oluştuğu, davalının ise kusur ve illiyete bağlı olarak araç işleteni sıfatıyla tazmin sorumluluğunun bulunduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporu uyarınca davalının bakiye 16.640,00 TL hasar bedelinden ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle sorumlu tutulabileceği anlaşılmıştır. Davaya konu icra takibinde ise takibin 12.475,00-TL asıl alacak, 855,14-TL işlemiş faiz üzerinden başlatıldığı görülmüştür.

Davacı vekili 02/07/2024 tarihli dilekçesinde özetle dava değerini 16.640,00 TL'ye ıslah ettiklerini böylece takibin devamı yanında ayrıca ıslah dikkate alınarak 4.165,00 TL'nin ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsilini talep etmiştir.

Davacı vekilinin ıslah hususundaki beyanının değerlendirilmesi bakımından bir kısım kavram ve yasal düzenlemelere değinmek gereklidir.

Kavram olarak ıslah; taraflardan birinin yapmış olduğu usul işleminin tamamen veya kısmen düzeltilmesidir (6100 sayılı Kanun md. 176). Islah müessesesi, davayı değiştirme başka anlatımla iddia ve savunmanın değiştirilmesi veya genişletilmesi yasağını bertaraf eden bir imkândır. Zira bu suretle aslında yasal itiraz ile karşılaşılabilecek olan herhangi bir taraf muamelesi, ıslah kurumu yardımı ile artık itiraza uğramaksızın yapılabilmektedir. Islah, mahkemeye yöneltilen tek taraflı ve açık bir irade beyanı olduğundan yasal şartları yerine getirildiği takdirde karşı tarafın ya da mahkemenin kabulüne bağlı olmaksızın yapılabilir.

Islahın konusu tarafların yaptıkları kendi usul işlemleridir. Taraflar ıslahla, dilekçelerinde belirttikleri vakıaları, dava konusunu ve talep sonucunu değiştirebilirler. Islahın amacı yargılama sürecinde şekil ve süreye aykırılık sebebiyle ortaya çıkabilecek maddi hak kayıplarını ortadan kaldırmak olduğundan hak ve alacağı bu sürecin dışında ortadan kaldırmış olan işlemlerin yani maddi hukuk işlemlerinin ıslah yoluyla düzeltilmesi mümkün değildir. Davanın tamamen ıslahı mümkün olduğu gibi kısmen ıslahı da mümkündür. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun davanın tamamen ıslahını düzenleyen 180. maddesinde “Davasını tamamen ıslah ettiğini bildiren taraf, bu bildirimden itibaren bir hafta içinde yeni bir dava dilekçesi vermek zorundadır. Aksi hâlde, ıslah hakkı kullanılmış sayılır ve ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam edilir.” şeklinde düzenleme mevcut iken kısmen ıslah 181. maddede kısmen ıslaha başvuran tarafa, ıslah ettiği usul işlemini yapması için bir haftalık süre verileceği, bu süre içinde ıslah edilen işlem yapılmazsa, ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam edileceği kabul edilmiştir.

Tamamen ıslahta dava sebebi veya istem konusu tümüyle değiştirilmektedir. Böylece dava dilekçesindeki talepler artık hükme konu olamaz. Kısmen ıslahta ise önceden yapılan usuli bir işlemin düzeltilmesi, örneğin talep sonucunun arttırılması söz konusu olur. Uygulamada, istem sonucuna ilişkin fazlaya dair haklarını saklı tutan davacının dava değerini ıslah yolu ile arttırabileceği tartışmasız kabul edilmektedir. Bununla birlikte başından beri dava konusu edilmeyen bir şeyin ıslah yoluyla davaya ithaline ve dava konusu edilmesine yasal açıdan olanak bulunmamaktadır. (HGK’nın 29.06.2011 gün, 2011/1-364 E.-2011/453 K., 15.06.2016 gün, 2014/4-1193 E.-2016/800 sayılı İlâmları)

Diğer yandan itirazın iptali davası ise İİK2nın 67. Maddesinde düzenlenmiş olup icra takibine sıkı sıkıya bağlı davalardandır. Bununla birlikte yukarıda değinilen yasal düzenlemeler uyarınca itirazın iptali davasının ıslah yoluyla alacak davasına çevrilmesi de mümkündür. Elbette buradaki ıslah işleminin HMK'nın 180. Maddesi anlamında davanın tamamen ıslahı olduğu açıktır, zira kısmen ıslah yoluyla davanın türü değiştirilemez. Somut olayda davacı tamamen ıslaha başvurmamış, yeni bir dava dilekçesi sunmamış, davanın sebebi veya türüne ilişkin ıslahta bulunmamış yalnızca dava değeri/talep sonucu açısından miktarın arttırılmasına ilişkin ıslah beyanında bulunmuştur.

Bilindiği üzere itirazın iptali davasında istem takibin devamını sağlamaya yönelik olup alacak miktarı bu bakımdan takibe konu edilen tutar (talep ile) sınırlıdır. İtirazın iptali davası tamamen ıslah suretiyle alacak davasına dönüştürmeden takibe konu edilenden daha yüksek miktar için yapılan ıslah sonuç doğurmaz. ( Aynı yönde bkz. Y. 4. HD. 2016/14387 E., 2019/252 K., 22/01/2019 T.)

Yapılan açıklamalar kapsamında davacının TTK'nın 1472. Maddesi uyarınca halefiyete bağlı talep hakkının bulunduğu ve 16.640,00 TL hasar bedeli için ve yine ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi yönünden rücu koşullarının oluştuğu, davaya konu icra takibinde ise takibin daha düşük tutarda başlatıldığı, yukarıda anlatıldığı üzere eldeki itirazın iptali davasının alacak davasına dönüştürülmemesi nedeniyle takipten daha yüksek tutar için yapılan kısmen ıslahın sonuç doğurmadığı bu itibarla takibe konu tutarlar üzerinden takibin devamına ilişkin karar vermek gerektiği anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiş, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmemiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle

1.Davanın KABULÜ ile; ... 8. Genel İcra Dairesi'nin 2022/20901 (Eski esas ... 1. İcra Dairesi 2022/20901) Esas sayılı takibine davalı tarafından yapılan itirazın İPTALİNE, takibin aynı koşullarla devamına,

2.Davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine,

3.Alınması gereken toplam 910,58-TL karar ve ilam harcından daha önceden peşin ödenen toplam 341,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 568,73-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,

4.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca hesaplanan 13.330,14-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5.Davacı tarafından yapılan; 269,85-TL Başvuru Harcı, 269,85-TL Peşin/nisbi Harcı, 72,00-TL Islah Harcı, 7.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 78,75-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 7.690,45TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6.Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18A/13. Maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan ve suç üstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00-TL dava şartı arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

7.Gider avansından sarf edilmeyen miktarın 6100 Sayılı HMK'nın 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı(e-duruşma), davalı yanın yokluğunda, 6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/10/2024

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.